Lupus HastaIığı nedir?

0
45

                         

                            LUPUS HASTALIĞI

 

DEĞERLİ ZİYARETÇİLERİMİZ;

Bu bölümde sizlere Sistemik Lupus Eritematoz (SLE) hastalığı hakkında bilgi vereceğim. Hastalığın belirtilerinin çok zengin olması nedeniyle bu yazıda daha çok sık görülen bulgulardan bahsedilecektir. Faydalı olması dileğiyle…

 

Sistematik Lupus Eritematoz (SLE) Ne Demektir? Nasıl Bir Hastalıktır?

Latincede “Lupus”, “kurt” demektir. Hastanın yüzündeki deri bulgularının görüntüsünden dolayı bu isim verilmiştir. Hastalığın nedeni bugün için tam olarak bilinmemektedir. Bağışıklık sistemindeki (vücut savunma sistemi) bir bozukluktan dolayı hastalık ortaya çıkmaktadır. Bu bozukluğun nedenleri arasında genetik ve çevresel etkenler vardır. Yani genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde çevresel bir faktörün (güneş ışığı, virüsler, kimyasallar, gıdalar, ilaçlar v.b.) etkisiyle ortaya çıkan bağışıklık sisteminin normal çalışmamasından kaynaklanan bir hastalıktır.

 

Lupus esas olarak doğurganlık çağındaki kadınları etkileyen bir artrit (vücut tarafından üretilen, eklemlerde meydana gelen iltihabik bir durumdur. Ayak bileği, diz, el bileği vb. eklemlerin iltihaplanması ile birlikte şişme, sertleşmeye yol açan hastalıklar ve eklemlerde ağrı gibi durumlara neden olabilir) formudur. İmmün sistemdeki (bağışıklık sistemi) bir hata nedeniyle oluşan otoimmün (bir canlının savunma sisteminin kendi vücut hücrelerine de saldırması ve kendi vücut hücreleri yok etmeye çalışması olayına otoimmün hastalık denmektedir. Bir canlı vücudu dışardan gelen yabancı unsurlara karşı tetikte durmaktadır) romatolojik (romatizmal hastalıklar) hastalıklardan biridir. İmmün sistem (bağışıklık sistemi, bir canlıdaki hastalıklara karşı koruma yapan, patojenleri ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin toplamıdır) normalde enfeksiyonlarla savaşmak için antikorlar (vücuda giren antijenleri zararsız duruma getirmek için organizmanın çıkardığı bir madde) üretir. Otoimmün hastalığı olan insanlarda belirli vücut dokularına karşı hareket eden ve inflamasyona (iltihap, tahriş, yaralanma veya enfeksiyona karşı vücudun tepkisi anlamına gelen tıbbi terimdir. Bulaşıcı bir organizmaya bakteriler veya virüsler gibi, antijene /vücuttaki yabancı bir madde/ veya doku yaralanmasına karşı vücudun normal koruyucu tepkisidir) neden olan antikorlar (vücuda giren antijenleri zararsız duruma getirmek için organizmanın çıkardığı bir madde) üretilir.

 

 

Lupus (SLE) Hastalığı Nedir?

Lupus hastalığı, bağışıklık sisteminin bozulması ile meydana gelen rahatsızlıklar silsilesidir. Eklem ağrılarıyla birlikte yön bulan bu hastalık 20-40 yaş arası kadınlarda sıkça görülmektedir. Yapılan araştırmalar Lupus hastalarının %80’inin kadın olduğunu ortaya koymaktadır. Bu hastalığın temel nedeni ya da nelerin bu hastalığa sebep olduğu henüz tam olarak netleştirilememiştir…

 

 

Farklı durumlarda kullanılan bazı ilaçların Lupus hastalığının belirleyici olduğu düşünülmektedir, bu ilaçlardan bazıları şunlardır: Klorpromazin (Etken maddesi: Klorpromazin hidroklorür olan Largactil Kaplanmış Tablet, beyindeki bazı kimyasalların etkilerini değiştirerek ruhsal bozuklukların düzeltilmesini sağlayan antipsikotik bir preparattır), hidralazin (hipertansiyonu olan hasta), izoniyazit (verem tedavisinde kullanılan ilaç), metildopa (metildopa, sempatolitik veya antihipertansif olarak kullanılan bir alfa adrenerjik agonist ilaçtır), prokainamit (kalpteki ritim bozukluklarının tedavisinde kullanılan, kalsiyum kanalı engelleyicisi bir ilaç anlamında kullanılmaktadır) ve kinidin (kalp ritim bozukluğuna karşı kullanılır)… Lupus hastalığının öldürücü bir yönü vardır. Kalpte, böbrekte oluşturduğu iltihaplar tedavi konusunda geç kalınırsa ölüme neden olabilir. Hastalığın şiddeti bünyeye göre değişiklik gösterir, kimi vakalar ciddi kimi vakalar ise hafiftir. Lupus hastalığı en büyük hasarı böbrekler üzerinde sağlamaktadır. Lupus hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar yan etkileri nedeniyle bir başka hastalığa da yol açabilir bu yüzden tedavi doktor kontrolünde ve düzenli bir şekilde gerçekleştirilmelidir.

 

Lupus (SLE) hastalığı;

Lupus ya da başka bir deyişle “Kelebek Hastalığı” diye bilinen SLE, bağışıklık sisteminin vücut dokularına zarar vermesi ile ortaya çıkıyor ve büyük oranda doğurganlık çağındaki kadınlarda görülüyor.

Açıklanamayan eklem ağrıları, deride ve özellikle de güneş gören alanlarda kızarıklıklar, ateş, kilo kaybı gibi belirtiler Lupus hastalığının habercisi olabilir. Lupus, en sık 15-45 yaş arasındaki kadınlarında görülen, burun sırtından yanaklarına doğru uzayan, güneşe maruz kalmakla artan, kızarıklık; eklemlerde ağrı, şişme; ateş, kilo kaybı; böbrek tutulumu; akciğer beyin kalp; kemik iliği gibi birçok organı etkileyebilen önemli bir hastalık. Herkes “Lupus” olarak bilse de aslında bu terim, geniş bir hastalık grubunu tanımlamak için kullanılıyor. Tek bir rahatsızlığı anlatmayan lupus, başlıca 6 hastalığı ifade ediyor. Bunların içinde en büyük kısmı halk arasında “kelebek hastalığı” olarak da bilinen sistemik lupus eritematozus (SLE) oluşturuyor. Lupus olgularının yüzde 70’i bu tanıyı alıyor. 

 

 

Sistematik Lupus Eritematazus vücutta hangi bölgeleri etkiler?

Lupus kadar vücutta yaygın etkilenme yapabilen hastalık çok azdır. Hemen hemen tüm vücut sistemlerini etkiler. Bunlar arasında deri, böbrek, eklemler, akciğer, kalp, karaciğer, sinir sitemi gibi bir çok doku ve organ vardır.  

Vücudun hangi bölgeleri etkilenebilir ?

Cilt;

Güneşe maruz kalan vücut bölgelerinizde döküntü oluşması sıktır. Yüz, bilekler ve eller. Bununla birlikte, bazen bu döküntüler vücudun diğer bölgelerini etkileyebilir. Dolaşım yetersizliği ellerin cildinin soğukta beyaz, mavi ve kırmızıya doğru renk değiştirmesine neden olabilir. Bu sık görülen problem ünlü bir Fransız hekim olan Maurice Raynaud’dan sonra Raynaud fenomeni (raynaud fenomeni ya da raynaud olgusu, uzuvlarda oluşan bir kan dolaşım rahatsızlığıdır. Özellikle soğuğa karşı uzuvların hipotermi direnci düşüktür) olarak bilinmektedir.

 

Saçlar;

Bir miktar saç kaybı (alopesi) lupusta sıktır. Bu çoğu kişi için küçük problemdir ancak bazen ciddi saç kaybı yaşayabilirsiniz. Bu hastalığın diğer özellikleri gibi saç kaybı da ‘gidip gelebilir’. Muhtemelen saçınızın tekrar çıktığını göreceksiniz. Steroid enjeksiyonları (omurilik sinirlerinin tahrişi nedeniyle ortaya çıkan ağrıyı tedavi etmek için ağrı giderici ilaçların bel ve boynunuzdaki sinirlerin çıktığı ufak bir alana direk olarak uygulandığı bir işlemdir) denenebilirse de, ciddi saç kaybı olan pek çok insan peruk kullanmayı seçecektir.

 

Eklemler;

Ağrı ve şişlik hastalığın ana bulguları olabilirse de, romatoid artritten (küçük eklemlerin el eklemleri, el bileği ve ayak eklemleri ve dirseklerin öncelikle tutulduğu, kronik 6 haftadan uzun süreli seyir gösteren ve tuttuğu eklemde hasara neden olan; bir çok organ ve sistemi de tutabilen otoimmün bir iltihabi eklem hastalığıdır) farklı olarak, lupus çoğunlukla eklemlerde hasara ve deformiteye (şekil bozukluğu) neden olmaz. Lupus’lu 20 hastadan 1’inde (%5), romatoid artritli hastalar’dakini taklit edebilen ciddi eklem problemleri gelişir.

 

Böbrekler;

Tahminler değişebilir fakat lupuslu 3 hastanın 1’inde (%33) böbreklerde inflamasyon (iltihap, tahriş, yaralanma veya enfeksiyona karşı vücudun tepkisi anlamına gelen tıbbi terimdir. Bulaşıcı bir organizmaya bakteriler veya virüsler gibi, antijene vücuttaki yabancı bir madde veya doku yaralanmasına karşı vücudun normal koruyucu tepkisidir) gelişebilir. Hastalık çok ciddi olmadığında, bu genellikle problemlere yol açmaz. Çeşitli kimyasallarla kaplı özel plastik bir çubukla idrarınız test edilebilir. Bu, idrarda protein veya kan olup olmadığını gösterir. Şiddetli lupus böbrekleri ciddi bir şekilde hasarlandırabilir fakat bu nadirdir. Bu diyaliz (böbrek yetmezliği nedeni ile yapay bir değişiklik sağlamak için kullanılır) ve transplantasyonu (organ aktarımı) içeren modern tedavi yolları ile tedavi edilebilir.

 

Kan basıncı;

Lupus yüksek kan basıncına yol açabilir, özellikle böbrekler tutulduysa yüksek dozda kortikosteroid tabletleri (romatizmal hastalıkların ve romatizma dışı pek çok hastalığın tedavisinde çok geniş kullanıma sahiptir) de kan basıncında yükselmeye neden olabilir. Bağışıklık sistemini baskılamak için verilen ilaçlar  böbrek tutulumu sonucu oluşan yüksek kan basıncını sıklıkla kontrol edebilir ve ara sıra da tedavi edebilir. Ayrıca, kan basıncını kontrol eden özgül ilaçlar da çok etkilidir.

 

Beyin ve sinir sistemi;

Zaman zaman kendinizi depresyonda ve endişeli hissedebilirsiniz. Bunun hastalığın bir parçası mı yoksa ciddi ciddi bir hastalığa sahip olmanın normal reaksiyonu mu olduğunu söylemek zor olabilir. Pek çok hasta, hastalıkla baş etmede zorluk yaşar. Bu duyguları sizinle ilgilenen doktorla veya diğer tıbbi uzmanlarla paylaşmak önemlidir. İhtiyacınız olduğunda tıbbi ekip size danışmanlık konusunda da yardımcı olabilir. Migren lupus’lu 3 hastanın 1’ini etkiler. Lupus bazen hastalık nöbeti veya  paranoya (bencillik, güvensizlik, kuşku ve bilinçsiz suçluluk duygularının yoğun olduğu bir ruh hastalığı) nedeni olarak epilepsi (epileptik nöbet beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılması sonucu ortaya çıkan bir klinik tablodur. Hastada klinik olarak belli bir süreye sınırlı, bilinç, davranış, duygu, hareket veya algılama fonksiyonlarına ilişkin bozukluk görülür) veya şizofreni (kişide, gerçeklerle olan ilişkilerin büyük ölçüde azalması, düşünce, duygu ve davranışlarda önemli bozulmaların ortaya çıkması gibi belirtiler gösteren bir ruh hastalığı) gibi nörolojik (Sinir sisteminin anatomi, fizyoloji ve hastalıkları ile ilgilenen tıp dalı. Nörologlar, beyin, omurilik ve çevre sinirlerin rahatsızlıklarının tedavisi ile ilgilenirler) durumları taklit edebilir. Çok defa, tedavi bu belirtileri kontrol edebilir veya tedavi edebilir, bu nedenle her probleminiz hakkında doktorunuza danışmak önemlidir.

 

Kalp ve akciğerler;

Ara sıra lupus bu organları doğrudan etkileyebilir. Daha sık olarak, kalp ve akciğerlerin çevresini kaplayan dokuları  iltihaplandırır. Bu kalp ve akciğer zarı iltihabına neden olur. Bunların her ikisinde de derin nefes alındığında kötüleşen nefessizlik ve keskin göğüs olur. Nadiren bu organları kaplayan zarlarda ciddi nefes darlığına neden olan, büyük miktarlarda sıvı birikimi gelişebilir. Bu belirti sıvının alınmasıyla başarıyla tedavi edilebilir.

 

Diğer organ tutulumları;

Lupus‘un özeliklerinden biri kemik iliğini etkileyerek anemiye trombosit (kanın pıhtılaşmasına yardımcıdır) ve/veya beyaz kan hücreleri sayısında azalmaya yol açmasıdır. Önceden de belirtildiği gibi, ara sıra lenf bezlerinde (vücudun hemen her bölgesine yayılmış olan lenfatik sistem adlı bağışıklık sisteminin bir parçasıdır. Çoğumuz, kulak altında, boyunun her iki tarafında, çene ve koltuk altlarında büyüyen bezelere yabancı değilizdir. Genellikle şişmiş bezeler, bölgesel bir enfeksiyonun sonucu oluşurlar) şişliğe neden olabilir, örneğin boyunda  rahatsızlığa neden olabilir.  Bazı lupus‘lu hastalarda, toplardamar (kanın, vücudun her yanından yüreğe gitmesini sağlayan damar) ve atardamarda (yüreğin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından da vücudun öteki yerlerine kan götüren damar) kan pıhtıları gelişimine yatkınlık oluşur. Bu sıklıkla, antifosfolipid antikorları (antikor sendromu, çoğunlukla genç kadınlarda görülen, kanda antifosfolipid antikorlarının bulunmasıyla birlikte, arterler veya venlerde pıhtılaşma ve/veya düşük veya gebelik sorunlarıyla giden bir otoimmün hastalıktır) tarafından oluşur. Bunlardan birinin tipi antikardiyolipin antikorlarıdır (algılanmış bir tehdide karşı bağışıklık sistemi tarafından oluşturulan bu proteinler antifosfolipitantikorların en sık görülen formudur)Bunların varlığı pek çok laboratuvar tarafından test edilebilir. Bu antikorların bazıları gebeliği de etkileyebilir. Lupus nadiren bağırsakları, pankreası, karaciğer ve dalağı da etkileyebilir.

 

 

Lupus sık görülen bir hastalık mıdır?

Çok sık görülen bir hastalık değildir. Yapılan araştırmalarda 100.000 kişide 40 hasta gibi bir görülme sıklığı vardır. Ülkemiz için bu konuda veri yoktur, ancak bu sıklıkta görüldüğü tahmin edilmektedir.  

 

Lupus hangi yaşlarda ortaya çıkar? Hangi cinsiyeti daha çok etkiler?

Lupus daha çok 15-45 yaşlarında ortaya çıkar. Daha erken ve daha geç yaşlarda da nadiren görülebilir. Hastalık kadınlarda erkeklere göre 9 kat daha fazla görülmektedir. En çok doğurganlık çağındaki kadınları etkiler.

 

 

Lupus’un belirtileri nelerdir?

Eklem ağrıları, yüksek ateş ve deride yer alan döküntüler en büyük belirtiler arasında yer almaktadır… Bu hastalığa yakalanan insanlarda yanak kısmından, burun kısmına doğru döküntüler ve izler meydana gelir. Diğer belirtiler arasında halsizlik, kilo kaybı, isteksizlik ve iştah kaybı sayılabilir. Sağlam bünyelerde hafif bir şekilde görülmeye başlanan Lupus için kısa süreli ilaç tedavisi yeterli olacaktır. Saç dökülmeleri ve saç diplerinde oluşan pulcuklar Lupus hastalığının diğer belirtileridir. Yukarıda belirttiğim hususlardan biri ile karşılaşsanız dahi doktorunuza görünmekte fayda var çünkü iltihap kalp zarında olabilir ya da belirttiğimiz gibi böbrekte ağır tahriplere yol açabilir bu da böbrek yetmezliğine yol açabilir.Erken teşhis her zaman için önemlidir ve tedavi konusunda sizlere her zaman hız kazandırır. Lupus teşhisi koymak doktorlar için de kolay değildir. Kan tahlili sonrası yapılan incelemeler 2-3 gün sürebilmektedir. Kötü huylu antikorların kan tahlillerinde kendini göstermesi zaman alabilmektedir bunun için sürekli olarak tahlillere mağruz kalabilirsiniz. 

 

Laboratuvar Testleri:

Tam kan sayımı (genel sağlık durumunuzun değerlendirilmesi ve anemi, enfeksiyon ve lösemi gibi geniş aralıktaki bozuklukların saptanması için kullanılan bir kan testidir. Tam kan sayımı kanımız’daki çeşitli bileşenleri ve özellikleri ölçer. Bunlar: Oksijen taşıyan kırmızı kan hücreleri), retikülosit sayımı (Kemoterapi, kemik iliği nakli, demir, B12 vitamini veya folat yetersizliği tedavisi sonrası retikkülosit sayıları artarsa kemik iliğinde kırmızı kan hücresi yapımı düzelmeye başlar), laktat dehidrogenaz (vücudun enerji üretimine yardımcı bir enzimdir. LDH, karaciğer, kalp, pankreas, böbrekler, iskelet kasları, beyin ve kan hücreleri dahil vücudun çeşitli organ ve dokularında bulunur. LDH seviyesi, damardan alınan kan örneği ile yani kan testi ile belirlenir), direkt ve indirekt coombs testi (kan uyuşmazlığı testi), idrarda protein (24 saatlik idrarda 500mg ve üzerinde olması) ve idrarda aktif hücresel silendirler (Hücre silendirlerindeki hücrelerin (eritrosit- lökosit- epitel) dejenere olup parçalanmasıyla veya tubuler epitel hücrelerinden idrara salınan lizozomal partilüllerin hiyalin silendir matriksi ile birleşmesi sonucu oluşur) (eritrosit ve lökosit silendirleri), ANA (Otoimmun bozuklukları taramaya yardımcı olmak için istenen test), anti-dsDNA (lupus’a özel yapılan bir tahlildir), anti-Sm (değer aralığı testi), antifosfolipid antikorları (antikor sendromu, çoğunlukla genç kadınlarda görülen, kanda antifosfolipid antikorlarının bulunmasıyla birlikte, arterler veya venlerde pıhtılaşma ve/veya düşük veya gebelik sorunlarıyla giden bir otoimmün hastalıktır), kompleman seviyeleri (Kompleman testi istendiğinde testin nasıl kullanılacağını ve sonuçların ne anlama gelebileceğini açıklar) gibi ilk planda yapılacak testlere ilaveten gerekirse tutulan organ ve dokulara yönelik; böbrek biyopsisi (Çeşitli belirtiler  böbrek ve  fonksiyon testleri, rejeksiyonu böbrek  reddini teşhis etmek için yardımcı olur. Ayrıca rejeksiyon başladığında, böbrekten alınan biyopsiyle de bu doğrulanır. Küçük bir parça biyopsi dokusu, mikroskop altında dikkatlice incelenir), beyin görüntülemeleri gibi ileri incelemeler de yapılabilir. 

 

Lupus Hastalığının Nedenleri;

  • Lupus hastalığına neden olan genetik faktörlerdir:

Sağlıklı bir popülasyonda Lupus gelişme olasılığı yüzde 0.18 iken Lupus’lu bir kişinin sağlıklı birinci derece akrabasında Lupus’lu  gelişme olasılığı yüzde 1.7 ilâ yüzde 12 aralığına kadar gösteriyor. Ayrıca Lupus’lu bir annenin kız çocuğunda yüzde 10 olasılıkla Lupus geliştiğini görüyoruz. Ek olarak Lupus’lu  annenin çocuklarının yüzde 25 kadarında çeşitli otoimmün hastalıklar gelişir. İkiz çalışmalarında görülmüştür ki, tek yumurta (Monozigot) ikizlerden birinde Lupus var ise diğerinde de yüzde 50 olasılıkla Lupus gelişir. Çift yumurta ikizlerinde bu olasılık yüzde 5’tir. Tüm bu sonuçlar göstermiştir ki;Lupus gelişiminde genetik faktörler çok önemli.

  •  Lupus hastalığına neden olan çevresel faktörlerdir:

Başlıca stres, ilaçlar, ultraviyole ışınları ve infeksiyonlar (‘e’ ile okunuşu Fransızca’dan ‘i’ ile okunuşu İngilizce’den gelen Türk Dil Kurumu’nca enfeksiyon olarak kabul edilmiş ancak son yıllarda dilimizinAamerikanvari telafuz modası sonucu infeksiyon halini almış bir söylem kargaşasıdır) (özellikle EBV infeksiyonu) gibi çevre faktörlerinin hastalığın alt tiplerini tetiklediği iyi bilinmektedir.

 

 

Lupus’un tedavisi varmıdır?

Evet. Ancak kısa sürede hastalığı tamamen yok edecek bir tedavisi yoktur. Bugün için hastalık tedavi ile kontrol altına alınabilmektedir.

 

Peki Hastalık Nasıl Tedavi Edilir?

Lupus,vücudun farklı bölgelerini ve değişik sistemlerini etkisi altına alabilmektedir. Hafif yaşanan Lupus‘ta kısa süreli ilaç tedavisi ya da deri’nin güneş’ten korunması yeterli olacaktır. Dinlenme, güneş ışınlarından bir süre uzak kalma ve özellikle tuzlu beslenme Lupus hastaları için en uygun tedavi yöntemidir. Bu hastalığı ağır bir şekilde geçiren hastalar için ise kortizon tedavisi (Kortizon tedavisi, vücudun kortizonu yetersiz ürettiğinde ya da hiç üretim yapılmadığında dışarıdan verilen kortizon takviyesidir. Kortizon böbrek üstü bezleri tarafından üretilen bir hormondur. Vücuttaki görevi karbonhidratı ve yağ metabolizmasını düzenlemektir. Kilosu fazla olan kişilerde daha fazla üretilen hormon, gün içinde farklı oranlarda salgılanır. Bu farklılık zamana, kan basıncına ve vücut ısısına göre değişir. En çok sabah saatlerinde üretilir. Sinirlerin gergin olduğu zamanlarda bu oran, on katına kadar çıkabilir. Doğumdan sonraki 3. hafta başlayan kortizon üretimi, ölüm anına kadar devam eder. Vücutta bu hormonun azalması ya da üretilmemesi halinde dışarıdan takviye gerekir) şarttır.Uzman bir doktor tarafından gerçekleştirilmeli ve iyileşme süreci sonrası da düzenli doktor kontrolleri de şarttır,yine bir diğer tedavi yöntemi bu hastalığı hafif geçiren hastalar için hazırlanmış düzenli egzersiz programlarıdır. Hastalık ile bağlantılı gibi durmasa da bunun yanı sıra beslenmeniz de bir şekilde düzene sokuluyor ve sizlere uygun programlar hazırlanıyor.

 

 

Lupus’lu hastalarda ortaya çıkan diğer belirtiler ise şöyledir;

Işığa Duyarlılık;
Güneşe ve diğer ultraviyole ışın kaynaklarına maruz kalmak yüz bölgesinde oluşan kelebek görünümdeki döküntülerinin şiddetlenmesini tetikler.
Ağız veya Burunda Aft (ağız içinde oluşan yara, pamukçuk.)
Ağız ülseri olarak da tabir edilen aftlar Lupus hastalığı’nı teşhis etmede etkilidir. Ağız dışında burunda da gelişebilen bu aftları Lupus hastalığı ile karakterize yapan unsurlar ağrısız olmaları ve daha çok damak kısmında görülmeleridir.
Eklem Yerlerinde Şişlik;
Eklem yerlerinde ağrı, kızarıklık, şişlik ve hassasiyet lupus hastalığı  belirtileri arasında yer almaktadır.
Kalp veya Akciğerlerde İltihabı;
Lupus hastalarında kalp zarı veya akciğerlerde iltihaplanma görülebilir. Ancak bu viral (virüslerin çeşitli tipleri tarafından oluşturulan hastalıklara verilen genel addır. Virüsler soğuk algınlığı, grip ve siğil olarak bilinen bulaşıcı hastalıklara neden olduğu gibi HIV / AIDS, çiçek ve hemorajik ateş gibi ciddi hastalıklara da neden olabilirler) enfeksiyonlarda da görülebilecek belirtiler arasında yer aldığı için nefes alırken göğüste ağrı ve ani nefes kesilmeleri varsa eğer Lupus olduğunu anlayabilirsiniz. 
İdrarda Anomaliler;
İdrar testinde ortaya çıkan kan hücreleri ve protein sağlıklı insanlarda bulunmaması gereken değerlerdir. Ancak Lupus hastalarının idrar örneklerinde bu değerlere rastlanır.
Nöbetler;
Lupus hastalığı beyni etkisi altına alabilir bu da çeşitli sinir hastalıkları ve akabinde ortaya çıkan nöbetleri beraberinde getirebilir. Nöbetlerin yanı sıra aşırı endişeli olma, baş ağrısı ve bulanık görme gibi sorunlar da gözlemlenebilir.
Anemi (kansızlık);
Lupus hastalarında rastlanan anemi hastalığını demir eksikliğinden dolayı meydana gelen anemiyi ayırt etmek gerekir.  Kan hücrelerinin azlığı özellikle kadınlarda adet dönemlerinde sıklıkla gözlemlenir ancak Lupus hastalarında kan hücreleri zamanla yok olmaktadır. 
Disk Şeklinde Döküntüler;
Yüz, kafa derisinde ve boyun bölgesinde görülen disk şeklinde döküntüler Lupus hastalarında ortaya çıkan belirtiler arasında yer alır.

 

 

Lupus her hastada aynı şekilde mi seyreder?

Hayır. Lupus’un şiddeti, tutulan organların durumu her hastada farklıdır. Örneğin bazı hastalarda sadece deri tutulumu ön plandadır, bazı hastalarda da böbrek, merkezi sinir sistemi tutulumu gibi ağır bir tablo ortaya çıkabilir.

 

Lupus Hastalığı’nın seyri nasıldır?

Lupus yatışma ve alevlenme dönemleriyle seyreder. Bugün için hastalık kontrol altında tutulabilmektedir. Hayati organ tutulumu olan hastalar için tedavide oldukça etkili ilaçlar vardır. Lupus’un seyrindeki en önemli belirleyici faktörlerden biri hastanın doktor takibine ve tedavisine olan uyumudur. Düzenli takibi yapılamayan, tedavisine uymayan hastalarda istenmeyen sonuçlar görülebilmektedir.

 

Lupus hastaları gebe (hamile) kalabilir mi?

Takibini yapan ilgili uzman doktorun kontrolünde ve izni ile gebe kalabilirler. Hastalığın aktivitesi ve kullandığı ilaçlar değerlendirilerek doktoru tarafından önerilen uygun bir zamanda gebelik planlanmalıdır. Kullanılan ilaçların çoğunun gebelik için sakıncalı olabileceği, plansız gebeliğin anne hayatını riske atabileceği düşünülerek Lupus için uygun olabilecek doğum kontrolü uygulanmalıdır.

 

Lupus Hastasıyım Kendime yardım etmek için ne yapabilirim?

Kendinize yardım etmek için yapabileceğiniz pek çok şey vardır.

  • Güneşten uzak durun
  • Enfeksiyonlardan kaçının
  • Ne yediğinizi gözleyin
  • Stresten kaçının

 

Çocukluk çağında lupus

Lupus çocuklar’da oldukça nadirdir. 2 yaşındaki çocular’da görülmüş olmasına rağmen, genellikle 5 yaşından önce ortaya çıkmaz. Belirtiler ve organ tutulumu tipleri erişkindekin’den biraz farklıdır. Örneğin geniş bir çalışmada hematolojik (Tıbbın kan ve kan bozuklukları ile ilgili dalına verilen isim) tutulumun çocuklarda daha sık olduğunu göstermiştir. Bununla beraber lupus’u olan çocuklar erişkinlere benzer şekilde tedavi edilir.

 

50 yaşından sonra lupus

Bu yaş grubunda az sayıda vaka başlar ve daha önceden lupus’u olan kişilerde menapoz’dan (Tam olarak kelime karşılığı adetten kesilme olup, “menopoz yaşı” kadının en son fizyolojik adet kanamasının olduğu zamanı ifade eder. Kadınlarda menopoza bağlı adetten kesilme, yumurtalıkların işlevleri’nin kaybetmesine yol açar) sonra lupus aktivitesinin azalmaya başladığı düşünülür. Bununla birlikte, lupus’u olan yaşlı bireylerde eğer kortikosteroidlerle (hormonlara benzeyen ve adrenal bezlerden salgılanan bir grup ilaçtır) tedavi ediliyorsa bir ekstra problem vardır. Daha önce belirtildiği gibi, kortikosteroidlerin yan etkilerinden birisi kemik erimesine  (osteoporoz) yol açmalarıdır. Yaşlı kişilerde, yaşları nedeniyle, osteoporoz olma olasılığı daha fazla olduğu için, bu kemik kırığı riskini arttırır. Genelde, 50 yaş üstü kişilerde lupus daha az oranda şiddetlidir; fakat tedavi yan etkileri genç kişilere göre daha büyük problem oluşturabilir.

 

 

Lupus Hastalığı kalıtsal mıdır ?

Hayır. Hastalığın gelişmesinde genetik faktörler yer alsa da, pek çok diğer faktör de rol oynar. Eğer lupus’unuz var ise, çocuğunuzun yaşamın ilerki dönemlerinde lupus geliştirme şansı küçüktür, belki de 100’de 1’dir.

 

 

Ne kadar istirahat etmeliyim ?

Bu sorunun basit bir cevabı yoktur. Hastalık aktif olduğunda, pek bir şey yapmak istemeyebilirsiniz. Hastalık inaktif (etkisiz) ise, ‘aşırı’ dinlenmeden hiçbir şey kazanmayacaksınız. Aktivite, hastalığı düşünmemenizi sağlayabilir. Bununla birlikte lupus’lu pek çok kişi yorgunluğun önemli bir problem olduğundan şikayet eder. Daha önceden belirtildiği gibi, yorgunluğun diğer belirgin nedenleri kansızlık ve tiroid bezinin yetersiz çalışmasıdır. Bu problemler kan testlerinde gösterilebilir ve sıklıkla kolaylıkla düzeltilebilir. Vücudunuz ne kadar uyku ve istirahate ihtiyacı olduğunu size söyleyecek, özellikle hidroksiklorokin (romatizma ilaçları) ve steroller (Hayvanlarda, bitkilerde ve D vitamininde bulunan, genellikle karbon atomlarından oluşan, alkol niteliğinde organik bir madde) bu durumu dengelemeye yardımcı olacaktır.

 

 

Hava durumu Lupus hastalarına herhangi bir değişiklik yapar mı ?

İklim hastalığın seyrini değiştirmese de, daha önce de belirtildiği, güçlü güneş ışığına maruz kalmaktan sakınmalısınız. Soğuk, nemli hava problemin daha kötü görünmesine neden olsa da, gerçek bir hasara neden olmaz. En kötü vakaların bazıları gerçekten tropikal iklimlerde yaşayan kişilerde görülmüştür.

 

Lupuslu Hastaya Öneriler:

  • Güneşten korunun, Ultraviyole ışığı hastalığın cilt bulgularını aktive edeceğinden, güneş koruyucu kıyafetler, kremler, gözlük ve şapka kullanılması önerilir.
  • Yeterince dinlenin, uykunuzu alın ve düzenli, zorlayıcı olmayan egzersizler yapın.
  • Sağlıklı beslenin. Omega-3 yağ asitlerinden zengin (balık) beslenme veya balık yağı takviyelerinin, lupusta faydalı olduğu gösterilmiştir.
  • Vitamin D desteği de lupus’ta faydalıdır.
  • Lupus’la yaşamanın getirdiği zorluklar; depresyon, ankisiyete (kaygı bozukluğu yaşayan kişiler panik seviyelerinin yükseldiği kriz durumlarında sanki çok kötü bir şey olacakmış duygusuna kapılarak içinde bulundukları durumu olduğundan daha kötü, tehlikeli görme eğilimindedirler), stres ve geleceğe dair düşük benlik kaygılarını da beraberine getirir. Lupus’la başa çıkabilmek için:
  • Hayattan kopmayın. Hastalığınız hakkında bilgi edinin ancak, internet ortamında araştırma yaparken, bilgi kirliliğine veya gereksiz korkulara kapılmayın. Romatoloji doktorunuza soru sormaktan çekinmeyin; çünkü sizdeki tutulumu en iyi o bildiğinden, en sağlıklı bilgiyi de yine ondan alabilirsiniz. Arkadaşlarınız ve ailenizle konuşarak, onların da hastalığınız hakkında bilgi sahibi olmalarını; böylece iyi ve kötü günlerinizi anlamalarını, paylaşımlarını sağlayabilirsiniz.
  • Kendinize zaman ayırın; kitap okuma, müzik, yoga veya sizi rahatlatacak aktivitelerde bulunun.
  • Hastalığınızla ilgili oluşturulmuş destek gruplarına ulaşarak, aynı hastalığa sahip kişilerle tanışın ve onların hikayelerini, duygularını ve baş etme yollarını öğrenin ve sizinkileri paylaşın. Hastalığınızla barışık olun ve onunla yaşamayı öğrenin. Sizinle aynı hastalığa sahip milyonlarca insan olduğunu unutmayın.

 

Herkese daha sağlıklı ve mutlu günler dilerim. Umarım faydalı olabilmişizdir.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here