Kirli Hava İle Savaş Haftası

0
63
Uganda Diktatörü İdi Amin
Uganda Diktatörü İdi Amin

             KİRLİ HAVA İLE SAVAŞ HAFTASI

 

KİRLİ HAVA İLE SAVAŞ HAFTAS

 

 

 

İnsanoğlu'nun seçme şansı olmadığı için çevresindeki kiri havayı solumaktadır. Kim istemez ki temiz, havadar tahrip olmamış ormanlara yakın yerler de yaşamak. Hatta birçoğumuzun hayallerini süsleyen evler, ya deniz kenarı ya da ormanlık alanda ömür boyu yaşamaktır. 

 

İnsanoğlu seçme şansı olmadığı için çevresindeki kirli havayı solumaktadır. Kim istemez ki temiz, havadar, tahrip olmamış ormanlara yakın yerler de yaşamak. Hatta birçoğumuzun hayallerini süsleyen evler, ya deniz kenarı ya da ormanlık alanda ömür boyu yaşamaktır.

 

 

Solunan hava’nın kirli olması insan sağlığı üzerinde birçok olumsuz etkilere sebep olmaktadır.

Solunan hava'nın kirli olması insan sağlığı üzerinde birçok olumsuz etkilere sebep olmaktadır.

 

Peki bu olumsuz etkilerin ve kirliliğin kaynağı sizce nedir?

Son yıllarda hızla artmakta olan dünya nüfusu bulunmaktadır. Nüfusun artması ile: sanayileşme, şehirleşme ve bu artışa bağlı olarak artan enerji ihtiyacı’nın büyük bir kısmı fosil yakıtlarından sağlanarak oluşmaktadır. Fosil yakıtları’nın kullanımında ki artış ile birlikte atmosferde gittikçe artan değişikliğe neden olmaktadır.

Değerli okuyucularımız;

Yukarıda bahsettiğimiz son yıllarda artan dünya nüfusu hakkında konulu buna benzer bir film izlemiştim. Sizlere izlediğim bu filmden bahsetmek istiyorum. Ben filmi izlerken tüylerimin diken diken olduğunu hissettim. Aslın da dünya’nın ne kadar da acımasız olduğunu düşündüm. Film de: dünya nüfusu’nun artması ile yeni bir yasa getiriliyor. Yasa da her aile’nin yalnız 1 çocuk sahibi olabilecekleri halka duyruluyor. Bu yasayı çıkaran ise Doktor Nicolette Caymen. Nicolette halka çocukları’nın alınıp dünya’nın daha güzel bir yer olacağa kadar donduracaklarını söylüyor. Halk kabul etmese de devlet tarafından çocuklar ellerinden zorla alınarak götürülüyor. Her aile de yalnız 1 çocuk bırakılıyor. Bu yasa’nın çıkartıldığı zaman Karen Settman doğum yapıyor. Hem de 7’diz çoçuk dünya’ya getiriyor. Karen Settman doğumda ölüyor. Çünkü yasa gereği diğer çocukların alınacağını düşündüğü için kendisini şikayet etmeyecek bir hastane ile anlaşıyor, fakat hastane’nin donanımı iyi olmadığı için Settman doğum da ölüyor. Çocuklara sahip çıkan ise büyükbabaları oluyor. Büyükbabaları tarafından çocuklara hafta’nın yedi günüyle adlandırılan Monday (Pazartesi), Tuesday (Salı), Wednesday (Çarşamba). Thursday (Perşembe), Friday (Cuma), Saturday (Cumartesi), Sunday (Pazar) isimlerini veriyor. Fakat büyükbabaları göze batmamak için çocuklara tek bir kişi varmış gibi davranmaktadır. Hafta’nın her günü her çocuk kendi ismiyle dışarı çıkmaktadır. Gördüklerini büyükbabaları’nın tasarladığı kamera ile diğer kardeşlerine görsel olarak gösermektedir. Bu sayede tek bir kişi annelerinin ismi olan Karen Settman gibi davranmaktadır. Hatta bir gün kardeşlerden Thursday (Perşembe) evden kaçarak kaykay binmeye gider ve yaralanır. İşaret parmağının baş ucu kopar. Tek bir kişi olarak bilindiği için bu bütün kardeşleri etkilemektedir. Bu sebeple büyükbabaları onların hayatta kalabilmesi için diğer kardeşlerin de aynı şekilde parmağını keser. Çocuklar büyür, büyükbabaları vefat eder tam 30 yıl sonra kardeşlerden Monday’in eve dönmemesi üzerine işler karışır. Bütün düzenleri bozulur… Daha bu süreçte 7 kardeşin başlarından birçok şey geçer… Ama kısaca kardeşlerden biri’nin ihaneti ile (ismini söylemek isterdim ama filmin heyecanı kaçıyor, izlemenizi ve filmi yaşamanızı istiyorum) ihaneti ile kardeşler dağılır… Ama filmin sonun da aslında çocukların dondurulmadığı ve yakılıp öldürüldüğü ortaya çıkar ve her şey eski düzenine geri döner. Film anlatılmaz yaşanır arkadaşlar izlemenizi tavsiye ederim. Gerçek bir bilimkurgu ve gerilim filmi. 

Hemen alta filmi bırakıyorum. Merak edenler, vakit geçirmek isteyenler, heyecanlı bir kovalamaca izlemek isteyenler için güzel bir baş yapıt.



Yıllardır devam eden nüfus artışı, direk olarak insanların eliyle katledilen-tahrip edilen doğa, bunlara bağlı olarak yaşam için gerekli tüm kaynakların hızla tükenişi. Bu saydıklarımız her ne kadar sıradan bir film kurgusunda anlatılan konu da olsa, acı bir şekilde gerçeğin ta kendisi.

 

Hava Nedir?

Hava, insan ve diğer canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir. Yerküreyi sarmakta olan gaz kütlesine atmosfer adı verilmektedir.

 

 

Hava, insan ve diğer canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir. Yerküreyi sarmakta olan gaz kütlesine atmosfer adı verilmektedir.

 

 

Hava Kirliliği Nedir?

Hava kirliliği, canlıların sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Havada: katı, sıvı, gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına, canlı hayatına, ekolojik döngüye (su, mineraller, azot, oksijen ve karbon gibi maddelerin, canlılar, su, hava ve toprak arasında çeşitli formlara dönüşerek yer değiştirmesi, doğada sürekli dolaşımıdır) zarar verebilecek miktar, yoğunluk ve sürede atmosferde bulunmasıdır. Yani hava kirliliği; atmosferin karbondioksit (atmosfer basıncı altında kolayca sıvılaşabilen, tadı ekşimsi bir gaz), karbonmonoksit (karbon ya da bileşikleri tam yanmadığında oluşan, yandığında karbondioksit veren, formülü CO olan, 0,97 yoğunluğunda, renksiz, kokusuz, zehirleyici bir gaz) ve kükürt (kokusuz ve tatsız, limon sarısı renkte, pek geniş bir kullanım alanı olan katı bir element) gibi gazların gereğinden fazla içermesinden kaynaklı çevre felaketidir. 

 

Hava Kirliliği’nin Nedenleri?

  • Kullanılmakta olan kalitesiz yakıtlar (Genelde insanlar ucuza kaçmak amacıyla kalitesiz yakıtlar kullanmaktadır)
  • Egzoz gazlar (Çoğu araçların egzozlarında filtre bulunmamaktadır)
  • Soba ve kaloriferlerin uygun bir şekilde yakılmaması (Kaloriferli evlerde yaşayanların kalorifer yakma belgesi olan biri tarafından yakılması yaygınlaştırılmalı ve zorunlu hale getirilmeli)
  • Sanayiden kaynaklı 

Hava kirliliği oluşmaktadır.

 

Hava Kirliliği’nin İnsan Üzerinde ki Etkileri?

Kirli hava, insanlarda solunum yolu hastalıklarına sebep olmaktadır. Boğazda tahriş, öksürük, hırıltı, kısa kısa nefes alma gibi belirtilerle belli olmaktadır. Astım, akciğer hastalıkları, sindirim sistemi, kanser vb. hastalıklar gibi daha bir çok hastalıklara da sebep olmaktadır. 

 

Hava Kirliliğini Önlemek İçin Alınan Tedbirler

  • Sanayi tesisleri’nin ve egzozlara filtre takılması zorunlu hale getirilmeli. Yasaya uymayanlara da cezai işlem uygulnmalı
  • Evlerimizi ısıtmak amacı ile kullandığımız sobolarda, kaloriferlerde yüksek kalorili kömürler kullanılmalı ve bacaları sık sık temizlenmeli
  • Mümkünse doğalgaz kullanımı yaygınlaştırılmalı
  • Daha çok toplu taşıma araçları kullanılmalı
  • Yeşil alanlar arttırılmalı, yok edilmemeli
  • Fosil yakıt kullanımı yanı sıra enerji kaynağı olarak: güneş enerjisi, rüzgar enerjisi ve jeotermal enerji kaynaklarına önem verilmeli
  • Orman tahribatı engellenmeli, ağaçlandırma çalışmaları’nın süreklilik kazanmasını sağlamalı

 

 Hava Kirliliği ile Savaş Haftası

Geçmek bilmeyen öksürük, astım, bronşit ya da KOAH şikayetleri gün geçtikçe çoğalmaktadır. Özellikle kış ayları’nın gelmesi ile çoğalmaya başlayan bu hastalıkların sebepleri hava kirliliğidir. 

İnsanoğlu gün geçtikçe üremektedir. Artan nüfus ihtiyaçlarını karşılamak için büyüyen sanayi çevreyi ve havayı önemli ölçüde zarara uğratmaktadır. Maruz kalınan bu zararlı maddelerden kaynaklı insanların solunum yollarında, cildin de gözlerin de problemler yaşanmaktadır.

Türkiye’nin 81 ilin 53’ünde hava kirliliği vardır. Ne kadar da büyük bir sayı. Her yıl bunun için önlemler alınmasına rağmen azalma yerine artış görülmektedir. Bu sebeplerin başın ada son yıllarda sanayi ve teknoloji’nin hızlı gelişimi, sağlıksız kentleşme yer almaktadır.

Bu vesileyle amacımız insanoğlu’nun hava kirliliği konusunda bilgi sahibi olması. Hava kirliliği ile mücadele de topluma büyük görevler düşmektedir. İnsanoğlu’nun daha sağlıklı bir ömür geçirmesini, sağlıklı ve zinde nesillerin olmasını isteyen herkes dikkat etmelidir.

HAVA KİRLİLİĞİ İLE SAVAŞ HAFTANIZ KUTLU OLSUN.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here