Jüpiter Gezegeni İle İlgili Herşey

0

Jüpiter Gezegeni İle İlgili Herşey

GEZEGEN NEDİR ?

Gezegen: Güneş’in çevresinde dolanan,kendi şıkları bulunmayan, Güneş’ten aldıkları ışığı yansıtan gök cisimlerinin ortak adıdır.

Jüpiter
Uzay’da toplam 9 adet gezegen bulunur.Bu gezegenlerden bir tanesi de  Jüpiter’dir .”Erendiz” ismiyle de bilinen Jüpiter,Güneş Sisteminin en büyük gezegenidir. Dünyanın tam 318 katı büyüklüğünde olan Jüpiter,bu özelliği sayesinde küçük bir teleskopla bile seçilebilmektedir. Güneşin etrafındaki turunu 11,86 yılda tamamlayan Jüpiter’in büyük kısmı, hidrojen ve helyum gazları ile doludur.

Jüpiter gezegeni,(Erendiz) isminin yanı sıra (Müşteri ) da bilinir. Jüpiter Güneş’e uzaklık bakımından 5. sıradadır. Jüpiter’in bilinen özelliklerinden biri de çok büyük bir manyetik alana sahip olmasıdır.
Bu alan sayesinde 16 uydusu oldu tespit edilmiştir.

Dünyadan bakıldığında parlak bir disk biçiminde görünür. Çok büyük olması nedeniyle, ismini, Eski Roma mitolojisinde tanrıların tanrısı olan ve eski Roma’nın en büyük Tanrısı Jüpiter den almıştır.

Bu gezegenin çoğu kısmı,helyum ve hidrojen gazlarından meydana gelmiştir ve sınıflandırma açısından gaz devrelerinde yer alır. Atmosferindeki hava sistemleri sürekli hareket halindedir.Genellikle birkaç gün içerisinde yerini başka sistemlere bırakır.

Jüpiter Gezegeninin Özellikleri Nelerdir ?

Çoğunluğu helyum ve hidrojen gazlarından oluşan , Güneş Sisteminin en büyük gezegenlerinden biri olan Jüpiter’in genel özellikleri:

➡ Çap ve kütle bakımından sistemdeki en büyük gezegenlerden biridir. Yoğunluk bakımından bir miktar düşüktür. Su ile karşılaştırıldığında; yoğunluğu suyun 1,33 katıdır.

➡ Jupiter gezegeninin akışkan bir yapısı vardır ve kendi çevresinde oldukça yüksek bir dönüş hızına sahiptir.Bu nedenle elips görünümü çok net değildir.

➡Jüpiter, Güneş’ten aldığı enerjinin 3 katı civarını dışarıya yayar. Jüpiter’in içerisinde buz ve kaya tabakalarından meydana gelen bir çekirdek vardır. Çekirdeğin içinde basınç oldukça yüksektir ve basıncın etkisiyle yoğunluk 20g/cm3tür.

➡ Güneş’ten uzaklığa göre 5 sırada yer alır.

 

Jüpiter Gezegeninin Fiziksel Özellikleri Nelerdir?

“Elipsoide” biçiminde olan Jüpiter gezegeni, kalın ve oldukça karmaşık bir atmosfere sahiptir. Güneş’ten aldığı enerjinin 2 3 katı kadarını dışarıya yaymakta olan Jüpiter’in fiziksel özellikleri:

➡ Gezegenin en dış tabakasında da 20 bin kilometre kadar kalınlıkta moleküler hidrojen katmanı bulunur. Yüzeye yaklaştıkça,basınç yoğunluk ve ısı da düşüş görülür. Böylelikle hidrojen gaza dönüşümüş olur.

➡ Jüpiter gezegeninin katmanları arasında, keskin sınırlar bulunmadığı tespit edilmiştir. Araştırmalar sonucunda bu katmanlar arasında madde alışverişine izin verildiği düşünülmektedir.

Kütlesi Dünya’nın kütlesinin 318 katı kadardır. Çapı ise 143.000 kilometredir.

➡ Hacmi,Dünya’nın hacminin 1323 katıdır.

➡Ekvatorda geniş, kutuplarda ise basık bir görünüme sahiptir.

Jüpiter Gezegeninin Tarihçesi 

➡Eski zamanlardan günümüze gelene kadar, Jüpiter hakkında çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Bu sayede,gezegen hakkında sayısız bilgi edinilmiştir. Astroloji bilimi bakımından büyük önem taşıyan bu gezegen, çeşitli dillerde haftanın 7 gününe ismini vermiştir. Jüpiter gezegeninin varoluşu tarihine baktığımızda oldukça ilginç bilgiler elde etmekteyiz.

➡Sadece parlak bir yıldız olmayan bu gezegen, üzerindeki değişik renklerdeki kuşaklarla dikkat çeker. (Galileo Galilei) 1610 yılında,bu kuşakları ilk fark eden kişidir. Aynı kişi gezegenin en büyük dört uydusunu da keşfetmiştir. Dünya’dan başka bir gezegenin kendi etrafında dönen uydularının olduğunun ilk kanıtını bulmuştur .

➡İngiliz bilim adamı Robert Hooke 1664 yılında Jüpiter üzerinde bulunan büyük kırmızı lekeyi ilk gözlemleyen kişidir.

➡ Danimarkalı bilim adamı (Kristensen Romer) , bu gezegenin uydularının tutulma zamanlarındaki oynamaların, gezegenin yerden uzaklığı ile ilgisini ölçmüştür ve ilk kez Işık hızını yüzde 25 yanılma payı ile hesaplayabilmiştir. İlerleyen zamanlarda ölçüm araçlarının gelişmesiyle birlikte Romen in keşfettiği yöntem ile 19.yüz yılların başında ışık hızını yüzde bir gibi bir rakamdan daha az hata aile hesaplanabilmesi mümkün olmuştur.

➡Alman bilim adamı (Wildt )1932 yılında bazı gözlemlere dayanarak gezegenin atmosferinde metan ve amonyak gibi maddelerin bulunduğunu tespit etmiştir .Bu duruma, ancak oldukça yüksek miktardaki hidrojen varlığı ile açıklama getirilebileceğini söylemiştir. Aynı bilim adamı,1934 yılında bu gezegenin yoğunluk ve kütle verilerinden faydalanarak; Jüpiter’in atmosferi ve iç formunun bileşimini hesap etmiştir. Bu bilgiler günümüzdeki bilgilerle yakında yerdedir.

➡ Hidrojen varlığının tespit edilmesi ancak 1960’lı yıllarda kızılötesi ölçüm tekniklerinin gelişme göstermesi ile mümkün olmuştur. Bu yöntemlerle varlığının ortaya çıkarılması oldukça güç olan helyum gazının tespiti ise ancak 1970 yıllarında uzay sondaj cihazlarının hidrojen helyum atomları arasında bulunan etkileşimleri ölçmeleri ile gerçekleşmiştir.

(Burke ve Franklin) isimli bilim adamları 1955 yıllarında Jüpiter’den yayılma gösteren yüksek orandaki radyo ışınını tamamen bir tesadüfle bulmuştur. Bu tarihi buluş ile Jüpiter da bulunan oldukça güçlü magnetosfer in keşfedilmesine ön ayak olmuşlardır.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here