Kapalı Kapılar

0

Kapılar

Ruhumun kapılarını kapatıyorum insanlara. Yeterince yaralanan bedenimse yorgun düşmüş yaşamaktan. Ellerimde tuttuğum ipler avuçlarımı kanatırken tek istediğim bırakmak artık o ipleri. Kırmızıya boyanan ipleri bir gayretle tutuyorum elimde. Ayaklarıma dolanıyor ipler. Yeri boyluyorum bir kez daha. Düşmekten usanan dizlerim bir kez daha dikiliyor hayatın karşısına. Bu nasıl bir oyundur ki sonu ölüm. Bu nasıl bir oyundur ki baş rolü acı.

Tanrı’dan gelenin Tanrı’ya döndüğü bir oyun oynuyoruz. Tanrı ebe oluyor bu oyunda. Saklanan insanoğlu, arayan yine insanoğlu. Tanrı ne kadar görmezden gelse de dünya üzerinde ki gözleri buna engel oluyor. Saklanma zamanı gelen insanı bırakıyor bir anne rahmine. Şans bu minik oyuncudan yana ise buluşuyor dünya ile nefes nefese. Doğduğu andan itibaren yazılıyor insanoğlunun kaderi, ölüm. Yaşamı tatmış her canlının tek kaderi ölüm. Yeri, zamanı, şekli farklı olsa da ölüm her zaman yaşamın ikiz kardeşidir sevilmeyen, sevilemeyen.  Aslında ölümde bir melektir. Ateşten kanatları olan, siyah, etekleri ayaklarına uzanan bir melek belki. Belki beyaz bir halesi olan, başak rengi saçları rüzgarda dalgalanan, yüzünde ki gülümsemesi ile ölüme çağıran bir melek belki. Ama kimsenin umurunda değil saçlarının ne renk olduğu ya da kanatlarının var olup olmadığı. Dedim ya ölüm çünkü o. Yaşamı tadan her canlının bedeninin bir köşesinde her zaman bildiği fakat hiçbir zaman dile getiremediği en büyük korku.

Bir de var. Ölümün ardından gelen ateş korkusu. Lav çukurları, göz bebeklerine yansırken şeytanın, ölümün seni sırtından ittiği o derin çukur. Günahların bedeninden sökülüp alındığı, her bir günahta akan kanın, ateşin etkisiyle pıhtılaştığı ateşten ev. Bir katilin soğukkanlılığının son bulduğu tek yer. Bir günahkarın yandıkça tövbe edeceği tek ateş. Elinde yabası ile seni izlerken şeytan, Tanrı’ya yalvaracağın, af dileyeceğin ve bunun sonucunda şeytanın kahkahalarının kulaklarını dolduracağı tek an. Korkunç değil mi? Ölüm, şeytan ve üçlüsü korkutuyor değil mi? Ama bu hiçbir insanın yaşamasına engel değil. Günah işlemeye müsait nefsimizi terbiye etmemize engel değil. Günah cennetten gelen bir elma ise herkes onu yemek isteyecek kadar aç.

Ve Şeytan bunu gülerek izleyecek kadar .

Bir Yazar.

    Ruhumun kapılarını kapatıyorum insanlara. Yeterince yaralanan bedenimse yorgun düşmüş yaşamaktan. Ellerimde tuttuğum ipler avuçlarımı kanatırken tek istediğim bırakmak artık o ipleri. Kırmızıya boyanan ipleri bir gayretle tutuyorum elimde.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here