Maturidilik ve Eşariliğin Tarikatlerle İlişkisi

0
17

Tarih boyunca insanlık fikir ayrılıklarından ötürü birçok gruplaşmaya sahne oldu. Dini İslam da bundan nasibini aldı.
Hz. Muhammed (s.a.v) ‘’Ümmetim 7 fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat [Kurtuluşa erenler] olacaktır. ‘’ buyurarak bunu yıllar öncesinden öngördü. Nitekim, Hz. Ali döneminde ilk siyasi ve dini mezhep ‘’Hariciler’’ boy gösterdi ve böylece ardı arkası kesilmeyecek olan gruplaşmalar başladı. İtikadi, fıkhi ve siyasi nedenlerden dolayı ortaya çıkan gruplara mezhep denilirken tasavvufi boyutlardaki gruplara tarikat denildi.

İtikadi boyutta mezhep adını alan Maturidilik ve Eşariliktede tarikat adı altında bölünmeler oldu. Bu tarikatlerin oluşumu Maturidiliğin ve Eşariliğin, tasavvuf ile etkileşiminden kaynaklanır. İlk olarak, Kerramiyye mezhebinin ‘’fakr ve zühr’’ anlayışından etkilenen Maturidi, zühdcü bir tasavvuf anlayışı benimsemişti. Bu anlayış temelde dünyevi zevkleri terk etmek üzerine kuruluydu ve siyasilere karşı mesafeli dururlardı.

 

Eşariliğin tasavvufla ilişkisi Maturidiliğin tasavvufla ilişkisinden daha erken dönemde ortaya çıktı. Ebu Abdullah Haris B. Esed el-Muhasibi, Eşari ve sufi kimliği bir arada taşıyarak bu etkileşimde ciddi bir rol oynadı. O, zühdcü ve vecde dayalı tasavvuf anlayışı arasında bir geçiş niteliği taşıyordu. Onun yanı sıra Eşari’nin arkadaşı İbn Hafif eş-Şirazi Eşarilik- tasavvuf ilişkisini toplumsal düzeyde genişletti ve tarikatin tasavvufla ilgili ilk özünü oluşturdu. Kuşeyri ise er-Risale adlı kitabını yazarak sufiliğin Sünni inançlar ve ibadetlerle nasıl uyumlu hale getirileceğinin en önemli örneğini verdi. Gazali, Kuşeyri’den istifade edip İhyaü Ulumid-Din kitabını yazarak Eşari-sufi ilişkisini üst düzeye taşıdı. Bu bağlamda bazı Eşarilre, keşf ve ilhamın tasavvufta olduğu gibi bilgi kaynağı kabul ederken, bazıları da bunu reddetmiştir. Maturidiler, keşf ve ilhamın kesin olarak bilgi kaynağı olamayacağını dile getirdiler. Maturidilerin zühdcü anlayışına rağmen keşf ve ilhamı bilgi kaynağı kabul etmemeleri tasavvufi çevreler tarafından hoş karşılanmadı. Ancak bu durum Maturidiliğin kurumsal tasavvufi yönelimlerine engel olmadı.
Maturidiliğin bünyesinde oluşan tarikatler;

  1.  Yesevilik; Kurucusu Türk asıllı Hoca Ahmet Yesevi’ dir. Hanefi mezhebindendir. Divan-ı Hikmet adlı eseriyle Türkler arasında İslamiyet’in yerleşmesine ve yayılmasına önemli katkılar sağladı. Maturidi-Hanefi geleneğine bağlı kaldı. Ancak zamanla Bektaşilik ve Nakşibendilik tarikatleri içinde eriyerek yok oldu.
  2.  Bektaşilik; Hacı Bektaş-ı Veli tarafından kuruldu. Maturidiliğin ilkeleri benimsendi.Ahmet Yesevi’nin öğretilerini takip etti. Ahilik teşkilatına bağlıydı. Tarikatin Hz. Ali’ye ve Ehl-i Beyte olan sevgisinden dolayı Alevilikm ile eş değer görüldüğü de olmuştur. Ancak Bektaşilik, Maturidiliğin ilkelerinden ödün vermeyen bir tarikattir.
  3. Nakşibendilik; Diğer tarikatlere nazaran daha geç bir tarihte kuruldu. Kurucusu Bahauddin Nakşibend’dir. Maturidiliğin akaid formunu Yesevilik üzerinden Nakşibendiliğe taşıdı. Maturidiliğin tasavvufi boyutuda tarikatte karşılık buldu. Türkler arasında hızla yayılmış olup günümüzde Türkiye’nin Nakşibendler ülkesi olduğunu söylemek zor değildir. İki kola ayrılır;

Müceddiye; Hindistan ‘da kuruldu. Kurucusu İmam Rabbani adıyla bilinen Şeyh Ahmed Sirhindi’dir . Maturidi-Hanefi bir kimliğe sahipti. ‘’Mektubat’’ adlı eseri günümüzde Nakşibendi tarikatine bağlı kimselerce hala okunmaktadır.
Ahrariyye; Zamanla Nakşibendilik içinde erimiş olan Kübrevilik tarikatinin ve Yeseviliğin bir terkibiydi. İbn’ul Arabi’nin vahdet-i vucud anlayışından etkilendiler.
Eşariliğin Bünyesinde Oluşan Tarikatler:

  • 1. Hafifiyye; Ibn Hafif eş-Şirazi’nin ışığında kuruldu. Sufileri Eşarilikle tanıştıran Şirazi, bu bağlamda birçok eser vererek ilişkileri pekiştirdi.
  •  2. Kazanuriyye; Kazeruni tarafından kuruldu ve Horosan da yayıldı. Daha sonra İshakiyye ve Mürşidiyye isimleride bu tarikat için kullanıldı.
  • 3. Sühreverdiyye; Ebu Hafs Şihabuddin Ömer b. Muhammed es-Sührevedi tarafından kuruldu. Irak, Horosan ve Hint alt kıtasında yayıldı.
  • 4. Ebheriyye ve Kübreviyye; es-Sühreverdi’nin tasavvuf çizgisini takip eden tarikatlerdir. Kübreviyye Sünni ve Şii kollara ayrıldı. Sünni kolları zamanla kaybolurken şii kolları Nurbahşiyye ve Zehebiyye adları ile varlıklarını sürdürdüler.
  • 5. Zahidiyye; İbrahim Zahid-i Geylani’ nin ışığında kuruldu. Zamanla iki gruba ayrıldı. Safeviyye; İçerisinden Hacı Bayram-ı Veli’nin kurduğu Bayramiyye tarikati çıktı. Eşari- Şafi bir çizgiyi takip ederken zamanla siyasallaşıp şii bir yapıya döndü. Halvetiyye;Geniş bir yayılma ortamı elde etti. Sünni kimliğini korudu. Şafi, Maliki ve Hanbeli çevrelerde karşılık buldu.
  • 6. Kadiriyye; Hanbeli mezhebinden Abdülkadir Geylani tarafından kuruldu. Zamanla Şafi çevrelerde etkili oldu. Şeybaniyye kolunun kurucusu Yunus b. Yusuf eş-Şeybani el- Akidetu’ş Şeybaniyye’yi yazdı. Bu eser Şafi sufilerin itikadi fikirlerini içerir ve Şafilerce rağbet görür.

Günümüzde bunlardan başka birçok tarikat kurulmuştur ve hepsi bu tarikatlerden esinlenmiş, bu tarikatleri temel almışlardır.

KAYNAK; Tarihsel Süreçte Eşarilik Maturidilik İlişkisi/ Mehmet KALAYCI

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here