Irklar Üzerine: Arthur De Gobineau

0

Arthur De Gobineau, 14 temmuz 1816 yılında Fransa’da dünyaya gelmiştir. Babası bir devlet memurudur ve aynı zamanda çok sadık bir kraliyetçidir. Annesi ise bir kraliyet vergi memurunun  ve Pauline Bonaparte’nın nedimelerinden birisinin kızıdır.

Gobineau, 14 yaşındayken annesi başka bir adama aşık olup onunla birlikte kaçmıştır ve kaçarken yanında Gobineau’yu da İsviçre’ye götürmüştür.

Gobineau,  İsviçre’de iken oryantalizme ilgi duymaya başlamıştır.

Gobineau, eğitimini Fransa ve İsviçre’de tamamlamıştır. Fransa’ya döndüğü zaman bilim kurgu romanları ve  gerici mecmualarda yayınlanan yazılar ile geçimini sağlamıştır.

İkinci Cumhuriyet döneminde dış işleri bakanı Alexis de Tocqueville ile yakından bir dostluk kurmuştur ve ilk yazıştığı insan Alexis’tir. Bunun da etkisiyle 1849 yılında Fransız dış işlerine katılmıştır. Dış işlerine katılmakta olan Gobineau, aynı zamanda İkinci Cumhuriyet Dönemi’nin başarılı bir diplomatı olmayı başarmıştır.

Brezilya ve diğer ülkelere atanmadan önce 1855 yılında III. Napolyon tarafından İran’a atanmıştır.

1859 yılında ise İmparatorluk Komiseri olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde hizmet sunmuştur.

1861 yılında ise ikinci kez üstün diplomat elçisi olmuştur ve ikinci kez İran’a atanıp orada hizmet sunmuştur.  Aynı hizmeti 186 yılında Atina’da da sunmuştur. Ayrıca Rio de Janeiro ve Stockholm’de Gobineau diplomat olarak hizmet sunmuştur.

Gobineau, ırkların kültürü oluşturduğu düşüncesine tamamen inanıyordu ancak ırkların karışmasının sonucunun felaketlere yol açtığını da düşünüyordu. Ona göre insan ırklarının karışması karşı konulamaz bir kaosa yol açıyordu. Beyaz ırk, siyah ırk ve sarı ırk (moğol ırkı) bariyer derecesinde farklara sahiptiler ve karışmış olmaları iyi sonuçlar doğurmuyordu. Irkların karışmasıyla bariyerler yıkılıyordu, kültürler karışıyordu ve bu da korkunç bir kaosa sebep oluyordu. Bu sebepten dolayı Orta Doğu’yu, Orta Asya’yı, Hindistan’ı, Kuzey Afrika’yı ve dönemin Güney Fransa’sını ırkî olarak karışmış bölgeler olarak sınıflandırmıştır.

Gobineau’ya göre her ırk ve her kültürün belli özellikleri vardır ancak ırkların en üstün olanı beyaz ırklardır.  Gobineau daima beyaz ırkın diğer ırklardan çok daha üstün olduğunu savunmuştur. Ayrıca bunun Aryan denilen kadim Hint-Avrupa ırkının kültürüne de uygun olduğunu düşünmüştür.

Aynı zamanda melez ırkın melezleşmesinin kaçınılmaz bir gerçek olduğunu savunmuştur ve yazmıştır. Bu düşünceden yola çıkarak Fransa’daki iktisadi karışıklıkların çoğunun ırkların kirlenmiş olması yüzünden çıktığına inanmıştır. Ancak hayatının diğer dönemlerinde fikrini değiştirip beyaz ırkın daima korunacağına inanmıştır.

Gobineau, imparatorlukların gelişimi için diğer ırklara da ihtiyacı olduğunu biliyordu ve bu sebepten dolayı imparatorluk olayına çok sıcak bakmıyordu. Ona göre, imparatorlukların gelişmesi için farklı ırkların karışması gerekiyordu ve farklı ırkların karışması demek üstün ırk için son derece yıkıcı bir eylem demekti. Bunu bir tür ırki dejenerasyon olarak görmüştür.

Bu konu hakkında açıklamalar yaparken bir tür tanımlamalar kullanmıştır ve tanımlamalarına göre İspanya’nın, Fransa’nın ve Almanya’nın çoğunun, Güney ve Batı İran’ın ve de İsviçre’nin, Avusturya’nın, Kuzey İtalya’nın ve Britanya’nın büyük bir parçasının melez ırkların sebep olduğu dejenerasyona uğramıştır. Ayrıca ona göre Kuzey Hindistan’ın tamamı sarı ırktan oluşuyordu.

Gobineau, 13 ekim 1882 yılında vefat etmiştir.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here