Mübahat Kütükoğlu Usûl Adlı Eseri’nin Tahlili

0
62

MÜBAHAT KÜTÜKOĞLU’NUN TARİH ARAŞTIRMALARINDA USÛL ADLI ESERİNİN TAHLİLİ

Mübahat Kütükoğlu’nun tarih araştırmalarında usûl adlı eseri beş bölümden oluşmaktadır. Eser birinci bölümde tarihin mana, konu ve faydası diye başlar ve tarihin konusu, tarifi ve faydası hakkında bilgi verir. Kütükoğlu bunu açıklarken tarihte önemli tarihçilerin tarih hakkında yazdıklarını örnekler vererek tarihi tanımlamakta ve tarihi bilmenin ne kadar önemli olduğunu bize aktarmaktadır. March Bloch, Zeki Velidi Togan ,Ariel, İbrahim kafesoğlu ve diğer önemli tarihçilerin tarih hakkındaki görüşlerinden yolla çıkarak tarihi tanımlamış konusunun insan olduğunun insanların yaptığı eylemler olduğunu yazmıştır. Tarihin telakisi ve gelişmesinde ise tarih yazılış tarzlarına göre sıralamıştır. Hikayeci tarih anlayışı; Yunan tarihçi Herodot ile başladığını eposlara dayandığını söyleyen tarihi görüşünü daha sonra öğretici (pragmatik) tarih anlayışını ele alan Thukididis bunun da geçmişten ders almayı ve ona göre geleceği planlayan tarih anlayışı olan tarih anlayışını işlemiştir. Tarihte ün yapmış olan kahramanları işlemiştir. Araştırmacı tarih anlayışında ise XIX. yy da ortaya çıkan tarih anlayışı da araştırma inceleme yolunu seçen bir tarih anlayışını ortaya atmıştır. Tarihin yararlandığı bilimleri de işleyen ve tarih araştırmalarında onlardan yararlanmak gerektiğini ileri sürmüştür. Bunlar; felsefe, sosyoloji, iktisat, antropoloji, sanat, coğrafya, paleografya, diplomatik, epigrafya, nümizmatik, sicilografya, heraldik, şecereler, kronoloji, onomastik,  diye ayırdığını dile getirmiştir.

İkinci bölümde tarihin kaynakları hakkında bilgi veren Kütükoğlu kaynakları esas olarak ikiye ayırmıştır. Birinci elden kaynak; kendi devrinde yazılan o devirde tanıklık etmiş yazılar olarak tanımlamaktadır. Yani olayın yaşandığı devirde yazılan yazılar olarak tanımlamaktır. İkinci elden kaynak olarak da tarihi olayın yaşadığı devirde yazılmayan daha sonra yazılan yazılara denir. Bu yazılar sonra dan başka bir yazara tarafından kaleme alınmıştır. Burada üstünde durulması gereken başka bir konuda kaynaklar araştırılırken birbirine karıştırılmaması gerekmektedir. Onun için de neler yapılması gerektiğini belirtmiştir. İlk başta kaynakların tasnifi yapılması gerektiğini söyleyen Kütükoğlu bunun nasıl yapılması gerektiğini söylemiştir. Kaynaklar 1. Sözlü 2. Yazılı 3. Kalıntılar olarak tasnif edilmiştir. Daha sonra bunlar açıklamıştır. Sözlü kaynaklar; tarihi şiirler, hikayeler, efsaneler, mitler, destanlar, menkıbeler, fıkralar ve atasözleri diye ayrılmıştır. Yazılı eseler olarak arşiv malzemesi, çizili arşiv malzemesi, görüntülü arşiv malzemesi, sesli arşiv malzemesi, kütüphane malzemesi, seyahatnameler diye ayrılır. Kalıntılar olarak da arkeolojik eserler, tarihi, mezar taşları, kalıntılar olarak ayrılır. Bunları daha detaylandırmış ve bunların nasıl tarihe konu olduğunu dile getirmiştir. Kaynakların tenkidinde ise dış tenkit ve içi tenkit olarak ayırmakta; dış tenkit sırasında eserin tanıtıcı unsurların tespiti eser adı, yazarı ve te’lif tarihinin tespiti, kaynağın kim tarafından yazıldığının bilinmesi açısından son derece önemlidir. Tarihi ve isimi bulunmayan bir eserin nasıl tarihinin tespit edileceğini bunu kaynakçada nasıl kullanılacağını bize tarifi yapmıştır. Kaynak tahlilinde eserin orijinalliğinin belirlenmesi, en iyi nüshasının tespiti bu tespit için kullanılması gereken yolları söylemiştir. Belgenin orijinal olmasını nasıl bilineceğini dile getirmiştir.  İç tenkit ise müellifin tenkidi ve olayların tenkidi olarak ikiye ayrılması, bu ayrım ile kaynağın ayrımının kesinlik derecesi belirlenmesin de kullanılır.

Üçüncü bölümde Kütükoğlu konunun tespit edilmesi ve sınırlarının çizilmesi ile alakalı olarak ilk şartın konunun doğru tespit edilmesi olduğunu dile getirmiştir. Konunu sınırlandırılmasının araştırma için ne kadar önemli olduğunu çünkü sınırları belli olan konu ile ilgili daha net bilgi elde edileceğini dile getirmiştir. Bunu örnekler vererek açıklamıştır. Bibliyografyanın tespiti konusunda ise ilk olarak bibliyografya tespiti konusunda ise nerden yararlanacağımızı bilmemiz lazım kitap, dergi, makale olarak bunları düzenli toplamak ve nerde hangi kütüphaneden toplamamız gerektiğini bize söylemiştir. Toplanan bu kaynakların fişlenmesi ve katalogların taranmasında ise nasıl yapmamız gerektiğini dile getirmiştir. Tarama için yapılan tarama kodlarına ve kodlarda dikkat edeceğimiz yerleri dile getirmiştir. Makale ve eserlerinin fişlenmesinde ise eserlerinin nasıl fişlenmesi gerektiğini önce yazar soyadı, yazar adı, eserin adı, yayınevi, sayfa ve basım yeri ile yapılması gerektiğini dile getirmiştir. Ayrıca bu eserlerinin çoğaltılmasında dikkat edilecek hususlarda dikkat edilmesi gereken noktaları belirtmiştir. Toplanacak arşiv belgelerinin hangi kütüphanelerde toplanması gerektiğini bu kütüphanelerin isimleri verilmiştir. Arşiv belgelerinin tespiti ve toplanması ile ilgili olarak da bilgi verilmiştir.  Tespiti ile ilgili yapılan arşiv çalışmalarının hangi kütüphanelerde ve hangi defterlerde yapılması gereken defterler olduğunu bilinmesi gerektiğini söylemiştir. Bunlar dan bazıları Cevdet ve ibnülemin tasnifi belgeleri ise sadrazam buyruldu’larını ihtiva etmektedir. Ayrıca bu toplanan eserlerini fişlenmesi ve yazıya hazırlama sürecini dile getirmiştir. Bunların kısaltmalarının nasıl yapılacağını da ve hangi kuralla göre kısaltma yapılacağını dile getirmiştir. Bir araştırma için sadece yazılı eserlerin toplanmasını yetersiz olacağını konu icabı saha çalışması yapılması gerektiğini de dile getirmiştir. Bunun için saha araştırması, sözlü malzeme toplanması, bunu toplarken nelere dikkat edilmesi gerektiğini hangi kaynakları kullanılması gerektiğin söylemiştir.

Dördüncü bölümde Kütükoğlu eserin kaleme alınması aşamasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini dile getirmiştir. Bunun için ilk olarak notların tasnifi yapılması gerektiğini bunun için ilk ayrımın bahis ile ilgili not koyma olduğun bu notların fişlerinin düzgün toplanması gerektiğini dile getirmiştir. Ayrıca toplanan bu fişlerin düzgün bir dosya içine konması ve bu dosyaların üstüne isimlerin yazılması gerektiğini dile getirmiştir. daha sonra belli bir plan yapılması ve bu plan doğrultusunda gidilmesi gerektiğini ifade edilmiştir. Daha sonra eser yazarken bibliyografilerin, siyasi-askeri- sosyal ve iktisadi konuların müessese ve teşkilatların ilk konularının ve fişlenmesinin yapılma tarzını genel tarihlerin nasıl yazılması gerektiğini dile getirmişlerdir. Bunlardan sonra artık yazma aşaması başlar. İlk olarak noktalama işaretlerine dikkat edilmesi gerektiğini dile getirir. Daha sonra ifade şekillerine ve bu ifadeler kullanılırken tekrara düşülmemesini yüklem cümlelerinin sürekli aynı bitmemesin gerektiğini imkan varsa bunları değiştirmek gerektiğini dile getirmiştir. Fikirlerde tamamlayıcı olması gerektiğini dengeli hacimli yani birinci bölüm 100 sayfa yazarken 2, bölüm 50 olmayacak şekilde dengeli dağılım yapılması gerektiğini dile getirmiştir. Metinde üstünde durulması gereken en önemli konulardan bir tanesi de dipnotların yazımı ve dipnot nereye konulacağıdır. Bunun için alıntının yapıldığı yerden hemen sonra dipnot kullanılması gerektiğidir. Dipnotlarda kullanılması gereken hususlar ve bu hususların neler olduğu, dipnot türleri bunun hangi kaynakta nasıl yapılması gerektiğini dile getirilmiştir. Ayrıca bu bölümde tek bir yazarı olan eserlerin dipnotta nasıl verilmesi gerektiğini, çift yazar olunca nasıl verilmesi gerektiğini bunların komisyon olunca nasıl verilmesi gerektiğini ayrıca dipnot akademik açıdan ne kadar önemli olduğun ifade etmiştir. son şeklinin verilmesi aşamasında ise eser yazılınca yeni ekleme yapılınca ister istemez kaymalar meydana geleceğini bunun için düzeltmelerin basım yapılıncaya kadar devam edilmesi gerektiğini dile getirilmiştir. Ayrıca bu düzeltmeler de birkaç kelime ufak tefek kelime hataları olabileceğini bunların dile getirilmesi ve düzeltilmesi gerektiğini söylemiştir. Son olarak bibliyografinin hazırlanması ve bu bibliyografyanın alınan yere göre nasıl yapılması gerektiğini söylemiştir. Ekler kısmında ise ekte çalışmamızın güvenilirliğini ve objektifliğini yapmak için sözlük, belge metni, şecereler, tablolar, grafikler, resimler, haritalar konması ve bunların düzenli bir şeklide yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Son olarak önsöz yazılması gerektiğini söylemiştir. Çünkü önsöz bir takdim yazısıdır. Burada eserin nasıl yazıldığını konunun nasıl işlendiğini, konuya kimlerin katkı yaptığını ve taktim ve teşekkür edilerek konu bitirilir.

Beşinci bölüm de eserin bitirilip artık yazımı kalmıştır. Bunun için yazarın her şey tamamlanınca artık son bir kere rahat bir kafa ile okuyup onun eksik ve hatalı taraflarını daha iyi göreceğini söylemiştir. Bunun için de sayfa düzeni, kullanılacak puntonun tespiti, tashih gibi unsurları gözden geçirilmesi, yapılan indeksi etkiyeceği için indeksi düzeltme de en sonda yapılacak işlemlerden bir tanesidir. İndeks numaralarının en baştan verilmesi bu indeksler’in hangi sıra ile verileceğinin ve sayfa numaralarını fişlere verilmesi, yazarken yazara kolaylık sağlayacağını dile getirmiştir. Bunun bilgisayarda nasıl hazırlanması gerektiğini ayrıca bu endekslerin numaralarını da nasıl verilmesi gerektiğini söylemiştir. En son olarak çeşitli türdeki eser planlarına örnekler vermiştir. Biyografik eser planlarına örnekler vermiştir. Bunu da Ahmet Cevdet paşa gibi çok yönlü bir kişiden örnek vermiştir. Eserde ayrıca Osmanlı tarihi araştırmalarında başvurulacak başlıca eserler vermiştir,  bu eserlerin nerde muhafaza edildiği dile getirilmiştir.

SONUÇ

Mübahat Kütükoğlu Tarih Araştırmalarında Usûl adlı eserinde, araştırma yapacak olan araştırmacılara yol göstermiştir.  araştırma yöntemlerinin nasıl olacağını, araştırma yaparken nelere dikkat etmemiz gerektiğini, kaynak taraması yaparken tarama yapacağımız eserleri hangi kütüphane de bulacağımızı, kaynakça ararken nelere dikkat etmemiz gerektiğini bize göstermiştir.  Kütüphane de kaynak arama ve kaynaklara ulaşma konusunda hangi yolları denememiz gerektiğini dile getirmesi bakımından önemlidir.

Eser üniversitelerde ders kitabı olarak okutulan kaynak olması babından daha da önem arz etmektedir. Yazıldığı günden bu yana araştırma konusunda bu alanda olan eksikliği kapatmış bir şaheserdir. Eser yazmak isteyen akademisyenlerin bu kaynaktan yararlanması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur.

 

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here