İyilik Ve Kötülük Kavramı Nasıl Oluştu ?

0

Bu konu hakkında dini düşünceler dışında iki farklı görüş izah edilmiş bu yüzden dolayı iki görüşü de  ayrı ayrı açıklayalım.

1. görüş: 

İlk önce şunu söyleyeyim bunu sonuçlandırabilmek için sadece günümüzden hareket etmemiz gerekiyor, eski zamanlara da gitmemiz gerekiyor ilk insan ve ilk insanlarla etkileşimi gözlemlemeliyiz . ilk insanlardan başlayalım ilk insanlarda herhangi bir konuda üstün olmak için mücadele vermiştir gerek yönetim konusu olsun bunu tarihimizden de çok iyi bir şekilde kavrayabiliriz. Gerek hayatını sürdürmek olsun gerek eş için olsun sürekli mücadele içinde olmuştur . Aynı zamanda yaşamlarını devam ettirebilmek için de dayanışma içerisinde bulunmuştur bunları da tarihimizde çok iyi bulabiliriz. Burada mücadele terimi sonucunda dayanışma terimi içerisinde ise iyilik kavramlarını çıkarabiliriz. Bu günümüzde de aynı şekildedir. Mesela siyasal mücadele için yalan söyleniyor bu kötü bir davranıştır. Aynı zaman da yalan söyleyen kişi yi de uyaran kişi iyi bir eylemde bulunmuştur. Peki gelelim asıl soruya peki bu eylemler nasıl oluşuyor ve neden kişiden kişiye farklılık gösteriyor?
Şöyle izah edeyim insanın içinde vicdan ve akıl diye bir kavram vardır. Bu kavramlar doğuştan insana verilmiştir. Her insan bu kavramları kendine göre kullanır. Her insanda vicdan eşit sekildedir.

Peki neden bu ayrımlar ?

Vicdan kavramı hep iyi diye nitelendirdiğimiz kavramlara yönelmemizi söyler bu her insanda böyledir eğer yalan diyorsa daha hala vicdanını kullanamıyor demektir. Bu ayrımların temel sebebi akıldır. İnsan akıl sayesinde hareket eder ve ona göre davranışlarını şekillendirir.

Peki bu davranışlar neye göre şekillenir?

Burada çevre kavramı içersindeki aile kavramı çok önemlidir. Aile bir insanın yönelimindeki ilk örnek aldığı kurumdur sonra okul ve sonra sosyal hayat. Aile de iyi ye ve kötüye yönelimler olur buna örnek sigara içmekdir. Sigara içmek vücuda zarar verdiği için kötü bir davranıştır bu eylem çocuğa kötü örnek olabilir. Bu arada sunu soyliyim insanların iyi olabilmesi için en uygun kurum ise okul dur okul hiç bir zaman kötü davranışlara yönlendirmez. Yani sonuç olarak toparliyim akıl insanın iyi veya kötü davranışlara başvurmasındaki kaynaktır. Kimi bu kavramı vicdanı ile karşılaştırmadan kullanır, kimisi ise vicdanı ile birlikte hareket eder ve seçimini yapar ve bu seçimler sonucunda bu kavramlar ortaya çıkar. Bir de şöyle bir not düşeyim insanların davranışından sonraki değerlendirme vicdan kavramını doğrular. Günümüz de ve geçmişte her kötü olaydan sonraki pişmanlık , iyi olaydan sonraki mutluluk bunlara örnektir.

2. Görüş : Doğuştan  Geliyor…

Bir diğer bakış açısı ise iyilik ve kötülük kavramlarının doğuştan geliyor olması yönünde yani beynimizdeki işlevler sonucu oluşuyor. Bu sonuca şu deneylerle ulaşıyorlar:
Yeni doğan iki tane bebek üzerinde 3 aylıktan 2 yaşına kadar üzerinde deney yapılıyor. Bu deneyde çocukların karşısına bir tane kapaklı kap koyuyorlar. İki tane aynı oyuncak var ikisi de kutunun biri sağ biri sol yanında duruyor. Kutunun üstünde de başka oyuncak hayvan var.
Kutunun üzerindeki oyuncak kutuyu açamıyor daha sonra kutunun yanındaki oyuncaklardan biri kutuyu açmasına yardım ediyor sonra diğer taraftaki oyuncak onları engellemeye çalışarak kutuyu kapatmaya çalışıyor. Daha sonra çocuklara bu kutunun iki yanındaki oyuncaklardan birini seçmeleri isteniyor. Çocukların neredeyse hepsi kutuyu açmaya yardım eden oyuncağı yani iyi olanı seçiyorlar. Aynı çocuklara başka bir deney daha yapılıyor. Bu sefer bir kâsede kraker diğerinde bisküvi konuluyor. Çocukların karşısına yine aynı türde iki oyuncak koyduktan sonra bu oyuncaklardan biri krakeri diğeri de bisküviyi seçiyor. Sonra çocukların önüne koyuyorlar hangisini seçecekler diye, çocuk krakeri seçiyor ve krakeri seçen oyuncağa iyi davranma eyilimi gösteriyor ama bisküviyi seçen oyuncağa kötü kötü bakıyor ve itiyor. Yani aslında bu durum bizde de var kendimize yakın olanı seviyoruz iyi davranıyoruz ama ters gördüğümüzü istemiyoruz. En büyük örnek olarak beyaz insanların siyah insanlara yaptıkları soykırım verebilirim. Bizler kendimizi belirli topluma ait hissetmek istiyoruz. Aynı düşünce, aynı maddi durum, aynı yaş grubu, aynı tahsilat gibi şeyler. Tam bu noktada empati giriyor bence işin içine insanlar olgunlaştıkca bunu daha iyi kavrıyorlar. Empati yapabildikleri kadar iyiler yapamadıkları kadar kötü. Tabi çevrenin, ailenin etkisi de büyük ama en önemli kişinin kendisidir. Gül fidanı nerede yetişirse yetişsin gül fidanıdır derler. Bu da bu görüşü kanıtlar nitelikte. Gelin son olarak yukarıda anlattığım deneyi izleyerek bu videoyu sonlandıralım:



Not: Video yu da izledikten sonra şunları söylemek istiyorum, yukarıda iki görüş  anlattım hangisinin doğruluğu konusu sizde bitiyor bu yüzden dolayı  seçimi  size bırakıyorum.

Ahmet Kaya

Ahmet Kaya

Ahmet KAYA
Ankara Üniversitesi(ingilizce) ilahiyat
Ahmet Kaya

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here