Olsa Da Yesek Dediğimiz Meyveler

1

Kupkuru topraktan sulu ve tatlı meyveler veren Allah, insanları yaratırken; tüm ihtiyaçlarını karşılasınlar diye önce Dünya’ yı yaratmıştır. En güzel nimetlerden olan meyveler; her biri farklı bir tat, her biri farklı bir renk ve bir çoğu farklı bir mevsim neticesinde gün yüzüne çıkar. Organik olanı makbul sayılan meyvelerin; tezatları da bulunmaktadır. Mesela; karpuz ile portakalı yan yana bulamayacağımız gibi, kavun ile mandalinayı da bulamayız. Günümüzde bulunuyor olsa da; organik olanını temin etmemiz bayağı bir imkanları zorlayabilir.

Çocukluğumuzda, gruplar halinde mahallelerde bulunan ağaçlara dadanmalar, ağaçtan düşüp bacak kırmalar, erketeye bırakılan ve meyveyi aşağıda toplamak suretiyle bekleyen ağacın altındaki kişinin; hasılatı aldıktan sonra “Bahçeye dalan vaaaaaaar!” narası ile oluşan gerilimin ve korkunun tek sebebi de bu meyvelerdir. Tarlada, bağda, bahçede geçen çocukluğun damak zevkidir bu.

Kış aylarında; var olan meyvelerin haricinde akıllara en çok gelen; buz gibi ve bol sulu, kıpkırmızı karpuz ve ağızda kütür kütür ses çıkartan, ekşisinden göz yaşartıp, şekil değiştirten can eriği. Veya sararmaya yeni başlamış kaysı çağlası; dalları basan kiraz yahut kulak arkası küpemiz mayhoş vişne. Genelde akıllara gelen yaz meyveleri olsa da; Bir çok insanın aklına yine de portakal, mandalina, nar gibi meyveler de gelmektedir. Meyvelerin akla gelmesi ile birlikte; ağız içerisinde başlayan o his, olsa da yesek hissidir. Fakat biraz daha beklememiz gerekmektedir.


Erik (Can Eriği)

İlkbaharın en çok aranan meyvesi olan, henüz yeşil iken yenmeye başlanan ve göz yaşartıp, diş kamaştıran; tuzla da yenebilen; sulu, ekşi, yuvarlak ve çekirdekli bir meyvedir. Bahar meyvelerinin şahı kabul edilebilecek olan erik; her yörede yetişse de; İstanbul, Bursa, Balıkesir, İzmir ve Hatay illerinde ağırlıkta bulunur ve turfanda bir meyvedir. Mayıs ayının sonları ile Haziran aylarının ortalarına kadar süren hasat zamanı; eriğin mevcutta 15-20 günlük bir dilim meyvesi olduğunu gösterse de bir çok manavın tezgahında kilogramı 200-300 ₺ den kış aylarında da satışa sunulmaktadır. “Bahar gelse de tuza banıp yesek” dediğimiz erik; sadece bir meyve değildir.

  • İçerisinde bol miktarda “C” vitamini bulunur.
  • Ayrıca A ve K vitaminleri, potasyum, magnezyum, kalsiyum, sodyum ve demir mineralleri ile de zengin olan erik; göz ve cilt sağlığına, vücudun su dengesini ayarlamasına, strese ve vücudun kan akışı dengelemesine, vücudun osmalit basıncı ve sindirim sistemine de iyi gelir.
  •  Diş etlerinin güçlenmesine ve bağışıklık sisteminin direncine etki eder.
  •  Yoğun lifli bir meyve olmasından dolayı vücudun bağ dokularını güçlendirerek daha sıkı bir vücut için yardımcı olmaktadır.
  • Düzenli tüketimde kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olduğu için; kilo vermede de yardımcı bir meyvedir.
  • Araştırmalar neticesinde ulaşılan diğer bir durum ise; akciğerlere olan etkisinden dolayı; kronik akciğer rahatsızlıkları, astım, öksürük ve Hatta akciğer kanserine karşı da büyük düzeyde etken göstermektedir.

İçerisinde bulunan antioksidan gücünün; yaban mersini meyvesinden daha çok olduğu gözlemlenmiştir.

Erik deyip geçmemeli, bir çoğumuzun çocukluğunun bahçelerde veya evde yatarak geçmesinin sebebidir.?


2- Çağla (Kayısı)

Kayısının, olmamış olan, yani yeşil olan halidir çağla. Eriğin kardeşi sayılabilecek çağla; şekil olarak da erikten farklıdır. Eriğe nispeten daha oval bir meyvedir ve eriğin aksine kadifemsi bir dokudadır. Çekirdeği tatlı olması suretiyle yenebilir. Erik gibi bir çok ilde olmasına rağmen; Mersin, Adana gibi illerde daha erken çıkar fakat Kayısının asıl memleketi ise Malatya‘dır. Yeşil, çekirdekli, eriğe nazaran daha az sulu ve yenildiği zaman diş kamaştıran bu eşsiz tat; yılda yaklaşık 20 gün kadar yenilebilir ve ardından olgunlaşarak Kayısı haline gelir.

  • Vücuda dengeli bir şekilde alındığı zaman kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.
  • Erik gibi lif oranı yüksek olması sebebiyle; probiyotik bir etki sağlar ve sindirim sistemindeki iyi tür bakterilerin oluşumuna yardımcı olur.
  • İçerisinde bulunan tekli yağ asitleri sayesinde kalp ve damar sağlığına da olumlu etkisi vardır.
  • Yüksek derecede magnezyuma sahip olan çağla; kanın oksijen değerini dengeleyip, vücut metabolizmasını da hızlandırmaktadır.
  • İçerisinde bol miktarda antioksidan bulunmasından dolayı; iltihaplanmalara karşı etkisi vardır ve cildin parlak ve gergin görünmesini sağlar.
  • Kramp ve kas kasılması gibi semptomlara karşı etkisi de bulunmaktadır.

3- Karpuz

Yaz aylarının olmazsa olmazıdır karpuz. Karpuzun eskiden israfı hiç yokmuş mesela. Meyvesini insanlar yer, kabuğunu hayvanlara verilir; çekirdeği ise ya kurutulduktan sonra  kavrulup yenir ya da tekrar ekin için bekletirlermiş. Meyveler içerisinde en sulu meyvelerdendir karpuz. Allah’ın sual olmayacak hikmetlerindendir ki; kupkuru, renksiz, tatsız ve tuzsuz toprağa atılan tohum; renkli, tatlı ve sulu bir meyveye dönüşür. Tarlaların yeşilidir karpuz, sofraların serinliği, ve birlikteliktir aslında. Karpuz ayrı ayrı tabaklara konmaz Ortaya bir tabak veya tepsiye doğranır ve etrafına toplanılır karpuzun. Her bir ısırıkta su dolar ağzımıza. Her yaratılan nimet gibi boşa değildir karpuz, sadece yeşil içi kırmızı bir meyve değildir aslında;

  • İçerdiği beta-karoten ile kansere karşı bir savaşçı olan karpuz, içerdiği antioksidan ve yüksek potasyum sayesinde ise kalp, damar ve dolaşım sistemine de etkisi büyüktür.
  • İçerdiği yoğun liflerden dolayı sindirime ve metabolizmaya da etkisi bulunur.
  • Bol sulu olması ve cucurbocitrin içermesi sebebi ile kan basıncının düşmesine ve böbrek sağlığına olumlu etki etmektedir.
  • Yağ yakıcı özelliğinden dolayı vücutta yağ birikmesine karşı etkisi vardır ve kilo vermek için kullanılabilecek ideal bir meyvedir.

Meyvesinden suyuna, suyundan çekirdeğine her kısmında büyük bir fayda olan karpuz; yaz gelse de yesek dediğimiz meyvedir.

(Arazide karpuz soğutmak için; karpuzu ortadan ikiye bölün ve yüzü güneşe gelecek şekilde bırakın. Yaklaşık 30 dakika sonra, üst kısmını bıçakla sıyırın ve karpuz soğumuş olacaktır. Maddenin hallerinden dolayı; suyun buharlaşması ile ısı vermeye başlayacak olan karpuz soğumaya başlayacaktır. )


4- Kiraz

Dalları basan meyvedir kiraz. Yazın simgelerindendir. Vişnenin tatlı olan kardeşidir. Daha büyüktür ve daha farklıdır. Yaprağı da kullanılır kirazın. Asıl memleketi olan Asya’dan yola çıkan kiraza da ülkemizin dört bir yanından erişmek mümkün. Vişneye nazaran daha etlisi meyvesi vardır kirazın. Yaygın olarak; Yeşilyurt, Kocaeli, İstanbul, Isparta, Bursa, Amasya, Denizli ve İzmir yörelerinde yetişir ve ülkenin dört bir yanına dağılır.

  • A, C, K vitaminlerinin yanı sıra, kalsiyum, Demir ve fosfor mineralleri bakımından çok zengin bir meyvedir.
  • Nörolojik hastalıklar ve hafızaya iyi gelmektedir.
  • Cildi korur, gergin ve parlak görüntü sağlar.
  • Lif zenginliğinden dolayı bağışıklık sistemini düzenler.
  • Antioksidan etkisi ile kansere ve kalp ve damar hastalıklarına karşı iyi gelmektedir.
  • Kirazın sapının kaynatılması sonucu güçlü bir ödem atıcı, idrar sökücü çay elde edilmiş olur.

5- Çilek ?

Bahçesine girdiğiniz anda sürükler kokusu sizi kendisine doğru veya tezgahta gördüğünüzde; almalıyım dersiniz. Çilek için gelmez fakat çilek alırsınız. Kendi kendinin reklamını yapar çilek. Kendisini sattırır yani işin ticari boyutunda. Yeter ki sağlam ve güzel olsun. Çekirdekleri dışarıda olan ve çekirdekleri ile yenilebilen meyvelerdendir çilek. Reçel oldu, marmelat oldu, her şeye tat kattı çilek. Tüm meyveler gibi sağlıklı olan çilek, içerisindeki; A, B1, B2, C ve K vitaminleri ve Sodyum, Magnezyum, Demir, Kalsiyum, Potasyum, Kükürt ve Fosfor mineralleri ile vücudumuz için gerekli bir meyvedir.

 

  • Damar tıkanıklıklarını önleyip kolesterolü düşürür ve vücudu dinçleştirir.
  • Diş etlerini güçlendiren çilek, kokusu işe ağız kokusunu giderir.
  • Romatizmal hastalıklara ve cilt hastalıklarına iyi gelir.
  • Vücuttaki toksinleri atmaya yardımcı olur ve kanı tazelemeye yardımcı olur.
  • Çoğu meyvede bulunmayan salisik asidi barındırmasından dolayı; böbrek, mesane rahatsızlıkları, yüksek tansiyon, mafsal iltihabı, karın bölgesinde su toplama gibi bir çok hastalığa da iyi gelmektedir.

Yaratılan her şey gibi, çoğu zarardır bu meyvelerinde. Teraziyi iyi hesaplamalı ve ona göre alınmalı vücuda. Bu özellikte olan besinlerin bunca küçük suretlerde bulunmasının sebebi aslında çok aşikardır. Bu faydaları alabilmek için gerekli olan tek şey; ölçütleri iyi ayarlamak ve mevsimlerine dikkat etmektir.

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here