İstiklal Marşı’nın Tarihçesi

0

İstiklal Marşının Kabülü Öncesi Durum

1920 senesinin 23 Nisan tarihinde Büyük Millet Meclisi açıldı.Milli Mücadele artık  tek merkezden yönetilecekti. 22 Haziran tarihinde Yunan taaruzu  karşısında  başarısız olan Kuvay-ı Milliye güçleri 9 Kasım tarihinden itibaren düzenli orduya geçildi. Yeni kurulmuş olan Ankara hükümeti savaşan ordulara ve Türk halkına moral vermek için bir marş yazılması konusunda bir karar aldı.

İstikal Marşı İçin Yarışma

1920 yılının son aylarında Maarif  Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı)  marş için  bir yarışma açtığını duyurdu. Bunun üzerine devrin  önemli aydınları marşlar yazarak yarışmaya katıldılar. Bunlar arasında Kazım Karabekir, Kemallettin Kamu, Muhittin Pars gibi  önemli insanlar vardı. Yarışmanın sonunda hiçbir marş İstiklal marşı olmaya layık görülmediler. Bu arada  dönemin Maarif bakanı Hamdullah Suphi, ’in yarışmaya para ödülü olduğu olduğu için katılmadığını öğrendi.5 Şubat 1921’de ’e özel bir mektup yazarak milli bir marş yazmasını istedi.

Mehmet Akif

20 Aralık 1873 tarihinde doğdu. 1888-1893 yılları arasında Veterinerlik eğitimi alan şair Meşrutiyet’in ilanından sonra  Sebiülreşad adlı bir gazetede şiirlerini yayınlamaya başladı.Şiirlerinde  günlük, dini ve milli konuları ele aldı. Cihan harbi döneminde çeşitli görevler aldı.1915 senesinde ünlü “Çanakkale Şehitlerine” şiirini yazdı. Savaş sonrası mütareke  ve işgal sonrasında  bölgesinde gezerek  halka milli direniş yolunda telkinler verdi.

İstikal Marşı’nın Yazılımı Ve Kabulü

Hamdullah Suphi’nin mektubunu alan Mehmet Akif, Taceddin dergahına çekildi. Marş 17 Şubat’ta Sebiülreşad’da  yayınlandı. Açık Söz gazetesi marş için ‘’Her mısrada Türk ve İslam ruhunun  ulvi hislerini taşıyan ulvi hisleri titreyen bu abide-i sanatı, kemal-i hürmet ve övünçle derç ediyoruz’’ açıklamasını yaparak yayınladı. On iki sonra da Konya’daki Öğüt gazetesinde yayınlandı. Marş 1 Mart’ta meclisteki oturuma ele alındı. 12 Mart tarihinde diğer adaylarla beraber tartışmaya açıldı. Şiirin okunmasından sonra vekiller galeyana gelip diğer  şiirlerin okunmasını gerek görmeyerek çoğunluğun fikriyle kabul ettiler.

İstikal Marşı’nın Bestelenmesi

Marş 1924 yılında Ali Rıfat  tarafından yapılan beste seçici kurul tarafından kabul edildi.Ancak 1930 yılında Cumhurbaşkanı Senfoni Orkestra Şefi Osman Zeki Üngör’ün 1922 yılında yaptığı beste (günümüzdeki  hali) kullanılmaya başlandı.

Allah Bu Millet’e Bir Daha İstiklal Marşı Yazdırmasın!

Hayatının son  yıllarında Akif’e bir daha Milli Marşını yazmak isteyip istemediğini sorar. Üstad gayet ciddi bir halde şöyle der;

-Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın!

İstiklal Marşı Tam Metin

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal,
Hakkıdır, Hak’ka tapan, milletimin !

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım;
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar.
“Medeniyet!”  dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın!
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana vaadettiği günler Hak’kın;
Kimbilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı!
Düşün, altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi şudur  ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne na-mahrem eli!
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım;
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerret gibi yerden naşım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal!
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hak’ka tapan milletimin istiklal

Nazmi Berat Şendil

Nazmi Berat Şendil

Olmamış Sinemacı,6 yaşından beri Tarih takıntılı,Güney Marmaranın en güçlü sesi
Nazmi Berat Şendil

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here