Nehcü’l Belâğâ \ Sahabeye İftiralar Kitabı

0
14
uydurma kitap nehcüll belaga
Nehcü'll belaga adlı bu kitap Hz. Ali ra'dan önceki Raşit halifelere dair; ona ve onlara yakışmayan ve ayrıca onun onlara karşı bilinen hürmete tezat teşkil eden sözleri içermekte. Bunun misallerinden biri "Şakşakiyye” adıyla bilinen hutbesidir ki -Hz. Ali zahitliği ile şöhret bulmasına rağmen- bu hutbede hilafete karşı aşırı hırslı olduğunu göstermektedir.
Ashab-ı Kirama ait tarihi karartmada pay sahibi olan kitaplardan biri de Nehcü'l Belâğâ'dır.
Nehcü’l Belaga adlı bu kitap Hz. Ali ra’dan önceki Raşit halifelere dair; ona ve onlara yakışmayan ve ayrıca onun onlara karşı bilinen hürmete tezat teşkil eden sözleri içermekte. Bunun misallerinden biri “Şakşakiyye” adıyla bilinen hutbesidir ki -Hz. Ali zahitliği ile şöhret bulmasına rağmen- bu hutbede hilafete karşı aşırı hırslı olduğunu göstermektedir.

Ashab-ı Kirama ait tarihi karartmada pay sahibi olan kitaplardan biri de Nehcü’l Belâğâ’dır. Bu kitabın senedi de metni de büyük ölçüde tenkit görmüştür. Zira bu kitap Hz. Ali’den tam üç buçuk asır sonra senetsiz olarak ortaya çıkmıştır. Şia, kitabın Şerif Rıza tarafından telif edildiğini söylemektedir. Şerif Rıza muhaddisler nezdinde makbul biri değildir. Bu adam herhangi bir şeyi isnatla rivayet etse dahi kabul edilmezken isnatsız rivayet ettiği şey nasıl kabul edilecek? Ancak muhaddisler nezdinde itham altına alınan kişi kardeşi Ali’dir.1 Alimler ondan bahsedip şöyle demişler;

İbni Hallikan, Şerif Rıza’nın hayat hikayesini anlatırken şöyle demiştir: İnsanlar İmam Ali b. Ebî Talib (ra)’ın sözlerini toplayan Nehcü’l Belâğâ kitabını kimin yazdığı hususunda ihtilaf ettiler. Onu Şerif Rıza mı yazdı, yoksa kardeşi Ali mi? O sözlerin Hz. Ali’nin sözleri olmadığı da, ona nispet eden kişinin onu uydurduğu da söylendi. Allahu A’lem. 2

 

Zehebî şöyle diyor:

Nehcü’l Belâğâ kitabını mütalaa eden kişi onun Hz. Ali adına uydurulmuş olduğunu anlar. Orada açıkça küfürler var, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’e hakaretler var, tezatlar var, aşırı detaylar var, sahabeyi ve onlardan sonra gelenleri tanıyanların batıl olduğuna inanacağı çok sayıda ibareler var. 3

ibni Teymiyye şöyle diyor.

İlim ehli kişiler biliyor ki bu kitaptaki hutbelerin çoğu Hz. Ali adına uydurulmuş sözlerdir. Bu sebeple onun içinde bulunan şeyler ne daha önceki bir kitapta var, ne de onların bilinen bir isnadı var.4

İbni Hacer şöyle diyor:

Şerif Murtaza hadis uydurmakla itham edilen biridir. Nehcü’l Belâğâ kitabını mütalaa eden kişi onun Hz. Ali adına uydurulmuş olduğunu ve birçoğunun batıl olduğunu anlar.5

Bu ve diğer haberlere istinaden çok sayıda araştırmacı bu konuya eğilmiş ve bu kitabın Hz. Ali’ye isnad edilmesinin doğru olmadığım söylemişlerdir.6

Nehcü’l Belâğâ kitabının Hz. Ali’ye nispetinin çürüklüğünü göstermek için önceki alimlerin ve hadisçilerin farkına vardığı bazı önemli hususlan kısaca nakledelim;

* Kelamın sahibine nispetini gösteren isnaddan mahrum olması.

*Hutbelerin çokluğu ve uzunluğu. Bu kadar çok ve bu kadar uzun hutbelerin ezberlenmesi ve tedvin asrından önce zaptı mümkün değildir. Nitekim Rasulullah (sav)’in hutbeleri bile o kadar ihtimam gösterilmesine rağmen kamilen bize ulaşmış değildir.

Hz. Ali’ye isnad edilen söz ve hutbelerin bir kısmı sağlam kaynaklarda başkalarına ait sözler ve hutbeler olarak görünmekte.

 

* Bu kitap ondan önceki Raşit halifelere dair; ona ve onlara yakışmayan ve ayrıca onun onlara karşı bilinen hürmete tezat teşkil eden sözleri içermekte. Bunun misallerinden biri “Şakşakiyye” adıyla bilinen hutbesidir ki -Hz. Ali zahitliği ile şöhret bulmasına rağmen- bu hutbede hilafete karşı aşırı hırslı olduğunu göstermektedir.

Çok sayıda secinin olması. Ediplerden bir çoğu da bilir ki onun asrı bu tip zorlamalara girmekten uzaktı. Ancak o asırda ruha ve manaya uygun güzel seciler de yok değildi.

*Söz süsleme sanatı Abbasî asrının bir ürünüdür. Tavus, yarasa, an, karınca, ekin, bulut ve sair varlıkların detaylı bir şekilde edebi bir üslupla anlatılması o asrın ürünüdür.

*Kitaptaki kelamî ve felsefî sözler hicrî üçüncü asırdan evvel müslümanlar tarafından bilinen şeyler değildi. Onlar yunancadan, farsçadan ve hintçeden tercüme edilen kitaplar vasıtasıyla İslam toplumuna girdi. O sözler sahabe ve Raşit halifelerin sözlerinden daha çok edebiyatçı ve kelamcıların sözlerine benzemektedir.7

Sahabe hakkında ya da Hz. Ali ile diğerleri arasında vukua gelen hadiseler hakkında bilgi edinmek isteyenler kesinlikle bu kitaptan kaçınsınlar. ille de okuyacaklarsa onu Kitap ve Sünnet terazisine vurarak okusunlar. Kitap ve Sünnete uyanı alsınlar, gerisine iltifat etmesinler.

 

Kaynakça:

1-   El Edebü’l İslami, Nâyif ‘Maruf 53

2-    Vefeyât 3/124

3-   Mîzânü’l ‘ľtidal 3/124

4-   Minhâcü’s Sünne 4/24

5-   Lisână’l Mîzan 4/223

6-  El Edebă’l İslami 53

7-   EI Edebü’l İslami 5455

 

 

 

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here