Kurtlar Vadisi Polat Alemdarı Yeniden Ekranlara Mı Dönüyor?

0
Kurtlar Vadisi Necati Şaşmaz hangi sürpriz rolle ekranlarda yer alacak?
Kurtlar Vadisi Necati Şaşmaz hangi sürpriz rolle ekranlarda yer alacak?

Milyonları ekrana kilitleyen Kurtlar Vadisi isimli projede Polat Alemdar rolünü canlandırarak gönüllerde taht kuran isim Necati Şaşmaz‘dan müjdeli bir haber geldi. Oyuncu Necati Şaşmaz, Kurtlar Vadisi dizisindeki fenomen haline gelen Polat Alemdar rolü dışında yepyeni ve değişik bir projede yer alacağının açıklamasını gerçekleştirdi. Necati Şaşmaz’ın izleyici kitlesini heyecanlandıran açıklamaları istikametinde, senaryosunu bizzat kendi kaleme aldığı bir dizi projesinde Şems kişiliğini canlandıracağının ilanında bulundu. Böylece Necati Şaşmaz uzun senelerin ardından ilk defa Kurtlar Vadisi dizisinde Polat Alemdar rolü dışında apayrı bir rol üstlenmeye hazırlanıyor. Öte yandan kurtlar Vadisi dizini yayınlanması için sabırsızlık içerisinde geri sayıma başlayan izleyiciler için de, televizyon kanallarıyla görüşmelerin şu an için devam ettiğinin ve dizinin önümüzdeki sezon başlayabileceğinin açıklamasında bulundu.

ŞEMS-İ TEBRİZİ KİMDİR?

Şems-i Tebrizi, 1185 tarihinde Tebriz’de doğmuştur. Asıl ismi, Mevlana Muhammed olan Tebrizi, Melik Dad oğlu Ali adında bir zatın oğludur. Dinin güneşi anlamı taşıyan Şemseddin lakabıyla anılan Tebrizi, minik yaşlarda manevi ilimleri tahsilde gösterdiği beceriyle tüm dikkatleri üzerinde toplayan önemli bir isim haline gelmiştir. Din ilimleri tahsilden sonra, genç yaşlarında Tebrizli Ebubekir Sellaf`a mürid olmuş, şöhretini dinlediği tam tanınmış şeyhlerden feyz almaya çalışmış ve bu sebeple diyar diyar dolaşmıştır.Bu gezginliğinden dolayı kendisine “Şemseddin Perende” başka bir deyişle uçan Şemseddin ismi verilmiştir. Aynı zamanda Tebriz`de tarikat pirleri ve reel arifleri ona “Kamil-i Tebrizi” ismini vermişlerdir.

şems

Hz. Muhammed S.A.V.’in terbiyesini her zaman kendisine misal alan Şemseddin-i Tebrizi, yaşamı süresince kesintisiz bir arayış halinde olmuş, manevi bir işaret üzerine de Hz. Mevlana’yı arayıp bulmuştur. Dünyaya, kılık ve giysi gibi parasal ve somut şeylere umursamayan Şems, Mevlana ile 3-3,5 sene kadar devam eden beraberliği sayesinde onun yaşamında yeni ufukların açılmasına vesile olmuş, onun ilahi aşkın potasında eriterek, kamil bir Hak aşığı yapmaya başarmıştır.

Şems-i Tebrizi Şam’a döndüğünde, Mevlana Celaleddin için onun yokluğu dayanılmazdır. Şems’in varlığını kabullenememiş kimseler, Mevlana Celaleddin’e ileri geri sözler etmişlerdir. Mevlana’nın bu kimselerden birine verdiği yanıt şöyledir: “Onun ışığı vurmazdan evvel ölü bir nakıştım yalnızca taş duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan evvel tellerime; hep aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım. Ben onun avucunda bağlar, bahçeler ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar duru sular görürüm. Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim. Lâkin siz bunların hiçbirini göremezsiniz.” der.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here