İntikam Duygusu ve Tarihten 5 İntikam Örneği

1

İntikam duygusu her insanda olan bir duygu iken bazıları bunu bastırıp sadece izlemeyi tercih eder. Ancak bu davranış yüce bir gönül ister. Tarihin sayfalarını şöyle biraz araladığımız da intikam duygusunu bastıramamış pek çok kişiyle karşılaşırız.
Bunların yüzyıllardır günümüze kadar konuşuluyor olması ise, takdir edildiği için değil, insanlığın ders alması içindir. Çünkü intikam duygusuyla hareket eden kimse yoktur ki sonunda yüzü gülsün.
intikam deyince buz gibi bir hava çarpıyor yüzümüze. Gerçek anlamı her ne kadar buz gibi de olsa günlük hayatımızda ufak tefek intikamların peşinde koştuğumuz olur. Bir çocuğun kardeşine kızınca oyuncağını kırması da bir çeşit intikamdır. Bir öğrencinin kızdığı hocasının arabasına zarar vermesi, kendi çapında bir intikamdır. Yukarı katta oturan komşu başından aşağı silkelediği kilimine karşılık bütün gece sesini açtığın müziği dinlemek zorunda kaldıysa, bu da intikamdır. Yani intikam kelimesi oldukça kapsamlıdır. Günümüzün en kolay ve hızlı intikam şekli ise sosyal ağlarda ifşa şeklindedir.
Tabi ki biz şimdi burada tarihe damga vurmuş intikamlardan söz etmek istiyoruz.
Sinsi sinsi kurulan planlarıyla gerçekleştirdikleri kişisel intikamlarla beraber, bir milleti, toplumu etkileyecek intikamlardan da sözedeceğiz.


İşte tarihte adı çıkmış olaylar ve kişileri;

Napolyon’un İntikamı

“Şimşek gibi çakan bir intikam almalıyız…”
Yıl 1800, yer Paris, yılbaşı gecesinden bir gün önce. Devrim lideri Napolyon at arabasında uyurken küçük kız çocuğunun yanından geçer, büyük ve gürültülü patlama sesiyle irkildi. Neler olup bittiğini anlamaya çalıştı. Patlamadan kıl payı kurtulmuştu.
Bu bir suikast ! Napolyonu öldürmek isteyen suikastçılar emellerine ulaşamıyor ancak intikam ateşiyle yanan bir Napolyon yaratıyorlardı. Napolyonun o kadar çok düşmanı vardır ki, hangisinin bu cesareti gösterdiği merak konusuydu.
Önce suikastın nedenine bir bakalım. Herkes bunun siyasi olduğundan emindi.
1790’larda kanlı bir devrimle Fransız Aristokrasisinin kökü kazınmış, Jakobenlerin, kral ve karısını giyotine göndermesiyle kanlı eylemler başlamıştı. Eskiden bir Jakoben olan Napolyon, istikrar sağlamak için katliamı durdurup kral taraftarlarıyla barış yapmak istemiştir. Napolyonun devrimi sattığını düşünenler, artık ondan alacakları intikamla yaşamaya başlamıştı.
Napolyon bir askerdi. Savaş meydanında ölümle burunburuna gelmek onun için önemli değildi ancak pusuya düşürülmek kaldıramayacağı kadar ağır gelmişti. Üstelik kendi istihbaratının ruhu bile duymadan bu suikast onu hemen harekete geçirdi. Kısa zamanda bu işi yapanların başında Radikal jakobenler olduğunu kanıtladı. Anlayamadığı bir şey ise muhbiri Fouche’nin bu işten habersiz olmasıydı.
Hemen 130 kişilik bir jakoben listesi çıkararak, hepsini sürgüne yolladı.
istihbaratçısı Fouche ona bunu kral yanlılarının yapmış olabileceğini söylese de durduramadı. Napolyon 130 kişiyi kızgın güneş altında aç susuz ölüme terk etti. O zamanlar giyotin bile sürgüne tercih edilirdi.
Suikastın ise arka yüzünde Fouche vardı. Suikastı düzenleyenler kral yanlısı olanlardı.


Fatih Sultan Mehmet’in İntikamı 

1452 yazında Rumeli Hisarı yapımı tamamlanır. Çevrede dolaşan Osmanlı askerleri Bizanslı çobanlara rastlarlar ve onlardan koyun satın almak isterler. Koyunlarını satmak istemeyen çobanlarla, Osmanlı askerleri arasındaki ağız dalaşından sonra, olay kılıç ve bıçaklarla büyük bir çatışmaya dönüşür. Çatışma çıktığını gören diğer Osmanlı askerleri hemen gelerek ortalığı yatıştırırlar ancak çatışma haberi Konstantin’e ulaşmıştır bile.
Bizanslı askerlerin orada bulunan Türklere saldırıp şehit etmesi üzerine buldukları Türkleri de esir edip hapse attılar. Bir süre sonra özür ile beraber esirler serbest bırakılsa da iş işten geçer.
İşte o bir kaç koyun sebep olmuş, Fatih Sultan Mehmet Bizans’ın sonunu getirmiştir.

 

 


Cengizhan’ın Araplardan Aldığı İntikam 

Muhammed Bin Cerir komutasındaki Araplar, İslamı yaymak adına Horasan’ı tamamen ele geçirirler. Halifenin oğlu Said, Semerkandı talan eder ve topladığı binlerce Türk gencini köle olarak satmak için Horasana getirir.
Kuteybe İbni Müslim zamanında gerçek anlamda müslümanlaştırılan Türkler kadın erkek demeden köle pazarlarında satılır.
Kuteybe ibni Müslim her bir Türk başı için 100 dirhem vaat eder. Paranın verdiği hırsla Arap askerleri şehri istila ederler.
Direnen bütün Türkler kılıçtan geçerken kadınlara da tecavüz edilir. Beğendikleri kadınları da cariye olarak alıkoyalar. O dönemde Türkler, zorla müslümanlaştırılmaya çalışılır. Sonucunda 100.000 Türk canından olmuş, kalanlarda esir edilmiştir.
Yıllarca Türkler atalarının intikamını alacak bir lider beklediler. Sonunda Cengizhan bu intikamı alır. Kimine göre; şeytanın yeryüzündeki halidir Cengizhan ya da barbardır. Cengizhan atalarının intikamı için yemin eder.
Çin’den Mezopotamya’ya kadar genişleyen dev bir Türk hakimiyeti kurar. Onun acımasızlığı sadece içindeki intikam ateşindendir. Milyonlarca Arap, Kürt, Pars ve Çinli yok edilir. Özellikle Araplar paramparça edilir. Halife öldürülür. Bu intikam hareketleri torunu Hülagü Han tarafından da devam eder.


Kievli Olga’nın İntikamı 

10. yy’da Kiev Knezliği’nin başındaki İgorla evlenmiş, bir de Svyatoslav isminde oğlu olmuş.
Olganın, Kiev knezliği’nin tepeleyip vergiye bağladığı düşmanı olan Drevlianlar yani doğu Slav kabilesi, İgor’un fazla vergi aldığını düşünerek isyan çıkarıp İgor’u katlederler. Karısı Olga tahta oturur.

Drevlianlar Olgaya elçi yollayıp kan dökülmesini istemediklerini, kendi prensleriyle evlenip yönetimi ona devretmesinin herkes için en hayırlısı olacağını bildirir. Olganın buna tepkisi elçileri diri diri gömdürmek olur. Bununla da yetinmeyip Drevlian prensine mektup yollar. Evlilik teklifini kabul ettiğini, ancak halkına bu evliliği kabul ettirebilmek için prensin memleketine giderken kendisine eşlik edecek asilzade heyeti gönderilmesinin elzem olduğunu bildirir. Drevlianlar en yüksek titrlere sahip asilzadeleri yollarlar.

Olga bunları dostane bir şekilde karşılar. Misafirperverlik göstererek onları hamamda yıkanmaları için ikna eder ve hepsi hamama girince bütün kapıları kilitletip hamam binasını ateşe verir, alayını diri diri yakar.
İntikam ateşiyle yanıp tutuşan kadın, hala içini soğutamamıştır.
Drevlianlar’ın merhamet istemelerine karşın yeni bir plan içine girer ve onlara haber gönderir.
“Bu kadar ceza yeter, size merhamet ediyorum. Vergi olarak bir defaya mahsus her evden üç güvercin ve iki kırlangıç tutup yollayın” der. Bunu duyan Drevlianlar sevinip evlerinde, ahırlarında yuva yapan güvercin ve kırlangıçlardan Olga’nın dediği kadarını yakalayıp kafeslere koyar yollarlar. Olga askerlerine kuşların ayaklarına teker teker kumaşa sarılıp fitil takılmış bir parça kükürt bağlatır, güneş batınca askerlere fitilleri tutuşturup kuşları salmalarını emreder.

Kuşlar evlerine varıp yuva yaptıkları saçak altlarına, samanlıklara, ağıllara geri döndüğünde her yeri alevler sarar, şehirde yangın çıkmadık bir tek ev, ahır, samanlık kalmaz. Her taraf aynı anda yanar. Ortalık cehenneme döner ve kaçabilenler kaçar ancak Olga kaçanları tutup öldürmeleri için askerlerini yollar. Bunlar da kaçanlardan kodaman olanlarını esir alıp gerisini kılıçtan geçirir. Bu hikaye de tarihe damgasını vurmuş katliam dolu bir intikam hikayesidir.


Enrico Dandolo’nun İntikamı 

1171’de Bizans, küçük ama deniz ticareti sayesinde oldukça gelişmiş bir şehir devleti olan Venedik Cumhuriyeti’ne uyguladığı zorbalıklarını artırarak, sebepsiz yere Venedik tüccarlarını tutuklar. Anının istediği gibi mallarına el koyan Bizans, bu uygulamalarını sürekli tekrarlar. Doğal olarak, Venedik bu duruma sinirlenmeye başlar ve tepkisini gösterir.
Venedik Cumhuriyeti; Bizans İmparatoru Manuel Komnenos ile bir uzlaşmaya varmak adına Enrico Dandolo’yu Venedik elçisi olarak tayin etmeye karar verir. Bizanslılar bir uzlaşmaya varmak yerine, Dandolo’yu kör ederek Venedik’e geri yollamayı daha uygun görürler ve bu durumla bir de alay ederler.
Buna rağmen Dandolo, bir Venedikli’nin nasıl kör edileceğine dair yapılan kötü şakalara da katlanarak, Venedik elçiliği yapmayı 14 yıl boyunca sürdürür. Bizans’ın Dandolo’yu kör etmesinden ve halkına boyunduruk takmasından tam 33 yıl sonra, 1204’te Dandolo tepeden tırnağa silahlı olarak Venedik’ten geri döner. Zira yıllardır içinde büyüttüğü intikamın zamanı gelmiştir.
Kostantinopolis’i harabeye çevirir. Şehir daha önce de defalarca kuşatılmış ama hiç bu kadar zulüm görmemiştir. Tüm şehir zapt edilir. 85 yaşında Venedik dükü olan Dandolo’ya seferden sonra imparatorluk teklif edilir fakat o bunu kabul etmez  ve seferin Venedik’e sağladığı nimetler onun için yeterli olur. Amacına ulaşan ve artık 90’lı yaşlarına gelmiş olan Dandolo, bu olaydan hemen sonraki yıl, Kostantinopolis’te ölür ve Ayasofya’nın üst galerisine gömülür.


Neden intikam hissi duyarız?

Bu bilgileri sizlere hazırlarken insan neden intikam duyar diye merak ettik ve sorguladık.
İnsanlık var olduğundan beri bu duygunun pençesinde kıvranmış. Kimi zaman insanı başarıya götürse de kimi zaman hüsrana uğratmış bir duygu. Her insanın içine düştüğü bir yanlış var. İntikam alırken zevk alacağına o kadar emin oluyor ki, işte o günün beklentisi içinde hedefine ulaşıyor ancak sonunda zevk almadığını gören insan, bu kez daha büyük bir hüsran yaşıyor.
Asıl kötü olan şey ne biliyor musunuz? İnsan intikam duygusundan zevk alıyor. İşte bu zevk arayışı onu intikama yöneltiyor.
işte bu zevk duygusu aslında intikam hissini yaşadığımız anda beynimizin ödül merkezlerini harekete geçirip bir beklenti oluşturuyor bizde.
Bu beklentiyi beynimiz ödül olarak bize bildirirken aslında yaptığımız şey intikamın muhattabına ceza vermek oluyor.

İslam’da İntikam 

İslam dininde kişisel intikam duygusunu taşımak ve buna yönelik hareketlerde bulunmak yasaklanmıştır. İnsan içinde bulunduğu toplumun kurallarına uymak zorundadır. Aksi halde düzen bozucu, anarşik durumlar meydana gelir.
İslam’da tecavüze karşılık vermek vardır. Yani kişinin haklarına saldırı veya cinayet karşısında sadece devletin koyduğu hükümlerle karşılık gösterme vardır. Bu hükümler Kuran’da kısasa kısas şeklindedir ancak, affetme hakkı da verilmiştir.
Bu koşullar, kişisel intikam duygusu taşıyacak durumlarda söz konusudur.
Yüce Allah şöyle buyuruyor:
“Kötülüğün cezası da ona denk bir kötülüktür, fakat kim bağışlar ve (kendisiyle düşmanı arası­nı) düzeltirse onun mükâfatı Allah’a aittir. Elbette o zalimleri sev­mez”
(Şura 42)
İslamın intikam duygusuna hoşgörü ile bakmadığı ortada. Ancak bir toplumun çıkarlarını gözetmek ve bu doğrultuda planlı hareket etmek bu konudan ayrı tutulması gereken bir şey. O daha kapsamlı bir konu.

Biz sadece tarihte intikam doğrultusunda gelişen olaylardan örnek vermek istedik efendim…

Özge Güneş

Yazmak zamanı durdurmaktır ....
Özge Güneş

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here