İskoç Çalgısı Gayda

1

İskoç Çalgısı Gayda

Her ülkenin kendine has müzik aletleri ve bu aletlerin yaptığı hoş müzikler vardır. Bizim ülkemizde bulunan kemençe, saz gibi. Farklı çalgılardan çıkan farklı sesler doldururken kulaklarınızı ona eşlik etmekten çekinmezsiniz öyle değil mi? Bir İskoç çalgısı olan gaydayı biliyor musunuz? Bilmiyorsanız da hiç sorun değil! Gelin İskoçların müziğine yakından tanık olalım.

Gayda Nedir?

Gayda nedir sorusunun genel tanımı; zurnalı ve tulumlu bir çalgıdır. Sevimli bir halk olan İskoçların milli çalgısı sayılan gayda, nefesli bir müzik aletidir. Adı biraz garip gelse de; dünyanın en eski müzik aletlerinden biridir gayda. Araştırmalarda bulunan Hitit oymalarından Gaydanın MÖ 1000 senesinden önce de kullanıldığı öğrenilmiştir. Avrupa’ya girişi ise MS 1. asırda olmuş ve Roma ordusunda kullanılmıştır. Orta Çağ döneminde ise Avrupa’nın hemen hemen her yerinde yaygın hale gelmiştir. O zamandan bu güne kadar oldukça sevilen ve ilgi gören bir müzik aletidir.

Shakespeare, Milton, Spencer gibi edebiyatçılara konu olan bu aletin; Fransa’da musette olarak bilinen tipi Kral 14. Louis zamanında oldukça yaygın kullanılmıştır. Sadece bununla kalmayıp, belirli bir dönem için orkestra ve operalara giren gayda; ne yazık ki klasik bestekarların ilgisini çok az çekebilmiştir.

Hakkında çok fazla şey bilinmeyen gayda; 15. yüzyılın ilk yarısında İngiltere için bir hayli önem taşıyan bir müzik aletiydi. Gayda; İngiltere’den çok daha sonraları tanıştığı İskoçya’nın ve Pakistan’ın halk müziklerinin sembolü haline gelmiştir. Günümüzde ise dünyaca ünlü olan çeşidi Highlana gaydasıdır. Highlana gaydasında ağza konulan kısım ile esas sesin çıktığı, kavala benzeyen kısım arasında hava dolu bir torba bulunur.

Genel olarak dünyayı dolaşan bir müzik aleti olan gayda; birçok kültürde bilindiği gibi, Kuzeydoğu Anadolu’da Türkçe olarak tulum, Rumca olarak dankiyo, Lazca’da guda ve Latince’de tsimpona adı ile bilinmektedir. Çalındığı takdirde her zaman pes ses çıkaran ek bir boruya sahip olmayan türlerinin yanı sıra Balkanlar’da ve Trakya’da da gayda ismi ile bilinir. Gayda; 20. yüzyılın başlarında Macaristan’da yapılmış olan meleyen keçi isminde bir türü ile de bilinmekte olan bir çalgıdır. Gaydada körük kısmı kol altına yerleştirilir. Oğlak derisi kullanılarak yapılan bu tulumun şişmesi için tuluma hava doldurulur. Tek kamışı olan kıvrımlı borudan, dem sesinde daima pes ses çıkartan gayda; çifte bedende bulunan çift kamışla üfleme yapılır. Gaydada melodik çalmak için, bu işleme imkan sağlayan kamışın üzerinde delikler bulunur. Fransa’nın Bretanya bölgesinde koyun derisi kullanarak yapılan basit ve sade bir gayda çeşididir. Başlarda üfleme borusundan tulumun içine hava üflenerek tulum şişirilir. Daha sonra ise dem borusu vasıtası ile bedeni seslendirmek için bu hava dolu tulum sıkıştırılır. Bu tarz gayda türlerini Avrupa, Asya ve Afrika’nın her yerinde bulmak mümkündür.

Dünya üzerinde hemen hemen her kültürde var olan gayda veya tulum, İskoçya’nın ve bazı ülkelerin milli çalgısı olarak kabul edilir. İskoçlar gaydayı genellikle; düğünlerinde, resmi geçit törenlerinde ve milli bayramlarında (daha nice aktivitelerinde) sürekli olarak kullanırlar. Görünüşü de adı gibi garip olan gayda; hem sürekli tiz ve pes sesler verdiği gibi, ağır bir tempoda ve hızlı bir tempoda da melodiler çıkarabilen bir çalgı türüdür.


Gayda Tarihçesi

Genel özelliklerini ve dünya üzerinde ki kullanım şekillerini öğrendiğimiz gaydanın hangi zamandan çıkıp geldiğini merak etmiyor musunuz? Ediyorsanız eğer haydi birlikte öğrenelim. Bilinen ilk müzik aletlerinden biri olan gaydanın doğum yeri net olarak belli değildir. Bazı iddialara göre Sümer ya da Afrika’da ve yine bazılarına göre de aynı zaman dilimi içerisinde başka ülkelerde kullanılmaya başlamıştır. Yapımı da oldukça basit olan gaydanın; Karadeniz Bölgesinde’ki ülkelerden tutunda Britanya adalarına dek yayılmasında Keltler büyük rol oynamışlardır. İskoçların milli çalgısı olan gayda; Avrupa, Asya ve Afrika’nın farklı bölgelerinde, farklı türleri ile tanınan bir müzik aletidir. Birçok türü bulunan gaydanın, bazı türlerinin modası geçmiş olsa da bazıları hala çok ünlüdür.

Bu müzik aletini çalmak kolay gibi görünse de oldukça zordur. Özellikle çalgıcısının soluğunu iyi kullanabilmesi gerekmektedir. ”Great Highland” en ünlügayda çeşitlerinden birisidir. Onu ünlü ve farklı yapan neden ise; kalın bir ses çıkarabilmesi için 3 adet ek kamışa sahip olmasıdır. Tarih boyunca İskoçların milli çalgısı ve gururu olan gayda, 1746 yılında İngilizlerin İskoçya’yı istila etmesi sonucunda 36 yıl boyunca yasaklanmıştır. Karadeniz Bölgesinde de günah sayıldığı için tulum çalmak bir ara yasaklanmıştır.


İskoçya Hakkında

İskoçya; İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda ile birlikte Birleşik Krallığı oluşturan 4 ülkeden biridir. İskoçya; Britanya adasının üçte birini kaplıyor olup en kuzeyinde bulunmaktadır. Güneyde İngiltere’ye komşudur ve doğusunda Kuzey Denizi, batısında ise Atlantik Okyanusu yer alır.

İskoçya’nın başkenti Edinburgh’dür. Önemli şehirleri ise; Glasgow, Aberdeen, Dundee, Stirling’tir. Yıl içinde oldukça fazla ziyaret alan bir ülke olan İskoçya; Orta Çağ’dan kalma kalelere, tarihi binalara ve gezmeye doyamayacağınız doğal güzelliklere ev sahipliği yapar.

Bağımsız bir ülke olmasa bile kendisine ait bir bayrağı, başkenti ve parlamentosu olan İskoçya’nın para birimi sterlindir. Coğrafi olarak üç bölgeye ayrılmış olan ülkede; Highlands, dağlık bir bölgedir. Central Belt ise deniz seviyesine yakın olup; Edinburgh, Glasgow, Stirling gibi İskoçya için oldukça önemli olan şehirler bu bölgede yer alır. 3. ve son bölge olan Southern Uplands ise tepelik bir araziden oluşur. İskoçya’ya bağlı olan (boyutu değişiyor) 790 ada vardır ve bir kısmında yerleşik hayat devam etmektedir. İskoçya’nın üç tarafı da denizlerle çevrilidir. İklimi ise karşılaştırmak gerekirse; Britanya ortalamasına göre bir hayli sert ve soğuktur. Yılın her anında yağmur yağma ihtimali vardır. Ben bir gezginim ve İskoçya’yı gezmek istiyorum, lakin ne vakit gideceğimi bilmiyorum! diyorsanız; en sıcak ayları olan Temmuz ve Ağustos aylarını tavsiye ederiz. Bu aylarda ortalama sıcaklık 12-20 derecedir. (Donmazsınız ama yanmazsınız da!)

İskoçya Başkenti Edinburgh

1437 yılından bu yana İskoçya’nın başkenti olan Edinburgh, ülkenin Glasgow’dan sonra ki ikinci büyük şehridir. İskoçya başkentinin mutlaka görülmesi gereken bir mimarisi vardır. Orta Çağ ve Georgian dönemine ait bu muhteşem mimariyi herkesin görmesi gerektiğini düşünüyorum. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş olan iki bölgesi vardır; Old Town ve New Town. Şehre geldiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerlerden birisi; 11. yüzyılda sönmüş olan bir volkanın üzerine yapılmış olan Edinburgh Şatosu’dur. Burası Old Town bölgesinde kalır. Diğer bir bölge olan New Town’un anlamı yeni şehir olmasına rağmen içerisinde bir hayli eski binalara ev sahipliği yapar. Bu duruma; zıtlıkların güzellikleri diyebiliriz sanırım. Peki neden şehir eski ve yeni olarak ikiye ayrılmıştır derseniz; 1600’lü yıllarda artan nüfus ile birlikte şehir kalabalıklaşınca, şehrin zengin kısmı “New Town” denilen Yeni Şehri inşa etmişlerdir.

İskoçya Tarihi

İngiltere Kraliçesi olan I. Elizabeth’in tahta varis bırakmadan ölmesi üzerine, kraliçenin en yakını olan İskoçya Kralı I. James adını alarak 1603 yılında taç giydi. Daha sonra I. James; İskoçya, İngiltere, İrlanda ve 1536 yılında İngiltere ile siyasi olarak birleşen Galler’i birlikte yönetmeye başladı. 1707 yılına kadar bağımsızlığını korumuş ve ve daha sonra İngiltere Karanlığı ile birleşip Büyük Britanya Krallığı’nı oluşturmuştur. 1997 yılında ise oylamalar sonucunda kendi parlamentosunu kurmuştur.


İskoç Kültüründe 5 Olmazsa Olmaz

İskoçların olmazsa olmaz dedikleri şeyleri düşünüp hazırladık. Bakalım sizler bunları biliyor musunuz? İlk sırada ise tabi ki vazgeçilmezleri olan gayda geliyor.

Gayda

1400 yıllarının başından itibaren İngiliz ordusunda askeri amaçlı olarak kullanılmaya başlayan gayda, ilerleyen yıllar içinde İskoçlar tarafıdan çok sevilmiş ve bugünkü haline gelmiştir. Tek başına bir gayda dinlemek kişi için oldukça sıkıcı olabilir fakat birçok gaydadan oluşan bir bandoyu dinlemek elbette büyük zevk verecektir. Ben bir gezginim ve İskoçya gezim sırasında gayda dinlemek istiyorum, diyorsanız eğer; her yıl Ağustos ayında düzenlenen Military Tattoo ve yine her yaz ülke genelinde düzenlenen Highland Games festivallerine gitmenizi tavsiye ederiz. Bu arada Highland Games demişken; İskoçların kültürünün önemli bir parçası da bu şenliklerden oluşuyor.


Highland Games

 

İskoçya’ya düzenlediğiniz gezinizde listenin ilk sıralarında kendine yer kapmış olan olmazsa olmazlardan birisi de Highland Games. Peki nedir bu Higland Games? Genellikle yaz ayları tercih edilen ve ülkenin eşsiz doğası ile ünlü olan Highland’de düzenlenen şenliklerdir. Bu şenliklerde İskoç kültürüne ait her şeyi bulabilmeniz mümkündür. Ülkenin dört bir yanından gelen klanların gayda bandolarının büyüleyici gösterileri, ekoseli tartan etekleri ile muhteşem gösteriler sergileyen dansçılar, atletizm oyuncuları ve en büyük güç gösterisi olan kütük fırlatma (Caber Tossing) yarışları. Farklı bölgelerde, farklı zamanlarda düzenlenen bu şenliklerin en görkemlisi; İngiliz Kraliyet Ailesi’nin de teşrif ettiği; Braemar Highland Games’tir. Her yıl Eylül ayının ilk hafta sonu düzenlenir.


Tartan ve Kilt

İskoçların bir olmazsa olmazı da geleneksel olarak yünden dokunmuş ekose desenli kumaşa ve ondan dikilen eteğe tartan denir. Her klanın kendine özgü desenleri vardır. Tartandan yapılanlar ise; atkı, şal, battaniye gibi ihtiyaçlardır. Fakat kullanımı yaygın olan kilt’tir.

Kilt ise; İskoç erkeklerinin düğün, tören, Highland Games gibi resmi durumlarda giydikleri, diz boyuna gelen bir kumaştır. İnsanlar bu kumaşın etek olduğunu düşünseler de, etek değil de peştamal gibidir. Bu Kilt’i süslemek için üzerine kemer ve kese, altına ise ekoseli yün çorap giyilir.


Haggis

 

Haggis İskoçların bayıla bayıla yediği bir çeşit yemektir. Ciğer sarması ve sucuk arasında bir lezzettir. Kuzu yürek, ciğer ve akciğeri; soğan yulaf ezmesi ve baharatlar ile harmanlayıp bir bağırsağa doldurulur. Bu karışım kısık ateşte 3 saat piştikten sonra yanında patates püresi ve bir kadeh viski ile sunumu yapılır. İskoçya’ya gittiğinizde mutlaka denemelisiniz.


Viski

Oldukça sert bir içki olan ve İskoçların “Ab-ı Hayat” (Yaşam Suyu) dedikleri viski; 1400 yıllarından bu yana ülkenin dört bir yanında damıtımhaneler tarafından üretilmektedir. Ülkenin en gözde içkisidir. Muhteşem bir doğa harikası olan Glen bölgesinin damıtımhanelerini mutlaka gezmelisiniz. İskoç viskisini iki grupta inceleyebiliriz. Single ve blended olarak iki gruba ayrılan viskilerden single olanı viskinin tek bir damıtımhanede yapılmış olduğu anlamına gelir. Blended ise birden fazla damıtımhanenin üretttiği viskilerin karıştırılması ile elde edilir.

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here