Neden Yaşlanıyoruz?

0

 

 

Öncelikle yaşlanmak yaşımızın ilerlemesi ile birlikte , , organ ve sistemlerde meydana gelen ve geriye dönüşümü olmayan değişikliklerin bütünüdür. En önemli belirtisi, tüm vücut fonksiyonlarında belirgin yavaşlamadır.

 

 

Yaşlanma genetik olarak meydana gelen bir süreç olmasına rağmen çevresel faktörler, beslenme, yaşama biçimi, alışkanlıklar, başımıza gelen hastalıklardan etkilenir. Bu yüzden aynı yaşta olan insanlar aynı hızda yaşlanmamaktadırlar.

 

Gelelim asıl konumuza yaşlılık bütün evrende geçerli olsa da “NEDEN YAŞLANIYORUZ” sorusunun cevabı hala verilmiş değil. Bilim insanları genellikle hücrenin oluşumunda rol oynayan moleküllerde örneğin; protein, lipit, nükleik asitler (DNA ve ) meydana gelen hasarların bir sonucu olduğunu düşünüyor.

Bu zarar gören moleküllerin sayısı arttıkça hücrelerimizin aktiflikleri yavaşlar, doku ve organlar zarar görmeye başlar bunun sonucunda organizmaların ölümüne yol açar. Moleküllerin hasarları genetik veya dış etkenlere bağlı olabilir. Örneğin; vücudun her noktasına yayılan kan damarları sayesinde bütün hücrelerimize ulaşan oksijenin, hücrelerimizin ihtiyacı olan enerjinin üretilmesinde önemli rol oynar. DNA’nın kopyalanması esnasında meydana gelen hatalar veya dış kaynaklı hatalar (örneğin; güneş ışınlarından kaynaklanan DNA mutasyonları da) önemli sağlık sorunlarına neden olmasının yanı sıra hücre yaşlanmasına katkı da bulunur.

 

 

Bilim insanları hücre bölünmesinin yavaşlamasının da yaşlanmayla ilişkili olduğunu düşünüyorlar. Kromozomların ucunda bulunan ve kromozomların birbirine yapışmasını önleyerek genetik bilginin korunmasını sağlayan telomerler (DNA dizilerinin bir bölümü) her hücre bölünmesi sırasında kısalır ve vücut  hücrelerindeki telomerlerin boyu çok kısaldığında hücre daha fazla bölünemez. Örneğin; bir kan hücresindeki telomerler başlangıçta 8000 baz çiftine sahipken yaşlandıkça bu sayı 1500 civarına kadar düşebilir. Bu da hücrelerimizin yavaşlaması demektir.

 

Hücre yaşlanması konusuyla ilgili çeşitli teoriler ortaya atılmıştır;

1)GENETİK SAAT TEORİSİ

  • Yaşlanma genetik olarak programlanmış bir işlemdir.
  • Genetik saat replikasyon sayısı”na bağlı olarak kurulmuştur.

2)YIKICI HATALAR-HASARLAR TEORİSİ

  • Serbest radikaller tarafından oluşturulan hasarlar
  • Bilgi aktarımında ki hatalar
  • yapısında ve ekspresyonunda değişiklikler

Engelleme

Yaşlanmanın Hangi Yönleri Engellenebilir?

Yaşlanmak engellenemez. Yaşlanma süreci ana rahmine düşüldüğü an başlar ve her geçen gün etkisini gösterir. Fakat yaşlanmanın bazı etkileri yavaşlatılabilir hatta engellenebilir. Yaşlanmayı ileri ki yaşlarda engellemek, sağlık eğitimi almak ve hastalık riskini azaltan sağlığa katkı da bulunan aktiviteler de bulunmayı gerektirir. Yaşlanmayı engellemek aynı zamanda bir hastalığa yakalanıldığında sonucu etkileyebilecek müdahaleler de ve artan sakatlık, işlev kaybı riskini azaltan çabalarda bulunmayı gerektirir. İleri ki yaşlar da önleyici tedbirlerin hedefi aynı zamanda hayatın sürekliliğini, işlevini, dinçliğini ve kalitesini sağlamaktadır.

Tabi yaşam biçimi de nasıl yaşlandığımızı önemli derecede etkiler. Yapılan araştırmalar da, yedi sağlık uygulamasının hayat kalitesini nasıl etkilediğini, işlev kaybını nasıl engellediğini ve uzun ömürlülüğe nasıl katkıda bulunduğunu ortaya koymaktadır.

Uzun ve Sağlıklı Bir Hayat için 7 Sağlık Uygulaması

  • Geceleri yedi ile sekiz saat arasında uyku
  • Kilo kontrolü
  • Egzersiz
  • Sınırlı alkol kullanımı
  • Sigara içmemek
  • Kahvaltı etmek
  • Nadiren abur cubur yemek

 Ayrıca egzersizin de damar hastalıklarını, düşmeyi ve depresyonu engelleyen çok önemli bir yöntem olduğu ortaya koyulmuştur. Fiziksel açıdan bir sıkıntısı olmayan kişiler için yürüyüş tavsiye edilir.

Yaşamımız boyunca kurduğumuz olumlu ilişkileri sürdürmek ruh halimize önemli derecede katkıda bulunmaktadır. Araştırmalar, sosyal çevremizden gördüğümüz desteğin sağlığımızla doğrudan orantılı olduğunu ve yaşlanmayla bağlantılı bazı sağlık sorunlarını azaltabileceğini ortaya koymaktadır.

 

Bu bilgilerden de görüldüğü gibi yaşlanmanın nedenine hala kesin bir cevap yoktur. Belki de oksijen insanları 70-80 yılda yaşlandıran ve öldüren bir tür gazdır bunun cevabını daha sonraki yazılarımda inceleyeceğiz. Uzmanlar söylenilen tavsiyelere uyuldukça uzun bir ömür geçirilebileceğini söylemektedir.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here