Modernizmin Anıtsal Mimarı: Louis Kahn

0

Modernizmin Anıtsal Mimarı: Louis Kahn

       Louis Isadore Kahn, 1901 yılında Estonya’nın Saaremaa adasında doğdu. 1905’te Yahudi ailesi Rus-Japon Savaşı’nda babasının askerliğe çağrılacağı korkusuyla ABD’ye göç etti. 15 Mayıs 1914’te Amerikan vatandaşı oldu. Müzik ve resim yeteneği onu güzel sanatlar okumaya yöneltti, böylelikle ortaöğrenimini 1912-1920 yılları arasında Philadelphia Güzel Sanatlar Akademisi’nde okudu. Pensilvanya Üniversitesi’nden 1924’te mimar olarak mezun oldu. Mezun olduktan sonra Philadelphia kenti baş mimarı John Molitor’un bürosuna girdi. Aynı zamanda master derecesini de tamamlayarak bir Avrupa turuna çıktı. Bu süreçte Carcassonne şehrine yerleşti. 1925-1926 yıllarında kentin 150. Yılı sergisi için hazırlanan tasarımlarda çalıştı ve fuarda Şef Tasarımcı olarak görev yaptı.

1933’te Philadelphia Kent Planlaması Komisyonu yöneticiliğine getirildi. 1937’de ise kendi bürosunu açtı. 1942-1943 yıllarında George Howe veOscar Stonorov ile birlikte çalıştı. Daha sonra Yale Üniversitesi’nde 10 yıl eğitim verdi ve oradan Pensilvanya Üniversitesi’ne geçti. 1951-1954 yılları arasında Philadelphia Geliştirme Dairesi danışman mimarlığını yaptı. ’daki Amerikan Akademisi ve Massachusetts Institute Of Technology mimarlık ve planlama bölümleri de öğretim üyeliği yaptığı bir başka üniversitelerdir. Moshe Safdie ve Robert Venturi ünlü öğrencileri arasında yer almaktadır. ABD’de olduğu gibi yurt dışından da Hindistan, İran, Bangladeş, İsrail gibi ülkelerden de işler aldı.


1953 yılında Amerikan Mimarlar Enstitüsü üyesi oldu. Bu süreçte çeşitli ödüller kazandı, hatta 1965’te Danimarka Mimarlar birliği onur madalyası, 1969’da Amerikan Mimarlar Enstitüsü 100. yıl altın madalyası, 1970’de New York Kesimi altın onur madalyası, 1972’de İngiliz Mimarları Krallık Enstitüsü (RIBA) altın madalyası ile ödüllendirildi. Tüm bunlara ek olarak 1959’da yapılan Uluslararası Çağdaş Mimarlık Kongreleri (CIAM) toplantısının kapanış konuşmasını da o yapmıştır.


1940’ların sonunda dikkatleri üzerinde çekmeye başlayan Kahn, tarihsel üsluplar yerine çağdaş mimarlık ilkelerini benimseyerek uygulamaya koyulmuştu.

Kahn’ın tasarımını kendi başına yürüttüğü ilk büyük yapısı Bernard S. Pincus Hastanesidir. Yapının taşıyıcıları o çağın modası olan çelik borulardan yapılmıştır. Louis Kahn bundan sonraki eserlerinde betonarme ve tuğlayı tercih etmiştir. Kahn’ın yapılarında dikkati çeken modern mimarlığı antik ögelerle birleştirerek kullanmasıdır. Aynı zamanda simetriye de bir o kadar önem verirdi. Kaliforniya’daki Salk Enstitüsü’nü merkeze bir kanalı koyarak, iki yanı eş binalardan oluşan bir yapı olarak tasarladı. Yapıya baktığımızda aslında Kahn’ın bakışımızı, görüşümüzü kanalının sonundaki denize ince bir çizgiyle nasıl çevirdiğini görürüz. Bir nevi görüşsel dengeyi sağlamaya çalışmıştır.

Bir başka dikkatleri üzerine çeken nokta ise yapıtlarındaki görkem duygusudur. Yerinde saymamış, döneme kendini kaptırmamış sürekli farklı materyaller kullanmaya çalışarak mimarisinde duygusal ögelerden de yararlanmıştır. Bir keresinde öğrencilerine kilin kullanılabilecek tüm farklı yollarını düşünmelerini söylemiştir. En önemlisi de öğrencilerine malzemeye ne önereceğini sormalarını söylemiştir.

Esherick evinde yaptığı gibi beton ve meşe gibi umulmadık malzemeleri uyum içinde bir araya getirmeyi çok iyi başarıyordu. Kahn ‘anıtsal bir mimar’ olarak tanımlanmaktadır. Her ne kadar o dönemde anıt ve modern zıt kabul edilse dahi o bu iki fikri bir arada tutmayı, kullanmayı başarmıştır. Roma gezisi sonrası “Sonunda anlıyorum ki, İtalyan mimarisi geleceğin esin kaynağı eserleri olmayı sürdürecektir… Bunu bu şekilde görmeyenler tekrar bakmalıdırlar. Bizim ufak tefek işlerimiz onlarla karşılaştırıldığında çok küçük kalır.” notunu yazmıştır. Forth Worth, Teksas’taki Kimbell Sanatları Müzesi’nde kullandığı mermerde Kahn’ın antik yapılara olan hayranlığının bir göstergesidir diyebiliriz.


1974’te vefat ettiğinde Amerika’nın en ünlü mimarıydı. Kahn’ın öğrencilerine ve gelecek nesillere bıraktığı eserlerin her parçasında ayrı bir tutku ve özgünlük var. Halen ününü korumakta ve halen idol alınmaktadır.
2003 yılında oğlu Nathaniel Kahn babası hakkında Oscar’a aday gösterilen Benim Mimarım: Bir Oğulun Yolculuğu ( My Architect: A Son’s Journey) adlı Kahn hakkında onu tanıyanlar ile konuşarak kısa bilgiler veren biyografik bir belgesel yayınladı. Buradan Nathaniel Kahn’ın ‘mimarım’ projesi hakkındaki konuşmasına ulaşabilirsiniz.

Önemli Eserleri:
Yale Üniversitesi Sanat Galerisi New Haven, Connecticut (1951-1953)
Richards Tıbbi Araştırma Laboratuvarı, Pensilvanya Üniversitesi (1957-1965)
Jonas Salk Enstitüsü, La Jolla, Kaliforniya
Philips Exeter Akademisi Kütüphanesi, Exeter New Hampshire(1965-1972)
Jatiyo Sangshad Bhaban (Milli Meclis Binası) Dhaka, Bangladeş (1962-1974)
Kimbell Sana Müzesi, Fort Worth, Texas (1967-1972)
Yale İngiliz Sanatı Merkezi, New Haven, Connecticut (1969-1974)
Hindistan İşletme Enstitüsü, Ahmedabad Hindistan

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here