Kuşbaz Şiiri Üzerine

0
35
Kuşbaz

Kuşbaz

Kuşun hayatına girmeseydim, severdim
kuşlar hayatıma girmeseydi
istediler (efendim)
şahini büyüttüm besledim
uçurdum, istediler
konduğu kol efendimin
severdim aslında kuşları severdim
tahta köşkler yapardım, severdim
suya inerlerdi severdim
ayrı ayrı uçsaydık konsaydık
odaklandım, yok başka hayatım
olsaydı severdim

Gülten Akın

 

Kuşbaz

 

Kuşbaz ! Ne çağrıştırıyor size ? Kuşbaz nedir ki ? Kuşlarla ilgilenen kişiye mi deniyordu acaba ? Peki neden kuşbaz şiirin adı? Şiir ne anlatıyor ? gibi sorular oluşuyor ilk okuduğumuzda değil mi ? Aslında şiiri açıkladığımızda neden şairin kuş  **imgesini ( Şairin şiirdeki sözcüklere gerçek anlamı dışında anlamlar yüklemesi. ) kullandığını anlayacağız.

Şiire baktığımızda bir kuşbazın çırağının konuştuğunu ve kendisi ile ilgili bilgi verdiğini görüyoruz. Bu şiiri daha iyi anlayabilmemiz için şiiri yapı birimlerine bölmemiz gerektiğini düşünüyorum. Yapı birimine , şiirin üzerine konuşmak ve daha iyi anlayabilmek için şiiri ayırdığımız parçalar diyebiliriz. Ben bu şiirin iki yapı birimine ayrılacağını düşünüyorum. Birinci yapı birimini;

“Kuşun hayatına girmeseydim, severdim
kuşlar hayatıma girmeseydi
istediler (efendim)
şahini büyüttüm besledim
uçurdum, istediler
konduğu kol efendimin” bu kısım, ikinci yapı birimini ise ,

“severdim aslında kuşları severdim
tahta köşkler yapardım, severdim
suya inerlerdi severdim
ayrı ayrı uçsaydık konsaydık
odaklandım, yok başka hayatım
olsaydı severdim”.   Bu kısım olarak alabiliriz.

İlk yapı birimine baktığımızda aslında yaşadığı hayattan memnun olmadığını ve kişinin bir baskı altında olduğunu söyleyebiliriz. Bu şiirde bir efendi – çırak daha doğru ifade ile bir efendi- köle ilişkisi vardır. Aslında kuşbazın çırağı olmak istemediğini fakat bunu birilerinin istediğini ve sonunda zor ile çırak olduğunu görüyoruz.

İkinci yapı birimine baktığımızda çırak aslında kuşları sevdiğinden ve geçmişteki yaşamından bahsediyor. Aslında geçmişte kuşlarla iyi anlaşıyor, onlara tahta köşkler yaptığını söylüyor. Sizin de bir yer dikkatinizi çekti mi ? Ayrı ayrı uçsaydık konsaydık, odaklandım. Şiiri okuduğumda odaklandım kelimesine takıldım. Burada aslında bir hayata tutunma arzusu görüyorum keşke başka hayatı olsa sevecek olsa sevecek ama yok.  Burada da aslında bir boyun eğiş var. Şartlar aslında efendisinin istediği gibi olmasa ve köle özgürce yaşayabilse her şey daha güzel olacak ve kuşları da sevebilecek. Buradan da anlıyoruz ki bu şiirde anlatılan şey yani konu bir kuşbazın çırağının hikayesi. Peki teması ne bu şiirin? Ve konu ile tema arasında ne fark var ? Aslında yapı birimlerinde anlatılan şey nedir sorusunun tam karşılığıdır tema. Bu şiirin teması da bir hayal ve hakikatin(gerçek) çatışmasıdır.

 

İkinci yapı birimine baktığımızda çırak aslında kuşları sevdiğinden ve geçmişteki yaşamından bahsediyor. Aslında geçmişte kuşlarla iyi anlaşıyor, onlara tahta köşkler yaptığını söylüyor. Sizin de bir yer dikkatinizi çekti mi ? Ayrı ayrı uçsaydık konsaydık, odaklandım. Şiiri okuduğumda odaklandım kelimesine takıldım. Burada aslında bir hayata tutunma arzusu görüyorum keşke başka hayatı olsa sevecek olsa sevecek ama yok.  Burada da aslında bir boyun eğiş var. Şartlar aslında efendisinin istediği gibi olmasa ve köle özgürce yaşayabilse her şey daha güzel olacak ve kuşları da sevebilecek. Buradan da anlıyoruz ki bu şiirde anlatılan şey yani konu bir kuşbazın çırağının hikayesi. Peki teması ne bu şiirin? Ve konu ile tema arasında ne fark var ? Aslında yapı birimlerinde anlatılan şey nedir sorusunun tam karşılığıdır tema. Bu şiirin teması da bir hayal ve hakikatin(gerçek) çatışmasıdır.
(Bir Kuşbaz)

 

 

 

 

Diliyle ilgili birkaç cümle kuracak olursak şiir tamamı ile kuş imgesi üzerinden kurulmuştur. Ve imge olduğu için dili anlaşılır değildir. Herkes tarafından bilinen bir yanlış şiirde Arapça Farsça tamlama varsa bu şiirin dili ağırdır ama aslında bu öyle bir şey değil. Şiirde çok fazla imge , çağrışım var ise o şiirin dili anlaşılır değildir. Arapça-Farsça tamlamaları şu an bilmiyoruz evet ama sözlüğe baktığımızda ve şiiri o şekilde okuduğumuzda bazı şiirlerinin aslında gayet açık olduğunu görürüz.

Biliyoruz ki kuş tüm dünyada özgürlüğün ve barışın simgesidir. Bu şiirdeki kuşları da bununla bağdaştırabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazımı bitirmeden önce kısaca bu güzel şiirin yazarından bahsetmem gerektiğini düşünüyorum. Gülten Akın 23 Ocak 1933 yılında Yozgat’ta dünyaya gelmiştir. Kadın, sevgi , bireysellik şiirleri ile 1950’li yıllarda edebiyatımıza giren şair aslında biraz İkinci Yenici gibi görünse de 1980 den sonraki şiirlerinde topluma yönelmiştir. İlk şiir kitabının adı Rüzgar Saati‘dir ve 1956 yılında yayınlanmıştır. Bu kitapta bireysellik konularını içine alan şiirleri görmekteyiz. 1956 yılında Yaşar Cankoçak  ile evlenmiştir ve eşinin kaymakam olması sebebiyle Anadolu’nun birçok yerinde yaşamıştır. Aslında şiirde bireysel konulardan toplumun sorunlarına yönelmesinin etkisinde gidip gördüğü yerlerin ve halk ile olan ilişkisinin etkisi vardır. Güzel ruhlu sanatçı emekli olduktan sonraki yaşamını Balıkesir’de geçirmiştir. 4 Ocak 2015 yılında tedavi gördüğü hastanede vefat etmiştir.

 

Yazımı bitirmeden önce kısaca bu güzel şiirin yazarından bahsetmem gerektiğini düşünüyorum. Gülten Akın 23 Ocak 1933 yılında Yozgat'ta dünyaya gelmiştir. Kadın, sevgi , bireysellik şiirleri ile 1950li yıllarda edebiyatımıza giren şair aslında biraz İkinci Yenici gibi görünse de 1980 den sonraki şiirlerinde topluma yönelmiştir. İlk şiir kitabının adı Rüzgar Saati'dir ve 1956 yılında yayınlanmıştır. Bu kitapta bireysellik konularını içine alan şiirleri görmekteyiz. 1956 yılında Yaşar Cankoçak  ile evlenmiştir ve eşinin kaymakam olması sebebiyle Anadolu'nun bircok yerinde yaşamıştır. Aslında şiirde bireysel konulardan toplumun sorunlarına yönelmesinin etkisinde gidip gördüğü yerlerin ve halk ile olan ilişkisinin etkisi vardır. Güzel ruhlu sanatçı emekli olduktan sonraki yaşamını Balıkesir'de geçirmiştir. 4 Ocak 2015 yılında tedavi gördüğü hastanede vefat etmiştir.

 

Eserleri: 

  • Rüzgar Saati
  • Kestim Kara Saçlarımı
  • Sığda
  • Sonra İşte Yaşlandım
  • Uzak Bir Kıyıda
  • 42 Gün
  • Sevda Kalıcıdır
  • Ağıtlar ve Türküler
  • Şiiri Düzde Kuşatmak
  • Kırmızı Karanfil
  • Maraş’ın ve Ökkeş’in Destanı

 

Yazımı bitirmeden önce kısaca bu güzel şiirin yazarından bahsetmem gerektiğini düşünüyorum. Gülten Akın 23 Ocak 1933 yılında Yozgat'ta dünyaya gelmiştir. Kadın, sevgi , bireysellik şiirleri ile 1950li yıllarda edebiyatımıza giren şair aslında biraz İkinci Yenici gibi görünse de 1980 den sonraki şiirlerinde topluma yönelmiştir. İlk şiir kitabının adı Rüzgar Saati'dir ve 1956 yılında yayınlanmıştır. Bu kitapta bireysellik konularını içine alan şiirleri görmekteyiz. 1956 yılında Yaşar Cankoçak  ile evlenmiştir ve eşinin kaymakam olması sebebiyle Anadolu'nun bircok yerinde yaşamıştır. Aslında şiirde bireysel konulardan toplumun sorunlarına yönelmesinin etkisinde gidip gördüğü yerlerin ve halk ile olan ilişkisinin etkisi vardır. Güzel ruhlu sanatçı emekli olduktan sonraki yaşamını Balıkesir'de geçirmiştir. 4 Ocak 2015 yılında tedavi gördüğü hastanede vefat etmiştir.

 

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here