Kazak İsyancı Pugaçev İdam Edildi

0
1774 – Kazak isyanı önderi Pugaçev, idam edildi.
1774 – Kazak isyanı önderi Pugaçev, idam edildi.

Dar anlamıyla Pugaçev Ayaklanması, 1713-75 yılları arasında yaşanmış ve bütün Rus tarihinin Ekim Devrimi öncesindeki en büyük halk hareketine işaret etmek için kullanılsa da, aslında 1762’den başlamış ve Pugaçev’in idamına kadar sürmüş, iç savaş benzeri bir huzursuzluğun en yaygınlaştığı an ve devrimin akın akın geldiği günlere denir.

 

Köylülerin ayaklandığı dönemde 1768 Osmanlı-Rus (93 Harbi) Savaşında yaralanmış olan Yemelyan Pugaçev  adında bir Kazak, ordudan izin verilmiş olarak köyüne dönüyordu. Yaraları iyileşince orduya dönmek yerine eski müminlerden oluşan dini bir gruba katılıp onlarla birlikte gezgin bir hayat yaşamaya başladı. St. Petersburg’a doğru giderken asker kaçağı olduğu anlaşılıp Sibirya’da sürgüne gönderildi. Mahkum olduysa da 1772 Şubat’ında kaçmayı başardı ve soluğu İyatksi kentinde aldı.

Yemelyan Pugaçev aslında sıradan, hiçbir özelliği olmayan, silik, göze batmayan bir karakterdi. Ama müthiş bir yeteneği vardı: Baron Munchausen’i bile kıskandıracak derecede yalan söyleyebiliyordu. Üstelik bu yalanları öylesine güzel süslüyor, öylesine ayrıntılı anlatıyordu ki, onu dinleyen herkes bu yalanlarına inanıyordu. Değil İstanbul’da oturmak, Osmanlı payitahtını uzaktan bile görmemişti ama çevresindeki herkesi İstanbul’da 12 yıl oturduğuna bile inandırmıştı.  Ve yine bir gün İyatksi kentinde edindiği yeni dostlarından birinin kulağına en büyük yalanını söyledi: “Söylediklerimi iyi dinle! Diğerlerine söyleyip söylememen umurunda değil ama bilmen gerekir ki ben Çar III. Petro’yum…”

Çar III. Petro’nun İyatksi kentinde olduğu kısa süre sonra herkesin dilindeydi artık. Her gün yüzlerce insan Pugaçev’in kaldığı hana onu görmeye geliyor ve bağlılıklarını bildiriyordu. Elbette onun Çar olmadığını bilenler de vardı ama bu durumu kendi çıkarları için kullanmak istediklerinden herkesten daha fazla onun Çar III. Petro olduğuna yemin ediyorlardı.

Sonunda sahte Çar, 17 Eylül 1773’te herkesi kendi tarafında savaşmaya çağıran bir bildirge yayınladı. Bildirgede özetle şöyle diyordu:Bütün Rusya’nın mutlak imparatoru ben Petro Fyodoroviç’ten siz halkıma…İmzaladığım bu bildiri Kazaklara bir çağrıdır. Atalarınız Rusya çarlarına nasıl hizmet ettiyse, siz de bana hizmet edeceksiniz. Kazaklar, Kalmuklar ve Tatarlar benim peşimden gelirseniz eğer, bu ülkede eski günlerdeki rahatınıza ve huzurunuza kavuşacaksınız. Söz veriyorum…

1773’te bu bildirgeyle herkese özgürlük ve huzur vaat ederek isyanı başlattığında Pugaçev çok zengin bir isyan geleneği ve birikimini devraldı. Yüz yıl önce Stenka Razin ayaklanmasında yer almış bütün unsurlar; serfler, Don Kazakları, eski müminler çok daha geniş bir ölçekte kendisinin öldüğü zannedilen Çar III. Petro olduğunu iddia eden Pugaçev’in saflarında toplanmaya başladı.

Orenbug kalesi üzerine yürüdüğünde 2 bin 500 kişilik küçük bir ordusu olan Pugaçev, Aralık ayı geldiğinde 30 bin kişiyi bulan ordusuyla bütün Güneydoğu Rusya’yı kontrolü altına aldı. Bölgedeki toprak sahipleri mallarını mülklerini bırakıp Moskova’ya doğru kaçmaya başladılar.

Ancak Pugaçev isyanının sonu, daha önceki köylü ayaklanmalarından farklı olmadı. Bölgeyi kontrol altına almasına karşın Orenburg kuşatması çok uzamıştı. 1774’de Osmanlı-Rus Savaşı’nın Küçük Kaynarca Antlaşması ile sona ermesi üzerine, II. Katerina Rus tarihinin en ünlü generallerinden biri olan Alexander Suvorov’un önderliğinde güçlü bir orduyu Pugaçev’in üzerine yolladı.

1774’de yapılan savaşta yenilen Pugaçev, Stenka Razin gibi kuvvet toplamak üzere Ossa kentine çekildi. Ne var ki çevresindekiler ona olan inançlarını artık yitirmişler ve Ruslarla barış yapmanın tek yolunun Pugaçev’i teslim etmek olduğunu anlamışlardı. L. Tvorogov,  F. Çumakov, İ. Fegulyev gibi Kazak komutanlar Çar’la anlaşarak yüklü bir para karşılığında 15 Eylül 1774’te Pugaçev’i İyatski’ye götürüp Rus ordusuna teslim ettiler. Bir kafese kapatılmış ve yanında 200 Kazak zincire vurulmuş halde Simbirks’e doğru yola çıkarken Pugaçev’in öncülüğündeki köylü ayaklanması da sona ermişti. 4 Kasım 1774’de Moskova’ya getirilen Pugaçev günlerce süren sorgulamadan sonra 21 Ocak 1775’te Moskova’nın Bolotnoy Meydanı’nda kendisine hep sadık kalan silah arkadaşlarıyla birlikte asıldı.

Pugaçev ayaklanmasının en doğrudan sonuçlarından biri Kazaklar arasında yoğun bir askere alma kampanyasının başlatılması oldu. Böylelikle gelecekte Kazakların köylü ayaklanmalarının askeri gücü olma potansiyeli sona erdirildi. Diğer yandan Pugaçev aristokrasiyi II. Katerina’nın yeni reformlarına ikna etmesinde etkili oldu. 1775’te II. Katerina’nın ilk uygulamalarından biri Rusya’yı elli eyalete ve her eyaleti de belli sayıda kazaya bölerek, bürokrasiye daha akılcı bir görünüm kazandırmaya çalışmak oldu.

Bu isyan ve sonrasında yaşanan huzursuzluklar Çariçe II. Katerina’ya Rusya’da oldukça kalabalık bir nüfusu olan Müslümanların durumlarından hiç de memnun olmadığını göstermişti. Ruslar, Müslümanların oldukça yoğun olduğu Kazak bozkırları ve Türkistan boyunca ilerlemek ve özellikle burada kalıcı olmak istiyorlarsa kendilerinin İslamiyete düşman olmadıklarını kanıtlamaları ve Müslüman halkı saflarına çekmeleri gerekiyordu. Böylece  22 Eylül 1788 tarihli bir  fermanla, merkezi Ufa olan  Orenburg Mahkeme-i Şeriyesi adıyla bir müftülük kurulması kararlaştırıldı. Dini hizmetlerin tek bir merkezden yönetilmesiyle Çarlık, Müslümanlar üzerinde bir kontrol mekanizması kurmuş olacaktı.

Pugaçev’in isyanından en çok zarar gören uluslardan biri de Başkurtlar oldu. Çünkü Pugaçev Orenburg kalesinini kuşattığında Ufa Valisi isyanın bastırılması için Rus ordusunun ilk Başkurt subayı olan Salautat’ı (Salavat) görevlendirmiş ama Salauat isyanı bastırmak yerine Pugaçev’in safına geçmişti. Üstelik tüm Başkurt beylerine mektup yazarak isyana destek olmalarını istemiş, bu çağrıya ilk katılan ise babası Yulat olmuştu. İsyan bastırıldıktan sonra Ruslar tüm güçleriyle Başkurtların üzerine yürüdüler.  Ve Başkurt topraklarına yerleştirilen binlerce Rus ile bölge Ruslaştırılmaya başlandı.

Sonuç olara tarih 1774’ü gösterdiğinde Kazak isyanı önderi Pugaçev, idam edildi.

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here