Kazım Ersun Yanal

Ersun Yanal,17 Aralık 1961 tarihinde İzmir’de Buca’da doğmuştur.Tam adı Kazım Ersun Yanal’dır. Annesi Behiye... 

Hayat

Hayat Hayat bazen sobada yaktığımız el gibidir Yaklaşma ,elleme derler, değme elini yakarsın ,canın acır derler.. Dinlemezsin.. Çünkü... 

Piyango 2

Piyango, toto, loto, at yarışı,casino kumarı vs. bütün şans oyunları. Adı gibi oyun işte. Yıllardır nice insanlara... 

Piyango

Rızkı veren Hüda’dırKula minnet eyleme..   “İsa (as) günün birinde bir kabristana uğramıştı.... 

Aşk Aslında Oydu…”O” ise Mevlana Celaleddin Rumi …

  O bir okyanustu aslında; İçinde kendine has ilmi, güzelliği ve sırları olan büyük bir okyanus. Öyle ki ; aşkı... 

Noel Baba Aslında Kim ?

Kategori : Ana Sayfa, Eğitim, Tarih - Etiketler :, , , , , , , , , , - Tarih : 06 Aralık 2017

Share

6 Aralık. Bugün Aya Nikola, Aziz ya da namı diğer Baba hayata veda etti.

Peki kim bu şahsiyet?
Kapitalizmin kiraladığı her şeye babalık yapan bir maskot mu ? İyilik için göbeğini bacadan geçirmeyi başarabilmiş senaryo ya bağlı bir aktör mü? Hava muhalefeti nedeniyle geyiğini yılda bir yeryüzüne park eden efsane mi ? Su gibi aziz ol duasının ilk amini kendine ermiş Anadolulu bir derviş mi ? Üzerine yapışmış etiketleri kaldırıp en saf haline yönelmek bize bu soruları sordurur. Sahi kim bu Noel Baba ?

Rivayete göre Antalya Patara’da dünyaya gelir. Anne ve babasını küçük yaşta kaybeder onu amcası büyütür. İyiliği çekirdek tendir öyle ki henüz çocukken düşmanlığı ve dostluğu ayırt edebilecek, yaşından büyük dini sohbetlere kulak kesilip bütün anlatılanları gizeminden sıyırıp tartabilecek zekâya ve muhakeme yeteneğine sahiptir. Yunus Emre’nin dizelerindeki iyi ile Nicholas’ı azizliğe yükselten iyi arasında bir fark olmayışı Anadolu topraklarının iki ruha da nasıl sindiğinin göstergesidir. Vatanımız bir çok köklü medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Anadolumuz da hangi taşı kaldırsak Yunus Emreler iyilik şakır şemse seslenir. Bu topraklarda ne evliyalar dervişler yetişmiştir. Aziz Nicholas da bunlardan biridir. Nicolas’ın sahip olduğu bu iyilik dolu karakteri boyayan mürekkep ilahi bir elden akar. Anadolu’nun bütün erenleri gibi Aziz Nicolas da tabiatlıdır. Haniflik evrenin insanin ve eşyanın tabiatına uygun tavsiyeler içerir. Allah Hz İbrahim’e verilen kurallar bütününe din adını vermiştir.Sonraki dönemlerde de bu fıtratı korumuştur. Kuran-ı Kerim henüz insanlığa gönderilmeden önce evrenin sahibi olan Allah’a inanan güvenen kişilere Arapça adi verilir. Nicholas’ın geçmişte Hz. İsa’ya inanması Hz Musa’ya inanması, Hz Adem’e,Hz İdris’e inanmış olması bizim için Hz Muhammed’e inanmaktan farklı değildir. Aziz Nicholas Hz İsa’dan 200 yıl sonra ve Hz Muhammed’den 200 yıl önce yaşamış tevhit inancına sahip Hanif bir mümindi.
Bu mümin karakter onu denizcilerin hastaların, evde kalmış kızların en önemlisi de çocukların azizi yapar.

Bir zaman hac için Kudüse gitmiştir dönüş yolculuğundaki hedefi Rodos’a varmaktır.
Gemiyle yaptığı bu yolculuk Nicholas’ı keramet sahibi yapacak olayların başlangıcıdır. Kopan fırtına sonucu geminin kaptanı denize düşer ve boğulur. Gemi tayfasi büyük bir telaşa düşmüşken Nicholas olağanüstü cesaret göstererek gemiyi hasarla da olsa kıyıya ulaştırmayı başarır. Gemi Datça’da kıyıya çıkar. Bir tahta parçasıyla insanları tutup kıyıya çekmeye çalışır ve bu tahta kırılsa bile sağlam haline döner.Bu hadise Nicholas’in keramet sahibi olduğu konusundaki düşünceleri güçlendir. Nicholas’in kendi pahasına gemiyi kurtarması onu Noel Baba yapacak iyilikler arasında bir ilki doğurur. Gemiciler artik o yoldan geçerken Nicholas’ı unutmazlar ve taşıdıkları mallardan bir çuvalı Nicholas’a da bırakırlar. Nicholas kendisine bırakılan malları büyük bir tevazuyla fakirlere dağıtır. Burası çok önemli bir noktadır çünkü seküler bir kimlik olarak dönüştürüldüğü Noel Baba kimliğinde hediyeler dağıtması Nicholas’ın bu özelliğinden alıntıdır.

O devirde de kızlar için çeyiz ve drahoma gelenekleri bulunuyordu. Yaşlı ve fakir bir baba karısını kaybettikten sonra büyük zorluklarla büyüttüğü üç genç kızlarından büyüğünün evlenme zamanının gelip geçmesine rağmen çeyizini hazırlayamamış ve fakirliğinden dolayı da hazırlamasına hiç olanağı olmadığından büyük üzüntü içinde bulunuyormuş. Nicholas büyük kızın kardeşleri için kendini feda edeceği haberini almış.Aziz Nicholas, bir gece geç vakit büyük kızın çeyizine yetecek kadar altını bir keseye koyup, o ailenin penceresinden içeri atıyor. Sabah keseyi bulan baba buna çok seviniyor. Ama bu iyiliği kimin yaptığını da merak ediyor. Araştırıyor ama bir netice de alamıyor. Ortanca kızın evlenme vakti geldiğinde Aziz Nicholas, yine gece geç vakit fakir yaşlı adamın penceresinden bir kese altın atıyor. Belki de onun böyle bir davranış sergilemesi belki de bugün ki seküler göbekli adamın çoraplara bahşiş bırakmasını açıklıyor dur. Sağ elinin verdiğini sol elin görmesin cümlesindeki ilkesel doğruluğun da Nichola ile vücut bulduğu gerçeği bizi şaşırtmıyor.
Bu bacadan bırakma olayı Türkiye’de çok eleştirildi fakat bu yanlıştır bunun asıl amacı sağ elin hayrının sol ele görülmemesi, başa kakalaması iyiliğin gizli kalması ilkesinden kaynaklıdır.
Ve böylece Nicholas denizcilerin, pirlerin, evlenemeyen kızların fakirliğin belini büktüğü babaların yani aslında tüm insanlığın azizi olmuştur.

O zamanlar henüz Hristiyanlığı benimsememiş Roma kralı yeni bir ilahi gücün yayılmasını istememektedir ve bunun için önlemler almaktadır. Nicholas buna karsı çıkmış ve İstanbul da ki 7 kule zindanlarında bir süre kalmıştır. Ancak halkın ona olan sevgisi kısa sürede hapisten çıkmasını ve tekrar Demre’ye dönmesini sağlar.
Kısa süre sonra onu hapseden kral tarafından konsüle çağırılmıştır. İncil nüshaları da hızla yayılmaktadır kiliseler arasında tartışmalar baş göstermeye başlamıştır. İznik’te yapılan bu konsülde Hristiyanlığın doktrinleri belirlenmeye çalışılır ve bugün elimizde olan dört incil nüshasi resmiyet kazanır. Nicholas’ın o konsülde bulunuyor olmasında şüphesiz bölgesel ününün hızla yayılıyor olmasının etkisi büyüktür.
İyiliğin aziz anahtarı, bugünkü adıyla Demre’de dünyadan ayrılır. Arkasında iyiliğe ve erdeme dayalı bir mühür bırakarak. Adına Demre’de bulunan bir kilise yapılmıştır, Aziz Nicholaos’ın ölümü ile yapılan kilisede, ölümünden sonra bir süre burada yattığı daha sonra kemiklerinin İtalyan denizcilerce Bari’ye götürüldüğü bilinir.

Asıl hikaye bundan sonra başlıyor. Nicholas’ın Anadolu dervişlerine yakışan hikayeleri nesiller boyunca anlatılır.
İlk çözülme ise 19. Yüzyılın başlarında gerçekleşir. bir geleneğin Hristiyanlığa yedirilmesiyle bugünkü tarihiyle Noel, Hz. İsa’nın doğum günüyle birleştirilmiştir. Hristiyanlık yok etmeye çalışırken kendi içine almıştır. Zaten hep böyle günleri alıyorlar. İncile baktığımızda Hz. İsa’nın baharda doğduğu söylenir kuzularla birlikte. 1810 yılında çizer Alexander Anderson, Nicholasi bu yeni oluşan haliyle resmeder. 1863’te ise Clement Clarke Moore’a ait Noelden Önceki Gece adlı şiir, karikatürist Thomas N. tarafından bugünkü haline yakın bir tasvirde resmedilir. Bu süreçte Nicholasın memleketi, dini ve hatta adı bile yavaş yavaş değişir. 20. Yüzyılın başına geldiğimizde Nicholas’ın yeni bir nüfus cüzdanı vardır artık.
Kültürümüzün en büyük sorunu bizim kadim topraklarımızda yetişmiş bizden olan değerlerin yabancılaştırılarak bize sunulmasına izin veriyoruz. Noel aslında Hristiyanlıktan çok çok önceye dayanır. Pagan gelenekte 21 Aralık’ta günlerin uzamasıyla birlikte tanrıya adaklar adanarak ve hediyeleşerek kutlanırdı. Yine İslam’dan önceki Türklerde de bugünlerde çam ağaçlarının altına hediyeler bırakılırdı. Pagan bir zeminin üzerine inşa edilen Hristiyanlık, Hz. İsa’nın doğum gününü de kapsayarak Aralık ayının sonuna yerleştirir.
Bu yazıyı hazırlamadan önce Hristiyan kişilerce oluşturulmuş sitelerden sonra,gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak’ın da danışmanlığını yaptığı ‘Derviş Nicholas’ adlı güzel bir belgesel izledim. O belgeselde bir yerde şöyle geçiyordu:

Nicholas içine doğduğu toplumun çocuğudur. Noel baba leyleklerin getirdiği bir masal kahramanıdır.

Nichoas bütün coğrafyayı yürür. Noel Baba’nın afilli bir arabası vardır.

Nicholas Akdeniz insanıdır sıcaktır. Noel Baba kutup insanıdır hep üşür ve bu yüzden kırmızı montunu hiç çıkarmaz.

Nicholas Allah’ın çizdiği yolda
yürür. Noel Baba’nın dini yoktur.

Nichoasın ayakları toprağa basar yer insanıdır. Noel Baba gök insanıdır arada şömine küllerine basar.

Ama ikisinin de çocuklara olan bağı çok güçlüdür.

Nicholas Batı’ya pazar payı en çok olan ürün diye düşer. Kapitalizminin cilaladığı yeni haliyle doğduğu topraklara geri gönderilir. İskandinav mitolojisinde iri cüsseli kuvvetli tanrı Odin savaşa gittiğinde çocuklar onun çizmeleri ne havuç ve saman koyarlar o da döndüğünde çocuklara hediyeler verirdi. Zamanla o çizmelerin yerini çoraplara tanri Odinin de cüssesini bizim Noel babaya vermesiyle günümüzdeki tonton Noel baba oluşur. Anadolulu kimliğinden tamamen sıyrılır. Noel Baba’nın öyküsü sahip çıkılmamış bir değerin yok oluş öyküsüdür. Doğu medeniyetinin kutsalını kaybetme öyküsüdür. Kimliğinden sıyrılışına göz yumuşumuz onu Batı’nın taktığı adla kabul etmemize sebep olmuştur.
Her yıl Noel için tepki eylemleri olur. Bizim tepkimiz Aziz Nichola icin değil yozlaşmış bu kültür içindir. Bu başkaldırıda bulunanların da neye tepki gösterdiklerini bilemeleri gerekir.
Kapitalist sistem sadece bunu yozlaştırmamıştır eline aldığı her şeyi kendi emelleri üzerine değiştirmiştir. Noel Baba’nın çocuklara sürekli uysallığı anlatması sisteme karşı bir başkaldırının önlenmesini amaçlar. Muhteşem süslenmiş çam ağaçları, büyük kurdelelerle kaplanmış onlarca hediye ve haddinden fazla süslenmiş cadde ve mekanlar… Yılbaşı artık dini amacını da bir kenara itmiş kapitalizme oyuncak bir alışveriş çılgınlığına dönüşmüştür.
Neyi neden savunduğumuz veya reddettiğimiz çok önemlidir daha fazla kendimizden ödün vermeden bir şeylerin farkında olmalı ve araştırmalıyız.

Ayşe Nur Topal

Ayşe Nur Topal

Ben Ayse Nur. Kitap, defter ve kalemlerinden başka hiç bir varlığı olmayan kimse ...
Ayşe Nur Topal

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Share