Mucize veya Kıyamet: Yapay Zeka

0
35

Yakın tarihlerde Artificial Intelligence (AI), yani yapay zekanın sık bir şekilde gündeme geldiğine şahit olduk. Yapay zeka deyince kuşkusuz aklımıza bize günaydın diyen, elimizi sıkan, günlük işlerimizde ve hatta kişisel problemlerimizde bile bizim yanımızda olacak bir düzenek hayal ediyoruz. İyimser bir bakış açısıyla düşününce ve yapılabilecek bazı düzenlemeler ile bu senaryoya ihtimal vermek mümkün. Ancak düşünmek istemeyeceğimiz bazı senaryolarda mevcut.

İki ay kadar önce, Facebook’un yapay zeka ile yaptığı bir çalışmanın haberi gelmişti. Bob ve Alice (diyaloğu kuran yapay zeka programları), kendi aralarında yeni bir dil üreterek iletişime geçmişlerdi. Bu dilin içerisinde insan eli ile girilen İngilizce komutlar mevcuttu fakat buna nazaran tanımlanamayan komutlarda vardı. Bir anlamda, kendilerince bir dil üretmişlerdi. FAIR (Facebook AI Research), yapay zekaların kendi aralarında bu şekilde bir iletişim kaydettiklerini fark edince, sistemi tamamen kapatma kararı aldı. Ancak dikkat çekmek isterim ki, burada gözden kaçırılamayacak bir ayrıntı var. İnsanlar “insan” olmaya başlamak yolunda ilk adımı iletişim kurarak atmışlardı. Dolayısıyla fişleri çekmiş olsakta, bu düzeneğin somut bir hale gelmeye başlamak adına, ilk adımı başarıyla attığını söylemek mümkün.

İki yapay zeka arasında kısa diyaloğun İngilizceye çevrilmiş hali mevcut. Kısa ve öz bir diyalog. Buradan bir anafikir çıkartmamız gerekirse, tek başına şu cümle yetecektir. “i can i i everything else.”. Yani “Her şeyi yapabilirim.”. Ve daha da ötesinde, “you i i i i i  everthing else.”. “Sen ben her şey.”. Birazcık daha düzenlersek, “Birlikte yapabiliriz.” şeklinde bir anlama ulaşmak mümkün . Ve bugün teknolojinin vücudumuzun bile içerisine girdiğini düşünürsek, evet, her şeyi yapmaları mümkün.

Çevreyi temizlemesi için bir robot ürettiğimizi farz edelim. Ve kendisine ait bir zekası olsun. Evet, bu zekayı ona biz vereceğiz ve bizim komutlarımıza uyması gerekecek. Fakat önemli bir detayı gözden kaçırmamak gerekir, bahsi geçen yapay zeka, öğrenebilen bir zeka demektir. Elbetteki bunun süresi değişebilir ancak bu öğrenme süreci gerçekleşmeyecek demek değildir. Ürettiğimiz bu çevreci robotumuzun yerde buruşturulmuş bir kağıt gördüğü zaman onu yakarak imha ettiğini farz edelim. Bu robotun belli bir süre sonra, buruşturulmuş kağıtların değilde, buruşturulmuş kağıtların üreticisi olan varlıkları tehdit olarak görmeyeceğinin bir garantisi var mıdır? Neticede asıl kirliliğe sebep olan, o  varlıktır. Uç bir ihtimal gibi geliyorsa bu, bir de şu ihtimal üzerinde duralım. Wanna Cry, CIH gibi dünyayı kasıp kavurmuş siber saldırıların yapımcıları olan hackerların, yapay zekayı kendi istedikleri gibi programlamayacaklarını bilebilir miyiz? 

Dünyanın önde gelen bilim insanlarından Stephen Hawking: ” “Yapay zeka, kendisini geliştirmeyi sürdürebilir ve hatta kendisini yeniden biçimlendirebilir. Son derece yavaş bir biyolojik evrimle sınırlı olan insanlar, bu tür bir güçle yarışamaz.” şeklinde bir yorum yapmıştı. Aynı şekilde Elon Musk’ta:  “Yapay zeka karşımızdaki en büyük varoluşsal tehlike.” yorumundan anlaşılacağı üzere, kaygılıydı.

Stephen Hawking’in : “Yapay zeka insanlığın en büyük keşfide olabilir, son keşfide.” yorumu, bize aslında ne gibi bir risk ile karşı karşıya olduğumuzu oldukça yeterli bir şekilde özetliyor. Yapay zekayı oluşturmadan evvel onu ne için istediğimizi, üretmemiz durumunda nelerle karşılaşabileceğimizi çok daha uzun bir süre düşünmemiz gerekiyor…

 

 

 

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here