Mithat Paşa-Sahte Kahraman İlk İhanet

0

Mithat Paşa (18 Ekim 1822-8 Mayıs 1884 )

Kendisi düzmece tarih kitaplarının uydurduğu sahte kahramanlardan bir tanesidir. Ancak ihanetlerinin etkisine bakacak olursak yakın tarihimizin en büyük hainlerinden en önemlilerinden olduğunu söylemek kesin ve net olarak yanlış olmayacaktır. Mithat Paşa reformcu, aydın, ilim irfan sahibi biri olarak anlatılır öğretilir belgelerle desteklenemeyen kaynaklarda. Mithat Paşa yakın tarihimizin en gizli kalmış tarafı veya en iyi gizlenmiş tarafında ihanetleriyle karşımıza çıkmaktadır.Osmanlı Devletini içeriden yıkmaya çalışan kripto şebekelerin elebaşısıdır desek abartmış olmayız biraz açalım isterseniz…

 

Gerçek adı Ahmet Şefik olan Mithat Paşa Osmanlı idaresine sızmış olan ilk mason devlet adamı olarak bilinen Mustafa Reşit Paşa’nın himayesinde yavaş yavaş devlet kademelerine yerleşmiş bazı alt kademe görevlerde bulunmuştur. O dönemlerde sıradan bir devlet adamı olan Mithat Paşa emir aldığı esas liderlerinin kendisini yükseltmek için kurduğu tezgah sayesinde bir anda Sultan Abdülmecid’in dikkatini çekmeyi başarmıştır. Biraz detaylandıralım;

O dönemde Sultan Abdülmecid’i devirmek için rumeli bölgesinde yahudi teba kullanılarak bir ayaklanma tertiplenmişti. Bu ayaklanmayı bastırmak üzere Mustafa Reşit Paşa’nın telkinleriyle göreve uygun görülmüş ve nihayetinde zaten kendi tertipledikleri isyanı kolayca bastırmış ve hanedan tarafından vezirlikle ödüllendirilmişti 1861 yılında. Birkaç eyaleti yönetmiş belli bir mertebeye erişmiştir. Kendisi bu görevlerden önce avrupa ülkelerinde gizli toplantılara katılmış ve daha sonra gerçekleşmesini sağlayacağı 31 mart vakasını tezgahlamıştır. 1889 yılında yayımlanan Edvaro Drumont’un Le France Juwe adlı eserinin 113. Sayfasında Macar bir hahamın oğlu olarak dünyaya geldiği gerçeği yazmaktadır ki zaten kendisi islamî konularda pek bilgili sayılmazdı. Tuna ve Bağdat valiliklerinde bulunduğu dönemde yaptığı işler Avrupa da alkışlanmış bilhassa en büyük düşmanımız olan İngilizler’in övgülerine mashar olmuş verdiği yanlış kararlar neticesinde 2 yıl gibi kısa bir sürede görevinden azlettirilmiştir. Bu meselenin etkisiyle tam bir padişah düşmanı kesilmiş kendisi gibi bir Yahudi olan Simon Deutch’un emirlerini uygulayarak Osmanlı Devletinin bekası için tehlikeli faaliyetlerine hız vermiştir.

Yalnızda değildir her akşam konağında hazırlattığı içki sofrasının değişmez iki adamı Namık Kemal ki kendisi bir Hristiyandır. Oğlunu da Avrupa’ya götürmek orada ikametini sağlamak istemiştir ancak başarılı olamamıştır. Ziya Paşa  ve birkaç arkadaşıyla birlikte Osmanlının sonunun geldiğini artık olmaması gerektiğini konuşarak bu fikirler üzerine sinsice stratejiler belirlemişlerdir. Ellerinde olan bazı medya gruplarını  ( birkaç dergi ve birkaç mecmua) kullanarak kendisi adına methiyeler yazdırmış yeni Osmanlıcılık akımının reklam yüzü olmuş ve kısa süre içerisinde Sultan Abdülaziz tarafından sadrazamlık görevine getirilmiştir. Ancak bu görevde 2,5 ay kalabilmiş beceriksizliği yüzünden tekrar azledilmiştir. O dönemde Fuat Avni Paşayla anlaşarak Sultan Abdülaziz’e suikast tertiplemiş ve bunu uygulamış sultanı boğarak katletmiş ardından iki bileğini keserek intihar süsü vermeye çalışmıştır. Bu olay belli süre sonunda tahta çıkan Sultan Abdülhamit tarafından yapılan tahkikat neticesinde ortaya çıkmış ve mahkeme kurulmasına karar verilmiştir. Bundan haberdar olan Mithat Paşa ilk olarak İngiliz konsolosluğunun yolunu tutmuş ordan kendisine arka sağlayamayınca Fransız konsolosluğunu kendisini saklamaları için talepte bulunmuştur. Ancak Abdülhamit’in hafiye teşkilatı bunlardan anında haberdar olmuş ve Fransız konsolosluğun’dan Mithat Paşa’nın iadesini talep etmişlerdir. Bu konu hakkında padişah mevcut suçunun bu yaptığı hareketten daha aşağılık bir hareket olduğunu söyleyerek affının mümkün olmadığını söylemiştir. Mahkemece delille sabit olarak Sultan Abdülaziz’in katledilmesi olayının suçlusu olduğu anlaşılmış hakkında idam kararı verilmiştir. Ancak Sultan Abdülhamit Han önce cezayı hapse çevirmiş kısa süre sonra ise sürgüne göndermeye karar vermiştir.

Mithat Paşa’nın ihanetleri bunlarla sınırlı değildir bağdat valisi olduğu dönemlerde Arap Krallığı gibi uydurma bir ütopya yayarak Araplar’ın Milliyetçilik duygularıyla Osmanlıya ihanet etmesi amacıyla fitne tohumları ekmiştir. Osmanlı meclisini kurmuş ve başbakanlığını yaptığı dönemde padişaha baskı yaparak 93 Harbi diye bilinen Osmanlı-Rus savaşına yardakçılık yapmış bu beceriksiz tutumuyla zaten zayıf düşen devletin ingilizlere kıbrısı kaptırmasına sebep olmuştur haliyle görevden alınmış bu yüzden meclis dağıtılmıştır.

Avrupa’da adına methiyeler yazılan Mithat Paşa esasen bir haindir. Onu öven zihniyet bugün batılı olmayı modern olmak zanneden ahlaki gelenek göreneklerimizi geri kafalılık olarak gören zihniyettir.. Mithat Paşa günümüzde bir kısım insanın ağzından düşürmediği Aydın İnsan safsatasının ilk örneklerindendir. Avrupalı olmayı çağdaş olmak zanneden batı taklitçisi kendisine göre aydın olan cahil zihniyetin atasıdır. Kendisine aydın diyen insan diğer insanları ötekileştirmiş olur ki bunun adı sınıf ayrımıdır. Ortaçağın karanlık Avrupası’nın içi boş söylemlerini 21. Yüzyılda çağın ilerisinde bir anlamda söyleyenler cehaletin bedene bürünmüş halleridir. Mithat Paşa hakkında bu kadar sivri konuşmuşken fikrimize göre değil bilgilerimize belgelerimize göre konuştuğumuzu anlamanız açısından kaynak verelim….

Darbelerin Anatomisi- Yılmaz Öztuna

Le France Juwe- Edvaro Drumont

Osmanlı Kronolojisi- İsmail Hami Danişment

Mirat-ı Hayret- Ahmet Mithat Efendi


 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here