Lawrence Ortadoğuda Bir İngiliz Casusu

1
Portrait of Welsh-born archaeologist, author and military leader Thomas E. Lawrence (1888 - 1935), aka 'Lawrence of Arabia', wearing a headdress. Lawrence led the Arab forces in their revolt against the Turks during and after World War I. (Photo by Hulton Archive/Getty Images)

Thomas Edvard Lawrence yada bilinen adıyla Arabistanlı Lawrence 1888 yılında evlilik dışı bir ilişkiden dünyaya gelmiştir ortadoğuya merakı 1909 yılında başlamış. Arkeolojik kazılar yapma bahanesiyle izinli olarak trablus a gelmiştir. Kahire İngiliz İstihbarat Bürosuna bağlı olarak çalışan bir teğmendir o yıllarda. Zamanının çoğunu bilgi toplayarak haritalar çizerek bölgedeki kavimleri araştırarak geçirir. Sonra 1914 yılında 1. Cihan Harbi nin başlamasıyla faaliyetlerini hızlandırır ve kandırdığı bir kısım arapları Osmanlı ya karşı isyana teşvik eder ve bu işi büyük bir keyifle ve sağlam stratejilerle yapar ki günümüzde bile ortadoğuda onun ektiği fitnelerin cezasını çekiyoruz…

Lawrence artık o yörenin insanları gibi giyinen onlar gibi yaşayan onlarla aynı dili konuşan ve bir kısım araplara kendisini çok sevdirmiş bir insan olarak faaliyetlerini akıllıca ve sindirerek devam ettirir. Büyük Arabistan Krallığı kurulacak mekke den şam a kadar olan topraklar isyan ve ayaklanma ile elde edilecekti planın görünen yalan yüzü buydu. Bunları yaparken tabi belli bir zümreyi ardına almak için yapması gerekenleri ustalıkla yapıyor ve kafaları karıştırıyordu.

Bir ingilizin ortadoğuda bir isyanın öncülüğünü yapması bu kadar kolay olmamalı haliyle… ikna etmesi gereken aşiret reisleri inandırmak istediği kavimler ve karşısına çıkacak olan muhalif kavimlere karşı yapacakları… tabi ki hepsini düşünmüştü.

İşe en zayıf gördüğü Mekke Emiri Şerif Hüseyin le başladı. Onu kendi safına çekmesi hiçte zor olmamıştır en büyük müttefikinin Şerif Hüseyin olduğunuda kendi yazdıklarında görebilirsiniz. Şerif Hüseyin e Şam a kadar olan toprakları vaadeder tabi bu onu kandırmak için kullandığı bir argümandır. Aslında Şerif Hüseyin dışında parayla kandırdığı bedevi dünyadan bihaber olan arap kabileleride vardır bunlardan 4-5 bin kişilik bir ordu kurmuştur. Arapları Osmanlıya isyana teşvik ederken kullandığı argümanlar büyük arap krallığı ve ingiliz devletinden bu isyan için aldığı 1 milyon sterlinle sınırlı değildir. Günümüzdede hala bir türlü düzeltilememiş tam anlamıyla araştırılamamış bazı fitne tohumları ekmiştir. Araplara Türkler iyi müslümanlar değiller bu din size hediye edildi onlara ait değil, kendi ırkları dışındaki herkesi alt sınıf olarak görüyorlar… gibi ve hatta Osmanlı buralarda sizleri katledecek hiçbir arap sağ kalmayacak deme cüretinide savunmuştur. İsyan için kurduğu ordu bu yüzden hep göçebe yaşayan parayla kandırılabilen ve dış dünyayla alakası olmayan  bedevi kabilelerden oluşurdu….

Lavrence artık belli bir konum edinmiş ve zaten harp durumunda olan Osmanlı birliklerine vur-kaç taktiği uygulayarak zararlar vermeye başlamıştır. Rütbesi yarbaylığa kadar yükseltilmiş yıllarca üstünde çalıştığı planlarını tıkır tıkır işletmeye başlamıştır. Osmanlı nın zayıfladığı cephelerde bazı bölgeleri ele geçirir ve son olarak 1 ekim 1919 da Emrindeki arap birliğiyle Şam a girer….

 

Şüphesiz Lawrence kusursuz sayılabilecek idealist bir ajandı ancak yaptıkları özellikle araştırılmalı ve öğrenilmelidir çünkü Araplar nankör bizleri sırtımızdan vurdu deriz ya hep işte o nankör araplar Mekke Emiri Şerif Hüseyin le sınırlı kalmıştır aslında o da zaten kendi yurdunda bile ölememiş son nefesini kıbrısta vermiştir ve bunun pişmanlığını da ölüm döşeğinde söylediği ‘ biz osmanlıya yaptığımız ihanetin bedelini ödüyoruz’ sözüyle oğullarına itiraf etmiştir…

Bir arap emirinin ve birkaç bedevi kavmin ihanetini arapların ihaneti gibi görürsek yanılırız ve gelelim bize hep deriz ya Türkün Türkten başka dostu yoktur diye işte bu söz İngiliz casusu Lawrence’in arapları bizlere karşı isyana teşvik ederken kullandığı argümanlardan biridir. Koskoca bir ingiliz istihbarat operasyonu geçirdik hala akıllanamadık maalesef. Eğer o gün Türk le Arabı ayırmasaydık yada bu ayrıma karşı uyanık olsaydık ne Türk Kürt meselesi ne Alevi Sünni meselesi yaşardık.

Sözün kısası Araplar nankör değildir

Türkün Türkten başka dostları da vardır  mesela bugün Katar bize dost iken Kırgızistan düşmandır hani nankör arap hani dost Türk geçelim bunları artık ortada islam kardeşliğinde buluşalım arapta kürtte lazda hatta müslüman olan rus da macar da amerikalı da kardeşimizdir.

Gerçek olan tek kesin şey İngilizler çok alçaktır… tarihimize bakınca yüzde yüz doğrulukla söylenebilecek tek söz belkide budur…

 

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here