Ockham’ın Ustura Prensibi

0

Giriş

Merhaba sevgili okur…
Bugün sizlere benim de çok sevdiğim ve hayatımda kullandığım, faydasını da gördüğüm bir prensipten bahsedeceğim. İki veya daha fazla seçenek arasında kaldığım zaman hep bu prensibi kullanırım ve genelde beni doğru yola götürür. Umarım sizede bundan sonraki yaşamınızda yol gösteren bir paylaşım olur. Dilerseniz sizlere önce bu prensibin sahibi olan Ockhamlı William’dan bahsedeyim. Daha sonra da bu prensip ile ilgili bir kaç örnek vererek konuyu pekiştirelim.

Ockhamlı William

14. yüzyıl filozofudur. William 1280 – 1349 yılları arasında yaşamış bir İngiliz filozoftur. İsmi Ockham olmasına rağmen literatürde daha çok Occam olarak karşımıza çıkıyor. Ockham İngiltere’de doğdu. İlahiyatçı olarak okula verildi. Mantık ile karşılaştığında daha çok sevdiğini fark etti ve mantığa yöneldi. O günden bugüne kurulan üniversitelerde, Paris Üniversitesinde liderlik yapıyor. Aristoteles’i yeniden tanıtıyor. Ayrıca tanıtırken kendi yorumunu da katıyor. Londra Oxford’da eğitim görüyor. Ockhamlı William, Nominalcilik (adcılık) anlayışının kurucularındandır. Nominalizm ise, genel kavramları gerçek saymayıp birer addan ibaret bulan öğretidir. Nominalizme göre genel kavramlar bir takım seslerden başka bir şey değildir. Bunlar insanların düşünce biçimlerine yakıştırdıkları birer addır ve hiçbir gerçeklikleri yoktur.
Ockham mantıktan, Aristo eserlerinden mistik Arap etkilerini atmak, temizlemek ve saf Aristo’ya ulaşmak peşindedir. Asıl amacı budur. Metafizik ve teolojiden kurtararak Aristo’yu kendi içinde anlamak istiyor. Nesneler dünyası ve kavram bilgisine önem veriyor. Zihne bir değer, bir önem atfediyor. Sansürlemekte hakikate ulaşılmaz, açmakla ulaşılır. Zihnin bir şeyden kaçması onu kapatmak istediğini gösterir. Kavram şeyleri anlamaya yardım eder. Ona göre Ahlak Felsefesi’de mantık dışıdır. Mantık ile alakası yoktur. Allah neye iyi demişse iyi, neye kötü demişse kötüdür. Vicdanen ruhen iyi olmaklılığı incilde bulabilirsin. İnsan otoritesini kabul etmiyor. Ockhamlı William fiziğe yeni bir bakış getirmiştir. Doğadaki şeyler doğadaki şeylerle anlaşılır. Yani bir sebep sonuç ilişkisi vardır. Bu anlamda fiziğe yeni bir bakış getirmiştir. Avrupaya kök söktüren büyük veba salgınında hayatını kaybetmiştir.

Evet, Ockhamlı William hakkında bu kadar bilgi yeterli. Şimdi asıl konumuza gelelim.

Ockham’ın Ustura Prensibi (Basitliğin Erdemi)

“Gerekli olamadığı sürece çoğaltmak lazım değil” sözünün sahibidir. Bir konuda iddialar varken zihin bir şeyler seçmek ister. En yalın, en basit açıklamaya doğru gitmek, en kısa açıklamayı vermek gerekir. Mantığa uygun olması gerekir, açıkladı diyebilmesi gerekir. Ustura gereksiz şeyleri zihinden kesip atar. Ustura her şeyden önce bir araçtır. Az sözle söylenebilecek en iyi şeyi söylemek ister. Sebep sonuç ilişkisini kullanmıştır. Ona göre nedensellik bir şeyden sonra gelen bir şeydir. Basit olan seçeneğin doğru olma olasılığı yüksektir.

Şimde de gelin bu açıklamasını yaptığımız usturaya örnekler üzerinde bakalım.

 

ÖRNEK1
Diyelim ki, dışarıdan nal sesleri gelmeye başladı. Bu seslerin kaynağı nedir? Bir at mı, yoksa bir zebra mı? Afrika’da yaşamadığımıza göre pencereden dışarıya baktığımızda tabiki bir at görürüz. Hangisi daha mantıklı, hangisi daha basit, hangisi çok daha akla yatkınsa onu seçiyoruz. En basit olan en doğru olmaya daha yatkındır.

ÖRNEK2
Mesela piramitler… Ockham’ın usturasına göre uzaylılar insanlara kendilerinin Tanrı olduğuna inandırmışlar ve insanlara piramit şeklinde devasa yapılar yaptırmışlardır. Bu yüzden de devasa yapıların hepsi piramit şeklindedir. Bu birinci seçenek olsun. Bir diğer seçenek ise;
Antik Çağda devasa bir yapı inşa etmek istediğiniz zaman yapabileceğiniz en mantıklı şekil piramit olacaktır. Çünkü o çağlarda beton, çimento gibi malzemeler yoktur. O dönemin matematik ve fizik kuralları göz önüne alındığında kullanabildikleri en mantıklı malzeme taş ve kayadır. Bunlar ağır malzemelerdir. Yüksek bir yapı oluşturmak için belli bir şekli takip etmek gerekir. Şimdi bu bilgilere Ockham’ın ustura prensibini uygularsak; piramitleri uzaylıların yaptırdığı mı daha mantıklıdır, yoksa o dönemin matematik ve fizik kuralları mı? Tabiki ikinci açıklama olan matematik ve fizik kurallarından dolayı olması daha mantıklı geliyor.

ÖRNEK3
Başka bir örnek, Roswell Vakası…
ABD’nin Roswell kasabası yakınlarına bir gök cismi, uzay gemisi düşüyor. İddialara bakıldığı zamanda Roswell’e bir ufo, bir uzay gemisi düştüğü söyleniyor. Ockham’ın usturasına göre:
Birinci ihtimal; Mars’tan gelmiş bir uçan daire.
İkinci İhtimal; Amerikalıların Nazilerden ele geçirdikleri bir uçak.
Hangisi daha mantıklıdır? Tabiki bir uçak olması.
Buraya bir uzay gemisi düştü de biz aldık mı daha mantıklı, yoksa Nazi Almanya’sından ele geçirdiğimiz teknoloji ile bir uçak yapmaya kalktık ama bunu uçurmayı beceremedik ve uçak düştü pilotları da öldü demek mi? Yani UFO’lar mı, başarısız uçak prototipi mi? Ockham’ın usturası bize onun başarısız bir uçak prototipi olduğunu gösterir. Gizli bir proje olduğu için örtbas edildi. Bu kadar basittir. Temel mantık bize bunu düşünmemiz gerektiğini gösteriyor.

ÖRNEK4
Şimdi de çok daha basit, hemen hemen hepimiz yaşadığı bir örnek verelim. Gece yattınız, yatağınızda uyuyamıyorsanız. Kulağınıza da garip sesler geliyor. Korkudan uyuyamıyorsunuz. Ockham’ın usturasına göre;
Birinci ihtimal; etrafınızda cinler, periler vardır.
İkinci ihtimal; İzlediğiniz bir filmden dolayı beyniniz size oyunlar oynuyor. Hangisi daha mantıklı, hangisi daha akla yatkınsa onu seçiyorduk. O halde tabiki ikinci ihtimal daha mantıklı olacaktır.

Konuya birde başka bir bilim insanının düşüncesinden bakalım.

Nicolas De Qresme, evren mekanizması nasıldı, evren Güneş etrafında mı, yoksa Dünya etrafında mı dönüyor denildiğinde, ikisi de aynı diyor. Öyle de dönse olur, böyle de dönse olur. Dünya etrafında o kadar şeyi döndürmek zor olurdu, Güneş etrafında dönmesi daha kolay olurdu diyor. Fakat iddia etmiyor. Sadece düşünüyor.

Şimdi de başka bir bilim insanı olan İmmanual Kant’a bakalım. Kant’ta da parsimoni ilkesi karşımıza çıkar. Parsimoni de ustura ile aynı şeye denk gelir. Akıl loşa yollar bulmakla ilgilenmeli, aklın erdemi davranışa uyan şeydir.
Newton’da Matematiğin İlkeleri adında bir kitap yazmıştır. Kitabın başında da parsimoni yer alır. İlk bu prensip işleniyorsa ilkenin önemini buradan görebiliyoruz.
Sosyoloji, siyaset, ekonomi gibi pek çok alanda da kullanılır. Parsimoni ilkesine siyaset bilimde baktığımızda; oy verme eyleminde kullanılır. Oy verenin asıl amacı kendi çıkarlarıdır. Oy isteyeninde amacı yeniden seçilebilmektir. Diğer başka şeyler süstür, gereksizdir.

Sonuç

Tüm bu anlattıklarımı sonuçlandırmak gerekirse, Ockham’ın usturası size pek çok alanda yol gösterecektir. Mantığınızı kullanarak neyin doğru, neyin yanlış olduğunu görebilirsiniz. Gerçekten önemli bir prensiptir. Yaşamınızı kolaylaştırır. İki arada bir derede kaldığınız zamanlarda, içinden çıkamadığınız düşüncelerde hemen Ockham’ın usturasını çalıştırın sevgili okur… İnanın faydasını göreceksiniz. Fakat Ockham’ın usturası her yerde işlemez. Çünkü iddiası gerekmedikçe çoğaltmadır.

Var olun, sevgiyle kalın… 🙂

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here