Öldükten Sonra Değeri Bilinen Sanatçılar

0

İnsanlığın özünde olan bir şey sanırım değerini geç anlamak. Varken,hayattayken kıymetini bilmemek. Yanımızda olmasa da varlığını hissettiğimiz kişilerin bir gün yok olacağını hiç düşünmeden yaşıyoruz. “Olmasaydı ne olurdu?” demeden. Onların değerini bilmeden ve sonra bir gün yok olduklarında kendimizi suçluyoruz, vicdanımız bizi rahat bırakmıyor, arayıp sormadığımız için kendimize kızıyoruz. Ama her şey için çok geç kalmış oluyoruz. Çaresi yok, geri dönüş yok, en acısı da bu olmalı.

Bir de yaptığı işlerle bir çok insan tarafından tanınan, göz önünde olan sanatçılarımız var. Bazıları için bu durum geçerli. Hayattayken yapmış oldukları eserlere saygı duyulmayan ya da hak ettikleri değerin altında ilgi gören sanatçılarımızın öldükten sonra kıymetli olması, özlenilmesi gibi.

Buna örnek olarak fikrimce bir kaç değerli sanatçımızdan bahsedeceğim.


Harun Kolçak

Şarkıcı ve söz yazarı. İlk çıkışını Onno Tunç ile 1991’de ortak yaptıkları “Gir Kanıma” isimli albümle yakaladı.  Onno Tunç’un vefatından sonra İskender Paydaş ile “En Büyük Aşk”, “Derman Olayım”, “İnsan Gülerken Ağlar” gibi birçok parçada beraber çalıştı. Daha sonra 1995’te “Yanımda Kal” adını taşıyan üçüncü albümünü müzikseverlerin beğenisine sunan Kolçak, “Korkuyorum”, “Dualarım Yoluna” ve “Yanımda Kal” gibi unutulmaz şarkılara da imza attı. Vefatından sonra şarkılarının daha çok dinlendiğini daha değer gördüğünü düşünüyorum.


Barış Akarsu

Barış Akarsu, 31 Aralık 2004 tarihinde ilk albümü olan ‘Islak Islak’ı piyasaya sürdü. Aynı yıl içerisinde Islak Islak, Amasra ve Mavi parçalarına klip çekti.

3 Ağustos 2006 tarihinde ikinci albümü olan Düşmeden Bulutlarda Koşmam Gerek‘i piyasaya sürdü. Bu albümden de Vurdum En Dibe Kadar ve Yaz Demedim parçalarına klip çekti.

2006 yılında Star TV’de yayınlanmaya başlayan ‘Yalancı Yarim’ adlı televizyon dizisinde başrol rolünü üstlendi ve dizinin ardından kendisine “Alfonso Tarık” lakabı takıldı. Vefatının çok erken olması (28 yaşında) herkesi çok derinden etkiledi. Belki de bu kadar erken gitmesi onun değerini tam anlayamamamıza sebep oldu. Vefatına en çok üzüldüğüm sanatçıydı güzel yüreği yüzüne yansımış gibiydi ruhu şad olsun.


Bob Ross

Küçüklüğümüzün ressamı. Neşesiyle, sevimliliğiyle bize resmi sevdiren bonus saçlı ressam amca. O zamanlar resimleri yaparken ki anlatış tarziyla büyük dikkat çekmişti bazı sözleri kalıplaslaşmiş şekilde onu anmamiza yardımcı oluyor. “Belki şurada küçük mutlu bir ağaç vardır.”

Ölümünden sonra sözlerinin değeri, içindeki anlamı daha çok gündeme geldi.

Genel olarak ressamların yapmış oldukları eserler de hayattan ayrildiklari zaan değer gördü. Bir çok ressamın maddi durumu iyi değilken şimdilerde tabloları çok yüksek fiyatlarda satılıyor. Belki geçmişin kültüründen, koşullarından kaynaklanmış da olabilir ilgi gösterilmemiş olması ama ne yazık ki bu yetenekler geç fark edildi.


Johannes Vermeer

İnci küpeli kız resminin sahibi.  Woman Seated at the Virginals resmi öldükten sonra tam 42 milyon dolar kazandırdı.


 Vincent Van Gogh

Van Gogh’un tüm hayatı boyunca satılan tek resmi ‘Arles’te Kızıl Üzüm Bağı’ sadece 78 dolardı. Geride 1700 sahipsiz resim bıraktı. Öldükten sonra kazandığı miktar ise; 82 milyon 500 bin Dolar.

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here