Mersinlilerin Anlayacağı Şeyler

0

 MERSİNLİ OLANLARIN ANLAYABİLECEĞİ ŞEYLER

Bu yazımı Ankara’da yaşayan bir Mersinli olarak gurbetteki Mersinlilere ithaf ediyorum.

Şimdi arkanıza yaslanın ve bir yandan yazılanları okudukça doğrulayıp gülümseyecek bir yandan da Mersin’i ne kadar özlediğinizi anlayacaksınız.

Sokakları her daim denize çıkan iyot kokulu güzel memleketinden bir anda uzak kalan Mersinliler öncelikle kesinlikle Mersin’in kıymetini gurbetteyken daha bir ayrı anlıyor. Hele bir de soğuk bir memlekete düştüyseniz vay halinize.  Mersin’in sıcacık kış günlerinde doğru düzgün mont giymemiş, kar botunu görünce inşaat ayakkabısı zannetmiş bir Mersinli penguen gibi gezer gittiği memleketin sokaklarında. Kalın şalları battaniye zannederek güler daha sonra onlar olmadan dışarı çıkılamayacağını anlar. Mersinli asla soğuğun ne olduğunu bilmeden düştüğü için o kadersiz memlekete “daha ne kadar soğuk olabilir ki ?” diyerek her yeni soğukta daha da soğuk günlerin olduğunu görüp hayal kırıklığına uğrar.

-Sen ilk defa mı mont giyiyorsun ?
-Bu havalar daha soğuk değil, abartma !
-Gerçekten yazın asfalt eriyor mu ?

gibi sohbetler geçer hep.

GURBETTE BİR MERSİNLİ BİR MERSİNLİYİ NASIL TANIR ?

Durakta otobüs beklerken gelen her dolmuşa “meskop” diyen biri varsa,
Bulduğu her şeye limon sıkarak yiyorsa,
Yeni gördüğü şeylere “Bu neci?” diye soruyorsa,
Çamaşır suyu ile yeni yıkanmış bir yerden geçerken “Buralar hep hipo kokmuş” diyorsa kısacası çamaşır suyuna hipo diyorsa,
“Anarya sür” diyorsa eğe ,
Tantunicilerin önünden geçerken “ Bunlar hep yalan, sote bunlar sote inanmayın” diyerek içeride tantuni zannettikleri şeyi yiyen insanlara acıyan gözlerle bakıyorsa, hatta içeri girip tantunicilere “Nerelisin sen abi ?” diye soruyorsa,
“Kapıyı gındır” diyorsa,
Kar yağdığında sokağın ortasında çılgınlar gibi zıplıyor ne yapacağını bilmiyor oraya buraya koşuşturup şaşkın şaşkın kar yağdığı için mutlu oluyorsa,
plaka gördüğünde, arabanın camına yapışıp ”Mersinliiiiiiiiii” derken gözleri doluyorsa, hatta çevredeki insanlara “ plakalı araç kime ait?” diye sesleniyorsa utanmadan,
Bozuk para ile çalışan otomatlarda özellikle 33 numaralı sıradan alışveriş yapıyorsa,
Sinirlendiği kişi hakkında “Adı batasıca” diyorsa,
Konu ne olursa olsun çevirip Mersin’e getiriyorsa lafı,
Şehirde deniz olmamasından sürekli şikayet ediyorsa,
Yolu “Aşağı doğru in” diye tarif eden  insanlara “Aşağı neresi ?“ diye soruyorsa,
Bir eliyle tantuni yerken diğer eliyle peçeteyi yırtmadan çıkarıp ağzını silebiliyorsa,
Platin poşeti taşıyorsa,
Yüksek olmayan bir şey hakkında konuşurken “alçak” demek yerine “engin” diyorsa,
Yemeğini bitirmeyen birine “O yemeği öyle yoymasaydın “diye kızıyorsa,
Susama “küncü” diyorsa,
Dolabında cezerye varsa,
Elinde çok poşeti olan  herkese fakat özellikle yaşlılara yardım ediyorsa,
Otobüste, metroda yanında oturana tanımasa da selam veriyorsa,
Ve polemiğe girmiyor her şeye ”evet” demek yerine “heyyeee” diyorsa sarıl ona !!! Çünkü o kesinlikle bir Mersinli.

Güneş yüreğini de ısıtmıştır Mersinlilerin. Samimi ve gerçektir duyguları her daim. Yarı yolda bırakmaz dostunu, yardımına koşar herkesin. Tek  derdi bir tutam deniz biraz güneştir aslında. İyot kokusunu özler, sıkmayı, tantuniyi özler.

 

Yazıma Mersinlilerin “NEDEN MERSİNE GİDERSİN?” adlı meşhur yazısı ile son vermek  istiyorum;

 

Neden mi gidersin Mersin’e?
Canın ister, gidersin.

Yarın iş yoktur, mehtap vardır, deniz çeker, gidersin.

Tantuni için gidersin.
Takviye çekmek için gidersin
Arkadaşların çağırır, hiç aklında yokken gidersin.
“Dinlemek” için gidersin.
“Dinlenmek” için gidersin.
Bazen, sadece susmak için gidersin.
O oradadır, gidersin;
O çok uzaktadır, gidersin.
İlk maaşını alır, gidersin.
Terfi eder, gidersin.
Ya da istifanı basar, yine gidersin.
Bazen sadece sahilde bir başına biranı yudumlamak için gidersin.

Baba olduğunda gidersin.
Babanı hatırlar gidersin.
Anneni özlersin, sıkmayı, biberliyi özlersin, gidersin.

Çok soğuktur, güneşin çocuğusundur, gidersin.
Kardan adam yapamazsın, gülerler; heyyee dersin, anlamazlar, gidersin.

Zeki’yi özlersin, canın Müzeyyen çeker, gidersin.
O ağaç var ya hani camını tıklatan, o işte kurumuştur, gidersin.
Rast gider, bir yerlerden para gelir, gidersin.
Ya da cebindeki son parayla gidersin.
Palmiye göremezsin, balkon kültürü yoktur, gidersin.

Ruhun mavidir.
Özgürlüğün, Mersin’in kıymetini anlarsın, gidersin.

Kötü bir şey olmuşsa, unutmak; iyi bir şey olmuşsa, kutlamak için gidersin.

Ve hiçbir şey olmamışsa eğer, bir şeyler olması için gidersin.

Mersin’i özlersin, gidersin!

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here