Mercedes Sosa’yı Kaybettik

0
Latin Amerika'nın sosyalist müzisyeni, eşsiz şarkılarıyla herkesi kendisine hayran eden ve  

Latin Amerika’nın sosyalist müzisyeni, eşsiz şarkılarıyla herkesi kendisine hayran eden ve  “Nueva Canción” (Yeni Şarkı) hareketinin en önemli isimlerinden biriydi. Özgürlükçüydü tıpkı diğer yoldaşları gibi ve ses oldu. Tıpkı Çayan’ın “Susmak, sessiz kalmak doğru değildir.Onlar vurdukça slogan atmak,haykırmak gerekir çünkü faşizm sesten ve ışıktan korkar.” sözü gibi.

1999‘da Misa Criolla” albümü ile “En İyi Folk Albüm” dalında Latin Grammy’si alan Sosa, “Gracias Al La Vida” (Teşekkürler Hayat) şarkısıyla hem müzik tarihine geçmiş hem de özgürlük mücadelesi verenlerin sesi olmuştu.

Haydée Mercedes Sosa 9 Temmuz 1935‘de San Miguel’de Tucuman’da doğdu. Müziğe 15 yaşında yerel bir radyoda şarkı söyleyerek başladı. İlk yıllarında yoğun bir şekilde Atahualpa Yupanqui‘den etkilendi.

1950‘li yıllarda Arjantin’in popüler müziği tango geri plana itilmeye başlamış, başta Yupanqui olmak üzere gitarist şarkıcılar, yeni gitar tekniklerine yaslanarak yoğun bir melodi dokusu ve içli bir şiirsellikle ağırlıklarını koymuşlardı. Yeni şarkı fikri, bu yanıyla ilk önce Arjantin’de şekillenmeye başladı.

1962‘de Sosa ve Armando Jejado Gomez başta olmak üzere çoğu şarkıcının art arda söylediği şarkılar belki de ilk yeni şarkı hareketi duyarlılığını yansıtmaktaydı. Bu çaba, müzisyenlerin aralarında fikir ve duygu birliği oluşturmasına da yardımcı oldu. Birçok Arjantin şarkı formu yenileniyor, özgün düzenlemelerle dünyayı etkileyen-heyecanlandıran yeni bir şarkıya bürünüyordu.

Sosa, işte böyle bir müzikal devinim içerisinde parladı. Kendine özgü şiirsel ve politik şarkılar söylüyordu. 1960‘ların başında tango yeniden popülaritesini artırmış, bütün ülkeyi tango ve benzeri dans müzikleri sarmıştı.Buna alternatif oluşturan politik çizgi içerisinde Sosa, kendi adından sıklıkla söz ettirmeye başladı. 1965‘te, Arjantin halk şarkılarının yorumlarından oluşan “Canciones con Fundamento” adlı ilk albümünü yayımladı.

70’lerin başında Ariel Ramirez ve Féli Luna ile birlikte konsept albümler çıkardı: “Cantata Sudamericana” ve “Mujeres Argentinas”.

1971‘de efsanevi kaydı “Gracias A La Vida”yı (Teşekkürler Hayat) kaydetti. Şilili şair Violeta Parla‘nın şiirinden bestelenen şarkı daha sonraki uzun yıllar boyunca cezaevlerindeki tutsaklar, yoksullar, devrimciler, isyancılar ve kadınlar tarafından eylemlerde söylenmiş, slogan haline gelmiştir. Sosa, kariyerinde 40 albüm yayınlamasına rağmen bu şarkıyla alınır.

Gençliğinde, Juan Peron‘un destekçisi olan Sosa, daha sonraları sosyalist fikirlerle tanıştı ve kendisini sosyalist olarak tanımladı. 1979‘da La Plata’da verdiği konser sırasında sahnede tutuklandı ve cunta tarafından şarkı söylemesi yasaklandı. Sürgün yıllarını Paris ve Madrid’de geçirdi. Falkland Savaşı’nın arından cuntanın düşmesiyle 1982’de ülkesine döndü.

Kariyerinde 40 albüm ve altı film bulunan Sosa, UNESCO’nun iyi niyet elçiliğini yaptı, Luciano Pavarotti, Joan Baez, Shakira ve Sting gibi isimlerle çalıştı.

2003‘te Caz Festivali kapsamında İstanbul’da konser veren Sosa, “Latin Amerika’nın Annesi” olarak anılıyordu.

Mercedes Sosa, böbrek yetmezliği nedeniyle hayatını 4 Ekim 2009‘da kaybetti.

Ve Beğenilen Şarkılarından Bir Tanesi İle Veda Ediyorum…

 

Saygıyla Anıyorum.

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here