Jack London Aslında Kim ?

0
jack london
jack london

JACK LONDON

12 Ocak 1876 San Fransızco ABD de doğdu. Babası astroloji profesörü William Chaney ailesini terk etti. 1875 Haziran’ında San Francisco’da yayımlanan Chronicle gazetesinin haberine göre, Chaney bebeği kabul etmeyince genç kadın intihara yeltenmişti.Bebek ve anne sağlıklı bir şekilde atlatınca Jack London’un annesi Flora Wellman, oğlunun doğumundan sekiz ay sonra John London ile evlendi. Çocukluğunda yoksullukla geçen London, 5 yaşında okumayı yazmayı kendi kendine öğrendi. 8 yaşından itibaren eğitimi kesintilerle sürse de Oakland Yerel Kütüphanesi’nin müdavimlerindendi.Çocukluğu yoksulluk içinde geçti. 14 yaşında okulunu bırakarak hayata atıldı. Türlü işlere girip çıktı, Amerika içinde ve dışında uzun, maceralı yolculuklar yaptı, hapis yattı. Militan bir sosyalist oldu. Jack London, henüz 40 yaşındayken, 22 Kasım 1916’da hayata veda etti. Ölümü hakkında üç iddia söz konusuydu; böbrek yetmezliği, intihar ve kazara aşırı doz morfin.

Ünlü yazarın vasiyeti üzerine cesedi yakıldı ve “Öldüğüm zaman küllerimin bu tepede dinlenmesini istiyorum.” dediği yere götürüldü.

Şu anda London’ın külleri, eşi Charmian’ınkilerle birlikte, Kaliforniya’daki Jack London Eyalet Tarih Parkı’nda gömülü. Ünlü yazarın mezarında, onun yalın üslubunu hatırlatırcasına, sadece yosun tutmuş bir kaya parçası dikili.

İlk kitabı ‘Kurt Dölü’ 1900 yılında yayınlandı. London, 17 yılda “kıpır kıpır hayat ve düşünce kaynayan” (Anatole France) elli ciltlik dev bir eser vermiştir.
Eserlerinde yaşam kavgasını romantik bir bakışla anlatır, çoğu eserinde sert bir kapitalizm eleştirisi göze çarpar. Kitapları yabancı dillere en çok çevrilmiş ABD’li yazarlardandır.
1897’de Klondike’a altın aramaya gidenlere katıldı ve “Vahşetin Çağrısı” dahil birçok kitabını bu tecrübesinden yararlanarak yazdı.
İlk defa 1903 yılında The Saturday Evening Post’da yayınlanan ve Jack London’ı üne kavuşturan Vahşetin Çağrısı (The Call of the Wild)dır. 1917’de dünyanın önemli devrimlerinden sayılan Rus devriminin başarıyla sonuçlanacağını tahmin edecek kadar keskin zekâya sahipti. Nitekim Demir Ökçe kısa sürede en çok okunan kitapların başında gelerek, özellikle işçi hareketi cenahında kayda değer taraftar toplayarak o dönem yazılan kitaplara nazaran çok okundu. London ayrıca nefis romanında plütokrasi (yönetme erkinin maddi açıdan üstün kişilerce paylaşılmasını öngören oligarşik bir yönetim biçimi) ile halk arasında belirsiz bir zaman diliminde çatışmaların yaşanacağı da yazarın öngörüleri arasındaydı. Hem Demir Ökçe hem de diğer eserleri rejimi “yıkmaya, değiştirmeye” yönelik bulunduğu gerekçesiyle yasaklandı.

Amerikan basının amiral gemisi New York Times Gazetesi tarafından 1929 yılında yayınlanan baskısında romanın herhangi bir suç unsuru bulunmadığını okuyucularına duyurmasından sonra Amerika yönetimi de bu yasaktan vazgeçti.

Yasaklanan Demir Ökçe kitabı sınıf mücadelesini konu alır. Genç bir iyi aile kızı, sınıfsal konumuna karşın, sosyalist bir lidere âşık olur ve yaşadığı bu ilişki süresince kapitalizmin toplumda yarattığı yıkımları ve işçi sınıfının günlük yaşama mücadelesini keşfeder. Bu romantik fonda London Amerikan işçi sınıfının çok iyi bir resmini çizer. Kitap 1907’de yazılmış olmasına karşın, 1914 ve 1918 yılları arasında geçer. Demir Ökçe, çarpıcı imgeleri, belli başlı diyalogları ile oldukça sert bir üslupla kaleme alınmıştır. Kitap, güncelliğini ve önemini hâlâ koruyor.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here