Kadının Şarkısı

0
kadının şarkısı

kadının şarkısı

    Bir şarkı yazmış kadın, bestelemiş en güzel notalarla. Gülüşlerini katmış içine, gözyaşlarını feda etmiş en sevdiği kelimelere. Kimi yerinde sonlarını anlatmış, kimi yerinde başlangıçlarını. Dinleyene dökmüş içindeki kanlı çakıl taşlarını. Kana bulanmış pembe elbisesini anlatmış içi yana yana. Annesinin kokusunu, babasının dizlerindeki huzuru anlatmış dinleyene. Muhtaç olduğu sevgiyi başka kollarda aramaya çalıştığını anlatmış biraz. Zaten kırık olan kalbinin sevgi dilenirken daha da kırıldığını anlatmış. Çocukluğunun acısını büyümüş bedeninden nasıl da çıkardıklarını anlatmış. Sarıldığı kollar daha da yıpratmış ruhunu. Perde gibi yırtılan bedeninin ruhunu açıkta bırakan kısmından içeri süzülmüş acılar bir bir. Soyut bir acıdan daha fazlasıymış bu onun için. Kan dolaşımını sağlayan kalbi acı veriyormuş damarlara kan yerine. O ise izlemiş tüm bu olanları. Yarım kalan hislerini, yaşamaya çalışıp da yaşayamadığı o hayatı, huzuru. Kırılmış bir kere kadeh; şarap durur mu?  Terk eder kırılan kadehi. Onun da hayatı kırılmış; şarap yerine sevdikleri dökülmüş. Yalnızlığı sarıp sarmalamış. Yaralarının üstünü siyaha boyamış. Pembeyi sonsuza kadar yok etmiş içinde. Onun siyahı varmış artık. Kırmızıyı bile kapatan bir siyah. Gök kuşağını gökyüzünden çalabilecek olan tek renkmiş siyah. Ona dokunmaya çekinirmiş renkler. Ne zaman dokunsalar bir parçaları siyaha katılıyormuş. İşte kadın da uzatmış kolunu önce dokunmuş siyaha, kadifemsi hissettiriyormuş. Sonra elleriyle alıp sürmeye başlamış ruhuna. İçindeki bir umut kırıntısı bile kalmayana kadar batırmış ruhunu siyaha. Artık karanlık onun bir parçası olmuş. O karanlığa ait olmuş. Fakat ne kırılan kadeh tamir edilmiş ne de şarap kadehi yeniden sevmiş.

Bir Yazar.

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here