Kültür Bakanlığı’nın Oscar’a Aday Gösterdiği Film: Eşkıya

0

1996-1997 yılları arasında ”Eşkıya” adlı bir film çekilmiştir. Film Kültür Bakanlığı tarafından Oscar’a aday gösterilmiştir. Bu filmin baş rollerini Şener Şen ve Uğur Yücel paylaşmıştır. Bu film 2 milyon 568 bin 339 kişi tarafından izlenmiştir.

1996’dan 2001 yılına kadar çekilmiş 0lan bütün filmlerin arasından türk sinemasının en fazla gişe hasılatı toplamayı başaran filmi seçilmiştir.

Filmin konusu: 

35 yıl önce Cudi dağlarında bir grup eşkıya jandarma tarafından yakalanır. 35 yıl içinde eşkıyaların hepsi ya hastalıktan ya da hesaplaşmalardan ötürü can vermiştir. Biri dışında; Baran. Baran’ın uzun mahkûmiyetinin ardından Viranşehir Cezaevi’nden çıkmasıyla başlayan film doğduğu toprakların artık baraj suları altında olduğunu öğrenmesiyle devam eder. Köyde karşılaştığı Ceren Ana ona, 35 yıllık yokluğunda yaşananları anlatır. Geçmişindekilerin peşine düşmeye niyetli olan Baran Ceren Ana’nın tavsiyelerine rağmen yola düşer. Kendisini jandarmaya ihbar ederek yakalanmasına neden olan Mustafa’dan yıllardır bilmediği bir gerçeği öğrenir. Hapse düşmesine en yakın arkadaşı Berfo’nun ihaneti neden olmuştur. Berfo Eşkıya’nın altınlarına el koyarak Eşkıya’nın çocukluk aşkı Keje’yi de  babasından satın alıp İstanbul’a kaçmıştır. Vicdan azabı çeken Mustafa kendini Baran’ın infazına hazırlamıştır, ama Eşkıya çoktan Keje’nin peşine düşmüştür.

Trenle İstanbul’a doğru yola çıkan Eşkıya yolda, Beyoğlu’nun arka sokaklarında büyümüş, pavyon, kumarhane, uyuşturucu muhabbetinin içinde yaşayan genç bir adamla, Cumali’yle  karşılaşır. Cumali, babasının kendisini aldatan üvey annesini öldürüp hapse girmesiyle yanına yerleştirildiği halasının evindeki cinsel tacizle geçen çocukluğunun acısını sert adamlığa soyunarak kapatmaya çalışan bir kaybedendir. Yılmaz Güney hayranı olan babasının esinlenmesiyle İnce Cumali filminden adını alan ve bir uyuşturucu kuryesi olan Cumali, Haydarpaşa Garında kendisini bekleyen sivil polisleri farkedince “emanetle” yakalanmamak için Eşkıya’nın çantasıyla kendisininkini değiştirir ve ondan çantasını patronu Demircan’ın , Tarlabaşındaki oto tamirhanesine getirmesini ister. Polislerin aramasından kurtulan Cumaliyi bu sefer Demircan’ın sorgusu beklemektedir. Polisin elinden kurtulan Cumalinin muhbir olduğundan kuşkulanan Demircan onu konuşturmaya çalışır. Bu arada elinde çantayla tamirhanenin kapısında beliren Eşkıya Cumaliyi kurtarır.

Ne İstanbul’u ne de Keje’nin adresini bilen Eşkıya’nın çaresiz halini gören Cumali ona Tarlabaşında kendi yaşadığı otelde bir oda bulur. Birbirlerinin hikâyelerini öğrenmeye başlayan, ömrünün yarısından fazlasını hapishanede geçirmiş Eşkıya ile ailesiz büyümüş Cumali arasında yavaş yavaş bir baba-oğul ilişkisi başlarken, Cumali Keje’yi ararken Eşkıya’ya yardım etmeye karar verir.

Hapishanede, sevgilisi Emel’in  abisi olarak tanıttığı Sedat’ı ziyaret eden Cumali onun hapishaneden kurtulabilmesi için ihtiyacı olan rüşveti bulmaya karar verir. Sedat için gereken parayı bulmak isteyen ve mesleğinde “kariyer” yapmak isteyen Cumali mahalledeki ekibiyle birlikte Demircan’dan daha zorlu işler isteyerek torbacılığa başlar.

Bu arada İstanbul’a dolaşmakta olan Eşkıya şehrin büyüklüğüne kapılır. Aynı gece otelin diğer devamlı konuklarından sinema emektarı Artist Kemal ve Beyaz Rus göçmeni Andrey Mişkin ile televizyon seyrederken Mahmut Şahoğlu’nu (Berfo) tanır.

Eşkıya, ertesi gün Cumali’yle beraber artık ülkenin en zengin (ve şaibeli) işadamlarından biri olmuş olan Berfo’nun malikanesinin önüne gelir. Araç konvoyuyla malikanesinden çıkmakta olan Berfo bu esnada Baranı tanır, güçlü bağlantıları olan Berfo ikiliyi önce gözaltına aldırır ve bir süre sonra da serbest bıraktırır. Serbest kalmalarının ardından Eşkıya, Berfo’nun evine getirilir. Berfo, ihanetini ve 35 yıllık hikâyeyi anlattıktan sonra Eşkıya’dan 35 yıldır konuşmayan Keje’yi konuşturmasını ister. Karşısında Eşkıya’yı gören Keje de uzun sessizliğini bozar. Eşkıya onu alma sözü vererek Keje’nin yanından ayrılır.

Cumali, Emel’in abisi olarak tanıttığı Sedat’la kaçtığını öğrendiği gün ayrıca kendisinden mal çaldığından şüphelenen Demircan tarafından da uyarılır. Emel ile Sedat’ı kaldıkları otel odasında basan Cumali, Eşkıya’nın telkinine rağmen öfkesine kurban olup ikisini de öldürür. Eşkıya ile kaçmaya başlayan Cumali sakladığı parasını almak için gittiği otelin önünde bir polis tarafından vurulur ama kaçmayı başarırlar. Ertesi gün evine sığınmak için geldiği halası tarafından reddedilir.

Cumali’nin kendisinden mal çaldığını anlayan ve parasını isteyen Demircan onu ve arkadaşlarını tamirhanesinde rehin tutmaya başlar. Demircan’a olan borca kefil olan Eşkıya, Keje’ye karşılık olarak Cumali’yi kurtaracak olan parayı çek olarak Berfo’dan alır. Cumali, serbest kaldıktan sonra döndüğü mahallesinde aldığı çek karşılıksız çıkan Demircan’ın adamları tarafından vurulur. Ağır yaralı olarak sığındığı otelin terasında ölümü bekleyen Cumali, Eşkıya’nın yanında ölüme gider.

Oğlu gibi gördüğü Cumali’nin ölümünden sonra sırasıyla önce Berfo’yu ardından Demircan’ı ve son olarak aynı otelde çalışan emektar hayat kadını Sevim Abla’nın satıcısını öldüren Eşkıya, Beyoğlu’nun çatılarında gizlenmeye başlar. Nihayet bir evin çatısında polis tarafından kuşatılır. Polisle girdiği çatışma sırasında, Ceren Ana’nın onu koruması için verdiği muskanın kaybolmasını bir ölüm işareti olarak algılayan Eşkıya patlayan silah seslerinin havai fişek seslerine karıştığı ortamda çatıdan atlayarak yaşamına son verir.


Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here