Nükleer Enerji Kazandırır Mı?

0

Nükleer , Sektörünün denge faktörü olabilir mi?

Uzun bir zamandır ülkemizin en çok tartışılan konularından birisi hiç şüphesiz nükleer enerji santralinin kurulması konusu oldu. Peki, imzaların atılması ile kurulumu kesinlik kazanan nükleerden ne bekliyoruz?
Bir kısım vatandaşımız tarafından doğa üstü faydası olacak beklentileri, diğer bir kısım vatandaşımız tarafından ise şüyuu vukuundan beter hissiyatı arasında gidip geliyoruz. Tamam da hangi tarafa inanacağız, bu inanış bize ne kazandıracak ya da ne kaybettirecek. Biraz kafadaki soruları aydınlatarak dünyada neler olduğuna bir göz atalım.

Dünyanın bir çok ülkesinde uzun zamandı kullanımda olan nükleer enerji üretimi için ilk santrallerin 1950’li yıllarda inşa edilmesi ile birlikte nükleer kullanımı başlar ve günümüze kadar da devam edegelir. Peki bu enerji üretim metodunu hangi ülkeler tercih ettiler ve amaçları neydi?

uhdesinde faaliyet gösteren Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) tarafından açıklanan verilere göre, an itibarı ile dünya genelinde toplam 30 ülkede faal durumda 449 nükleer reaktör bulunuyor ancak ülkemizde çok tartışılıyor olmasına rağmen 15 ülkede 56 yeni reaktörün yapım işlemleri devam ediyor. Yeniliklere ve teknolojiye karşı direnç eşikleri oluşturmuş bir toplum olarak, bu enerji türünü yıllar öncesinden itibaren kullanan ülkelere bir göz atınca, sanırım geri kalmışlığımızın nedenleri biraz daha netleşiyor, büyüyor büyüyor ve gözümüze giriyor. Aslında bu konu çok uzun bir hikaye. Hani hep başarılı olmak istersiniz de bir türlü olamazsınız ya, işte öyle bir şey. Başarılı olmak istiyorsunuz ama sadece istiyorsunuz. Gerekli çalışma, gerekli azim, gerekli istidat, gerekli donanım bir türlü olmuyor. Sanırım isteyip isteyip başaramamak bizleri birazda korkusuz yapıyor. “Alayına” deyip karşı çıkıyoruz, bağırıyoruz, çağırıyoruz, pankartlar açıp sözde “devrimci” taraflarımızı gösterip yürüyoruz hem de sonunu hiç düşünmeden. Aslına bakarsanız “enerji” konusu da bunlardan bir tanesi.

Olağanüstü ölçülerde bir çok başarısızlığı deneyimlemiş bir millet olarak her şeye rağmen yine de başarısızlığa karşı direnip neyin işe yaradığını fark etmemiz gerekiyor. Her türlü aksiliğe ve engele rağmen, hayal bile edemeyeceğimiz uygun toplumsal şartlara başarıya ulaşabiliriz. Nasıl mı dediğinizi duyar gibiyim!
Aslında çok basit metotları var ama her kesimiz anlayabileceği bir şekilde izah edelim. Bir kere ve öncelikle yabancı ülkelerin bizim hakkımızda karar vermelerine müsaade etmeyerek bir başlangıç yapabiliriz. Sonra bu kararlılığımızı ve duruşumuzu bozmadan kendi kararlarımızı kendimiz alabiliriz, zira bizim dışımızdaki hiçbir ülke, hiçbir millet bizim başarılı olmamızı ve refah içerisinde yaşamamızı istemiyor neden mi? Aslında nedenleri çok basit. Ortadoğu coğrafyasında büyüyen ve gelişen bir , dünyaya korku salıyor da ondan. Artık maymun gözünü açtı, her şeyi daha net olarak görüyor daha net bir şekilde duyuyor ve daha net bir şekilde izliyor. Koşan adamı bir şekilde durdurabilirsiniz o da çelme takarak. Bu sefer bari artık şu dış güçlerin oyununa gelmeyelim ve piyon olmaktan vazgeçerek “şah” olmaya karar verelim. Konuyu derinlemesine bırakıp, biraz mizahi, biraz tebessüm ettirerek, çokça da gerçeklik payları ile kimler kullanmış ve kullanmaya devam ediyor bu nükleer santralleri, onlara bir göz atalım.


Hangi geri kalmış ülkelerde kullanılıyor?

Peki bu santralleri hangi düşünce fakiri veya hangi geri kalmışlıkta örnek olarak gösterilebilecek ülkeler kullanmış bir göz atalım. Mesela; Çin, Hindistan ve Rusya gibi geri kalmış ülkelerin yanı sıra, Amerika, Kanada, Japonya, Fransa, Almanya, İngiltere, İsveç, Belçika, İspanya gibi daha 14 AB üyesi geri kalmış üçüncü dünya ülkelerinin de bu teknolojiyi kullandığını görerek şaşırmamak elde değil gibi duruyor.

Lafın hepsi akıllı adama anlatılmaz felsefesinden hareketle, iktisatı bir ülke için herkesin eteğindeki taşlara dikkat etmesi gerektiğini hatırlatmak istiyoruz. İlk yazımızın verdiği keyifle bir de slogan oluşturalım ne dersiniz?

Bundan sonra “ Minimal masraf, marjinal faydalı günler sizlerin olsun ” diyor, tarihnedio aydınlatma platformunun tüm okurlarına sevgi, selam ve saygılarımı sunuyorum.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here