Mustafa Kemal’e Başöğretmenlik Unvanı Verildi

0
47

Bugün Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik Unvanı Verildi

Kurtuluş savaşı kazanılıp Cumhuriyet’in ilan edilmesinin ardından bir çok alanda yenilikler, inkılaplarda birbirini takip etmiştir. Bu toplumsal, sosyal, askeri, ekonomik iyileştirmelerle birlikte 1 Kasım 1928 de kabul edilen kanunla Arap alfabesinin kaldırılıp yerine Latin alfabesinin getirilmesi olan Harf İnkılabı da yapılmıştır.

Harf inkılabının kabulüyle birlikte. Halka bu harflerin öğretilmesi icab etmiştir. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey Millet Mektepleri Kararnamesini hazırlamış ve 11 Kasımda Bakanlar Kurulunca onaylanmıştır. Kararname 24 Kasım 1928 de Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Ülke genelinde Millet Mektepleri açılması karara bağlanmış bu mekteplerin Genel Başkanı olarak ta Mustafa Kemal seçilmiştir. Ayrıcı 24 Kasım 1928 de Mustafa Kemal’e “Başöğretmenlik” unvanı da bu tarihte verilmiştir.

Millet Mekteplerinin açılması doğrultusunda başta Mustafa kemal olmak üzere bir çok gönüllü halka yeni alfabenin tanıtımını ve eğitimini vermişlerdir. Millet Mektepleri de adından anlaşıldığı gibi milletin mektebi olmuş, köylerde, kasabalarda yeni alfabe eğitimi hızlı devam etmiştir. O dönemde gazete ve mecmuaların bir kısmı Osmanlıca yazılırken bir kısmı da Latince yazılmaya başlanınca Mustafa Kemal bu yönteme ivedilikle son vermiş, bu şekilde yeni alfabenin öğrenilmesinin yavaşlayacağını belirtmiştir. Kaybedecek vakit yoktur Millet Mekteplerinde  16-30 yaş arasında ki her vatandaşın Millet Mekteplerine gitmesi zorunlu hale gelmiştir. 1936 yılından itibaren Millet Mektepleri Ulus Okulları adıyla hizmet vermeye devam etmiştir.

Atatürk’ün Eğitime ve Öğretmene  Verdiği Değer

Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna bağlıdır.

Öğretmenler her fırsattan yararlanarak halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutan bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır.

En önemli ve verimli vazifelerimiz milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde kesinlikle zafere ulaşmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu şekilde olur.

Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.

Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz… Yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor, demektir. Bir taraftan genel olan cahilliği yok etmeye çalışmakla beraber, diğer taraftan toplumsal yaşamda bizzat faal ve faydalı, verimli elemanlar yetiştirmek lazımdır. Bu da ilk ve orta öğretimin uygulamalı bir şekilde olmasıyla mümkündür. Ancak bu sayede toplumlar iş adamlarına, sanatkarlarına sahip olur. Elbette milli dehamızı geliştirmek, hislerimizi layık olduğu dereceye çıkarmak için yüksek meslek sahiplerini de yetiştireceğiz. Çocuklarımızı da ayni öğretim derecelerinden geçirerek yetiştireceğiz.

Merve Nazlı
En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here