Mısır’ın Bağımsızlığı ve Mısır Uygarlıkları

0

-BİRİNCİ BÖLÜM / MISIR  UYGARLIKLARI VE MISIR’IN BAĞIMSIZLIĞI-

 

 1922 – Mısır, Birleşik Krallık’tan Bağımsızlığını İlan Etti

Mısır Sultanlığı 28 Şubat 1922’de Birleşik Krallık’tan tek taraflı bağımsızlığını ilan etti. Bağımsızlığı ilan ettikten sonra başa Ahmed Fuad Paşa, yani 1.Fuad kral olarak tahta geçti. 1517 yılında Osmanlı İmparatorluğunun idaresinde olan Mısır, 1798-1801 yıllarında Fransızların işgaline uğramıştır daha sonra 1882’de de İngiltere tarafından işgal edilerek, bu ülkenin fili himayesi altına girmiştir. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla,  fiili himaye resmi statü kazanmıştır. Daha sonra 1922 yılında Kral Fuad ülkenin bağımsızlığını ilan etmiştir. Kralın yürütme yetkilerini belirleyerek  iki meclisli bir yasama organı oluşturan ve Mısır’ı bir meşruti monarşi durumuna getiren yeni anayasa Nisan 1923’te  yürürlüğe girdi.

Erkeklere sınırlı olmak üzere genel oy hakkı tanındı. Mısır ne kadar bağımsızlığını ilan etmiş olsa da hala Birleşik Krallığın biraz emrinde idi. Halk desteği zayıf olan Kral Fuad, Vafd Partisinin ve İngiltere arasındaki çekişmeden yararlanarak konumunu korumak istiyordu. Fakat partinin İngiliz egemenliğine son vermek  ve aynı zamanda kralla uzlaşarak iktidarı ele geçirme peşindeydi. Halkın gerçek temsilcisi olan bir partidir. 1922’den 1936 yılına kadar gerek başbakanlığa gelen bakanlar olsun gerek parti gerekse yeni ayarlanan anayasa ve kanunlar hep çekişmeli geçmiştir. Hatta Mısır halkı bir sene parti seçmemiş ve kararnameyle ülke yönetilmiştir. Mayıs 1936 yılında Kral Fuad ölmüş ve yerine oğlu Faruk geçmiştir.

Üçüncü kez Başbakanlığa seçilen Nahhas, İngilizlere karşı savunma ve ittifak antlaşması imzaladı. Daha sonra olumsuzluklar bitmemiştir, Başbakan Nahhas yerinden uzaklaştırılmış, İngilizlerin Krala baskısıyla geri alınmıştır tabi bu süreçte ikinci dünya savaşı olmuş daha sonra  Japonya ve Almanlara karşı 1945’te  Mısır savaş açmıştır. Savaş sonrasında İngiliz birliklerin geri çekilmesini ve Sudan’daki İngiliz denetiminin sona ermesi sağlamaya yönelik milliyetçi talepler, 1936 tarihli antlaşmanın gözden geçirilmesini gündeme getirdi. Mısır hükümetlerinin, büyük bir ilgi odağı haline gelen antlaşmayı değiştirmek için İngilizlerle yürüttüğü görüşmeler, Sudan meselesi yüzünden bir çözüme varmamıştır. Siyasi iktidarsızlık çoğalmıştır ve Sudan ile ilgili antlaşmayı bozarak, antlaşmaya bir çözüm getiremeyen Mısır tam bir siyaset bunalımına girdi. Daha sonrasında 1952 yılında halkın krala darbe yapmasıyla krallık bitmiş ve Mısır özgürlüğünü ilan etmiştir. 

MISIR NERESİDİR ?  YEDİ BİN YILLIK GEÇMİŞİYLE MISIR

Gelelim pramitleriyle ve büyük heykelleriyle ünlü ülke Mısır’a. Mısır nasıl bir yer ve Mısır nerede? Mısır’ı büyülü kılan nedenler ne?

♣ Mısır’ın tam adı Mısır Arap Cumhuriyeti’dir. ( Cumhuriyet Mısr el-Arabiyye )

♣  Başkenti’i Kahire’dir.

♣  Cumhuriyetle yönetilen bir ülkedir.

♣ Halkın çoğu Müslüman Araplardan oluşmaktadır.

♣  Ülkenin Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi’dir.

♣ Başbakanı ise İbrahim Mehlab’tır.

♣ Mısır’ın yasama organı Mısır Halk Meclisi’dir.

♣ Kuzey Afrika’nın nüfusu en geniş olan ülkesidir.

♣  Nüfusun büyük bir kısmı Nil Nehri kıyısındadır.

♣  Akdeniz ve Kızıl Deniz’e kıyısı bulunan Mısır’ın, batısında Libya, güneyinde ise Sudan yer almaktadır.

♣  Mısır’dan geçen Nil Nehri sularını Akdeniz’e boşaltmaktadır.

♣  Asya kıtasın da yer alan Sina Yarımadası üzerinden Filistin ve İsrail ile komşudur.

♣  Orta Doğu’da bulunan bir ülkedir.

  Ülke  1.010.000 kilometre kare  kapsayan bir toprak parçasına  ve 2012 yılının tahminlerine göre 90 milyon nüfusa sahiptir.

♣ Mısır’ın yedi bin yıllık bir geçmişi vardır. İlk medeniyetten bu yana bir sürü yönetim, ülke ve medeniyet gelip geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğunun bir vilayeti olmuştur. 1922’de bağımsızlığını ilan etmiş ve 1953’te ise Cumhuriyetini ilan etmiştir. Uluslararası alanda çoklu ilişkileri vardır. İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği ve Asya Birliğine üye olmakla beraber hem doğu hem de batı ülkeleri ile dengeli ilişki içindedir.

Bir dönem Mısır’ı yönetmiş yedi bin yıllık tarihi içerisinde yer alan ülkeler ve imparatorluklar;

♣  Mısır İmparatorluğu

♣  Hanedanlar Öncesi Dönem ( M.Ö. 3150’den önce )

♣  Firavunlar Dönemi

♣   Erken Hanedanlar Dönemi ( M.Ö. 3032 / M.Ö. 2707 )

♣  Eski Krallık ( M.Ö. 2216 )

♣ Birinci Ara Dönem ( M.Ö. 2216 / M.Ö. 2025 ) 

♣  Orta Krallık (  M.Ö. 2010 / M.Ö. M.Ö. 1793 )

♣  İkinci Ara Dönem ( M.Ö. 1648 / M.Ö. 1550 )

♣  Yeni Krallık ( M.Ö. 1531 / M.Ö. 1075 )

♣ Üçüncü Ara Dönem ( M.Ö. 1075 / M.Ö. 652 )

♣  Geç Dönem ( M.Ö. 652 / M.Ö. 332 )

♣  Yunan Roma Dönemi (  M.Ö. 332 / M.Ö. 395 )

♣ Bizans Dönemi ( 395 / 638 )

♣  İlk İslam Zamanı ( 640 / 868 )

♣  Tolunoğulları ( 868 / 905 )

♣  Abbasiler ( 905 / 935 )

♣  Akşitler ( 935 / 969 )

♣  Fatımiler Devleti ( 969 / 1171 )

♣  Eyyubiler Devleti ( 1171 / 1250 )

♣  Memlük Devleti ( 1250 / 1517 ) 

♣  Osmanlı Devleti ( 1517 / 1805 )

♣  Mısır Napolyon Çıkarması ( 1798 / 1802 )

♣  Mehmet Ali Paşa Hanedanı ( 1805 / 1882 )

♣  İngiliz Egemenliği 1882 / 15 Mart 1922 )

♣  Mısır Krallığı  ( 19 Nisan 1922 / Temmuz 1952 )

♣  Mısır Cumhuriyeti ( 18 Haziran 1953 / 1 Şubat 1958 )

♣  Birleşik Arap Cumhuriyeti ( 1 Şubat 1958 / 2 Eylül 1971 )

MISIR’I GÜZEL KILAN NEDENLER NELER ? GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER NERELER ?

♥ PRAMİTLER ve İLGİNÇ ÖZELLİKLERİ 

Mısır’ı ilginç kılan yönleri başta Nil Nehri olmak üzere içinde barındırdığı Firavunların yaptırdığı veya onlar için yapılan büyük dağdan, kayadan, taştan oyulan ve yapılan mezarlar ve anıtlardır. Dünyada eşi ve benzeri olmayan muazzam yapıtların olduğu yer Mısır. 

İlginç ve devasa olan pramitlerin nasıl ve kimler tarafından yapılmış olduğu halen bilinmemekte ve gizemini korumaktadır. Çoğu kişi uzaylıların yaptığı inancında olsa da bu bilgi yanlıştır, doğrusu ise köleler tarafından ağır şartlar da yapıldığı bilinmektedir. Tahmin edilmektedir desem daha doğru olur. Günümüzde böyle yapılar bulunmamaktadır ve yapılamamaktadır. Yapan mühendislerin öldürüldüğü söyleniyor. Pramitlerin anlamı ise; Mısır firevunlarının anıt-mezarlarına verilen addır.

Bu şaheserlerin ilginç yönleri ise şunlardır;

⇒  İçine konulan kirli su birkaç gün içinde temizlenmiş olur, 

⇒ İçine konulan bir süt birkaç sonra yoğurt olur,

⇒ Pramitlerin içine konulan yemek ve yemek artıkları bir kaç gün içinde mumyalaşır,

⇒ İçinde bitkilerin daha hızlı büyüdüğü söyleniyor ve vücuttaki yaralar pramit içinde daha çabuk iyileşmektedir. 

⇒ Pramitler her biri 20 ton ağırlıkta olan taşlardan yapılmıştır.

⇒ Mumyalar da radyo aktif madde bulunduğundan, onları bulan ilk on iki  bilim adamı kanserden ölmüştür.

⇒ Pramitlerin içerisinde ultra sount, radar, sonar gibi cihazlar çalışmaz.

⇒ Pramitlerin içi yazın soğuk, kışın sıcak olmaktadır.

⇒ İlginç bir şekilde dünyaya  uzaydan bakıldığında pramitlerin dünyanın tam merkezinde olduğu görülüyormuş.


HİYEROGLİFLER

Gizemli ve çözülmesi zor yazılar. Uzun süre çözülemese de elbet biri çözmüş. Tarihteki en garip yazı diye biliriz.

⇒ Eski Mısır yazısıdır.

⇒ Bir çok nesnenin resmi olduğundan rahatlıkla ayırt edilebilen 700’den fazla işaretten oluşmuştur.

⇒ Her bir işaret gerek özel bir nesneyi, gerek bir sesi anlatmaktadır.

⇒ Hiyeroglif yazı soldan sağa ya da aşağıdan yukarıya yazılabilir. Hayvanların ya da insanların yüzleri sola dönükse soldan okunur, sağa dönükse sağdan okunurdu.

⇒ Eski Mısırlılar, Hititler, Maya ve Aztekler Hiyeroglif yazısını kullanırdı.

⇒  Hiyeroglif yazısı çeşitli yaratık, eşya ve eşyalarla ilgili düşünceleri temsil eden ilkel resim ve işaretlerden meydana gelir.

⇒ Milattan önce 4000 yıllarından Milattan sonra 4. yüzyıla kadar Mısır’da aritmetik, astronomi, geometri ve kısmen de teoloji ( ilahiyat) sahasında bu yazı kullanıldı.

⇒ Karmaşık bir yazıdır. Metinlerde, aynı cümle ve kelimede sembolik, figüratif (estetik) ve fonetik ( ses, telaffuz) sistemler mevcuttur. İdeografik (fikir ve kelimeleri sembolize eden), slabik (heceyi sembolize eden) ve sessizlerden meydana gelmesi, okunması zor olduğundan Hiyeroglif yazısını yüzyılarca çözmek mümkün olmamış.

⇒ Karmaşık bir sisteme dayanan Hiyeroglif  19.yüzyıla kadar okunup, anlaşılamamıştır. Ancak ilk defa 1822 yılında Fransız dilcisi  Champollion tarafından okunabildi.

⇒ Önceleri büyük taşlara yazılan hiyeroglif aynı zamanda küçük ya da orta boydaki taşlara da kazınıyordu, daha sonrasında taşlara kazımak zor geldiği için sıkıştırılmış kamış tabakaya  yazmaya başladılar. Yani papirüs  dediğimiz kağıdı ortaya  çıkararak yazıda yeni bir çağ başlatmışlardır, ucunu sivrilttikleri kamşıda boyalara daldırıp üstüne yazı yazdılar. Bu akım halkın yazı yazmasına da imkan sağladı. Böylece yeni bir yazı türü ortaya çıktı.

⇒ Bu yazıya da “hiyeratik” yazı adını verdiler. Bu yazı zamanla sadeleşerek değişti ve yeni adı “demotik” oldu.

⇒ Hiyeroglif ‘in açılımı ise; “kutsal oyma” dır.

⇒ İçinde üç dili barındırmaktaydı Hiyeroglifler, bu yüzden çözmesi de epey zordu. Bu diller ; Hitit, Yunan ve latincedir.


NİL NEHRİ 

♠ Arapça da “nii” ve Eski Mısırda “iteru” yani “büyük nehir” anlamına gelmektedir.

♠  Değişen karma rejimli akarsulardandır.

♠  ” Bahr-el Nil adını almıştır.

♠ Afrika’nın doğusunda güneyden kuzeye doğru  akar.

♠  Kollarından Kagera ile 6.600 km uzunluğundadır. Missisipi-Missouri’den sonra dünyadaki üçüncü büyük nehirdir. 

♠ Aynı zamanda dünyanın havzası en geniş akarsularından birisidir. Havzası, 2.800.000  km olmak üzere 2 havzası vardır.

♠ Nil Nehri’nin geçtiği ülkelere hayat verdiği söylenir. Ayrıca ilginç bir şekilde çevresinde bir sistem oluşturulmuştur, güneşin doğduğu yer yani sağ kısmına şehir ve tapınaklar, battığı yer yani sol kısmına ise mezarlık yapılmıştır.

♠ Afrika kıtasının onda birini kaplar.

♠ Güneyden Kuzeye doğru akmaktadır ve üç ana kolu vardır. Beyaz Nil Nehri, Mavi Nil Nehri ve Atbera Nehri. Nehrin en uzaktaki kaynağı Burundi’deki Doğu Afrika Göller Bölgesi’ndeki Kagera Nehri olarak doğar ve Tanzanya, Ruanda ve Uganda sınırlarını oluşturarak  Victoria Gölü’ne katılır.

♠ Nil Nehri Mısırlılar için bir tanrıdan farksızdı, onlara verimli topraklar sağlıyordu. Ayrıca Nil Nehri’nin  Temmuzun başı / Haziranın sonunda taşmasıyla ve de Ekim/ Kasım aylarında beraberinde getirdiği kırmızı- verimli toprak örtüsünü bırakıp yatağına çekilen Nil Nehri bu hareketleriyle her yıl tekrarlamasından ötürü Mısırlılar tarafından matematiğin ve daha bir çok bilimin gelişmesini sağladı.

♠ Tarımsal faaliyetlerinin yanında taşımacılık ve balıkçılıkta yapmaktadırlar.


EBU SİMBEL

⇒ Ebu Arapça da “baba” anlamına gelmektedir. Ebu Simbel ise ” Sümbül’ün Babası” anlamına gelmektedir.

⇒ Güney Mısır’dadır. 

⇒ Eski Mısır firavunu II. Ramses tarafından yapılan en önemli tapınaklardan biridir. 

⇒ II. Ramses bu tapınağı düşmanlarına gücünü göstermek ve çok sevdiği karısı Nefertari’ye aşkını göstermek için yaptırmıştır.

⇒  Bu tapınak dağın içini oyularak ve tam 20 yılda yapılmıştır.

⇒  Yapılan tapınak 1970 yılında sulara yakın olduğundan ve suların taşma ihtimaline karşı olduğu yerden taşınmıştır. Taşırken tapınağa zarar vermemek için bir cerraha danışılıp, dikkatli bir şekilde kesilip tekrar birleştirilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 


KARNAK TAPINAĞI

♥ Mısır’da ki bir köyün ismidir aslında.

♥ Luksor’un kuzeyinde yer alan bu köy hem turizm hemde bilim tarafından oldukça rağbet görmektedir.

♥ Aslında Karnak diyerek tapınaktan kastedilse de tapınak köyü içinde barındırmaktadır. 

♥ İnşası 2000 yıldan fazla sürmüş ve her firavun kendi döneminde kendine ait sütunlar yaptırmıştır.

♥ Süsleme – kabartma sanatından çok kazıma ile yapılmıştır.

♥ Karnak Tapınağında toplamda 134 sütun, 8000 adak taşı, 450 heykel ve 10’a yakın sfenks vardır.

♥ UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almaktadır.

♥ Açık hava müzesi olarak kabul edilmiştir.

♥ Aynı zamanda  Mısır tarihi ve mitolojisi hakkında birçok bilgi vermektedir.


DENDARAH TAPINAĞI KOMPLEKSİ  ( Temple of Hathor at Dendera ) 

♦ Mısırdaki en iyi korunmuş tapınaklardan birisidir.

♦ Bu tapınağın kapladığı alan 40.000 metrekareyi kaplar ve etrafı iri çamur tuğlasıyla bir duvar olarak çevrilidir.

İçindeki Tapınaklar sırasıyla;

♦ Hathor Tapınağı (Ana Tapınak)

♦ Isis’in Doğuş Tapınağı

♦ Kutsal Göl

♦ Sanatoryum

♦ Nectanebo II Mammisi

♦ Hristiyan Bazilikası

♦ Roman Mammisi

♦ Barque Tapınağı

♦ Domitian ve Trajan ağ geçitleri

♦ Roma Köşk

♦ Bu yapı Firavun Pepi I tarafından M.Ö. 2250 yıllarında inşa edilmiştir.


BÜYÜK SFENKS – GİZA VE GİZEMİ

Gel gelelim o güzelim ve devasa yapısıyla sfenkse, içindeki gizem ve sırlarıyla nedir bu sfenks? 

♦ Giza pramitlerini koruyan bir sfenks olduğu söylenir. Kadın başlı aslan vücutlu bir yapıttır.

♦ 18. yüzyılın başlarında sadece kafası ve omuzları gözüken sfenks, ilk önce Napolyon ve askerleri tarafından keşfedilmiştir.

♦ Altında büyük bir kütüphane olduğu belirtiliyor ve geçitler olduğundan da bahsediliyor. Zamanla tüm vücudu dışarıya çıkarılmış olan Sfenks’in bir zamanlar ayaklarındaki mabet kapılarının açık olduğu daha sonralarından kapandığı ve girilmesi tehlikeli olduğu söylenmektedir.

♦ 7.3 metre uzunluğunda ve 19.8 yüksekliğindedir.

♦ Güneşin doğduğu yöne bakmaktadır.

♦ Büyük sırları içinde barındırdığı ve açıldığında ise insanlığı etkileyeceği ön görülüyor. Giza’da ki bu büyük sfenksin üzerindeki resimlerle anlatılan mesajların okunduğunu ancak tufan veya buna benzer bir sel baskını yüzünden içinde sırrı açığa çıkaracak gizemli mesajın silindiği söylenmektedir.


 MISIR VE MISIRDA HÜKÜM SÜRMÜŞ UYGARLIKLAR 

Gelmiş geçmiş Mısır’a hakimiyet kurmuş tüm uygarlıkları aşağıda inceleyebilirsiniz.

ANTİK MISIR DÖNEMİ

♣ Antik Çağ’da ki en büyük medeniyetlerdendir.

♣ Milattan Önce 3.050 yılları civarında kuruluşundan önce “Aşağı Mısır” ve “Yukarı Mısır” olmak üzere iki ayrılmış durumdaydı.

♣ Uygarlık, Milattan Önce 3.150 yıllarında firavunların başa gelmesiyle ikiye ayrılan Mısır 3 bin yıl kadar bir arada yaşamıştır.

♣  İlk baş gelişme çağına giden Mısır daha sonrasında gerileme çağına geçerek vede son dönemlerde dış güçlerin açtığı savaşlarda yenilerek uygarlığın sonuna gelmiştir. Roma İmparatorluğu tarafından istila edilen Mısır, firavun dönemine son verilmiştir.

♣ Roma İmparatorluğu M.Ö. 31 yılında istila etmiştir ve kendi eyaleti haline getirmiştir Mısır’ı.

♣ Mısır hakkında ilginç bir bilgi daha. Antik Mısır da hem erkek hem de kadınlar makyaj yaparlardı. Eğer bir erkek kadına tecavüz ettiyse erkeklik organı, eğer bir kadın erkeği baştan çıkarttıysa burnu kesiliyordu. Zengin kesim saçlarını  kadın/erkek kazıtıyor , fakir kısım ise saçlarını ya uzatıyor ya da domuz kuyruğu takıyordu. Çocuklar erkek veya kız gözetmeksizin 12 yaşlarına kadar elbise giymiyorlardı.

♣  Günlük besinleri ise ekmek ve biradır.


HANEDANLIK ÖNCESİ DÖNEM

♣ Bu dönemdeki Mısır topluluğu merkezi bir yönetim kuramamışlardır.

♣ İlk siyasi birlik adına ilk gelişme ise Yukarı Mısır’ın kuzeyinde yer alan Hierakonpolis merkezli oldu.

♣ Bu toplulukta avlanma yaygındı ve aynı zamanda hayvanları evcilleştirmek bu dönemde başlamıştır.

♣ M.Ö. 5.500 yıllarında Nil Nehri kıyısında yaşayan insanlar tarımcılık işiyle uğraşıyorlardı. Hayvan yetiştiriciliği, özgün çömlekçilik, boncuk, tarak, bilezik  gibi kişisel eşyalar yapımında kendini gösteren ve geliştiren bir toplumdu.

♣ En çok kendilerinde geliştirdikleri kültür ise Badari Kültürü, yüksek kalitede çömlekçilik, taştan aletleri ve bakır kullanımıyla bilinmektedir.

♣ Kuzey Mısır’da Badari Kültürünü, bir dizi teknolojik gelişme sağlayan Armatyan ve Gerzyan kültürleri izledi.


HİERAKONPOLİS

♣ Bu topluluk diğer Mısır topluluklarına göre daha öndeydiler. Dikdörtgen planlı evler yapıyor, seramik üretiyor ve küçük hacimli değiş-tokuş ticareti yapıyorlardı.

♣  M.Ö. 3500 yıllarında iklim değişikliklerinden ötürü Nil Nehri’nin taşkınlarına maruz kalan bölgelere  inmek zorunda kaldılar. Hierakonpolis’i terk etmeyenler ise zengin kısımdı. Bu elit sınıf göç eden kısımları örgütleyip sel sularına karşı projeler geliştirdiler. Yani sulu tarım projesini keşfetmiş oldular.

♣ M.Ö. 3000 yıllarında aşağı ve yukarı Mısır’ın birleşmesiyle sona ermiştir.


HANEDANLAR DÖNEMİ ( M.Ö. 3.200 )

♣ Mısır’ın tarihini ilk kez Mısırlı tarihçi ve rahip Manetho tarafından yazılmıştır. 

♣ Mısır Hanedanlık tarihini ve uzun firavunlar dizisini  Menes’ten başlayarak kendi zamanına kadar 30 bölüme ayırmıştır. 

♣ Bu hanedanlık dizisi bugün hala kullanılmaktadır.

♣  Verimli alanları vardır ve iyi bir iş gücü sağladılar.

♣ O zamanın firavunları tarafından geliştirilen krallığın güçlü kurumları, arazi, iş gücü ve kaynaklar üzerinde siyasal otoriteyi meşru kılmaya hizmet etti. 

♣ Siyasi otoritenin güçlü kurumlarca meşrulaştırılması, Mısır’ın ayakta ve bir arada kalabilmesi için önemliydi.


 ESKİ KRALLIK DÖNEMİ ( M.Ö. 2686-2181 )

♠ Dönemin en ünlü kralı 3. Hanedan’ın 2. Kralı olan Zoser’dir.

♠  Başkenti Memphis’tir.

♠  Memphis kenti yakınındaki Sakkara’da  Mısır’ın ilk pramidini, Basamaklı Pramid’i inşa ettirmiştir.

♠  Bu pramidin mimarı Zoser’in veziri İmhotep’tir. Bu kraldan gelen sonraki krallar ise pramid yaptırmaya devam etmişlerdir.

♠  Mimarideki, sanattaki ve teknolojideki gelişmeler Eski Krallıkta başladı.

♠  İyi gelişmiş merkezi otorite ve tarımsal verimlilik artışı olanaklı hale geldi.

♠ Firavunların kendileri için yaptırdıkları tapınaklar, pramitler ve kompleksler beş yüz yıl içinde parasal kaynakalrı bakımından yavaş yavaş onları tüketiyordu ve uzun bir süre giderleri finanse edemeyerek  otoritelerini kaybettiler. Firavun gücü azalırken nomark olarak bilinen oranın valileri firavunlara meydan okumaya ve baş kaldırmaya başladılar. Bu olay araya giren kuraklık ve yoksullukla birleşince araya çalkantılı bir dönem girdi.

BİRİNCİ ARA DÖNEM  ( M.Ö. 2181-1991 )

♠ Eski Krallığın sonunda merkezi yönetimin çökmesinin ardından yönetim, Mısır’ın ekonomisini artık destekliyemedi ve artık tutunamadı.

♠  Ülkedeki küçük çaplı yoksulluklar ve çatışmalar ülkeyi küçük çaplı bir savaşa itti.

♠ Daha sonra bağımsız bir ülkede kendini geliştiren ve taşrada varlıklı hale getiren bir zaman oldu. Herkes sınıf sınıf ayrılıyordu, bunu da yaptırdıkları görkemli mezarlardan anlıyorlardı.

♠  Yazıcılar, dönemin özgünlüğünü ve iyimserliğini yansıtan yazım stilleri geliştirdiler.

♠ Firavuna bağlı kalmayan yönetim adeta bir karşı güç yarışında idiler.

♠ Teb’de Intef Hanedanlığı Yukarı Mısır’ı yönetirken M.Ö. 2160 yılında rakip olan Aşağı Mısırdaki hanedanlık olan Herakleopolis hükümdarlığının denetimine geçti.

♠ Sonunda Teb hanedanlığı rakip hanedanlığı ele geçirerek güç bakımından yükselmiş ve Mısır’ı birleştirerek Orta Krallık dönemine gelmiştir.

 

 

 

ORTA KRALLIK DÖNEMİ ( M.Ö. 2134-1690 )

♠  Bu dönem 2. Mentuhotep’in Mısır’da siyasal birliği tekrar kurmasıyla başlar.

♠ Bu dönem de  firavunlar devleti eyaletlere bölüp bu eyaletlere valiler atamıştır.

♠  Bu dönemde Eski Krallıktan ayrı olarak köle ticaretine başlanmıştır.

♠Sınırları korumak için seferler düzenlenmiştir.

♠ Eşeği binek hayvan olarak kullanıyorlardı.

♠ Bu dönemde Asyalı kölelerin sayısı fazladır.

♠ Bu dönemin firavunları  ülkenin refah ve rahat yaşaması için ülkenin istikrarını yeniden düzenlediler.

♠ Ülkenin doğu tarafına gelecek olan saldırılardan korumak için “Hükümdarın Duvarı” olarak adlandırılan bir mevzi inşa edilmiştir.

♠  11. Hanedanı 2.Mentuhotep tarafından Teb’den yönetiliyordu fakat vezirin tahtı ele geçirmesiyle 12. Hanedanlık başladı ve tarımsal gelişmeleri arttırdı.

♠ Bu dönemdeki Mısır askeri, politik güvenlik, sanat,geniş tarımsal ve maden varlığı, bölge nüfusu ve din sağlıklı bir biçimde şekillenmiştir.

♠ Kabartma ve insan yontma yazılarında ise daha ince ve detaya inilerek yazıda yeni bir başlangıç yapmışlardır.

♠ Madenlerde ve inşa işlerinde  Asyalı göçmenlerin Delta’ya yerleşmesine izin verildi.

♠ Ancak bu inşat ve madencilik faaliyetleri, Nil Nehri taşkınlarının yetersiz olmasıyla birlikte ekonomiyi etkiledi ve giderek güçsüz duruma düşmeye başladılar. Durum böyle olunca Asyalı göçmenler yani Hikksoslar olarak kontrolü ellerine geçirdiler. 

♠ Göçebe olan kavim Hikksoslar Mısır’ın yabancıydılar. 

♠ Ve Mısır’ın çoban krallığı olarak anıldılar.

♠ Mısırlılara göre ileri derecede silah ve savaş tekniğine sahiptiler.

♠  Mısırlıları atlı savaş arabalarıyla tanıştırdılar.


İKİNCİ ARA DÖNEM VE HİKKSOSLAR  ( M.Ö. 1674-1549 )

♠ M.Ö. 1650 yıllarında Orta Krallıktaki firavunlar zayıflarken, Asyalı yabancı krallar bölgeyi ele geçirdiler ve  yönetimi TEB’ in merkezine gitmeye zorladılar.

♠  TEB’deki firavun, bağlı olmaya ve haraç ödemeye zorlandı.

♠  “Yabancı kral” anlamına gelen Hikksoslar yönetimi benimsedi ve kendilerini firavun olarak ilan ettiler, böylece Mısır’ın kültür unsurları, Hikksoslar’ın uygarlığı ile kaynaştı.

♠Hikksosların yaptıklarından ötürü Mısır biraz gerilemiştir. Bu gerileme döneminde diğer krallıkların tuzağına düşmüştür, nispeten 100 yıl kadar sakin bir dönem izlemiş fakat bu yüzyılda Teb’deki krallıklar asker bakımından güçlenmiş, Hikksoslara 30 yıl kadar sürecek olan bir savaş açmıştır.

♠ Sefer düzenleyen krallar savaşı kazanıp Hikksosları kalıcı olarak sona erdirmiştir ve Mısır’da yeni bir dönem başlamıştır.

 

 

YENİ KRALLIK DÖNEMİ  ( M.Ö. 1549-1069 )

♠  Bu dönemde 1.Tuthmosis ile Mısır’ın dış politikası değişmiştir. 

♠ Mısır emperyalist bir dış politika izlemiştir.

♠ Firavunlar bu dönemde komşularıyla ilişkilerinin kuvvetlendirmek olsun güçlerini arttırmak olsun bu konularda ülkeyi refah içinde yaşatmışlardır.

♠ Bu dönemde Fırat Nehri’nin ötesine ilk 1.Tuthmosis’in torunu 3.Tuthmosis  bir zamanlar kuzeyde Suriye ve güneyde Nubye olmak üzere içlere doğru gidip bu bölgeleri Mısır hakimiyeti altına almıştır. 

♠ Diğer devletlerle evlilik yoluyla bağ kurmuşlardır ve anlaşmayı böyle sağlamışlardır.

♠ Yeni firavun krallıkları hem hayali hem gerçek başarılarını anıtlaştırdılar. Kadın firavun Hatşepsut,  Somali-Puntland’a yaptığı bir ticaret seferinin başarılarını, zarif bir anıtsal mezar-tapınak, devasa bir çift dikili taş ve Karnak’taki bir şapelle anıtlaştırdı. 

♠ Kraliçe Hatşepsut ticaretteki ilişkilere önem verirdi.

♠ Punt’a (Somali) gemiler göndererek Ümit Burnu’na ulaşmasını sağladı.

♠  Bu ülkeden Mısırlılar değersiz mallarla değerli mallar alıyorlardı.

♠ Alınan malların listesi ise Hatşepsut Tapınak Duvarı’na yazılmıştır.

♠ Yeğeni ve aynı zamanda üvey oğlu olan 3.Tuthmosis, Kraliçe Hatşeput’un tahtını ele geçirmeye çalıştı ve onun mirasını silmeye çalıştı.

♠ M.Ö. 1279 yıllarında tahta çıkan ve Büyük Ramses olarak bilinen, 2.Ramses, Mısır tarihindeki diğer firavunlardan daha çok tapınak, daha çok yontu, dikili taş inşa ettirdi ve daha çok çocuk sahibi oldu.  

♠ Atılgan bir asker liderdi.

♠ Ramses ordusunu Kadeş Hititleri’nin üsütüne yürüttü.

♠ Ve kazananın belli olmadığı savaşta, tarihin ilk antlaşması M.Ö. 1258 tarihinde yapıldı.

♠ Mısır zenginlikleri olsun birçok şekilde cazip bir ülke haline geldi ve başta gelen istila girişimlerini püskürtmeyi başardı.

♠ Fakat Mısır, Suriye ve Filistin üzerindeki hakimiyetini kaybetti.

♠ Dış tehdidin etkisi, ülke içinde sorunlar çıkarmaya başladı.

♠ Teb’deki Amon Tapınağındaki yüksek mertebedeki rahipler, geniş arazi üstünde güç elde ettiler ve geniş bir servet elde ettiler.

♠ Onların gelişen gücü, Üçüncü Ara Dönem boyunca Mısır’a yayıldı.


DENİZ KAVİMLERİ VE MISIR

♠ Mısırlılar Ege Göçleriyle gelen kavimleri, Deniz Kavimleri olarak adlandırmıştır.

♠ M.Ö. 1208 yılında Mısır’a saldırıda bulunan kavimler başarılı olamamışlardır.

♠ Mısırlılar bu savaş başarısının anısına unutulmaz kılmak için İsrail Anıt Taşı adını verdikleri taşı dikmişler ve egemen oldukları bölgenin adıyla halklarının adını bu taşa yazmışlardır.

♠ Deniz Kavimleri 20.Hanedan (Ramsesler) Döneminin son önemli hükümdarı olan 3.Ramses zamanında birçok saldırı düzenlemişlerdir fakat yine başarısız oldular.

ÜÇÜNCÜ ARA DÖNEM  (M.Ö. 1069–653)

♥ Tanis hükümdarı Smendes, Ramses’in  M.Ö. 1078 ölümünün ardından Mısır’ın kuzey kesimindeki yönetimi ele geçirmiştir.

♥ Güney ise Smendes’i ismi ile tanıyan ve Amon Tapınağındaki rahipler tarafından yönetilmekteydi. 

♥ Delta’nın batısına Libyalılar yerleşiyordu ve giderek yerleşimi arttırdılar.Kabile şefi olan 1.Şoşeng, Deldatın batısını ele geçirdi ve kontrolü ele aldı.

♥ Libya’nın hakimiyeti güneyden gelen tehditlerle  sarsılmaya başladı.

♥ M.Ö. 727 olaylarında Kuşi Kralı Piye, kuzeye yönelen akınlarla Teb’in yani Delta’nın kontrolünü ele geçirdi.

♥ Üçüncü hanedanlık dönemin sonuna doğru Mısır’ın itibarı ve nüfusu azalmaya başladı.

♥ Yabancı müttefiklerin, Asur İmparatorluğu’nun etki alanına girmiş ve savaş kaçınılmaz olmuştur. Ve Asur ordusu Mısır’a saldırmaya başladı.

♥ Nubya yöneticilerinin birkaç zaferine karşı, Asurlular çatışmaya girdi ve Kuşi hakimşyeti nubyayı içe doğru aktararak Memphis’i istila edip tapınakları yağmaladılar.


GEÇ HANEDANLIK DÖNEMİ (MÖ 672–332)

♥ Asurluların istila planlarının sürekli başarısız olmasından ötürü, Mısır’ın kontrolünü birçok vasala bıraktılar. 26.Hanedanlığın Saite kralları olarakta bilinir.

♥ Saite kralı aynı zamanda ordusunda yer alan paralı Yunan askerleri ile M.Ö.653 yılında Asurluların hakimiyetine son verdi.

♥ Fakat M.Ö. 525 tarihinde Persler Mısır’ı ele geçirme girşimlerinde bulundular. Mısırlılar hiç bir zaman Pers hakimiyetini kıramamışlardı. Perslerin yönetimi devr aldığı ilk zamanlar 27.Hanedanlık olarakta bilinir. 31.Hanedanlığa kadar yıkılıp tekrar yapılanan Persler M.Ö. 332 yılında Pers yöneticisi Mazaces tarafından savaşmadan Büyük İskender’e teslim edildi.


PTOLEMAİOS HANEDANLIĞI

♥ M.Ö. Büyük İskender tarafından istila edildi ve Mısır’ın kurtarıcısı olarak ilan edildi.

♥ Ticarette iyi ve yeni gelişmeler sağlandı, Dış ticaret kuvvetlendirildi.

♥ Mısır halkının bağlılığını sürdürmek amacıyla eski değerler ve gelenekler desteklendi. Böylece Yunan kültürü Mısır kültürünün yerini alamadı.

♥ Mısır tanrılarıyla Yunan tanrıları karma tanrılar olarak birleştirildi.

♥ Yontular da Yunan klasik formu, geleneksel Mısırlıları etkiledi ve halkı ayaklanmaya davetiye çıkarttı. Yönetim halk tarafından büyük bir tepki almıştı.

♥ Bu sırada Roma da tahıl ihtiyacının büyük bir kısmını Mısır’dan karşılıyordu.

♥ Ve Roma’da doğal olarak, Mısır’daki siyaset ile ilgilenmekteydi. 

♥ Mısırlıların süre gelen tepkileri, hırslı yöneticiler, güçlü rakip Suriye, Mısır’ın durumunu istikrarsızlaştırdı. 

♥  İster istemez Roma İmparatorlu’ğunun ilgi odağı olmuştur ve Roma ordusunu Mısır’a yöneltmiştir.

ROMA DÖNEMİ

⇒ Mısır donanmasındaki Caesar Divi Filius Augustus komutasındaki  Roma donanmasına yenildiği Aktium savaşının ardından Mısır, M.Ö. 30 yıllarında Roma’nın bir eyaleti oldu.

⇒ Roma ordusu, katı bir biçimde vergileri dayattı ve o dönemde önemli bir sorun haline gelen eşkıya faaliyetlerini azalttı.

⇒ Roma’ya Msır’dan gelen iyi ve kaliteli ürünlerin girmesiyle, Roma’nın doğu ticaret yolu genişledi ve kuvvetlendi.

⇒ Daha sonra Romalılar Msırlıların süre gelen gelenek ve göreneklerini Yunanlara nazaran daha çok düşmanca bir tavır sergiledi.

⇒ Mısır’da yapılan firavun portreleri Roma İmparatorlarının dikkatini çekmiş ve kendilerininde bir firavun olarak çizdirmeye başlamışlardı. Mısır gelenekleri Mısır dışında yaşanıyordu.

⇒  Bölgedeki Roma yönetimi, Roma tarzını aldı ve Mısır tarzı sona erdi.

⇒ Din olarak Hristiyandılar ve diğerlerini de Hristiyan olmaya zorladılar.

⇒ M.S. 303 yıllarına kadar bu baskı devam etti ve baskın olan Hristiyanlığın yayılmasının  önüne geçilemedi.

⇒ Hristiyanlık yasa haline geldi. Ve tapınaklar kapatıldı. Mısır’da pagan kültürü gerilemeye başladı. 

⇒Yerli halk kendi dilini konuşmayı sürdürürken Mısır tapınaklarındaki rahip ve rahibeler azaldı ve hiyeroglifi okuyup yazabilme becerisi giderek ortadan kalktı. 

⇒ Mısır tapınakları ise bazıları kapatıldı,bazıları kiliseye dönüştürüldü diğerleri ise terk edildi.

İkinci bölümde görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın…

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here