İslâmî Türk Edebiyatı’nın İlk Eserleri

0
215
İslâmî Türk Edebiyatı'nın İlk Eserleri
İslâmî Türk Edebiyatı'nın İlk Eserleri

İlk topluluk halinde İslamiyeti kabul etmiş olan devlet Karahanlı Devleti’dir. Karahanlı Devleti’nin İslamiyeti kabul etmesi ile birlikte hayatlarında birçok değişiklik olmuştur. Eğitim, şehirleşme, kültür, yemek ve en önemlisi İslamiyetin kuralları nelerdir gibi konulara cevap aramışlardır. Karahanlılardan günümüze ulaşmış eserler şunlardır:
–Kutadgu Bilig
–Divân-ı Lügati’t Türk
–Atabetü’l Hakayık
–Divân-ı Hikmet

 

KUTADGU BİLİG:
Kutadgu Bilig, İslami Türk edebiyatının bilinen ilk eseridir. Balasagunlu Yusuf tarafından yazılan bu manzum siyasetname 6645 beyitten oluşmuştur. Kutadgu Bilig, Doğu Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Han’a sunulmuştur. Yaklaşık 55 ile 59 yaşlarında Kutadgu Bilig’i yazan Balasagunlu Yusuf bu gayretinin neticesini almıştır. “Has Hacip” unvanını eser yazıldıktan sonra Buğra Han’dan alan Balasagunlu Yusuf bundan sonraki yaşamını çok iyi bir şekilde geçirmiştir.
Kutun anlamı , Arapça devlet demektir. Kutadgu Bilig’in “İki Dünya Mutluluğunu Bize Ulaştıran Eser” ve “Yönetme Bilgisi” diye iki anlamı vardır. Eser, 1069 yılında tamamlanmıştır. Mesnevi şeklinin fe’ûlün fe’ûlün fe’ûlün fe’ûl kalıbıyla yazılan Kutadgu Bilig’in içerisinde 3 tane kaside vardır. Bu 3 kasidenin ve bir dörtlüğün kalıbı farklıdır. Fe’ûlün fe’ûlün fe’ûlün fe’ûlün şeklindedir. Yer yer aruz kusurlarıyla karşılaşılmıştır. Ses tekrarlarını ve mısra başı kafiyelerini görmemiz mümkündür. Kutadgu Bilig Hakanî Türkçesiyle yazılmış didaktik bir eserdir. Muhteva bakımından tiyatral ve alegorik bir yapıdadır. Anlatmak istediği konular bir kahraman aracılığıyla verilmiştir. 4 tane ana kahraman vardır:
• Aytoldı– Vezirdir ve sembolü mutluluktur.
• Küntogdı—Hükümdardır ve sembolü adalettir.
• Ögdürmüş—Vezirin oğludur ve sembolü akıldır.
• Ogdurmuş—Vezirin oğlunun arkadaşıdır ve sembolü akibettir.
4 ana karakterin dışında başka karakterler de vardır. Kumarı, küşemiç, yumuşcu vb. Eserde beyitler aa bb cc şeklinde , dörtlükler aaxa şeklinde yazılmıştır. Eserde yer yer ayet tercümesi ve ya bir hadisle karşı karşıya kalırız.
Kutadgu Bilig’in günümüze ulaşmış üç nüshası vardır: Herat, Mısır,Fergana nüshaları.
Kutadgu Bilig;
“Bayat atı birle sözüg başladım
Törütgen, igidgen, keçürgen idim”
( Tanrı ile söze başladım
Yaratan, besleyen, bağışlayan rabbim.)

 

DİVÂN-I LÜGATİ’T TÜRK:
Divân-ı Lügati’t-Türk, Türkçe’nin bilinen ilk sözlüğüdür. Kaşgarlı Mahmut tarafından 1074 tarihinde bitirilen ve daha sonra Ebu’l-Kasım Abdullah’a Bağdat’ta takdim edilmiştir. Eserin anlamı , “Türk dillerini toplayan kitap”demektir. Kaşgarlı Mahmut’un Karahanlı Hanedanına mensup bir şehzade olduğu düşünülmektedir. Kaşgarlı Mahmut çok iyi bir eğitim almıştır ve ilk Türk haritacısı ve coğrafyacısıdır. Çeşitli sebeplerden dolayı Mahmut’un Kaşgar’dan dışarı çıktığı tahmin edilmektedir. Mahmut, Türk ellerini bir süre dolaştıktan sonra Bağdat’a gitmiş olmalıdır.
Eser, Arapça-Türkçe sözlük niteliğinde olup Türkçe bilmeyen Araplara Türkçeyi öğretmek üzere yazılmış olduğundan Arapça olarak kaleme alınmış , örnek metinler ise Türkçe’den seçilmiştir. İçerisinde 7500 den fazla Türkçe kelime vardır. 4500 madde içerisinde 289 tane atasözü, 172 dörtlük ve 55 beyit vardır. Beyitlerle yazılanlar aa xa şeklindedir. Mısra sonu ve başı kafiyeleri vardır. Eserin içerisinde iki tane mevzu hadis vardır. Mevzu hadis , uydurma hadis tır. Eser değişik coğrafi bölgelerde yaşayan Türklerin farklı lehçe ve kültürlerini vermekte , Türk kültür hayatının en ince yönlerini ele almaktadır. Divân-ı Lügati’t-Türk’ün tek nüshası vardır; Ali Emiri Efendi tarafından İstanbul’da 1917 yılında bulunmuştur.
Divân-ı Lügati’t-Türk’ten bir beyit:
Terken katun kutına tegür mendin koşug
Aygıl sizin tapugçı ötnür yanı yapıyorum
( Sultan hatun hazretlerine ilet benden bu şiiri;
De ki, sizin kulunuz arz eder kulluğunu.)

 

ATABETÜ’L-HAKAYIK:
Edip Ahmet Yükneki tarafından tahminen 12.yüzyılda yazılmış manzum bir öğüt ve ahlak kitabıdır. Ulu emir , Türk ve Acem meliki, Muhammet bin İspehsâlâr Bey’e sunulmuştur. Edip Ahmet Yükneki ile ilgili Nevâyi’nin verdiği bilgilerden gözlerinin görmediği; akıllı, zahit ve takva sahibi birisi olduğu, manzum şekilde Türkçe öğütler söylediği bilinmektedir.
Eserin anlamı “Gerçeklerin Eşiği”dir. Çok derin ve felsefi bir yaklaşımla yazılmıştır. Konu olarak dünyanın dönekliği, alçakgönüllülük ve kibir, ahlak ve fazilet değerlerine önem veren ve onu vurgulayan dini ahlaki bir kitaptır. 512 dizelik Atabetü’l Hakayık, aruzun fe’ûlün fe’ûlün fe’ûlün fe’ûl kalıbıyla yazılmıştır. Eserde 40 beyit ve 101 dörtlük vardır. 101 dörtlük mani tipi kafiyeleniş örgüsüsüyle, 40 beyit gazel ve kaside şeklinde yazılmıştır. Dili olarak diğer eserlere göre daha fazla Arapça-Fasça kelime vardır.
Atabetü’l Hakayık’ın dört yazması bugüne ulaşmıştır. Bunlar ; Semerkant, Ayasofya, Topkapı Müzesi ve Seyid Ali nüshalarıdır.
Atabetü’l Hakayık’tan bir dörtlük:
“Bilig bildi boldu Erdem belgülüg
Biligsiz tirigle yitük körgülüg
Biliglig er öldi atı ölmedi
Biligsiz tirig erken atı ölüg”
( Bilgi bilen insan, tanınmış olur,
Bilgisiz,diriyken yitik sayılır.
Bilgili er ölse de adı ölmez,
Bilgisizin diriyken adı ölür.)

 

DİVÂN-I HİKMET:
Hoca Ahmet Yesevi’nin şiirlerinin toplandığı yazmalara “Divân-ı Hikmet” denir. Bunun sebebi hoca Ahmet Yesevi’nin şiirlerinin hikmet adıyla anılmasıdır. Ahmet Yesevi 12.yyda Batı Türkistan’da yaşamış mutasavvıf bir şairdir. Şair Sayram sehrinde doğmuştur. Babası bir şeyhtir. Yesevi, Aslan Baba tarafından eğitilmiştir. Babasının soyunun peygamber efendimize dayandığı söylenmektedir. Ahmet Yesevi kardeşi ile Hamedani’ye bağlanmıştır. Yusuf Hamedani 1140 yılında Buhara’da vefat edince onun yerine Ahmet Yesevi şeyhlik makamına geçmiştir. Daha sonra tekrar Yesi şehrine dönen Yesevi 63 yaşından sonra uzlete çekilmiştir. Ahmet Yesevi’nin , dönemin önemli bir bilim ve kültür merkezi olan Buhara’da iyi bir eğitim gördüğü , İslami ilimler konusunda da çok iyi yetiştiği tahmin edilebilir. Kurduğu Yesevilik tarikatı birçok insana yardımcı olmuştur. Halifelerini Anadolu’ya gönderen Yesevi şiir ve irsadlar ile insanlara ulaşmaya çalışmıştır.
Divân-ı Hikmet , şekil yönünden koşuk ve sagulara benzemekle birlikte konu olarak İslam dinini ve tasavvufunu anlatır. Şiirler şekil açısından hem aruz hem de hecelidir. 7+7, 4+4+4, 8+8li hece ölçüsü ile yazılmıştır. İçerisindeki konular dünyanın geçiciliği, peygamber efendimizin hayatı, peygamber kıssaları, günahlardan uzaklaşma konusunda nasihatler vb.dir. Hikmetlerin birçoğunun zikr sırasında okunmak için yazıldığı bilinmektedir.
Divân-ı Hikmet’ten bir dörtlük:
“On üçümde nefs hevânı kolga aldım
Nefs başına yüz min belâ karmap saldım
Tekebbürni yirge urup basıp aldım
On törtümde tofrak-sıfat boldum muna”
( On üçümde nefs hevesi ele aldım,
Nefsin başına yüz bin bela tutup saldım;
Tekebbürü yere vurup, basıp aldım,
On dördümde toprak gibi oldum işte.)
*Tekebbür: Kibir, büyüklenme.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here