Mutluluğun Sevgiyle Bir Alakası Olmalı

0

İnsan her zaman elindekinin kıymetini bilmeli diye başlıyorum yazıma. Bir güzel söz uğruna bütün çabalarımı sarf ediyorum. Mutluluk, elin erişebileceği çiçeklerden bir demet yapma sanatıdır.” 

Elindekini kaybetmeden insan bilemiyor çoğu zaman kıymetini. İleriyi görme şansı olsa belki de pişmanlıklarını o denli yoğun yaşamayacak. Bile bile ateşlere yürümez çünkü hiç kimse. Hiç kimse pişmanlığı taşıyabilecek kadar güçlü değildir. Elindekinin kıymetini bilen ve elindekilerle yetinebilen insanlara ne mutlu… Çünkü mutluluk dediğimiz şey burada başlıyor. Elindekine şükretmekle ve kıymetini bilmekle… Kıymet bildikçe kıymet bileceğimiz, şükrettikçe şükredeceğimiz şeylerin arttığını fark edeceğiz. Farkındalığımız başladıkça da aslında ne kadar çok şeye sahip olduğumuzu göreceğiz. Gördükçe mutlu olacağız. Mutlu oldukça yaşamaya seveceğiz. Her şey sevmekle başlayacak o andan sonra.

Mutlu olmadan mutlu edemeyiz. Memnun olmadan memnun edemeyiz. Sevmeyi bilmeden sevemeyiz…
Her zaman güzel şeyler olacak diye kimse bize söz vermedi. Dünyaya gelirken böyle bir anlaşma yapmadık. Her anımızda mutlu olacağımız garantilenmedi. Bu durumda insan kendi mutluluğunu kendi içinde taşımalı. Taşımalı ki mutluluğu bulamamış insanlarla karşılaşınca onlarla da paylaşabilmeli. Paylaşabilmeli ki onda daha da çoğalabilmeli. Çoğalabilmeli ki daha fazla kişiyle paylaşabilmeli…
Mutluluk bulaşıcıdır. Mutsuz insanın, ağlayan insanın, üzgün insanın yanında durdukça onlara da bir tebessümün ve tatlı sözünle bulaşır mutluluğun. Tatlı bir tebessümle başlanan cümleye karşındaki insanın karşı koymasının psikolojik olarak bile olanağı yoktur. Çünkü güzel başlayan bir iletişim doğru noktalara, doğru duygulara dokunur. Hastalık sayıp yaymak da bizim en güzel rahatsızlığımız olur böylelikle. Ne de güzel bir rahatsızlık değil mi? Tüm hastalıklarımızın ilacı keşke mutluluk gibi güzel güzel bir şey olsa. Bir tatlı tebessümüne yenik düşeceğimiz kişiler tarafından giderilebilse… Hayatı sevmekten başka yan etkisi olmasa… Bir tarafı düzeltirken başka bir tarafa zarar vermese.

Elimizdekinin, yanımızdakilerin kıymetini bilmek için de keşke son anları beklemesek… Gurur denen duygu olmasa, sevgi gerçekten egoları yıkabilse… Bir insan bir insana yetebilse keşke. Bir insan tek bir insanla mutlu olabilse… Hele de böyle güvenilmez bir çağda. En çok ihtiyacımız olan şey de bu değil mi ? Bir insana tam anlamıyla güvenebilmek seviyorken… Sevmekten korkmadan, ona olan sevgimizi dile getirmekten çekinmeden, hata yapmayacağını, onu aldatmayacağına inanarak sevebilme cesaretini göstererek… Asıl önemli olan şeyleri nasıl da atlıyoruz. Bizi gerçekten mutlu edecek şeyleri. Yanımızdaki insanla yetinince, onu gerçekten sevince bunu fark ediyoruz. Aradığımız şeyler parayla satın alınamayacak kadar değerli. Duygularımızı parayla satın alamayız, mutluluğumuzu parayla satın alamayız, sevdiğimiz insanlara kendimizi parayla zorla sevdiremeyiz. Onların kıymetini fark edip, bunu onlara hissettirince kendiliğinden gelecek hissiyatlar çünkü bunlar. Belki de bir insanı sevmekle başlayacak her şey şairin dediği gibi… İçimizde o insana olan sevgimizi büyüttükçe, daha güzelini aramaktan vazgeçerek bütün sevgimizi ona verdikçe güzelleşecek dünya. Onu sevdikçe mutlu olacağız.

Mutlu oldukça diğer olumsuzlukların üzerine içimizde bembeyaz karlar yağacak…  Çevremizdeki insanlar daha az rahatsız edici gelecek. Her gün geçtiğimiz sokak çiçekli yola dönüşecek. Uyandığımız sabahlar daha aydınlık olacak. Her gün kokladığımız çiçekler daha güzel kokmaya başlayacak. Mutlu olmak bana kalırsa bir insanı sevmekle başlayacak… Çünkü yaşanılabilir şeyler olduğunu sevgiyle öğrenir insan. Her gün uyandığı sabah artık aynı sabah değildir çünkü. Daha umutlu yarınlardır onun için. Farkındadır yanındakilerin, erişebileceği şeylerin, yetişebileceği şeylerin, ona yetebilecek şeylerin…
Biriktirdiği güzel duygularıyla yetinebilmesini bilecek o andan sonra. Çünkü onu mutlu edecek şeyler aslında ona bir nefes kadar yakındır her an…

Nazmiye

Çayın da derdi var, dedi adam..
Ateşler içinde yandığına göre,
Unutulduğunda soğuduğuna göre,
Bekleye bekleye acıdığına göre
Var bir derdi.
Nazmiye
Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here