Nefes

0
16

    Duygularımı esir alan bir fırtınaya yakalanmış, dümeni parmaklarımın arasında olan gemi.  Mürettebat şaşkın güvertede. Yelkenler açılmış sonuna kadar, yağmur geliyor gökyüzünden. Rüzgâra bırakıyorum gemiyi. Yönümü fırtına belirlesin. Bir deniz sahibi olmak için fırtınayla dost olmak gerek sanırım. Yüzümü kaldırıyorum diğer âşık olduğum maviye. Islanıyor kirpiklerim. Nemli kirpiklerimin arasından bakıyorum yüzüne. Tapılası bir güzellik bahşetmiş Tanrı benim denizime. Bir an karanlığın içinde aydınlık, aydınlığın içinde karanlık felsefesi doğru geliyor gözüme. Diyorum Tanrı’ya  “İzin ver onu karanlığımın içinde saklayayım”. Bir şimşek çakıyor gökyüzünden. Sanırım bu Tanrı’dan gelen evet cevabıydı. Uzatıyorum ellerimi. Eğiliyorum kudreti karşısında, gözlerim puslu kara kendimi tanıtıyorum yavaşça. Ben gemi kaptanı, kısa saçlı kadın. Sonra düşünüyorum, burada bir yanlışlık var diyorum. Ellerin saçlarıma gidiyor. Saçların diyorsun, o an fark ediyorum şiir gibi sesin. Ölüme sayarken bile kulaklarımda çınlayacak.  Ellerin yavaşça okşuyor saçlarımı. Saçlarımın ucundan aşk akıyor ellerine. Yıllarını denizlerden denizlere, limanlardan limanlara savrularak geçiren uzun saçlı kadın. Yaralarını çıplak elleriyle saran, elbiselerini kana bulayan yorgun kadın. Duygularından başka sarılacak kimsesi olmayan, öksüz kadın. İşte ben, ne limanlar yakmış ne fırtınalarda sallanmış ama yıkılmamış bir çınar. Sense alabildiğine şefkat barındıran gökyüzü. Şimdi bu çınar seni evinin çatısı yapmak istiyor. Her yaz, her sonbahar, her kış, her ilkbahar. Yapraklarım dökülürken, çiçeklerim açarken bir tek sen gör isterim bu manzarayı. Gel sen benim evim ol.

     Ben deniz olayım, bazen durgun bazen dalgalı. Gemiler gelsin geçsin, dalgalarım limanların kıyılarına çarpsın. Deniz fenerlerinin ışığı yüzümü aydınlatsın. Ben deniz olayım, sen gökyüzü. Kuşlar cıvıldasın bulutlarının arasında. Uçaklar keşfetsin bilinmeyen yerlerini. Yorgun yolculuklara şahitlik et kimi zaman, kimi zaman sürgünlere. İnsanoğlunun ‘acaba kanatlarım olsaydı’ lakırdılarına tebessüm et kocaman. Toprakta yetişen çiçeklere, büyüyen ağaçlara ışıklarını bahşet. Gece gelince karanlığı kucakla benim gibi. Yıldızları tak bulutlarının üstüne, ayı çağır derin uykusundan. Sonra seyret beni. Gece olunca kimse hesap sormaz sana. Doya doya bak dalgalarıma. Bir ayna olarak düşün, yıldızlarını düşür üstüme. Güneş doğarken ufuk çizgisinde kucakla beni.  Sarılalım sarının maviyle raksını izlerken. Sen sev beni nefes gibi. Ben seveyim seni nefes gibi.

Bir Yazar.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here