Mehmet Âkif Ersoy Ve Eşref Edip “Sebilü’r-Reşad” Dergisini Çıkarmaya Başladılar

1

Sebilü’r-Reşad (Hakka Götüren Yol)

İslami hareket mantığını harekete geçirmek amacıyla sermuharriri (başyazarı) Mehmet Akif Ersoy ve onun yakın arkadaşı Eşref Edip tarafından 14 Ağustos 1908 yılında ilk ismi “Sırat-ı Müstakim” adıyla neşredilen ,döneminin ses getiren dergisidir.

İslami hareketin büyük öncüsü Mehmet Akif, Osmanlı Devleti’nin çöküş yıllarında yaşadığı sıkıntıları konu alan, böyle bir dergi çıkarma girişiminde bulunmuş ve bu girişim çokça rağbet görmüş, ümmete yarar sağlamıştır.

Amacı yıkılmakta olan Osmanlının ve ümmetin İslami hareketle tekrar dirilişini sağlamak, sorunları gidermek olmuştur. Amaç itibariyle 13 Mart 1884’te neşredilen El-Urvetu’l Vuska dergisinin konu ve amaç çizgisinden ilerlemiş ve bunu genel itibariyle başarmıştır.


Öncelikli olarak bu dergiyi tanımakta yarar var.

El-Urvetu’l Vuska (İslam Basınının Doğuşu) adıyla, Cemaleddîn-î Efgânî ve Muhammed Abduh tarafından neşredilmiş olan ,ilk uluslararası İslam Dergisi niteliğindeki bu dergi büyük ses getirmiş ve insanlar üzerinde büyük bir etki bırakmıştır. Afganistan,Hindistan ve birçok Doğu ülkelerine dağıtılan bu dergi büyük değer kazanmıştır.

Urvetu’l Vuska’nın kafalarda oluşturduğu büyük değişimi görmek için Muhammed Reşid Rıza (1865-1935)’nın öyküsüne başvurabiliriz. “El-Menar” dergisinin kurucusu olan bu büyük ıslahatçı, gençliğinin ilk yıllarında zahidane tasavvufi bir hayat sürüyordu. 1893’te 28 yaşlarında iken babasının dolaplarından birinde “El-Urvetu’l Vuska”nın bazı sayılarını gördü. Kendisi benliğinde meydana gelen bu ruhi devrimi bakın nasıl anlatıyor: “Her sayısı elektrik yüklü bir tel gibiydi, bana dokunmasıyla, sarsılıyor, ateşleniyor ve yanıyordum. Bu akım beni bambaşka bir yere, bambaşka bir düşünceye taşıdı. Islahat konusundaki makalelerin büyük etkisinin ardından özellikle Mısır Meselesi hakkında yazılan siyasi makalelerin tesiri beni sarıveriyordu.” Reşid Rıza şunları ekliyor: “İslam sadece ruhani ve uhrevi değil aksine hem ruhani hem maddi hem uhrevi hem de dünyevidir. Gayelerinden biri de egemenlik hakkını vererek Allah’ın Yeryüzündeki halifesi olmasını, sevgi ve adaleti hakim kılmasını sağlamaktır.”

Ve bu dergiyi konu almış kitaplardan toplanılan bilgilere göre bu derginin amacını beş maddeyle sıralayabiliriz.

1.İlmin kaynağı ve hayat ölçümüz olan Kuran ve Sünnete yeniden dönmek.

2.Yaşanan çağdaş koşullar karşısında zorunlu olarak içtihat kapısını yeniden açmak.

3.Dini tellakilerimizi nas ile çelişen bid’at ve hurafelerden arındırmak.

4.Sömürgecilere karşı mücadele etmek ve dayanışmak.

5.İstibdadı tasfiye edip şura modeline yönelebilmek.

Görüldüğü gibi İslami çizginin belirlenmesi ve düzenlenmesi amacı taşıyan bu dergi kendisinden sonraki devirlere bir örnek mahiyetindedir.

Sebilü’r-Reşad Dergisi de bu çizgide ilerleyenilmiş bir dergi niteliğindedir aynı şekilde Çin’e kadar ulaşabilmiştir. 1912 yılında Pekin Medresesi’nin (Darul Umumil Hamidiyye) dergiye abone olduğunu duyurmuştur.

Sırat-ı Müstakim (Dosdoğru Yol) adıyla ilk 75 sayısını çıkardıktan sonra Balkan Savaşları sırasında 1912 yılında şu anki ismini almıştır ve daha sonra Takrir-i Sükûn kanunuyla kapatılmıştır.

1948-1966 yılları arasında Eşref Edip Fergani’nin girişimiyle tekrar çıkarılmaya başlanmıştır.

Dergide bir çok güçlü kalem çeşitli yazılar yazılmıştır. Bunlardan birkaçı Yusuf Akçuva, Peyami Safa, Said Halim Paşa, Hasan Basri Çantay, Ahmet Hamdi Akseki, Yahya Kemal, Nurettin Topçu…

Yine Mehmet Âkif Ersoy’un Safahat kitabının büyük bölümünün ve İstiklal Marşı’nın bu dergiden yayımlandığı bilinmektedir.

Görüldüğü gibi büyük bir öneme sahip olan bu dergi şu an birçok derginin amaçlayıp yapamadığı ve ihtiyacımız olan bir dergi niteliğindedir.

İslami hareket mantığının doğru aktarılmasını böylesine esas alan ve önemli şahsitlerle daha da güç kazanan bu dergi tarihimizde önemli bir yere sahiptir.

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here