Orchida (Orkide)

0
“Atılacak ilk adım; sevginin de yaşamak gibi bir sanat olduğunun farkına varmaktır.” Erich Fromm
“Atılacak ilk adım; sevginin de yaşamak gibi bir sanat olduğunun farkına varmaktır.” Erich Fromm

 

“Atılacak ilk ; sevginin de yaşamak gibi bir olduğunun farkına varmaktır.” Erich Fromm

çiçeğinin tarihi 17.yüzyıla dayanır.İlk defa ne gördüm ya da duydum? Sahlep () için üretilen Kastamonu Orkidelerinin nesli tükenme tehdidi yaşıyor.Misafirliğe gittiğimize en uysal ,pahalı,bakımı zor olan bu çiçeğin hediye edilmeye layık görülmesi ,diğer çiçeklere nazaran “sen benim için özelsin” anlamını taşıyor.

“Orkideler araştırmalarda  ilk kültüre alındıklarında doku kültür teknikleri gibi yoğun üretim yöntemlerinin henüz gelişmemiş olmasından dolayı herkesin alamayacağı kadar pahalı olmasına rağmen doku kültürü yöntemlerinin gelişmesinden sonra özellikle Phalaenopsis çok daha ekonomik fiyatlarla satılır hale gelmiştir”

İstanbul’da geçtiğimiz hafta düzenlenen ,ikinci FloralFest ,Küçükçiftlik Park’da çeşitli workshop ve dizaynlar ile tanıtıldı.Eskiden konak,yalı,köşk ,giriş katlı tek düze ev yaşantısını zamanla apartmana dönüştüğü için çardaklarla yetiniyorduk.Günümüzde residence yapı yükseliyor.Ağaçlık alan özellikle “bahçe” yetiştiriciliği çiçek türü bilgisi ,farkında olan emekli vatandaşların  ilgi konusu .Bizim köy dahi turizme kazandırıldıkça fındıklıklar verimsizleşti.Rahmetli Hulusi Kentmen ,Yeşilçam Filmlerinde ‘bahçevan’ rolü ile bilinirdi .The Wizard of Oz ,Bauty and the Beast filmlerinde de ‘bahçe’ teması üzerinden kurgu yazılmıştır .

Orkide’yi “sadakat” öncüsü ilan eden Kahramanmaraş yöresinde anlatılan bir efsane vardır: 

“Dünya üretimi göz önüne alındığında ABD, Japonya, Hollanda en önemli üretici ülkeler konumundadır”

Hollandalı koleksiyoner Gaspar Fagel, İngiliz tahtına oturan III.William ‘dan satın almıştı. İngiltere, bu sayede egzotik bitki yetiştirmeye başlamıştı .”Curaço” dan gelen beyaz yapraklı bitki,1831 yılında John Lindley tarafından “Brassavola Nodosa” olarak isimlendirildi.

18.yüzyılda ülkeye yeni bitki türleri de eklendi.Londra,Kuzey Avrupa bitkilerin kıtaya çıktığı merkez halini aldı.Tabi pazar sanayisi de büyüyordu.Yolculuk halinde ,ağır koşullarla gemide taşınanların çok azı İngiltere’ye ölmeden bir yıl sonunda ulaşıyordu .Liverpool Botanic Garden ‘da isimsiz bitki sayılan “orkide” yeterli ilgiyi göremedi .

Cambridge Üniversitesi Botanik Bahçesi’nde çeşitli workshop ve seminer eğitimleri düzenleniyor. 10 Şubat-11 Mart 2018 tarihlerinde duyuru yayınlandı.Bakımı hakkında açılan kurs  Alex Summers ve Glasshouse Range başkanı Phill Gould tarafından anlatıldı .

Milli Eğitim Bakanlığı onaylı MEGEP proje e-kitabı “Bahçecilik” okunabilir.

Türkiye’de araştırma yapmak isteyen Kreutz ,yürütülen çalışmaların zarar verdiğini farketmiş .”Mayıs 2010 ‘da binlerce birey orkide gördüğüm yerlerde bugün dört saat yol aldım,bir iki yerde zor rastladım.Antalya Ağullu Köyü’nde ,Likya orkidesi dört beş yerde vardı.Oralar da mezarlıktı.Son gelişimde son birey orkideler de kalmamıştı.Mezarlıklara çimenlik yapacağız diye kesiyorlar .Abant çalışmasında on tür yok oldu .Sadece sahlep üretimi durdurulsa orkideler kurtulur .Söylediğimde yetkililer gülüyor .Başbakan Erdoğan ile randevu talep ediyorum”

Orkideleri sevdiğim için, kendi naçizane şiirimden paylaşmak istiyorum,

Orkis ihtiyar anası kaplumbağaların,

Modern İpek yoluna yöneldim.

Bir süvari geçmiş midir buradan?

Toplanmıştır  eminim kervanın çadır direkleri. 

 

ORKİDE EFSANESİ

Bir zamanlar beyaz kadife  tenli uzun sarı saçlı, mavi gözlü  bir bakanın gözünü ondan ayıramadığı prenses Orkis Kahramanmaraş’ın Geben yaylası’ında yaşarmış.Rivayete göre dünya güzeli Orkis hiç konuşmazmış. Orkis yayla halkı elden ayaktan çekilince yayladan çıkar dağlara doğru uçarcasına koşar rüzgarlarla dans eder dağla taşla sohbet edermiş. Orkis geçtiği yere mis gibi kokular yayar dağlar kızı oluverirmiş.

Dağlara  oturduğunda etekleri bütün dağları kaplar saçlarını açtığında yaylaya mis kokular yayarmış.Sabah vaktine kadar etrafa mis kokusunu yayarmış.Yayla kokusunu ondan alırmış.Orkis yine dağlarda oturmuş etrafı seyre dalmış eteklerine leylekler konmuş. Orkis etrafın güzelliğine okadar dalmış ki zamanın farkında olamamış. Günün ağırmak üzere olduğunu geç farketmiş sırrını herkesin öğrenmesinden korkan Orkis öyle korku ve heyacanla oturduğu yerden kalkmış ki eteğindeki leylekleri unutuvermiş.Eteğindeki leyleklerden biri kendinden geçmiş kanadı kırılmış.Bunu gören Orkis üzüntü ve gözyaşlarıyla leyleği iyileştirmeye çalışıyormuş.Üzüntü ve merhametle saçlarından bir tutam alıp karbeyaz kanatlı leyleğin kanadına sarmış..Karbeyaz kanatlı Leylek bir anda kendine gelmiş ve tılsım bozulmuş bir anda çok yakışıklı bir delikanlı oluverirmiş. Dilleri konuşmayan Orkis sanki taş kesilmiş.Bir süre bu şekilde birbirlerine bakan gençler.Aşık olmuşlar. Karbeyaz kanatlı leylek “Diyar diyar gezdim seneler eskittim hepsi seni bulmam içinmiş sevdiceğim” diye bağırmış.Her akşam tılsım bozuluyor sabaha kadar aşklarını yaşıyorlarmış.Zaman o kadar çabuk geçmiş ki  saatlar aylara dönüşmüş havalar soğumaya başlayınca ayrılık vakti gelmiş.”Seninle uzun yıllar aşkımızı yaşamamız için şimdi gitmeliyim” deyip delikanlı Karbeyaz kanatlı leylek olup uzaklaşmış. Sevdiğinden ayrılmanın üzüntüsü ile olduğu yere yığılan prenses Orkis saçlarını dağın eteklerine salıvermiş.Prenses Orkis’ in bir gözünde gözyaşı diğer gözünde umut ve özlemle

Sevdiğiceğinin dönmesini beklemiş.Aradan yıllar geçmiş Karbeyaz kanatlı sevdiceğinin gelmemesine dayanamayan prensesin saçları olduğu yere kök salmış.

Rüzgara güçlükle seslenmiş:

-“Benide al götür buralardan, artık dayanamıyorum”diye

Orkis’in gözlerinden süzülen gözyaşları iki yumru oluşturmuş biri ağlayan, biri gülen

Aşkının hasreti ile kendini rüzgara bırakan Orkis kum misali bütün dağa savrulmuş o anda bütün her yere mis kokular yayılmış.

Yayla sakinleri prenses Orkis’ in sevdiceği uğruna kendini bıraktığı yerde bir çiçek bulmuşlar çiçekleri beyaz kadifemsi ortalarında iki mavi göz misali kökünde de prenses Orkis’ in gözyaşlarıyla oluşan iki yumru birisi ağlayan birisi gülen

Ağlayan yumru: Toprakta kalır orkideye hayat verir.

Gülen yumru ile Maraş halkı ünlü maraş dondurmasını yapmıştır.

Karbeyaz kanatlı leylek yaşlı haliyle dönmüş sevdiğine ama artık çok geçmiş yinede o oradan ayrılmamış o da prenses Orkis’in kendini rüzgara bıraktığı yerde yok olmuş.

Tuğba Şahin

Tuğba Şahin

"bildiğiniz yoldan şaşmayın, bırakın insanlar ne söylerse söylesin"
Tuğba Şahin

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here