Nazım Hikmet Ran – Hayat Hikayesi

0
Nazım Hikmet Ran Neden Vatandaşlıktan Çıkarıldı?

 Dünyaca tanınan, ülkemizde bazılarına göre ‘adli hata’dan dolayı 20 yıl 8 ay hapis cezası aldıktan sonra cezasının 12 yıl 4 ayını hapiste geçiren.. Bir doktorun askerlik için çürük raporu verdiği, diğer doktorun askere gitmek zorundasın dediği, resmi kurumlarda yaşanan farklılıklar yüzünden bir gün evinden askerlik işlemlerini halledeceğim diyerek ayrılıp ülkesinden kaçan, 3 Haziran 1963 yılında vatanından kilometrelerce uzakta, özlediğini her seferinde dile getirdiği vatan toprağından uzaklarda Türk vatandaşlığından çıkarılmış olarak vefat eden… Dünyaca tanınan, fikirlerine ve yazılarına önem verilip bir çok dile çevrilen, hapiste olduğu sürece ülkesinde haksızlığa uğradığı düşünülerek diğer ülkelerin sanatçı ve yazar camiasının sevgisini kazanıp, hapisten çıkması için kampanya düzenlenen bu yazar kimdir?

Nazım Hikmat Ran Kimdir ?

Nazım Hikmet Ran, 20 Kasım 1901’de Selanikte doğdu. Bir süre Mekteb-i Sultani(Galatasay Lisesi)’de eğitim gören Ran, İlk Şiirini 1913’te kaleme aldı. Bir aile toplantısında kahramanlık şiirini okuyunca, Bahriye Nazırı Cemal Paşa tarafından keşfedildi ve sonrasında Bahriye okuluna devam etti. Heybeliada Bahriye Mektebi’nde öğrenimini başarı ile devam ettirdi.Mektep eğitimini tamamladıktan sonra bir süre Stajyer Subay olarak görev yaptı. Burada Zatülcenp adında hastalığa yakalandığı için, 2 ay hastanede gördüğü tedavinin ardından 2 ay ev istirahati verildi. Bu süre zarfında iyileşme gözlemlenmediği için , subaylık mesleğinden ve askerlikten çürüğe çıkarıldı.
Kurtuluş Savaşı sırasında bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra, Moskova’da Doğu Emekçileri Komünist Universitesi’nde Siyasi Bilimler ve İktisat okudu. İlk şiir kitabı, Moskova’da Kanunisani adında yayınlandı. Türkiye’ye geri dönüş yapan Ran, Aydınlık dergisinde bir süre çalıştı. Dergideki yazı ve şiirlerinden ötürü, hakkında 15 yıl hapis istendi. Hapis Cezası sebebi ile Sovyet Rusya’ya dönen Ran, 1928’de cezasının kaldırılması üzerine tekrar Türkiye’ye geri geldi. 1938 yılında Harp Okulu’nda kominizm propagandası yapmaktan ve Resimli Ay dergisindeki yazılarından dolayı tutuklandı. Kendisine yüklenilen suçtan kesinlikle beraat edeceğini uman Ran, ne yazık ki mahkeme kararı ile 20 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.

1949 yılında Vatan Gazetesi yazarı Ahmet Emin Yalman’ın kaleme aldığı yazı dizisinde Nazım Hikmet Ran’ın tamamen bir ‘adli hata’dan kaynaklı olarak hapiste yattığı öne sürüldü. Bu süreçte Birleşmiş Milletler Örgütü’nden TBMM’ye Nazım Hikmet Ran’ın serbest bırakılması dileğinin kağıda döküldüğü mektup geldi. Ama ne yazık ki olumlu bir sonuç alınamadı. 1950 yılında Nazım Hikmet Ran açlık grevine başladı.

Ülkede yapılan yeni seçimler sonucunda Demokrat Parti başa geçmişti. Nazım Hikmet’in hapis cezasına ilişkin olumlu hiç bir şey konuşulmuyordu. 12 yıl 7 ay hapiste yatan Nazım Hikmet Ran, yeni yönetimle birlikte çıkan af sonucunda sadece geri kalan hapis cezasını yatmaktan kurtulmuştu.

‘Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya.’ Nazım Hikmet Ran

Nazım Hikmet Ran’ın Askerlik Tebliği 

Hapiste geçen sürede çok hasta olan Ran, Cerrah Paşa Hastanesi’nden ‘kalbinden ve ciğerlerinden rahatsız’ olduğuna ilişkin rapor alır. 1951 yılının Temmuz ayında eve gelen celp kağıdı ile askerliğe çağrılınca Cerrah Paşa’dan aldığı raporları götürerek çürüğe çıktığını ve askerlik görevinin olmadığını belirtir. Belgeleri kabul edilen yazarın, askerliğinin olmadığına ilişkin bir yazı verilir. Bu yazıdan bir hafta sonra tekrar eve celp kağıdı gönderilir ve terhis yerinin Sivas olduğu bildirilir. Bir an önce görev yerine teslim olması istenir. Eşyalarımı toparlayıp geleceğim diyen Ran, Romanya yoluna kaçak yollarla geçiş yapar. 20 Haziran 1951 tarihinde Romanya’nın Bükreş Radyosu’ndan yapılan yayınla bu durum öğrenilir. Ve bir ay sonra Türk Vatandaşlığından çıkarılır.

Nazım Hikmet Ran Neden Türk Vatandaşlığından Çıkarılır?

Bazı kaynaklar bu durumla ilgili olarak, bu olayların yaşandığı yıllarda askere gitme zorunluluğunun olduğunu, askere gitmeyi reddederek kaçak yollardan yurtdışına kaçmasının vatandaşlıktan çıkarılmaya sebep olduğunu söylüyor.
Bazı kaynaklar ise Nazım Hikmet’in tamamen haksız bir şekilde muamele gördüğünü savunuyor. Sebep ne olursa olsun, eserleri Dünya Edebiyat’ında büyük ilgi gören ve elliden fazla dile çevrilen yazar, vatanından kilometrelerce uzakta Yazarlar Birliği’nin düzenlediği törenle Novodeviçiy Mezarlığı’na gömüldü.
Nazım Hikmet Ran’ın haksızlığa uğradığını ve vatandaşlıktan çıkarılma kararının geri alınmasını savunanlar defalarca başvurmuş olmalarına rağmen , takvim yaprakları 26 Nisan 2006’yı gösterdiğinde 25 Temmuz 1951 tarihli bakanlar kurulu yasası kaldırılarak tekrar Nazım Hikmet Ran’ın türk vatandaşı olması sağlanmıştır.

‘İki şey var ancak ölümle unutulur, anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü.’ Nazım Hikmet Ran

Nazım Hikmet Ran’ın Bazı Eserleri;
*Dağların Havası (Osmanlıca, 1925)
*Güneşi İçenlerin Türküsü (1928)
*Unutulan Adam (1934)
*Gece Gelen Telgraf (1932)
*Kurtuluş Savaşı Destanı (1937)
*Yeşil Elmalar (1938)
*Dört Hapishaneden (1966)
*Sabahat ( 1966)
*Memleketimden İnsanlık Manzaraları ( 1966-1967)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here