Kısık Sesleriz

0
7
arif nihat asya

Kısık Sesleriz

Arif Nihat Asya’nın ismini Nihal Atsız’ın isim kardeşi olarak anıyoruz. Ülkü, dava, vatan, bayrak şiirlerinin ruh ikizidirler.

“Dedemin dedesinin dedesi de böyleydi” dediğimiz mukaddes bağ, aynı yolun, aynı pencerenin, aynı çatının ve asla çıkar peşinde değilken paylaşılanın Arifçesi, 1904 Şubat Çatalca’da başladı.

Ziver Efendi, gökyüzünden sadece Arif’i dünyada bırakmak üzere vazifelenmiş. Zehra Hanım yeni kaderine boyun eğmiş.Ufak Nihatcığın eğitim hayatı Haseki’de başlayıp, Kastamonu İstiklal Savaşı’yla harmanlanıp muallimlik ünvanı ile Adana’da devam etmiştir. Fakat yetmiyordu ona mektep süvariliği. Politika kürsüsünde küçük bir yer edindi. Ve toplulukta tek tiplilik sesini duyurmasını engelliyordu.

Biraz mola verelim. Kıyaslamak örneği düşünürsek, dünya ülkelerinde toplum içinden çıkan aydın-yönetim kavgası olmuş mudur? Aklıma Duma Meclisi vaatlerinin sürgünle neticelen hayal kırıklığı geldi. Galiyev; Tatar sosyalizminin öncü kahramanlarındandı. Dipnot söyleyeyim “sosyalizm Tatar birliği” ifadesinin kominist iktidar ile alakası yoktur. Sovyet rejiminde halkın zulmünü dile getirdiği gibi, demokratik çözümler üretmenin de analizini geliştirmiştir.İsmail Gaspıralı, yazar elitzminde “halk ile devlet” ilkesinin keskin rejimden arınması için sistematik dil kullanarak, kargaşaya mal olmamak niyetiyle yayının bir kısmını Türkçe,bir kısmını Rusça hazırlamıştır.

Parantezi kapatalım.Eğitim, o toprakların genlerinden yoksun bırakılamaz. Hasan Ali Yücel ile tartışma, tabiri caizse “bizden olmayanın, yönetimce el atması” kişisel sürtüşmedir. Zarar verici olana dair sınırına müdahale edilip uzaklaştırılmıştır. Katiyen beyan etmekte fayda var ki, diktatör terimi “ulus, beka, hizmet” anlamlarıyla değerlendirilmelidir. Göreceli bir kavramdır. Efendi kelimesi makam değil, şahsın hürriyetinden ele alınmalıdır.Arif Nihat Asya’nın “çamurlu paçası” yurdunda esir düşmüşlüğün sembolik kavramıdır.

Lisede okurken, edebiyat hocamızın derse gelmeyip, kitabı anlatmayıp, dilbilgisi kurallarını öğretmen vasfı içinde anlatamaz, grip raporu ile devletten hazır maaş çekmek zihniyetindeydi.Elimle ciltleştirdiğim yüz sayfalık dönem ödevime zayıf not vererek, aciz öğrenciliğimi statü intikamıyla tabakalaştırıp henüz on beş yaşındaki beni yermiştir.

Fuad Köprülü yirmi üç yaşındayken atandığında, çevresince yanlışlık olabileceğini düşündüler. Aklın yaş ile değil,edinilen sorumluluk ile ilgisi olduğu anlaşılıyor. Arif Nihat Asya ,duruşundan gram kaybetmeyerek, şiirlerinde yerleştirdiği her mısrası oyuncak askerleri, manasının ise savunduğu kalkanları olduğu düşünülebilir. 5 Ocak 1975’de ebediyete uğurlanan yazarımızı rahmetle analım.

Kubbe-i Hadra

Kimi, boşlukta sızar asude;
Kimi, bekler gecelerden seheri..
Farkı yoktur gecenin gündüzden,
Ne çıkar yanmasa ufkun feneri
Tunç taslarda içerler kaderi
Bu ecel şerbetinin bekrileri.
Kim bilir, belki giden yolcuların
Bu sefer son seferi
Sisli gözlerde cihetler silinir,
Kimsenin kimseden olmaz haberi
Ne semavatı görürler, ne yeri
Bu ecel şerbetinin bekrileri.
İçlerinden biri vardır ki aba
Bilerek sırtına çekmiş kederi
Yolda lakin onu dimdik yürütür
Belde imanının altın kemeri
Gecenin, gölgelerin şaheseri
Bu ecel şerbetinin bekrileri.
Seslenir da’veti bir meçhulün;
Bir nida der: İleri!
Ki nihayet bir ilahi gecenin
Kapısından süzülürler içeri
Ve aşarlar o karanlık kemeri
Bu ecel şerbetinin bekrileri

Arif Nihat Asya

Tuğba Şahin
En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here