Küba’nın Acılı Tarihi

KÜBA’NIN ACILI TARİHİ

İspanya ve Amerika kıtasındaki ilk yerleşim yeri olan Küba, İspanya’dan Hindistan ve Japonya’ya gitme niyeti olan Kristof Kolomb, rotasının şaşırmasıyla keşfediyor. Kolomb 28 ekim 1492 yılında Küba’nın İspanya Kralı’na ait olduğunu ilan ediyor.
İspanyalılar, 1511’de şimdiki Küba’nın başkenti olan Havana şehrine koloniler kurup ilk kez burada yerleşik hayata geçtiler. Adanın ilk yerlileri Güney Amerika’dan gelen Guanahatbey, Kibaniler ve daha sonra gelip yerleşen Tanolardı. İlk kolonilerin kurulduğu dönemde çoğunda Taynolardan oluşan Adanın nüfusu 80-100 bin civarındaydı. Kolomb’un ikinci gelişini güzel karşılayan halk kendileri adına yaşanacak katliamdan bihaberdiler. Ancak husumetlerin başlamasıyla İspanyolların gerçek niyetini anlayan yerliler silah ve askeri yetersizlik nedeniyle sömürge ve katliamlara karşı durmadılar. Sömürgecilerin baskı, sömürü, getirdikleri çiçek ve kızamık hastalığı ile başladıkları katliam yerli halkın nüfusunu 80-100 binden 5 bine kadar düşürdü. İspanya’dan Havana’ya yapılan düzenli gemi seferleri bölgenin ticari stratejik önemini artırdı. Yeni dünyanın ürünleri (altın, gümüş. baharat) Havana’dan geliyordu. İspanyollar bu ürünlere bir yenisini daha eklediler, o da tütündür. 16. yüzyıl boyunca Küba’nın en büyük ticaretiydi tütün. Bu bitkiyi yetiştirip içen ilk insanlar Küba’nın yerlileridir. İspanyollar, özellikle şeker ve tütün tarlalarında olarak çalıştırdıkları yerli halk kalmayınca bu sefer Afrika’nın siyah derili insanlarını köleleştirilip Küba’ya taşıdılar.

Küba’da 1886’da köleliğin kaldırılması ile sömürgeci İspanya, Meksika ve Çin’den sözleşmeli işçi getirmeye başladı. Bugün 11 milyon 500 bine yakın Küba nüfusunun %51’i melezlerden %37’si beyazlardan %11’i siyahlardan oluşuyor. Yerli nüfustan geriye kalanlar ise adanın doğusundaki birkaç aileden ibaret olduğu söyleniyor. 19. yüzyıl sonlarından itibaren sömürgeci İspanya’nın şeker üretimi ve ihracatı için gerekli iş gücünün sermaye, makine, teknik beceri ve pazarları sağlamada yetersiz kalması Küba ile olan siyasi ve iktisadi bağlarının giderek zayıflamasına yol açtı. Durumdan faydalanan Amerikalı İş adamları şeker üretimi ve ticaretinden güç kazanmaya başladı. Adada özerklik taleplerinin artmasına rağmen ödün vermeyen İspanya, vergileri artırılmasıyla 10 gün Savaşı’nın (1868-1878) çıkmasına neden oldu. İspanya sonunda ekonomik reformlar yapacağına söz vererek Zanjon Sözleşmesi imzaladı. Ancak ekonomik bunalımın giderek derinleşmesi nedeniyle barış ortamı fazla sürmedi. 1895’te sürgündeki Kübalı şair ve gazeteci Jose Martin’in sürgündeki siyasi örgütleri bir araya getirerek bir bağımsızlık savaşına başladı. İspanya bu duruma karşı adaya 200 bin asker çıkardı. Bu durumdan yaralanan Amerika Birleşik Devletleri ise Maine gemisinin batırılmasını bahane ederek savaş açtı. İspanya-Amerika savaşı(1898) sonunda yenilen İspanya, Paris Antlaşması’nı imzalamak zorunda kaldı. Antlaşma çerçevesinde öngörülen Küba’nın bağımsızlığı 1 Ocak 1899’da ABD’nin işgali altında yürürlüğe girdi. 20 Mayıs 1902’de Küba ABD’ye üst vererek fiilen bağımsızlığını ilan etti.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up