Kar

0
140

 

       Kar yağıyor yükseklere. Lapa lapa kar yağıyor. Yorgun düşüyor kar taneleri. Islak asfalt eritiyor yağan karı. Ne kadar basit bir eylem kar yağışı. Rüzgârın dondurduğu yağmur taneleri beyaz ölüm olarak düşüyor ayaklarımızın altına. Oysa bu kadar basit değil kar yağışı. Her biri birbirinden farklı olan kar taneleri; nazlı bir su damlası olarak ayrıldığı bulutlardan, rüzgârın savurduğu hava boşluğundan, donarak minik kar taneleri olarak ayaklarımızın altındaki asfalta: ölmek için düşüyor. Bizler gibi onlar da aslında. Her biri bambaşka görünümlere sahip.  Kimi yuvarlak, kimi kare, kimi hüzünlü, kimi mutlu. Pek de bir fark var sayılmaz aramızda aslında. Sadece ömürleri gökten yere düşene kadar.   Aslında bazılarımızın ömrü de bu kadar. Aşktan yere düşene kadar.

    Önce görüyoruz, sonra beğeniyoruz. Gözlerimiz alışıyor ilk başta, dudakların istiyor konuşmayı onunla. Ellerin sıcak, boncuk boncuk terliyorsun onu görünce. Daha sonraları netleşiyor her şey. Kalbin onun adını düşürmüyor ağzından. Kimi zaman kırılıyor, kimi zaman bükülüyor. Ama asla vazgeçmiyor. Kalbin dört mevsimi bir günde yaşıyor. Önce üşüyor, sonra yanıyor, rüzgarlar savuruyor kimi zaman.  Ama asla vazgeçmiyor. Kalp işte bu! Seviyor, sevmiyor diyemiyorsun sen. Ama senin haricindeki herkes diyebiliyor. Kalbinden koparıp seviyor, tekrar koparıp sevmiyor. Ve evet yine yükseklere kar yağıyor.

Bir Yazar

 

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here