İslam’da Doğru Tesettür Nasıl Olmalı?

1

Tesettür denilince akıllara ilk gelen kadının örtünme şeklidir. Fakat unutulan bir şey vardır ki, tesettür sadece kadınlara farz kılınmamıştır. Erkeğinde tesettürü vardır. Bilmeyenler ve daha fazlasını öğrenmek isteyenler için bu yazımda hepsine cevap bulacağız.

Tesettür denilince akıllara ilk gelen kadının örtünme şeklidir. Fakat unutulan bir şey vardır ki, tesettür sadece kadınlara farz kılınmamıştır. Erkeğinde tesettürü vardır. Bilmeyenler ve daha fazlasını öğrenmek isteyenler için bu yazımda hepsine cevap bulacağız.

Tesettür Nedir ?

Tesettür kelimesinin anlamı örtünmektir. Arapça “setr” yani “setretmek” kelimesinden türemiştir. Kapanıp gizlenme, örtünme, giyinme, kuşanma anlamlarına gelmektedir.

İslamda Kadının Tesettürü Nedir ve Nasıl Olmalıdır ?

Müslüman kadının giyiminde esas konu tesettüre uymasıdır. Tesettür sadece saçları gizlemekle olacak bir durum değildir. Tesettürün modası olmaz ve kabul edilemez bir durumdur. Fakat ne yazık ki günümüzde tesettür moda akımı haline getirilmeye çalışılmaktadır. Baş örtüsü tarz değil farzdır. Bir hadiste şöyle denilmiştir :

“Ümmetimin son dönemlerinde bir takım adamlar olacaktır. Erkekler gibi eğerlerin (bineklerin) üzerine binip cami kapılarına ineceklerdir. Hanımları ise giyinik uryandır, (giyinik çıplaktır), başları üzerinde arık deve hörgücü gibisi vardır. Onlara lanet edin. Zira onlar lanet olunmuşlardır.” (Ahmet b.Hambel – müsned nr.6786, Ibn-i Hibban sahih nr:5655-7347)

Peki doğru tesettür nasıl olmalıdır ?

Tesettürün tam anlamıyla olması için bazı şartlar vardır. El ve yüz dışında bütün vücut örtünmelidir. Giyilen elbisenin tesettüre uygun olması gerekmektedir. Giyilen elbise iç göstermemelidir, kalın olmalıdır ve avret yerlerini örtecek kadar uzun olmalıdır. Bir rivayette, giyindiği halde açık olan, yani ince ve iç gösteren elbise ile dolaşan kadınların cehennemlik oldukları, cennetin kokusunu dahi alamayacaklarını bildirmişlerdir.  Burada bahsedilen elbisenin iç göstermesindeki amaç, dışarıdan bakıldığı zaman elbisenin altından insan teni görünmemelidir. Elbise ince de olsa, kalın da olsa iç gösteriyorsa örtünme gerçekleştirilmiş olmaz. Bu mesele hakkında Halebî-i Sağir’de şöyle demiştir :

“Elbise altını, tenin rengini belli edecek şekilde ince olursa, bununla avret yeri örtülmüş olmaz. Fakat kalın olsa da, uzva yapışsa ve uzvun şeklini alsa (uzvun şekli görünür hale gelse), bu durumda örtünme hasıl olduğu için men edilmemesi gerekir, namaz caiz olur.”

Eşarp, başörtüsü takarken de dikkat edilecek hususlar vardır. Peygamber Efendimiz ‘in (sav) bahsettiği “deve hörgücü” denilen kafanın üstüne yapılan büyük topuzlardan kaçınmak şarttır. Topuz tokaları kullanılmaları da doğru değildir. Topuz yapmada önemli olan dışarıdan bakıldığında belli olmamalıdır. Başörtüsüyle boyun ve kulaklar muhakkak kapatılmalıdır. Örtünme sadece baş kapatmakla olan olay değildir, zira iman tahtası denilen çeneden boyun ve göğse kadar olan kısımda kapatılmalıdır. Yani günümüzde moda olan iğnesiz boyun açıkta bırakılan başörtüsünü baştan savma takmak kesinlikle doğru değildir.

Eşarp, başörtüsü takarken de dikkat edilecek hususlar vardır. Peygamber Efendimiz ‘in (sav) bahsettiği "deve hörgücü" denilen kafanın üstüne yapılan büyük topuzlardan kaçınmak şarttır. Topuz tokaları kullanılmaları da doğru değildir. Topuz yapmada önemli olan dışarıdan bakıldığında belli olmamalıdır. Başörtüsüyle boyun ve kulaklar muhakkak kapatılmalıdır. Örtünme sadece baş kapatmakla olan olay değildir, zira iman tahtası denilen çeneden boyun ve göğse kadar olan kısımda kapatılmalıdır. Yani günümüzde moda olan iğnesiz boyun açıkta bırakılan başörtüsünü baştan savma takmak kesinlikle doğru değildir.

Kısacası örtünme nasıl olmalıdır ?

➡ El ve yüz haricinde tüm vücut örtünmelidir.

➡ Kıyafetler vücut hatlarını belli etmemelidir, bol olmalıdır.

➡ Kıyafetler dikkat çekecek renkte olmamalıdır.

➡ Kıyafetler ince, iç gösteren şekilde olmamalıdır.

➡ Başörtüsü boyunu, omuzları ve göğsü kapatacak şekilde olmalıdır.

➡ Deve hörgücü (!) gibi topuz yapılmamalıdır.

➡ Dikkat çeken takılar takılmamalıdır.

➡ Ayakkabılar abartılı topuklu olmamalıdır, az topuklu ise ses çıkarmamalıdır.

Sıralanan bu şartlara bakıldığında ülkemizde herkesin kendi uydurduğu tesettüre göre giyindiğini görüyoruz ve kendimizi Allah'ın emirlerine uyduğumuzu zannediyoruz.

Sıralanan bu şartlara bakıldığında ülkemizde herkesin kendi uydurduğu tesettüre göre giyindiğini görüyoruz ve kendimizi Allah’ın emirlerine uyduğumuzu zannediyoruz.

İslamda Erkeğin Tesettürü Nedir ve Nasıl Olmalıdır ?

Tesettür sadece kadınlara yönelik kavram değildir (!). Tesettür, kadın erkek ayırt etmeyen bir emirdir. Erkeğin örtüsü göz kapaklarıdır denilmektedir. Bu doğru fakat sadece göz kapaklarıyla bu olay bitmemektedir.

Efendimiz (s.a.v.) şöyle söylemektedir ; “Evet, ben evde, seferde, gece ve gündüz sirval giyerim. Çünkü ben örtünmeyle emrolundum. Bundan daha iyi örten bir şey bulamıyorum.”

Sirval ise, ne şalvar, ne pantolon, altlık olarak giyilen bir kıyafettir.

Kısaca örtünme nasıl olmalıdır ?

➡ Avret yerleri kapatılmalıdır. Düşük bel pantolonlar giyilmemelidir. Zira hiç hoş manzaralarla karşılaşılmamaktadır.

➡ Kıyafetler dikkat çekici olmamalıdır. Bu durum sadece kadınlara özgü bir durum değildir.

➡ Kıyafetler ince ve şeffaf olmamalıdır.

➡ Kıyafetler geniş ve bol olmalıdır.

➡ Kıyafetler temiz ve düzgün olmalıdır.

➡ İlgi uyandıracak şekilde koku sürülmemelidir.

“Ey Müslüman Erkek! Senin pantolonunun farkı yoksa, senin gömleğinde diğerlerininki gibiyse, senin ayakkabının, senin saçının, senin yürüyüşünün, senin konuşmanın diğerinden bir farkı yoksa, göz kapakların tek başına seni kurtaramaz!”

Tesettür İle İlgili Ayet ve Hadisler

➡ Kur’an-ı Kerimin örtünmeye dair en kapsamlı âyetinin hemen öncesindeki âyette Allah (cc) erkekleri namahreme bakmamaları konusunda uyarmış, iffetlerine sahip olmalarını emretmiştir. Mü’min erkeklerin ancak gözlerini haramdan sakınıp, gayr-i meşru ilişkilerden uzak durdukları taktirde ruhen temiz kalabileceklerini bildirmiştir. (bkz Nur Sûresi 30. âyet)

➡ “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, dışarı çıkarken üstlerine cilbablarını alsınlar. Bu, onların tanınmasını ve bundan dolayı incitilmemelerini sağlar. Allah, Gafûrdur, Rahîmdir.” (Ahzab, 33/59).

➡ “Mümin kadınlara da şöyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin umduğunuza nail olasınız.” (Nûr, 24/31).

➡  Ibn-i Abbas (r.anhuma)’dan dediki:

“Resulüllah (s.a.v) kadınlardan erkeklere benzeyenlere, erkeklerden de kadınlara benzeyenlere lanet etti.” (Buhari nr:5751, ebu Davut nr:4098, Ahmet b.Hambel nr:3149, Nesei nr:9161)

➡ “Ey Esma! Şüphesiz kadın erginlik çağına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir.” Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti.” (Ebu Davûd, Libâs, 31). “Allah Teâlâ ergin kadının namazını başörtüsüz kabul etmez” (İbn Mâce, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160; Ahmed b. Hanbel, IV, 151, 218, 259).

➡ “Erkeğin avret yeri göbeği ile diz kapağı arasıdır.” (Ahmed b. Hanbel, II/187). “Diz kapağı avret yerindendir.” (Zeylai, Nasbu’r-Raye, I, 297).

➡ “Ateşlik iki sınıf insan ki ben onları henüz görmedim. Yanlarında sığır kuyruğu gibi kamcılar olup insanları onlarla döven topluluk ve biri de bir takım kadınlar topluluğudur ki bunlar giyinik, çıplaktırlar. Görenleri yoldan saptıran ve kendileri de haktan sapanlardır. Başları bir tarafa sarkan deve hörgücü gibi olacaktır. Bunlar cennete giremeyecekler. Kokusu şu kadar, şu kadar yürüme mesafesinden alındığı halde, bunlar cennetin kokusunu da bulup alamayacaklardır.” (Müslim – sahih bab: libas ve’l- zineh hadis nr.3971)

➡  Hz. Âişe (r. anhâ) ilk başörtüsü uygulamasını şöyle anlatır:

“Allah ilk muhâcir kadınlara rahmet etsin onlar; “Baş örtülerini yakalarının üstüne taksınlar…” (en-Nûr, 24/31) ayeti inince, etekliklerini kesip bunlardan başörtüsü yaptılar.”

 

 

 

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here