Muhammed Ali, Amerikalı Boksör

1
Ünlü Boksör

1942- MUHAMMED ALİ

Bir efsane olarak Muhammed Ali'nin ünü tüm zamanların en iyi boksörü olmasından kaynaklıdır. Yirminci yüzyılın en büyük sporcusu olarak değerlendirilir. Sizce Muhammed Ali nasıl ve neden kahramandır? Muhammed Ali hakkında sorularınızın  cevaplarını elimizden geldiğince yazımız da size bahsedeceğiz. Onu tanımak da siz okurlara kalıyor. Ben kafanızdaki soru işaretlerini kendimce size aktaracağım. Faydalı olabilmek dileğiyle.

 

Bir efsane olarak Muhammed Ali’nin ünü tüm zamanların en iyi boksörü olmasından kaynaklıdır. Yirminci yüzyılın en büyük sporcusu olarak değerlendirilir. Sizce Muhammed Ali nasıl ve neden kahramandır? Muhammed Ali hakkında sorularınızın  cevaplarını elimizden geldiğince yazımız da size bahsedeceğiz. Onu tanımak da siz okurlara kalıyor. Ben kafanızdaki soru işaretlerini kendimce size aktaracağım. Faydalı olabilmek dileğiyle.

 

Muhammed Ali Kimdir?

➡ Muhammed Ali, Amerikalı Müslüman boksör. 

Muhammed Ali: Sizi yoran tırmandığınız dağlar değil, ayakkabınızın içinde ki çakıl taşıdır.”

Muhammed Ali, Amerikalı Müslüman boksör.  Muhammed Ali: "Sizi yoran tırmandığınız dağlar değil, ayakkabınızın içinde ki çakıl taşıdır."

 

Muhammed Ali’nin Hayatı

Muhammet Ali, 17 Ocak 1942 tarihinde, Amerika Birleşik Devletleri’nin Kentucky eyaleti’nin Louisville şehrinde orta halli zenci bir ’nin ilk çocuğu olarak dünya’ya gelmiştir. Muhammed Ali’nin Müslüman olmadan önceki ismi ise Cassius Marcellus Clay Jr.’dir. 

Muhammed Ali’nin doğup büyüdüğü yıllarda Amerika da büyük bir ırkçılık bulunmaktaydı. İnanması güç ama siyah derili insanlar ya insan yerine konmuyor ya da ancak ikinci sınıf insan muamelesi görüyordu. Peygamber Efendimiz zamanın da cahiliye devri gibi bir yaşam sürülmekteydi. Bir nevi kölelik gibi de sayabiliriz. Siyahları “pis zenci” diye aşağılamak beyazların sanki günlük yemek yeme gibi ritüelleri haline gelmişti. Ne kadar da utanç verici bir durum oysa ki. Bu aşağılanma sorgulanmıyordu bile. Siyahlar her yerde ayrımcılığa maruz kalıyor, açık bir şekilde aşağılanıyor ve zulme uğruyorlardı. Nefret, Amerika’nın sokakların da adete kol geziyordu. Küçücük çocuklara bile siyahlara karşı tutulan ayrımcılık öğretiliyordu.

Muhammet Ali, 17 Ocak 1942 tarihin de, Amerika Birleşik Devletleri'nin Kentucky eyaleti'nin Louisville şehrinde orta halli zenci bir aile'nin ilk çocuğu olarak dünya'ya gelmiştir. Muhammed Ali'nin Müslüman olmadan önceki ismi ise Cassius Marcellus Clay Jr.'dir. 

 

Muhammed Ali’nin Boksa Başlaması 

1954 yılına geldiğinde, Muhammed Ali 12 yaşındaydı. Uzun süredir hayallerini süsleyen bisikletine babası tarafından noel hediyesi olarak kavuşur. En yakın arkadaşı ile birlikte bisikletlerine atlayıp şehirde turlamaya başlarlar. Bisikletleri ile turlarken bir anda şiddetli yağmur başlar. Evden de uzaklaştıkları için ıslanıp hasta olmamak adına yakınların da olan fuara gitmek gelir akıllarına. Bisikletlerini müsait bir yere girişe yerleştirdikten sonra fuarın içine girerler. Arkadaşı ile orada epey bir vakit geçirirler. Yağmur  kesilip geç vakit olduğu zaman arkadaşı ile eve dönmek için fuardan çıkarlar. Ama Muhammed’i kötü bir sürpriz bekler: bisikleti çalınmıştır. Bisikletini bulmak için kızgınlıkla ve ağlayarak sağa sola yürür, bakar ama görünür de bisikletinden iz yoktur. O sırada etraftan birkaç kişi, kendisinden biraz büyük bir grup serseri tarafından çalındığını söylerler. Bisikletini çalanları şikayet etmek için polis merkezine gider. İfadesini polis memuru Joe Martin alır. Bisikleti’nin babası tarafından noel hediyesi olduğunu ve o kızgınlıkla bisikletini çalan hırsızlar bulunduğun da bir güzel pataklayacağını söyler. Bu sözü üzerine Muhammed Ali’ye polis memuru Joe Martin güler ve şu sözleri söyler: “Bu tehdidini gerçekten yerine getirmek istiyorsan dövüşmeyi öğrenmelisin.” der. Joe Martin aynı zaman da boks solonu da işletmektedir, Muhammed Ali’ye öğrenmek istediğin vakit solonuna gelmesini ona yardımcı olacağını söyler. Muhammed Ali biraz zaman geçtikten sonra gerçekten boksu öğrenmeye karar verir ve Joe Martin’in boks solonuna gider. Joe Martin Muhammed Ali’nin geldiğini görünce ona form verir ve doldurmasını ister ve bu şekilde Muhammed Ali’nin unutulmaz boks süreveni başlar.

Muhammed, bir hevesle çalışmalara başlar ve bütün bedeni, düşünceleri ile boksa odaklanır. Daha o zamanlar Muhammed hedefini seçmiştir: “Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu” olmayı kafasına koymuştur. Joe Martin’in sayesin de disiplini de elden bırakmadan, canına dişine katıp çalışmalarını hızlandırır. 

Muhammed Ali, devrin şampiyonlarını dikkatle seyreder ve gün geçtikçe onlardan da öğrendiğiyle birlikte kendine yeni bir tarz inşa eder. Ringde sürekli hareket eder ve rakibin etrafında daireler çizer.  Ona vurulmadan vurmanın, darbelerden kaçmanın yollarını öğrenir ve kendinde sürekli bunu uygular. Boşa yumruk sallamanın bir işe yaramadığını iyice kavrar. Rakibini yormanın, temposunu ayarlamayı, dengesini sağlamanın becerilerini iyice edinir. Yumruklarından önce zekasını konuşturmanın daha iyi olduğunu bilir. Muhammed’i rakiplerinden ayıran özellikleri git gide dikkat çeker. 

Amatörlük dönemi sona erer. Kendini fark ettirmek adına karşılaşmalara katılır. 167 katıldığı karşılaştırmalardan 161’ini kazanmayı başarır ve istediği gibi dikkatleri üzerine toplar. 

18 yaşına girdiğin de ülkesi ABD adına Roma Olimpiyatlarına katılır. Oradan kesin bir zaferle, altın madalya ile evine döner. Doğduğu şehirde bir kahraman gibi karşılanır. Tüm Dünya’ya şöhreti yayılmaya başlar. Bu sayede hayalleri’nin ilk adımını gerçekleştirmiş olur. Hatta bir Kentucky Gazetesi’nde “Siyah bir çocuğun Louisville’e kazandırdığı en büyük ödül” olarak tanıtılır. Time dergisi hakkında da şöyle yazar: “Cassius (Muhammed) altın madalyasını gözünün önünden ayırmıyor. Hatta onunla uyuyor.” ifadelerin de bulunur.

 

Muhammed Ali o dönemdeki duygu ve düşüncelerini biyografisinde şu sözlerle anlatmaktadır: “Haklıydılar. Onunla yemek yiyordum ve yatakta onunla yatıyordum, kenarları sırtımı kesse bile onunla yatmaktan vazgeçmedim. Hiçbir şey onu ayıramayacaktır.” ifadelerini Time dergisine hitaben söylemiştir. 

Kaderin cilvesine bakın ki kısa bir süre sonra 29 Ekim 1960’da 18 yaşına girdiğin de yemek yemek için bir restorana girdi. Görevliler Muhammed Ali’ye burada sadece beyazlara servis yapılabildiğini kendisi’nin burada yemek yiyemeyeceğini söylediler. Muhammed Ali sinirlenerek ve aşığılanmanın verdiği nefretle ırkçılığa karşı tepkisini ortaya koymak adına biyografisinde anlattığı hiçbir şey onu benden ayıramayacak ifadelerini de unutarak madalyasını Ohio nehri’ne attı.

Ohio Nehri, ABD'nin en büyük nehirlerinden biridir. Pensilvanya, Ohio, Batı Virjinya, Kentucky, Indiana, Illinois eyaletlerini sulayan ve buralardaki şehirlerin hayat kaynağı olan Ohio Nehri, 1.579 km'lik bir uzunluğa sahiptir.
Ohio Nehri, ABD’nin en büyük nehirlerinden biridir. Pensilvanya, Ohio, Batı Virjinya, Kentucky, Indiana, Illinois eyaletlerini sulayan ve buralardaki şehirlerin hayat kaynağı olan Ohio Nehri, 1.579 km’lik bir uzunluğa sahiptir.

 

 

Bir Rus gazeteci Amerika’nın zenciler için nasıl bir yer olduğunu sorduğunda Muhammed Ali şu şekil de cevap verir:

“Buraya bak, seni komünist ruhlu. Amerika dünya’nın en iyi ülkesidir, seninkinden bile daha iyi. Afrika da yaşamaktansa, Louisville’i tercih ederim çünkü hiç olmazsa yılanlarla, timsahlarla uğraşmıyoruz ve çamur kulübelerde yaşamıyoruz!” ifadeleri ile sert mizaçta cevap verir. 

Daha sonradan söylediği sözler  karşısın da pişmanlık ve utanç yaşar. Kendisinin bunu nasıl söylediğine inanamaz. Toyluğunun ötesin de cahilliğini gösteren sözleri karşısında utançla karışık bir duygu içini kemirmeye başlamıştır bile. Ama söylediği sözleri de geri alamaz. 

Röportaj bitimin de: “Daha bu lafı eder etmez kocaman beyaz bir ağa takıldığım hissettim. Beyaz gazetecilerin siyah bir sporcudan duymak istedikleri sözü söyledim. Rusya’nın kör cahili olarak tanımlanacağım. Afrika üzerine de, tarzan filmleri hariç çok az şey biliyordum.” diye söylenerek kendine kızar. Bu kadar vurdumduymaz olduğuna kendisi bile şaşar. Bu söylediği sözü kamuoyu önünde değiştiremese de kendi hayatında değiştireceğine söz verir. 

O yıllar da Amerika’nın pek çok yerin de olduğu gibi Muhammed’in memleketinde de insanlık adına utanç verici ırkçılık hayatı yaşanmaktaydı. Siyahların giremediği dükkanlar, alışveriş mekanları, çalışmalarına izin verilmeyen iş yerleri oldukça yaygındı. Lokantaların, otellerin, sinemaların, tiyatroların girişleri, parklar çoğu siyahlara yasaktı. Siyahlar için ayrı beyazlar için ayrı okullar bulunuyordu. Hatta kiliselere bile giriş yapamıyorlardı, Bir insanın dini ne kadar farklı olsa da her insanın dini kendine yücedir, bu siyahilere yapılan zorbalıktan başka bir şey değildir. 

Rosa Park ismi, o kara günlerden kalan bir isim olarak tarihe yazılmış isimlerden sadece biridir.

Peki bu parka bu isim nereden verilmiştir:

"O yıllar da Amerika Birleşik Devletleri'nin güney eyaletinde siyahlarla beyazlar otobüslere bile ayrı kapılardan biniyor, kendilerine ayrılmış farklı yerlerde oturuyorlardı, beyazlarla birlikte oturmaları yan yana dahi gelmeleri yasaktı. Bir gün Rosa Parks adlı kadın, Montgomery'de otobüse biner. Otobüse daha sonradan binen bir beyaz oturacak yer bulamadığından siyahlara ait bölümde oturmakta olan Rose Parks'tan koltuğundan kalkmasını ve kendisine yer vermesini emir eder. Rose Parks ise hiç cevap bile vermeyerek yerinden kalkmaz. Şoför de bu ikili'nin konuşmalarını dinlemektedir ve Rose Parks'a kalkmasını söyler. Fakat Rose Parks'ın bu ırkçılık canına tak ettiğinden kalkmayacağını buranın siyahilere ait olduğunu ve bu kuralları beyazların koyduğunu söyler. Bunun üzerine olay çıkar ve büyür. Ve bu durumdan Rose Parks suçlu çıkar, ne kadar haklı olsa da. Tutuklanır ve hapse atılır.
ROSA PARKS

 

“O yıllar da Amerika Birleşik Devletleri’nin güney eyaletinde siyahlarla beyazlar otobüslere bile ayrı kapılardan biniyor, kendilerine ayrılmış farklı yerlerde oturuyorlardı, beyazlarla birlikte oturmaları yan yana dahi gelmeleri yasaktı. Bir gün Rosa Parks adlı kadın, Montgomery’de otobüse biner. Otobüse daha sonradan binen bir beyaz oturacak yer bulamadığından siyahlara ait bölümde oturmakta olan Rose Parks’tan koltuğundan kalkmasını ve kendisine yer vermesini emir eder. Rose Parks ise hiç cevap bile vermeyerek yerinden kalkmaz. Şoför de bu ikilinin konuşmalarını dinlemektedir ve Rose Parks’a kalkmasını söyler. Fakat Rose Parks’ın bu ırkçılık canına tak ettiğinden kalkmayacağını buranın siyahilere ait olduğunu ve bu kuralları beyazların koyduğunu söyler. Bunun üzerine olay çıkar ve büyür. Ve bu durumdan Rose Parks suçlu çıkar, ne kadar haklı olsa da. Tutuklanır ve hapse atılır. Ne kadar da utanç verici bir durum. Bunlara ne kadar söz söylesek de işlemez ama bizim de bunları unutup kalbimizi köreltmemizi sağlayacak noktaları unutmamamız gerek. Her gün bu günleri düşünerek bu günümüze şükür etmeliyiz.

 

O yıllar da Amerika'nın pek çok yerin de olduğu gibi Muhammed'in memleketinde de insanlık adına utanç verici ırkçılık hayatı yaşanmaktaydı. Siyahların giremediği dükkanlar, alışveriş mekanları, çalışmalarına izin verilmeyen iş yerleri oldukça yaygındı. Lokantaların, otellerin, sinemaların, tiyatroların girişleri, parklar çoğu siyahlara yasaktı. Siyahlar için ayrı beyazlar için ayrı okullar bulunuyordu. Hatta kiliselere bile giriş yapamıyorlardı, Bir insa'nın dini ne kadar farklı olsa da her insa'nın dini kendine yücedir, bu siyahilere yapılan zorbalıktan başka bir şey değildir.  Rosa Park ismi, o kara günlerden kalan bir isim olarak tarihe yazılmış isimlerden sadece biridir.

 

Babası Muhammed’e her zaman siyahların onurunu kuşanmasını ve ayağa kalkması gerektiği bilincini aşılamıştır. Beyazlarda ki tek yoksunlukta işte buydu her insanın aslında onurlu olduğu çocuklarına aşılamamasından kaynaklıydı. 

Muhammed büyüdükçe ele avuca sığmamaya başlar. Dünya şampiyonu boksör olma hayalleri ile tüm zamanını geçirmektedir. Kendini hayallere o kadar kaptırır ki okuldaki derslerden sıkılmaktadır. Dersleri de bu durumda kendince zar zor idare eder. Sınıflarını da namı dolayısıyla geçtiği lise yılların da İslam Milleti (Nation Of Islam) ile tanışır. İslam Milleti, Amerika da kurulmuş, siyahi Müslümanların dahil olduğu ve geleneksel İslam’dan farklı inanışları olan bir cemaattir. 

Muhammed’in İslam Milleti ilgisini çeker. Fırsat buldukça Müslümanların bulunduğu uğrak yerlere gitmeye çalışır. Kim bilebilirdi ki boksörlüğün devamın da Muhammed’in Müslüman olacağını. Kim bilir belki de Müslüman olabilmesi için bu kadar yol katedip boksörlüğe başlamıştır. Hayat mucizelerle dolu.

Muhammed, Hristiyan ve ayrımcı Amerikan sistemi içinde zirveye çıkmasını engelleyeceğini düşündüğünden Müslüman olduğunu 1964 yılında ki katıldığı şampiyonluk maçına kadar kamuoyundan gizlemiştir ve 1964 yılın da daha 22 yaşındayken S. Liston’u yenerek Dünya Şampiyonu unvanına sahip oldu. Zaferinin ardından sonra dinini değiştirdiğini ve Müslüman olduğunu açıklar ve isminin Cassius Marcellus Clay Jr.’den Muhammed Ali yaptığını herkese duyurur. 

Muhammed Ali, 1967 yılından 1970 yılına kadar olan 3 yıllık süreçte boksa ara vermek zorunda kalır.  Bu süreç içerisin de barışçıl tavırları ve “Vietnamlılar bana hiç bir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım.” gibi sözler söyleyerek savaşa karşı olduğunu gösterir. Muhammed Ali bu cümlesinden dolayı 5 yıl hapis cezasına ve 10 bin dolar para cezasına çarptırılır. Lisansı ve pasaportu da elinden alınır ve oldukça zor bir süreç içerisine girer. Ardından da iflas eder ve ailesinin desteği ve paralı düzenlenen panellerde yaptığı konuşmalarla geçimini sağlar. 1970 yılında ise temyiz davasını kazanarak yeniden boksa döner.

Muhammed Ali’nin ilk mağlubiyeti ise, 1971 yılında karşılaştığı Joe Frazier’a karşı dövüştüğü  maçtır. Uzmanlar Muhammed Ali’nin maçı kazanamamasına verdiği araya olduğunu düşündüklerini açıkladı. 

Muhammed Ali tüm bu olanlardan sonra yeniden şampiyon olmak ister. Hırsla çalışmaya devam eder ve tüm unvan maçlarına yeniden çıkmaya karar verir. 

1973 yılında Muhammed Ali için oldukça önemli gelişmeler yaşanan yıl olmuştur. Joe Frazier ile unvan maçı ile anlaşır. Joe Frazier-George Foreman eşleşmesi sonrasında Frazier nakavt olur. Muhammed Ali ilk Frazier ile maç yapar ardından da Foreman’la maç ayarlar ve iki maçı da nakavt yaparak kazanır ve yeniden gündeme oturur. Muhammed’in istediği olmuştur, tüm dünyaya daha ayakta olduğunu göstermiştir.

1974 yılında yaptığı ilk maçında L. Spinks’e yenilir. Aynı yıl içerisin de rakibini yenince Dünya Şampiyonluğunu 3 kez elde eden ilk boksör olarak adını tarihe yazdırır. Yine aynı yıl şampiyon unvanı ile boksu bırakır. 

Boksu bıraktıktan sonra Muhammed Ali Parkinson hastalığına yakalanır. Muhammed Ali hastalığı sebebi için para kazanmak umudu ile tekrardan hastalığını gizleyerek maçlara çıkar. Çıktığı 2 maçını da kaybeder. 

Muhammed Ali,  profesyonel boksör kariyeri boyunca yalnızca 5 defa yenilmiştir. Muhammed Ali, boks dünyasın da tüm şampiyonlar açısından şüphesiz tek isimdir. 

Muhammed Ali kariyeri boyunca, 37’si nakavt ile toplam 56 maç kazanmıştır. 

Muhammed Ali tartışmasız dünyanın en fazla tanınan ve sevilen insanıydı. Dünyaya “ben en büyüğüm!” dediği zaman kuşku bile duymadan herkes ona inanmıştı. 

2001 yılında da Hollywood tarafından hayatı filme alınan Muhammed Ali, Will Smith’in kendisini canlandırması ile, Ali isimli sinema filminde yeni nesil’e tanıtılmıştır.

Muhammed Ali'nin hayatını anlatan biyografik romanda 2002 yılında Kaknüs Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

 

 

Muhammed Ali’nin hayatını anlatan biyografik romanda 2002 yılında Kaknüs Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

 

 

 

 

 

Muhammed Ali’nin Evlilikleri ve Çocukları

Muhammed Ali 4 kez evlenmiştir. Evliliklerinden 7 kız 2 oğlu vardır. Muhammed’in 3. eşinden olan evliliğinden Laila da babası gibi boksör olmayı seçmiştir.

 

Muhammed Ali 4 kez evlenmiştir. Evliliklerinden 7 kız 2 oğlu vardır. Muhammed'in 3. eşinden olan evliliğinden Laila da babası gibi boksör olmayı seçmiştir.
Dünya boksunda 70’li yıllara imza atan Muhammed Ali efsanesini kızı Laila Ali sürdürüyor. Babasının izinde yürüyen ve onun stiliyle dövüşen “dişi balyoz” , her fırsatta Türkleri sevdiğini dile getiriyor.

 

Muhammed Ali’nin Hastalığı

Muhammed Ali’nin Parkinson rahatsızlığı ortaya çıkınca ve solunum yollarındaki rahatsızlık nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Fakat Muhammed Ali tedavi gördüğü hastanede hastalığa daha fazla dayanamayarak 3 Haziran 2016 tarihinde hayata gözlerini yumdu.

Peki Parkinson hastalığı tam olarak nedir? Kısaca Parkinson hastalığı hakkında bilgi edinelim.

Parkinson Hastalığı Nedir?

Parkinson hastalığı yavaş ilerleyen beyin hücreleri’nin kaybını seyreden bir nöredejeneratif beyin hastalığıdır.

Peki bu ne anlama gelir?

Normal bir insan vücudun da beynin belli bölgelerin de dopomin üreten beyin hücreleri bulunmaktadır. Bu hücreler beynin substabsiya nigra adı verilen belli bir alanın da yoğunlaşmış halde bulunurlar. Dopamin insanların akıcı ve birbiri ile uyumlu hareketler yapmalarını sağlar. 

Parkinson Hastalarında Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Semptomlar:

  • Yüz ifadesin de değişim (sabit bakma, gözleri kırpmama gibi)
  • Yürürken bir kolun savrulmaması, hareket etmemesi
  • Vücut duruşunda bükülme (kambur duruş)
  • Omuzda donma ve ağrı
  • Bir bacağın aksaması veya sürüklenmesi
  • Boyunda veya uzuvlarda uyuşma, karıncalanma, ağrı veya rahatsızlıklar
  • Seste yumuşama
  • İçinizin ürpermesi, titremesi

 

Ölümü’nün ardından yapılan yorumlar, onun şu sözlerini akıllara getirmektedir:

“BEN BOKSU ÖZLEMEYECEĞİM, BOKS BENİ ÖZLEYECEK.”

 

Muhammed Ali’nin Efsane olan Bazı sözleri

  • Risk alamayacak kadar korkak olanlar bu hayatta hiçbir şey başaramazlar.
  • Kelebek gibi uçar, arı gibi sokarım. Gözleri’nin göremediğine elleri vuramaz. 
  • Boks, birçok beyaz adamın birbirlerini dövmesini izlemeleridir.
  • Ciddi bir iş yaptığımı biliyorum. Bunu kimsenin bana izah etmesine gerek yok. Bir adamla dövüşmüyorum. Bir çoğuyla dövüşüyorum. İşte burada yıkmadıkları adam var. Benim görevim 30 milyon siyaha özgürlük getirmek.
  • İnsanlara hizmet etmek bu dünyada ödediğimiz kiradır.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here