Leo Strauss Akımı

0
13
Düşünce özgürlüğü hakkını sonuna kadar kullanmayı seçip bunu ifade edebilen Leo Strauss 20 Eylül 1899 yılında Almanya doğumlu Yahudi asıllı siyaset felsefecisidir ve klasik siyaset felsefesinin en büyük isimlerinden biridir.
Düşünce özgürlüğü hakkını sonuna kadar kullanmayı seçip bunu ifade edebilen Leo Strauss 20 Eylül 1899 yılında Almanya doğumlu Yahudi asıllı siyaset felsefecisidir ve klasik siyaset felsefesinin en büyük isimlerinden biridir.

Düşünce özgürlüğü hakkını sonuna kadar kullanmayı seçip bunu ifade edebilen Leo Strauss 20 Eylül 1899 yılında Almanya doğumlu Yahudi asıllı siyaset felsefecisidir ve klasik siyaset felsefesinin en büyük isimlerinden biridir.

Chicago Üniversitesi’nde çok uzun yıllar çalışmış ve kendi düşüncelerini ifade ederken insanlara düşünce özgürlüğünün kullanılabileceğini hatırlatarak kendi düşüncelerine katılan öğrenciler yetiştirmiştir.  Bu ekip kendilerine Straussçu (Straussian) adını vermiştir. Ekibin merkezi düşünce sistemi ”Düşman”dır ve ekip ”Düşman bulunamazsa bir tane yaratmak kaçınılmazdır.” düşüncesini savunanlardan oluşmaktadır.

Leo Strauss, 21. yüzyılın başında Amerikan politikasında büyük etki sahibi olan neo-muhafazakarlık düşüncesinin en büyük entelektüel kaynağı olarak kabul edilmektedir. Strauss, Hitler´e iktidar yolunu açtığı için sonradan Anayasa Mahkemesi başkanlığına getirilen hocası Carl Schmitt´ten önemli ölçüde etkilenmiştir. Schmitt’in parlamenter sisteme yönelik ciddi eleştirileri vardır. Fakat Strauss onu bile yeterince radikal bulmamaktadır.

Strauss’un hocasına yazdığı bir mektubunda şu sözler geçmektedir;

“İnsan doğası gereği kötü olduğu için, egemenliğe ihtiyaç duyar. Ancak, egemenlik insanları bir birlik içinde başka insanlara karşı birleştirilerek kurulabilir. İnsanların birleşmesi mecburen başka insanlara karşı bir akittir”.

Leo Strauss’un izleyicileri birbirine bağlı ve etkili bir siyasi topluluk oluşturmuşlardır. Hiçbir zaman iyi ve barışçı bir dünya düzeninin kurulabileceğine inanmazlar. Örneğin, sürekli kuşkuyla baktıkları Birleşmiş Milletler gibi bir teşkilat felsefeleri gereği işe yaramaz, bu yüzden var olmasına bile gerek yoktur.

Leo Strauss‘un düşünceleri her ne kadar olumsuz yönde olsa da düşünce özgürlüğünü sonuna kadar kullanmış ve 1973 yılında hayata veda etmiştir.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here