Küsmek Ne Demek ?

0

Küsmek kelimesinin sözlükteki anlamı ”darılarak, gücenerek yüz çevirmek. Konuşup görüşmez olmak, ilişkisini kesmek.” demek. Peki sorarım sizlere, sizce küsmek hep mi bu anlama gelir? Birine ”küstüm” dediğiniz zaman gerçekten onunla görüşmek istemediğinizi mi belirtiyorsunuz, yoksa ”anla” demeye mi getiriyorsunuz?

Mesela ben birçok dostuma küsmek üzereyim…

Mesela ben birçok dostuma küstüm…

Mesela ben dünyanın kendisine küsmek üzereyim…

Bir arkadaşım vardı, onunla bizzat ben küsmüştüm. Daha sonra arasın, mesaj atsın diye sürekli beklediğimi fark ettim. Oysa ki onunla küsen bendim. Ona küserken gitmesini istiyordum fakat üzerinden iki gün geçtikten sonra gözüm sürekli telefona kaymaya başlamıştı. Bir hafta sonra bir yazıya denk geldim ve o zaman küsmek kelimesinin aslında ne demek olduğunu anladım. Onun hala kalbimde olduğunu fark ettim. Yazıda şöyle diyordu;

”Küsmek nedir bilir misin? Küsmek dürüstlüktür. Çocukçadır ve ondan dolayı saftır, yalansızdır. Küsmek: Seni seviyorumdur. Vazgeçememektir.

Beni anlatır küsmek. Kızdım ama hala buradayımdır, gitmiyorumdur, gidemiyorumdur.

Küsmek: Nazlanmaktır, yakın bulmaktır, benim için değerlisindir.

Küsmek: Sevdiğini söyle demektir. Hadi anla demektir.

Küsmek: umuttur, acabaları bitirmektir, emin olmaktır.

Yani ben sana küstüm…”

Bu yazıdan sonra küsmek kelimesinin gerçekten ne olduğunu idrak edebilmiştim. Ben ona küstüm derken bile aslında ”sadece kırıldım” demek istemiştim.  Ben bunu geç anladım, o ise hiç anlayamadı. Bu dediklerime kulak verin sevgili dostlar, şayet burada bir hayat dersi yatıyor.

Siz hiç değer vermediğiniz bir insana küser misiniz? En kızgın anınızda bile aklınıza gelsin şu sözüm. Siz karşınızdaki insana değer verdiğiniz için onun yaptığı bir şeye kırılır ve küsersiniz. İçten içe ”küstüm, kırıldığımı anlasın” dersiniz değil mi?

Çocukluğunuzu düşünün. O zamanlar birine ”sana küstüm!” dediğinizde arkanızı dönüp gitmek yerine kollarınızı göğsünüzde bağlayarak arkanızı dönüp olduğunuz yerden tek bir adım dahi atmadan omuz silkmiyor muydunuz? Arkanızı dönüyordunuz ama içten içe benimle bir daha oyun oynamaz diye korkarak tek bir adım atmıyordunuz. Yani ”sana kırıldım, gönlümü al” diyordunuz kendinizce. Karşınızdaki insan da ya gönlünüzü alıyor ya da sizin gibi omuz silkerek arkasını dönüyordu. İki çocuk omzunuzun üstünden birbirinize bakışlar atıyordunuz fakat ikiniz de gitmek için bir adım atmıyordunuz.

İşte küsmek en derin anlamıyla böyle bir şey. Anlamı çocukluğunuzun en güzel anılarında dolaşan saf bir duygudur küsmek. Sana arkamı döndüm ama bak buradayım. Tek bir seslenmene açarım kollarımı yine sana demektir.

Meğer küsmek ne güzel, ne derin, ne anlamlı bir şey!

Oysa ki her birimiz küsmek kelimesinin her zaman kötü taraflarına bakıyoruz. Ben yaşadığım o olaydan sonra ”sana küstüm” diyen herkesin aslında ”sana değer verdiğim için çok kırıldım” demek istediğini anladım.  Aslında karşınızdaki kişi size küstüğü zaman sevinmelisiniz çünkü bilin ki o kişi size çok fazla değer veriyor.

Yapmayın azizim, size ”küstüm” diyen birine sırtınızı dönmeyin. Çünkü o insan size kızgınken bile gitmek yerine ”kırıldığımı anla ve gönlümü al” demek istiyor. Peki bizler ne yapıyoruz? Bunu anlamaya dahi tenezzül etmeden çekip gidiyoruz. O kelimenin altında yatan derin masumluğu görmezden gelerek onun ”küstüm” lafına bir de biz alınarak çekip gidiyoruz.

Oysa karşımızdaki kişi küstüm derken bile ”sevi seviyorum” diyor. O insan sana küstüm demek yerine hiçbir şey söylemeden çekip de gidebilirdi. Size tek bir laf etmeden hiç var olmamış gibi silinip giderdi. Fakat o bunu yapmak yerine size bir şans daha vermiş olmuyor mu? ”Kırıldım ama öylece çekip gitmek yerine sana bunu söyleyip barışalım istiyorum” demek istemiyor mu?

Yapmayın dostlarım, küsmek kelimesini sözlükteki anlamında değil çocukluğunuzun masum anılarında arayın. O zaman araya ne mesafe girer, ne kırgınlıklar. Hatırlamıyor musunuz? O birbirine sırtını dönmüş ve omuzlarının üstünden birbirine bakışlar atan iki çocuk bir süre sonra gülme krizine girer ve tek kelime dahi etmeden birbirlerine dönüp sarılırlardı. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi oyunlarına devam ederlerdi.

Küsmek ne demekti?

Küsmek iki çocuğun küstüm dese dahi gider diye korkarak yan yana dargın bir şekilde durmasıydı.

Küsmek iki çocuğun oyun arkadaşından vazgeçmemesiydi.

Küsmek iki çocuğun birbirlerine attığı kaçamak bakışların ardından gelen tatlı kıkırtılardı.

Küsmek iki çocuğun kahkahalar eşliğinde birbirlerine sarılıp hiçbir şey olmamış gibi oyunlarına devam etmeleri demekti.

Küsmek işte bu kadar saf ve masumdu.

Fatmanur Dereköylü

Anlatamıyorsan için dışına çıkana kadar kus bütün duygularını yazılara. Mürekkebin ruhun, yazıların da ruhundan sızan umutlarının kırıntıları olsun.
Fatmanur Dereköylü

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here