Organ Bağışı Hakkında

2
28

Organ bağışından bahsedildiğinde hepimiz hafiften ürperiyoruz değil mi? Resmi duyurular, açıklamalar ya da araştırmalarla ilgili istatistiksel bilgiler içeren sıkıcı bir yazı yazmak istemiyorum. Kendi bildiklerimi ve deneyimimi anlatmak istiyorum. Ben, organlarımın tamamını bağışlamış biri olarak insanlığa yaşamım sona erdikten sonra da katkı verebilecek olmanın verdiği özgüveni herkesin tatmasını istiyorum. Sizi temin ederim ki bu muazzam bir duygu.

Şehrin göbeğindeki Atatürk parkı girişinin sağ tarafında simit börek çay ve kahve satan küçük bir mekanı vardı kuzenimin. Çarşıya gittiğim zamanlar işlerim bittiğinde uğrar, çay içer iki lafın belini kırardık. Öğle saatine yakın çarşıda işim bitmiş kuzenimin yanına gelmiştim. Bir müşteri daha vardı oturmuş çay içiyordu o da. Çayımı alıp yanına oturdum ve cep telefonumdan Twitter’da gezinmeye başladım. Böbrek nakli bekleyen bir hastanın ilanı vardı. Yakınları, çareyi sosyal medyadan yardım edebilecek birini bulmak umuduyla verdikleri ilanda arıyorlardı. Çünkü böbrek çok pahalı ve bulunması çok zordu. Üzülmekten başka yapacak bir şeyim yoktu ve anasayfada gezinmeye devam ettim. Bir kaç twit okuduktan sonra bu sefer organ mafyası ile ilgili bir haber okudum. Bu tür haberleri medyada çok sık görüyor ancak okuyup geçiyoruz hepimiz. Aynı dakikalarda denk geldiğim iki bağlantılı haber aklıma takılmıştı. Böbrek arayan aile ve organ mafyası haberi birbirlerine uzak oldukları kadar yakındı da. Mekandaki müşteri, benden 10 yaş kadar büyük biriydi habere takıldığımı görmüş ve suratımın ifadesi dikkatini çekmişti. “Hayırdır kardeşim kötü bir şey mi var ?” diye sorunca okuduklarımı gösterdim. Önce adının Toni olduğunu söyleyerek kendini tanıttı ve bana herkesin organ bağışı yaparak hem organa ihtiyaç duyan ailelerin çözüm bulacağını hem de organ mafyalarının köklerinin kurutulabileceğini, kendisinin de bütün organlarını bağışladığını anlattı. Anlattıklarını başımı sallayarak onaylıyor, inanmış gibi görünüyordum. Sağlık bakanlığının bağışa dair verdiği kimlik kartını gösterince buna nasıl cesaret ettiğine şaşırdım doğrusu. Evet ben de herkes organ bağışı yapmalı diye düşünüyordum. Ve bu gerçekten de cesaret isteyen bir davranıştı. Toni’nin anlattıklarını dinledikten sonra ise aslında hiç de öyle korkulacak bir durum olmadığını anladım ve hiç vakit kaybetmeden ben ve kuzenim yaklaşık 60 metre ötedeki İl Sağlık Müdürlüğüne gidip bütün organlarımızı bağışladık.

İl Sağlık Kurumunun çalışanları bize bağışın teknik ve fiziksel yanlarının detaylarını anlattılar. Organların alınması için bazı şartların oluşması gerekiyor. Yani öldüğünüz anda bedeninizi açıp bütün organlarınızı söküp çıkarmıyorlar. Ölürken hastanede olmanız gerekiyor yani dışarıda herhangi bir yerde herhangi bir şekilde ölürseniz on dakikayı geçtikten sonra hastaneye götürülürseniz organlarınız alınmıyor. Hastanede yıllarca komada ya da yoğun bakımda tedavi görseniz dahi beyin ölümü tamamen gerçekleşmeden aynı şekilde organ alımı yapılmıyor. Bütün bu şartlar yerine gelse de o anda beyin ölümü gerçekleştiğinde organ ihtiyacı duyan bir hasta yoksa yine organ alımı yapılmıyor. Organ alımı için kullanılabilecek sağlıklı bir organ ve buna ihtiyaç duyan bir hasta ya da birkaç hasta olmalı. Buna ihtiyacı olan hasta başka bir şehirde de olabilir. Alınan organ, uygun şoklama yöntemi kullanılarak hastaya dokuların uyuşması kaydıyla ulaştırılabilir. Demek ki korkulacak veya büyütülecek bir şey yok.
Organ bağışının beden bütünlüğünü bozacağı endişesi taşıyan insanlar da var. Öldükten sonra beden zaten toprağa karışacak ve toprakta yaşayan canlılar ya da bitkiler için besin kaynağı olacak. Yani bağış yapmasak dahi 3-5 ay içinde kemikten başka bir şey kalmayacak. Soru şu: Çürümek mi yoksa başka bir vücuda can vererek orada yaşamaya devam etmek mi? Sağlıklı düşünen bir insanın vereceği cevap elbette bir başka bedene can verip yaşamak/yaşatmaktır. Can vereceğimiz hasta iyileştiğinde onu bekleyen bir sevgilisi, nişanlısı, eşi, çocukları, anne ve babaları olabilir. Yaşamak için ümidi olmayan bir insan düşünün verdiğimiz organla hayata tutunduğu zaman nasıl bir sevince ve mutluluğa yol açabileceğimizi hayal etmek bile bu kararı vermek için yeterli bir sebep değil mi? Ayrıca daha sonra karar değiştirirseniz dilediğiniz zaman sağlık bakanlığına bağlı kurumlara gidip iptal ettirebilirsiniz.

Dinen sakıncaları olduğunu düşünebilirsiniz. O halde bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığının konuyla ilgili olur verdiğini gösteren Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 03.03.1980 tarihli 13 numaralı kararında organ nakli için belirttiği koşullara bakalım:

1. Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir uzvunu kurtarmak için, bundan başka çaresi olmadığını, meslek ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen bir tabip tarafından tespit edilmesi,
2. Hastalığın bu yolla tedavi edilebileceğine tabibin ikna olmuş bulunması,
3. Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlem yapıldığı esnada ölmüş olması,
4. Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması bakımından organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında (ölmeden önce) buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla, yakınlarının rızasının sağlanması,
5. Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması,
6. Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir.

Kısacası Diyanet İşleri Başkanlığı diyor ki; bu koşullar, tıbbi olarak organ nakli için izlenen yöntemle, organ bağışı için gözetilen etik ve hukuksal hususlarla birebir örtüşmekte. Yani dinen hiç bir sakıncası yok.  Bu konuda ailenizi de bilgilendirmek daha sonradan çıkacak karışıklıkları önleyecektir. Öyleyse yarını beklemeden hemen şimdi en yakın sağlık kurumuna gidip organlarımızı bağışlayalım.

You may also like

Share

2 YORUMLAR

  1. Merhaba, bugün bir böbrek donörü olmaya hazır olduğunu biliyorsanız (tüm seyahat masrafları ile 450.000 dolarlık ödeme), acilen 10 böbrek vericisine ihtiyaç duyduğumuzdan böbreğinizi hastanemize acil olarak verin.
    Sadece sağlıklı% 100 uygun kişi.
    İsteğinizi doktora yazınız: carolbobrekhastanesi@gmail.com hemen sizinle iletişime geçeceksiniz
    Not: Ameliyat ve sadece sağlıklı kişiler için seyahat etmeye hazır olmalısınız.

    Dr Robson.
    carolbobrekhastanesi@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here