Nükleer Cehennem: Atom Bombası

Dünya tarihinde tek seferde en fazla sayıda insan hayatının sonlanmasına neden olan savaş silahı atom bombasıdır.  Atılmış olduğu II. dünya savaşından bu güne kadar da olumsuz etkilerini Japonya’da zihinsel ve bedensel engelli doğumlar şeklinde göstermektedir. İlk önce 6 Ağustos 1945’te Hiroşima ve ve son olarak da 9 Ağusutos 1945’te Nagazaki’ye atılan iki atom bombası neticesinde çoğu sivil yaklaşık 200.000 insan hayatını kaybetmiştir. İlki 15 bin, ikincisi 20 bin ton TNT eşdeğerinde ve 3 km çaplı bir alanda her şeyi yakıp yıkmıştır. Atılan atom bombaları neticesinde Almanya, İtalya ve Japonya’nın başını çektiği  Mihver Devletleri II. dünya savaşında yenik duruma düşerek ağır bedeller ödemek zorunda kalmıştır. Hiç kuşkusuz en ağır bedeli yüzbinlerce sivil insanın hayatını kaybetmesiyle Japonya ödemiştir.

Atom Bombası Nedir?

Maddenin en küçük yapı birimi olan atom ile uranyum ve plütonyum gibi nükleer eneji üretiminde kullanılan ağır elementlerin birlikte nükleer reaksiyona girdirilmeleri sayesinde ortaya çıkan süper enerjinin patlamaya hazır kapsül olarak üretilmesidir. İlk atom bombası üretimi fikri II. dünya savaşı başlamadan önce Albert Einstein’in dönemin ABD başkanı Franklin D. Roosevelt’e mektup yazmasıyla ortaya çıkmıştır. Nitekim atom bombasını kullanma emrini veren D. Roosevelt olmamış, görevdeyken hayatını kaybetmesi sonrasında  yerine geçen yardımcısı Harry S. Truman olmuştur. Atom bombası bilinen bomba türleri ile hemen hemen aynı boydadır fakat tahrip gücü oldukça yüksektir. Patlama anında atıldığı yer ve 50 km. çevresine zarar verebilme özelliğine sahip dünya üzerindeki en etkili savaş silahıdır. Bu da atıldığı şehrin tamamen yok olması anlamına gelmektedir.

Atom Bombası’nın Tarihçesi

I. Dünya savaşı sonucunda istediğini elde edemeyen batılı devletler çeşitli bahanelerle yeniden savaş çıkarmaya çalışıyorlardı. Olası bir savaş çıkma durumunda ise kullanacakları silahların güçlü olmasını istemekteydiler. Bu nedenle yeni savaş silahları üretimine fazlaca yoğunlaşılmıştı. 2 Ağustos 1939’da, II. Dünya Savaşı’nın başlamasından hemen önce Albert Einstein, dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı D. Roosevelt’e mektup yazdı. Einstein ve diğer bazı diğer bilim adamları Roosevelt’i, Nazi Almanyası’nın uranyum-235 üzerinde yaptığı saflaştırma çalışmaları hakkında bilgilendirdi. Bundan kısa bir süre sonra Birleşik Devletler Hükümeti, “Manhattan Projesi” (The Manhattan Project) üzerinde ciddi bir şekilde düşünmeye başladı. Manhattan Projesi’nin temel amacı, kullanılabilir bir atom bombası oluşturmak için araştırma yapmak oldu. Atom Bombası’nı icat eden bilim adamlarının arasında Robert Oppenheimer, David Bohm, Leo Szilard, Eugene Wigner, Otto Frisch, Rudolf Peierls, Felix Bloch, Niels Bohr, Emilio Segre, James Franck, Enrico Fermi, Klaus Fuchs ve Edward Teller yer aldı.

 

Atom Bombası’nın Türleri

İki temel atom bombası türü vardır. Bunlardan birincisi uranyum bazlı atom bombaları, ikincisi ise uranyum ötesi ağır atom çekirdeklerinin bölünmesiyle elde edilen füzyon bombalarıdır. Bu silahlarda uranyum ve plütonyum gibi ağır elementlerin parçalanabilir izotopları, süperkritik kütle denilen belli bir ağırlık limiti üzerinde bir araya getirildiğinde zincirleme reaksiyona girerek çok büyük bir güç üretirler. Hidrojen bombası veya füzyon bombası denen ikinci tipte ise ateşlenen bir fisyon bombası ile hidrojen çekirdekleri birleşmeye (füzyona) zorlanır, bu sayede çok yüksek bir enerji ortaya çıkar. Fisyon bombalarının teorik üst limitleri olsa da, füzyon bombalarının gücünde bir üst limit yoktur.

Atom Bombası Deneyleri

CTBTO yani Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması Örgütü’ne verilerine göre 1945’ten günümüze kadar 2 binden fazla nükleer silah denemesi yapıldı.
İlk atom bombası deneyi bundan 73 yıl önce, 16 Temmuz 1945’te Mexico’da patlatıldı. ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sonunda Almanya, İtalya ve Japonya’nın kurduğu Mihver Devletlerinin Müttefikler tarafından ebediyen ezilmesi için hazırladığı Manhattan Atom Bombası Projesinin deney alanının adı da ilginç seçilmişti: Atomların ayrışması olan fizyon ve birleşmesi olan füzyonu çağrıştıran isimle “Trinity (Teslis)” deney alanı adıyla anıldı. ABD den sonra en fazla nükleer silah denemesini SSCB Kazakistan’da gerçekleştirmiştir. Fransa sömürgesi olan Cezayir’de bir çok kez nükleer denemelerde bulundu. Gelen tepkiler üzerine denemelerine Güney Pasifik’te devam etti. Kuzey Kore ise nükleer silah denemelerini Büyük Okyanus üzeride yapmaktadır.

 

Atom Bombası’nın Etkileri

Saniyenin on binde biri kadar kısa bir sürede meydana gelen atom bombası patlamasının ilk etkisi gözleri kör eden bir ışık hüzmesinin ortaya çıkmasıdır. Ardından patlamanın etkisiyle oluşan 300.000 santigrat derece sıcaklığındaki alev fırtınası saatte 1.800 km hızla ilerleyerek 3 km. çapındaki bir bölgedeki her şeyin yanarak kül olmasına neden olur. Atıldığı bölge ve 50 km. çapındaki toprak parçasının bitki yetiştirme özelliğini yok etmektedir. Tamamiyle kimyasal bir bomba olması, bombanın etkisine maruz kalan kişilerin ve çocuklarının DNA yapılarının bozulmasına neden olur.

Atom bombasına maruz kalan kişiler ilerleyen dönemlerde kansere ve çeşitli radyasyon hastalıklarına yakalandı. Doğan çocukları bedensel veya zihinsel engelli doğdu. Ayrıca atıldığı ilk dönemlerde Japonya’da kısa süreli iklim değişikliğine yol açmıştır.

 

Atom Bombası’na Gelen Tepkiler

İkinci dünya savaşının en kızışmalı döneminde Mihver Devletlerin başlıcaları olan Almanya, İtalya ve Japonya’nın kontrolsüz ve yıkıcı ilerleyişini kesin bir şekilde durdurulması gereğini düşünen Müttefik Devletler başta İngiltere Fransa ve ABD’nin sonuçlarının facia olabileceğini bilme pahasına atom bombasını kullanmaları dünya devletler tarihinde sarılaması mümkün olmayan yaralar açmıştır. Hayatını kaybeden insanlar arasında çoğunluğu siviller, yani savaşla alakası olamayan genç, yaşlı, çocuk ve kadınlar oluşturmuştur. Atom bombasını kullanma emrini veren ABD başkanı Harry Truman dahi çektiği vicdan azabını günlüğüne yazdığı “Atom bombası askerlere, askeri tesislere ya da donanmamalara yönelik olarak kullanılmalı. Sivillere, kadınlara ve çocuklara karşı değil!” demek suretiyle dile getirmiştir. Ortaya çıkan insanlık dışı bu tablo dönemin ileri gelen bütün kuruluşları tarafından kınandı ve uzun süren çalışmalar sonucunda CTBTO ‘Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması Örgütü‘ kuruldu.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up