Neden Mutsuzsun?

0

NEDEN MUTSUZSUN

 

Ey can!

Neden mutsuzsun?

Neden başın iki elinin arasında?

Derdin ne?

Hasta mısın?

Yoksa çok sevdiğin birini mi kaybettin?

İflas mı ettin yoksa?

Eşin seni mi dövüyor?

Evlat hasreti mi çekiyorsun?

Çaresiz derdin mi var?

Kayınvaliden sana hayatı zehir mi ediyor?

Aç mı kaldın?

Sokaklarda mı yaşıyorsun?

Nedir senin derdin?

Nedir seni bu kadar mutsuz eden şey?

Güzel yüzün neden asık?


Tüm bu saydıklarım dan daha büyük derdin mi var yoksa?!

Eğer bu saydıklarımdan birine veya birkaçına “evet” cevabın varsa, üzülmekte ve mutsuz olmakta haklısın…

Ama cevabın “hayır” sa mutsuz olmak için bir sebebin de yok , aksine şükretmek  ve mutlu olmak için çok sebebin var demektir.

 

Yazacaklarım, öyle büyük derdi sıkıntısı olmadığı halde her şeyi kendine dert edenler, mutlu olmak için çok sebebi olduğu halde, kendini mutsuzluğa hapsedenler için geçerlidir…

 

Efendim gelelim asıl konumuza!

Bazı insanlar küçük sebepler yüzünden kendini mutsuz ediyor, adeta karalar bağlıyor.

İşte mutlu olması gerektiği halde, kendisini mutsuzluğa hapseden insanların sebepleri;

EV EŞYASI:

Almış iki elinin arasına başını, asmış suratını oturuyor. Sebebi?

Efendim neymiş yeni ev almış. İstediği, beğendiği eşyaları alamamış. Perdeleri istediği gibi olmamış. Bu yüzden evde terör estiriyor. Kendi mutsuzluğu yetmiyormuş gibi, ev halkını da mutsuz ediyor. Kocasının başında dır dır konuşuyor da konuşuyor!

Eh be  güzel kardeşim el insaf! Allah sana Dünya’da bir ev nasip etmiş, bırak eşyayı  perdeyi! Olduğu kadar olsun. Sokakta yatıp kalanları,  aç kalanları düşün. Düşün ki haline şükredesin. Üzme o güzel canını, haydi  gül; gül ki yüzünde güller açsın. Bırak  eşyan olmasın, yeter ki sağlığın huzurun yerinde olsun.

 

YARAMAZ :

Çocuğu çok yaramazmış. Bir dakika yerinde durmuyormuş. Onun yüzünden komşulara gidemiyormuş. Kimseyi davet edemiyormuş. Düğünde, dernekte eğlenemiyorumuş. Mutsuz olma sebebi buymuş.

Güzel kardeşim, bir evladın var ve sapasağlam çok şükür. Neymiş efendim koşturuyormuş. Bırak koştursun, düşün ki: hasta olduğu için ayağa kalkamayan çocuklar var! O çocukların anne ve babaları, “evladım bir yürüse, bir koşsa, bir gülümsese, varımı yoğumu feda edeceğim” diyorlar. Ya hiç evladı olmayan yürekleri yanık karı-kocalar. Onlar ne yapsın…

( Yeter ki bir evladım olsun kırsın, döksün ama yeter ki olsun diyen bağrıyanık insanlar) var unutma…

Senin evladın büyüyecek ve tüm yaşadıkların  bir anı  olarak kalacak hayatında. Sen, gelecek olan o güzel günleri düşün ve mutlu olmaya bak!

 

ELEKTRİK PROBLEMİ:

Eşi ile arasında aşk kalmamış.

Artık ona bakınca kalbi çarpmıyormuş. Evleneli 2 yıl olmuş. Artık eşinden elektrik alamıyormuş. Eşi, artık dikkatini çekmiyormuş…

Eşin seni dövüyor mu? El cevap “Hayır.”

Üzüyor mu? “Hayır”

Eve sarhoş mu geliyor? “Hayır”

O zaman senin derdin ne güzel kardeşim.

Her gün eşinden dayak yiyen azar işiten, sarhoşluğu ile baş etmeye çalışan, aldatılan bir sürü insan var. Onlar, eşleri düzelsin diye dualar ediyorlar. Sabrediyorlar. Neden biliyor musun? Çünkü onlar; evliliğin, yuvanın kıymetini biliyorlar. Onlar eşlerinden elektrik değil, sevgi ve sadakat arıyorlar.

Eşine baktığın zaman onları düşün, haline bir kez daha şükret ve mutlu olmaya bak!

 

KAYINVALİDE:

Neymiş efendim kaynanası ona her gün geliyormuş. Kendi evinde rahat edemiyormuş. Sürekli kaynanasına hizmet ediyormuş. Eli bulaşıktan hiç çıkmıyormuş. Bu yüzden çok mutsuzmuş…

Derdin sıkıntın bu olsun be can kardeşim! Bu hayatta, kaynanasından zulüm gören gelinler var! Kayınvalidesinden izinsiz anne-babasını görmeye gidemeyen gelinler! Kendisine zamanında zulüm ettiği halde, her şeyi bir kenara bırakıp kayınvalidesine bakan gelinler var… Şimdi soruyorum sana; “O gelinler senin yaptığın gibi neden yapmadı?” biliyor musun? HAYIR MI…

Öyle ise ben söyleyeyim!

Çünkü onlar eşlerine değer verdiler. Eşlerini sevdiler! Eşini seven, her şeye rağmen eşinin annesini de sever.

Haydi şimdi yüzündeki o mutsuzluk maskesini çıkar… Hayatın tadını al.

Haydi gülümse!

Olumlu düşün ki mutlu olasın.

İnan bana, bütün bunlar mutsuz bir hayat yaşamak için öyle büyük sebepler değil!

Hayat, öyle küçük sebeplerden dolayı mutsuz yaşayacak kadar da uzun değil, sana göre tüm bunlar büyük bir sorun olabilir  ama, senden daha zorda, darda olanları düşün… Düşün ki umutsuzluğu kapılmayasın.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here