Neden İntihar Etmek İstenir?

0

Neden İntihar Etmek İstenir?


Yaşam bazen çekilmez bir hal alır. Sevdiklerimiz bizi anlamaz, duymaz ve görmezden gelir. Hayatımızda ki bütün düzen mahvolur, düzelmez işin içinden çıkamayız. Bizi mutlu eden bütün nedenler yok olmuştur, herkes gitmiştir, yalnız kalmışızdır…  

Birçok insanın defalarca denediği, aklından geçirdiği, bunaldığı zamanlarda çare olarak bildiği, üst üste gelen huzursuzluk nedeni ile sığındığı şeydir intihar etmek. Kimine göre son çare, kimine göre çözüm. Belki bir kaçış, belki bir kurtuluştur.

 

 

Kurtuluş olarak adlandırılan veya zihinlerde bu şekilde yer edinen intihar, sanıldığı gibi pek kurtulmak sayılamaz aslında. Tabir-i caizse yağmurdan kaçarken doluya tutulmaktır. Kişinin kendine yapmış olduğu en büyük kötülüklerden bir tanesidir. Geçici mutsuzluklar sebebi ile daha katlanılamaz bir yolculuğa ve yaşama adım atmaktır.

 

İntihara Yol Açan Sebepler

 

‘Problemlere yenik düşmek’

 

İntihar eden veya etmek isteyen insanların hiçbirisinin asıl istediği yaşamına son vermek değildir yaşadığı sıkıntılı sürece son vermektir. İnsanlar içinden çıkamadığı durumlar karşısında dertlerinin son bulmasını o kadar ister ki ölümü dahi çözüm olarak görecek noktaya gelir geride onu mutsuz eden insanların hepsi üzülecek, pişman olacaktır sadece bunun düşüncesi bile bazen intiharı kolaylaştırabilir. İntihar etmek, problemleri çözmekten daha kolay gelir her zaman. 

 

‘İlgi’



Kendini değerli hissetmeye ihtiyacı olan birtakım insanlar bazen dikkat çekmek için, intihar girişiminde bulunabiliyorlar bunun nedeni ise intihar olaylarında üzerlere toplanan ilgi, oluşan kalabalık ve istediğini elde ettirmek için oldukça etki eden bir yöntem oluşu. Bu tarz intihar girişimlerinde kişi kendini intihara ciddi boyutta hazırlamış olsa dahi aslında istenilen yaşama son vermek değil, istediğini elde ettirmektir.

 

‘Huzursuzluk’


İntihar vakalarına neden olan en başlıca nedenlerden bir tanesi de huzursuzluktur! Kişinin huzuru bittiği an yaşam katlanılır olmaktan çıkar ve ne yazık ki bazı bedenler, yaşamı katlanılabilir bir yer haline getirmek yerine o yaşamı sonlandırmayı tercih eder. Bir anlık mutsuzluğa dayanamayan insanlar, belki de daha büyük dertlere koşar adım gittiler.

 

Huzurun günümüzde eskiye oranla çok daha azalması ve bununla birlikte intihar olaylarının eskiye oranla çok daha fazlalaşması oldukça üzücü bir durum ancak bu yaşamı oluşturan bizzat biziz. Kendi hayatımızı yönetmek bazen bizim elimizde olmasa dahi onu güzelleştirmek tamamen avuçlarımızda saklıdır.

 

‘Yalnızlık’

 

Bazen insanlar fazla yalnız kalırlar Kendilerini insanlar tarafından sevilmez ve işe yaramaz bir varlık olarak görürler
hayatın boş olduğunu, yaşamın bir anlamı kalmadığını düşünerek intihara kalkışırlar.

Aslında yalnızlık tam olarak  herkesin bildiği biçimde etrafında kimsenin kalmayışı değildir öyle ki bazen olur da çevremizde bir çok insan olsa dahi kendimizi yalnız hissedebiliriz bunun nedeni ise Allah’tan uzaklaşmaktır.

Kişi kendi yaptıkları ile Allah’a yaklaşabilir veya uzaklaşabilir.

Bizler Allah’tan her uzaklaştığımızda,(huzurunu terk ettiğimizde) onun yerine başka sığınaklar aradığımızda, derdimizi dermanına değil de başkalarına anlattığımızda, çevremizde kim bulunmuş olursa olsun yalnızız. Kalabalık bedenlere esir olmuş yalnız bir ruh taşıyoruz demektir. Yalnız kalmış bir ruh ise huzursuzluğa terk edilmiş, adeta işkence gören bir ruh demektir. Bu durumda yanlış kararlar vermek de kaçınılmaz bir durumdur ne yazık ki intihar da bunlardan bir tanesidir.

 


(İnsanı canından dahi vazgeçirecek kadar önemli olan nedenlere şöyle bir dönüp baktığımızda kabı doldurmaz diye tabir edilebilecek nitelikte sebeplerdir hepsi de.

Allah’ın yaşamaya layık gördüğü bedenlere kıyan insanların, intiharın arkasına sığındıkları neden her ne olursa olsun yalnızca Allah’ın vereceği kararının önüne geçmeye  değmez bir konu olduğu tartışılmazdır.)

 



İslam’da İntihar

 

İntihar ile ilgili Kur-an’ı Kerim’de “kendinizi öldürmeyin” (Nisa Suresi / 29.) diye bizzat uyarılıyoruz bir başka ayette  ise yüce Allah bize, “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.” (Zumer Suresi /53.) buyuruyor. İntihara kalkışacak kadar ümitsiz olmak bir Müslümana yakışmayan davranıştır. İçinde bulunduğumuz hal ne kadar zor olursa olsun “Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah Suresi /5.) diyen Rabbimize teslim olup ona sığınmamız gerekir.

 

  Rasûlullah (s.a.v.) intihar ile ilgili şu  sözleri aktarmıştır.

 

“Kim kendisini bıçak gibi keskin bir şeyle öldürürse, cehennem ateşinde kendisine onunla azap edilir” (Buhâri, Cenâiz, 84). “(Dünyada ip ve benzeri) şeyle kendisini boğan kimse cehennemde kendisini boğar, dünyada kendisini vuran cehennemde kendisini vurur (azabı böyle olur)” (Buhârî, Cenâiz 84)

 


“Kim kendini bir dağın tepesinden atar da öldürürse cehennem ateşinde de ebedi olarak böyle görür. Kim zehir içerek kendisini öldürürse cehennemde zehir kadehi elinde olduğu halde devamlı ceza çeker” (Müslim, İman, 175; Tirmizi, Tıb, 7; Nesâî, Cenâiz, 68, Dârimi, Diyât, 10; Ahmed b. Hanbel, II, 254, 478).


“Sizden önceki ümmetlerden yaralı bir adam vardı. Yarasının acısına dayanamayarak, bir bıçak aldı ve elini kesti. Ancak kan bir türlü kesilmediği için adam öldü. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak; kulum can hakkında benim önüme geçti, ben de ona cenneti haram kıldım, buyurdu” (Buhârî, Enbiyâ, 50).

 

Câbir b. Semure (r.a.)’den rivâyete göre; “Rasûlullah (s.a.v.), kendisini öldüren bir adamın cenaze namazını kılmadı.” (Müslim, Cenaiz: 37; Nesâî, Cenaiz: 68)

(Bu hadis-i şerifi  İslam alimleri farklı şekillerde ele almışlardır bu sebeple bazı görüşlere göre kılınmasında bir sakınca, günah olmadığı  söylenmiştir.) 

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here