Kolera Doğdu Sagopa Dedi . . .

0

Türk rap müzisyeni Kolera yada gerçek adıyla Esen Özyavuz 23 Eylül 1983 yılında hayata gelmiştir. Kendisi gibi ünlü bir rap müzisyeni olan benimde hayran olduğum bir isim Sagopa Kejmer ile  1 Ağustos 2006’dan beri evlidir. İstanbul doğumlu müzisyen,Bulgar baba ve bosna asıllı annenin kızıdır.Otel işletmeciliği mezunudur.

Hip hop kültürüne breakdance ile başlamıştır. Kendi yazıp kaydettiği amatör şarkılarını Sagopa Kejmer ile tanıştıktan sonra Sagopa Kejmer‘e dinletti ve 1998’den itibaren Kuvvetmira stüdyolarında kendi parçalarını kaydetmeye başladı. Bu tarihten sonra Hiphop‘un sadece rap dalıyla ilgilenmeye başladı ve hâlen bu tarzda eserler vermeyi sürdürmektedir.


Albümler

  • Karantina Embryo (2005)

  • İkimizi Anlatan Bir Şey (2007)

  • İnziva (2008)

  • Bendeki Sen (2010)

  • Orda Olmak (2012)

  • Kolokolik (2016)

Single’lar

  • “Uzlaşmak İstemiyorum” (2007)
  • “Beslenme Çantam” (2009)
  • “Hain” (2009)
  • “Narsist” (2009)
  • “Filstyle” (2011)
  • “Orda Olmak” (2012)
  • “Minik Yıldız” (2013)
  • “Den Den Koy” (2013)
  • “Hiphop Hybrid” (2013)
  • “Bilmediğin Yere Doğru” (2014)
  • “Bir Bir Anla” (2015)
  • “İmitasyon Dağlar” (2015)
  • “Pespaye” (2016)

Videografi

  • “Kolaysa Anlat” (2007)
  • “Monotonluk Maratonu” (2007)
  • “Bir Dilek Hakkı” (2008)
  • “Zor İş” (2009)
  • “Şekerpare” (2009)
  • “Aşık ile Maşuk” (2009)
  • “Bir Dizi İz” (2010)
  • “Merhametine Dön” (2010)
  • “Kaç Kaçabilirsen” (2012)
  • “Cendere” (2012)
  • “Den Den Koy” (2014)
  • “Bir Bir Anla” (2015)
  • “Pespaye” (2016)
  • “Hırçınlar” (2017)

Kolera Feat. Sagopa Kajmer – Hırçınlar

-Hırçınlar – Cesaretim üstün gelir korkularıma hep arar bulur nihayet tablo hoş değilse eğer cilvesidir hayatın net hangi yandan baksan dik duruyorum gayet hayattasın kanın kaynadıkça doğruyu bulmak daha da zor bir yanlışa alıştıkça mutluluksa çok yakında kendini kandırdıkça varsın aklın kavradıkça yoksun saklandığınca mimlendin sen bakıldıkça verir yüzün ele zor anlarında herkes yalancı demek öyle deme ya deme zorlandığında herkes romancı olmuyor karışmadan karışmışsan birbirine olur diyen karışmamıştır henüz birbirine alışmışlık ayrı karışmışlık ayrı çözme zaten noktasına geldiğinde başlar erime unutabilsen keşke ben bir iki üç deyince tezat renkler uyuma boyun eğince teknolojiden sağ kalan tek değirmen döndükçe vardır çaresi elbet üsteledikçe Verir yüzün ele zor anlarında herkes yalancı demek öyle deme ya deme zorlandığında herkes romancı vay yalancılar yalanlar ben sakinim lakin sözlerim hırçınlar Söylenecek çok şeyim var duyulmadık gürültüm dur diyen çok durmadığımda bul diyen bol anladım zor mücadeleyle sabahtı vardı leyle baktım ettiğim o meyile savaşmalıyım ama neyle sanma depom boş benden uzak silahlar tarafımdan daha da düzgün diziliyor artık tuğlalar yangın sardı şehri herkes heryeri yağmalar kararınca bulut yere düşmek ister damlalar herkes bir dünya ve yörüngesinde uydular iyi de görüp meylettiler kötü de görüp uydular kimse tertemiz değildi orijinalde buydular duyduğun o sözler ne kadar uzun boylular bataklığa çeker tutuk duygusuz timsahlar sende renk cümbüşü onlar simsiyahlar anlatmak istediklerim kulağımda çınlarlar ben sakinim lakin sözlerim hırçınlar hırçınlar. Verir yüzün ele zor anlarında herkes yalancı demek öyle deme ya deme zorlandığında herkes romancı vay yalancılar yalanlar ben sakinim lakin sözlerim hırçınlar



Kolera‘nın eşi Sagopa Kajmer‘den bir parçayla veda etmek istiyorum sizlere

Ahmak Islatan

Uyanmak zor, uykunu bölmedikçe kurtuluş,
Çıkışı bulamadığın yol üzeri, gözün kapalı yıpranış,
Yıprandığını bir tek senin bilmen kıvranış,
Ağladığını kendin görmen, ruhen yıkılış.
Onlar, anlatsan da anlamazlar,
Bir anlam da yüklemezler,
Çıldırdığını düşünürler,
O büyük düşünürler.
“Keşke konuşmasaydım” dersin,
Meğer buymuş ilk dersin,
Zor iş, kolay gelsin.
Elin boşta kaldır, tutmadıklarında,
Gözün yaşta kalır, anlamadıklarında,
Sesin titrer konuşmaya çabaladığında ardarda.
Oysa kim istemez ki, her gün ilkbahar günü?
Şiirler yazmak, izleyip kırmızı gülü.
Akan saatler, beraberinde götürür ömrü,
Kalan sağlar senindir, kaybedilenler ölü.
Ben seni gayet iyi de anlıyorum, gayet.
Ardımda bıraktığım o yollar, buradan gayet net,
İnsan bir nefis, bir nefes,
Bir özgür, bir kodes, bir hapis, bir kafes.
Yaşa etmeden pes! Kolaysa…
Zor çıkar içinden, açılmamış ne kadar kutu varsa,
Yalan dağılır içinden, açılmış ne kadar ağız varsa,
Çil yavrusu gibi dağılır, bildiğin ne kadar iyi varsa.
Nakarat
İlk başta suya kanar gibi kandım,
Sözlerine inandım herkesin kalpten, çok içten.
Bu uykumdan uyanmam zaman aldı,
Uyandım, uykusuzluk başladı aninden, aniden.
Yıllar öğretmenim oldu, gerçek zor okuldu.
Kaçtım dersten, derslerden, isterdim uyanmak birden,
Bir kötü kabustan cidden, aniden.
Sahiden.
Bendeki buz söndürüyor ağır ateşleri,
Yakmaya çalıştığım kısa çıralar nemli,
Karaya oturmuş geminin tayfasındanım kabaca,
Ruh halim, ejderhaya kafa tutan bir atmaca.
Bu hayat bolca kutulu bulmaca,
Bildiğin, cevaplar olur; bilemediğinde karmaşa,
Dallanıp yeşermek de var, ve bir de solmaca,
Nefesten kesilmek de var, içinde koşmaca.
Güzel bir şarkı buldum, kendimi onunla öldürdüm,
Sonra bir diğer şarkı duyup, hayata onunla geri de döndüm,
Sonra başka şarkılarla doğdum, onlarla soldum,
Ben Yunus’u şarkılarda buldum, hayatta kaybettim.
Gönlümün cennetine koyduklarım ve cehenneminde yaktıklarım.
Ne çok şey anlatıyor, gözlerine baktıklarım,
Çok şey anlatıyor, gözümden akıttıklarım,
Ahmak ıslatanlarım.


Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here